.

.

5 Mayıs 2011 Perşembe

İşkur teşviki,6111 ile gelen!

Tarih: 05.05.2011

6111 sayılı yasanın 74.md 4447 sayılı Kanuna geç.10.md yi ekledi. Yazının konusu yürürlük tarihinden bu yana henüz genelgesi yayımlanmayan son derece önemli bir teşvikin şartları ve uygulamasıdır.

A)TEŞVİKİN ÖMRÜ:01/03/2011 den 31/12/2015 tarihine kadar.Ancak bu süre Bakanlar Kurulu tarafından 31/12/2020 yılına kadar uzatılabilir.

B)TEŞVİKTEN YARARLANMA ŞARTLARI:01.03.2011’den itibaren özel sektör işverenlerince işe alınanlardan;

a)Fiilen çalıştırılma.(Fiilen çalışmayan birisini asla teşvikten faydalandırmayınız.)

b)İşe alındıkları tarihten önceki altı aya ilişkin SGK’na verilen prim ve hizmet belgelerinde kayıtlı sigortalılar dışında olma( Giriş tarihinden itibaren geriye dönük altı ay değil Kuruma bildirimi yapılmış ve ara vermeksizin,geriye dönük aylık bildirge sayısı altı olacak.Aman ha dikkat)

c)Aynı döneme ilişkin(geriye dönük son altı ay) işe alındıkları işyerinden bildirilen prim ve hizmet belgelerindeki sigortalı sayısının ortalamasına ilave olma,

ç)Bu maddede belirtilen diğer koşulları da sağlamak.

C)TEŞVİK UNSURLARI

a) 18 yaşından büyük ve 29 yaşından küçük erkekler ile 18 yaşından büyük kadınlardan;

1)Mesleki yeterlik belgesi sahipleri için 48 ay süreyle, (Mesleki Yeterlilik belgesi verilen meslekler,5544 Sayılı MYK Kanunu’nun 2. Maddesine göre tabiplik, diş hekimliği, hemşirelik, ebelik, eczacılık, veterinerlik, mimarlık (Avrupa Birliği’nde otomatik tanınma kapsamında yer alan meslekler), mühendislik mesleği ile en az lisans düzeyinde öğrenimi gerektiren ve mesleğe giriş şartları kanunla düzenlenmiş olan mesleklerin dışındaki tüm mesleklerdir.Kanun koyucunun amacı;İşe alınacak kişinin taşıması gereken bilgi ve becerilerin önceden bilinmesi, yanlış kişiyi istihdam ederek para ve zaman kaybetme riskini azaltmak, Mesleki yeterlilik belgelerine sahip nitelikli işgücü istihdamının yaygınlaştırılması ile tüketiciye daha kaliteli mal ve hizmet sunulmasına katkıda bulunmaktır.

2)Mesleki ve teknik eğitim veren orta veya yüksek öğretimi veya Türkiye İş Kurumunca düzenlenen işgücü yetiştirme kurslarını bitirenler için 36 ay süreyle, (Mesleki ve teknik eğitim alanında orta öğretim diploması ile mesleki, teknik eğitim veren en az 2 yıllık yüksek öğretim kurumundan mezun olanları ve 4904 sayılı yasayla kurulmuş olan Türkiye İş kurumu tarafından düzenlenen kursları bitirme belgesi sahibi olanları kapsamaktadır.)

3) (1) ve (2) numaralı alt bentlerde sayılan belge ve niteliklere sahip olmayanlar için 24 ay süreyle,(Sadece teknik eğitimi olanları değil,teknik eğitimi olmayanları da kapsamak tadır.)

b) 29 yaşından büyük erkeklerden (a) bendinin (1) ve (2) numaralı alt bentlerinde sayılan belge ve niteliklere sahip olanlar için 24 ay süreyle,

c) (a) ve (b) bentleri kapsamına girenlerin Türkiye İş Kurumuna kayıtlı işsizler arasından işe alınmaları halinde ilave olarak 6 ay yukardaki sürelere eklenecektir.

Burada şöyle bir yol önereceğim;Yukardaki şartlara uygun bir çalışan alınacaksa, önce o kişinin internet üzerinden T.İş Kurumu internet sitesine (www.iskur.gov.tr) girmesi ve iş arayan kısmından “üye ol” bölümüne girmesi buradan üyeliğini gerçekleştirmesi sağlanmalıdır. Özgeçmişin girilmesi ve üyeliğin aktif edilip edilmediğinin kontrol edilmesi önemlidir.Bu kayıt yapıldıktan sonra İşe giriş yapılması çok önemlidir.Bundan sonra ki aşamayı makalenin sonunda ayrıntılı olarak anlatacağımdan burada fazla girmiyorum.

ç) 5510 sayılı Kanunun 4-1(a) bendi kapsamında çalışmakta iken, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra mesleki yeterlik belgesi alanlar veya mesleki ve teknik eğitim veren orta veya yüksek öğretimi bitirenler için 12 ay süreyle,

Bir Örnekle açıklayacak olursak; 01.03.2011 den sonra 5510 sayılı yasanın 4/a kapsamında çalışan birinin 18 yaşından büyük bayan olduğunu , diğer şartlarıda sağladığını,01.03.2011 tarihinden önce başladığı, Açık Ticaret Lisesini, 01/08/2014 de bitirdiğini düşünelim;

1) Öncelikle bayan çalışanımızın durumu, a/3 bendine girer ve 24 ay boyunca teşvikten faydalanır.Teşvikten faydalanma süresi 01.03.2013 de son bulur.

2)Eğer çalışanımız mesleki orta öğretimi daha önce bitirmiş olsaydı a/2 bendinde belirtilen 36 ay teşvikten faydalanacaktı.

Ama maddenin (ç) bendi, bu çalışanımıza mesleki orta öğretimini 31/12/2015 den önce bitirdiği için 12 ay ek teşvik süresi veriyor.01/08/2011 tarihinden,yani mezuniyet belgesini ibraz ettiği tarihten itibaren 12 ay daha teşvikten faydalanır.Teşvik süresi toplam 36 aya çıkar.

d)18 yaşından büyüklerden bu fıkranın a,b,ç bentlerine girmeyenlerin Türkiye İş Kurumuna kayıtlı işsizler arasından işe alınmaları halinde 6 ay süreyle,uygulanır.

Örneğin ;Diğer şartları sağlayan bir çalışanın mesleki yeterlilik belgesi yok,Mesleki ve teknik ortaöğretim ya da Yüksek öğretim mezunu değil,İşkur işgücü yetiştirme kursu da almamış.Ancak İşkura işsiz olarak kaydını yaptırmış.Bu durumda bu çalışan 6 ay boyunca teşvikten yararlanır.

ÖZEL DURUMLAR:

1) Bu maddede sayılan belge ve nitelikler nedeniyle destek unsurundan yararlanabilmek için sigortalıların sahip oldukları mesleki yeterlik, mesleki ve teknik eğitim veren orta veya yüksek öğretim kurumları veya Türkiye İş Kurumunca düzenlenen işgücü yetiştirme kurslarına ilişkin belgelerde belirtilen meslek ya da alanlarda işe alınmaları veya çalışıyor olmaları gerekir.

2) Bu maddeyle sağlanan destek unsurundan aynı sigortalı için bir kez yararlanılabilir.

3) Sigortalı, destek süresini tamamlamadan işsiz kalması halinde, kalan süreden yeniden yararlanamaz.

4) 18 yaşından büyük ve 29 yaşından küçük erkekler ile 18 yaşından büyük kadınlardan, aynı bent kapsamında yeniden işe alınmaları ve (1) veya (2) numaralı alt bentlerde sayılan belge ve nitelikleri ;

a)Mesleki yeterlik belgesi sahipleri,

b)Mesleki ve teknik eğitim veren orta veya yüksek öğretimi veya Türkiye İş Kurumunca düzenlenen işgücü yetiştirme kurslarını bitirenler bu dönemde temin etmeleri halinde destekten yeniden yararlanabilirler.

Bu durumda ilk yararlanma süresi, ikincisinden düşülür ve toplam yararlanma süresi en son yararlanılan destek için maddede öngörülen süreyi aşamaz.

5) İşveren hissesine ait primlerin Fondan karşılanabilmesi için işverenlerin çalıştırdıkları sigortalılarla ilgili olarak; 5510 sayılı Kanun uyarınca aylık prim ve hizmet belgelerini yasal süresi içerisinde SGK’na vermesi,

6)Sigortalıların tamamına ait sigorta primlerinin sigortalı hissesine isabet eden tutarını yasal süresi içinde ödemesi ve kapsama giren sigortalının işe alındığı işyerinden dolayı Sosyal Güvenlik Kurumuna prim, idari para cezası ve bunlara ilişkin gecikme cezası ve gecikme zammı borcu bulunmaması şarttır.

7) Sosyal Güvenlik Kurumuna olan prim, idari para cezası ve bunlara ilişkin gecikme cezası ve gecikme zammı borçlarının 6183 sayılı Kanunun 48 . maddesine göre tecil ve taksitlendirilmiş veya ilgili diğer kanunlar uyarınca prim borçlarının yeniden yapılandırılmış ve taksitlendirilmiş olması, bu tecil, taksitlendirme ve yeniden yapılandırma devam ettiği sürece işverenlerin bu fıkra hükmünden yararlanmasına engel teşkil etmez.

8) Bu maddeyle sağlanan destek unsuru, 5510 sayılı Kanunun 81. maddesinin birinci fıkrasının (ı) bendi(%5 prim teşviki) uygulandıktan sonra kalan sigorta primlerinin işveren hisselerine ait oranı üzerinden, bu maddede belirtilen esaslar dikkate alınarak uygulanır.

9) SGDP ne tabi çalışanlar ve yurt dışında çalışan sigortalılar hakkında uygulanmaz.

10) 5510 sayılı Kanun gereğince yapılan kontrol ve denetimlerde, çalıştırdığı kişileri sigortalı olarak bildirmediği tespit edilen işverenler bir yıl süreyle bu maddeyle sağlanan destek unsurlarından yararlanamaz.

11) Aşağıda belirttiğim işyerleri kapsam dışıdır: a)21/4/2005 tarihli ve 5335 sayılı Kanunun 30. maddesinin ikinci fıkrası kapsamına giren kurum ve kuruluşlara ait işyerleri(genel bütçeye dahil daireler, katma bütçeli idareler, döner sermayeler, fonlar, belediyeler, il özel idareleri, belediyeler ve il özel idareleri tarafından kurulan birlik ve işletmeler, sosyal güvenlik kurumları, bütçeden yardım alan kuruluşlar ile özel kanunla kurulmuş diğer kamu kurum, kurul, üst kurul ve kuruluşları, kamu iktisadi teşebbüsleri ve bunların bağlı ortaklıkları ile müessese ve işletmelerinde ve sermayesinin %50'sinden fazlası kamuya ait olan diğer ortaklıklar)

b)8/9/1983 tarihli ve 2886 sayılı Devlet İhale Kanununa tabi işyerleri

c)4/1/2002 tarihli ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanununa ve uluslararası anlaşma hükümlerine istinaden yapılan alım ve yapım işleri

d)4734 sayılı Kanundan istisna olan alım ve yapım işlerine ilişkin işyerleri

12) 5510 sayılı Kanun kapsamında bulunanlarla aynı şartlarda olmak üzere 506 sayılı Kanunun geçici 20. maddesi kapsamındaki sandıkların statülerine tabi personeli için de uygulanır.(Bu sandıklar; Bankalar, sigorta ve reasürans şirketleri, ticaret odaları, sanayi odaları,borsalar veya bunların teşkil ettikleri birlikler personelinin malûllük, yaşlılık ve ölümlerinde yardım yapmak üzere, tesis veya dernek olarak kurulmuş bulunan sandıklardır.)

E-Bildirge Sisteminde Yapılan Düzenlemeyle, 01/03/2011 den sonra işe alınan personelin teşvikten faydalanıp faydalanamayacağını,kaç ay teşvik ten faydalanacağını görecek ve barkodlu form alacaksınız.

1.aşama;İşverenin E bildirge şifresiyle E-Bildirge ekranına giriş yapılmalı,

2.aşama;E-Bildirge ekranına giriş yapıldıktan sonra 4447 /10 Geç.10.md. Sigortalı giriş butonu seçilmeli,

3.aşama;2.aşamadaki giriş yapıldıktan sonra,ikinci bir ekran açılacaktır.Açılan ekranda Mart ayından itibaren sigortalı girişi yaptığınız sigortalıları göreceksiniz.

4.aşama;Her işçi için ayrı ayrı İncele butonlarını tıkladığınızda karşınıza üçüncü ekran açılacaktır.Bu ekrandan kişi işe yeni başlayan bir sigortalı kısmı butonunu tıklayınız,

5.aşama;4.aşamadaki butonu tıkladığınızda,karşınıza dördüncü ekran açılacaktır. Burada seçeceğiniz alt bölümlere göre teşviklerinizin süresi tanımlı olarak karşınıza getirilecek.Yada çalışanlarınız teşvikten faydalanmıyorsa örneğin;”Kişi işe girdiği tarih itibariyle son altı ay içerisinde çalışmıştır.” uyarısı alacaksınız.

6.aşama;Onayla butonunu tıkladığınız zaman tekrar bir ekran açılacaktır.Ana ekran karşınıza çıkacaktır.Bazen bu ekran gelmeyebilir.Çıkış yapı tekrar 2.aşamadaki butonu tıkladığınızda yeni form butonunu tıklayın ve barkotlu formu yazıcıdan alınız.

7.aşama;Barkotlu formunuzu aldıktan sonra ilgili belgelerle birlikte bir yazı ekinde bir ay içinde SGK şubesine teslim edeceksiniz.

3 Mayıs 2011 Salı

6111 de erteleme.

Torba yasadan yararlanma başvuru ve ilk taksit ödeme süreleri bir ay uzatıldı. Bakanlar Kurulu'nun konuya ilişkin kararnamesi 30 Nisan 2011 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi.

Kanunun kapsamlı olması,çeşitli konuları barındırması bakımından başlangıç cümlesinde, işin özünü oluşturmakla beraber bazı inceliklerin bulunduğunu belirtmek isteriz. İlk önemli nokta Sosyal Güvenlik Kurumu'na yapılacak ödemelere ilişkin ilk taksit ödeme süresinde herhangi bir değişiklik olmadığı konusudur.SGK ya ödemelerde ilk taksit yine haziran sonuna kadardır. Aslında böylece bir anlamda tüm kurumlara olan ilk taksit ödeme süresi haziran ayına alınmış oldu. SGK dışındaki kurumlara yapılacak ödemelerde ilk taksitin hazirana alınması ikinci taksit ödeme süresinde herhangi bir değişiklik yapmamıştır.İkinci taksit yine temmuz ayında yapılacak.

Kanunun kapsamında başvuru süresi uzayan borçları şöyle belirtebiliriz;

· Kesinleşmiş borçlara ilişkin 2'nci,

· Kesinleşmemiş veya dava safhasında bulunan borçlara ilişkin 3'üncü,

· Pişmanlıkla ya da kendiliğinden yapılan beyanlara ilişkin 5'inci,

· Matrah artırımına için madde 6,7,8.den yararlanma başvuru süresi 31 Mayıs,

Faturasız stok, faturasız satışlar ile kasa ve ortaklar cari hesaplarına ilişkin düzeltmelerin yapılması için başvuru süresi 30 Haziran 2011 tarihi bitimine kadar uzatılmış oldu.

Ara dönemde yapılan tarhiyatlar : Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla inceleme veya tarhiyat aşamasında bulunan ve kanunun yayımı tarihinden 2 Mayıs tarihine kadar tebliğ edilen tarhiyatlara ilişkin başvuru süresi de yine bir ay uzatılmış oldu. Uzatmanın belki de en önemli kısmı burada yatıyor. Aslında kanunun yayımı tarihinde inceleme ve tarhiyat aşamasında bulunan durumlar için kanundan yararlanmak için ihbarnamenin tebliği tarihinden itibaren 30 gün içerisinde başvuruda bulunulması gerekiyordu. Bu tarhiyatlar için uzlaşma talebinde bulunulması da bu süreyi uzatmıyordu. İdare uzlaşma talebine hemen gün vermez ise mükellefin, şayet risk almak istemiyorsa, bu süreyi geçirmeden kanundan yararlanmak için başvuru yapması gerekiyordu. İşte bu başvuru süresi 30 günün bitiminden itibaren bir ay daha uzatılmış oldu.

Süre uzatımları bakımından özellik arz eden bu maddenin önemi şuradadır. Özellikle matrah artırımında bulunan veya halen bulunacak mükellefler bakımından yazılan raporların 31 Mart tarihine kadar vergi dairesine intikal etmesi gerekiyordu. İşte bu nedenle de birçok inceleme rutin usullerin dışında biraz aceleye getirilerek yetiştirilmeye çalışıldı. Mükellef ilk etapta derdini anlatmak için doğal olarak uzlaşma yolunu da kullanmayı tercih etti. İdarenin kısa sürede uzlaşma taleplerini karşılamasında zorluklar vardı. Şimdi kimsenin mazereti kalmadı. Mükellef odaklı idare anlayışının bir gereği olarak mükelleflerin herhangi bir hak kaybına uğramamaları bakımından özellikle bu dönemde yazılan raporlar bakımından uzlaşma görüşmelerinin mutlaka yapılmasında yarar bulunmaktadır.

İşçi Özlük Dosyası

İş Kanunu’nun 104. maddesine göre, İş Kanunu’nun 75. maddesindeki işçi özlük dosyalarını düzenlemeyen işveren veya işveren vekiline, 2011 yılı için, 1.113 TL para cezası uygulanacaktır

Öncelikle işçi özlük dosyalarının hazırlanmasından başlanarak, diğer kayıt ve belgeler için işçilere ait bilgi ve belgelerin belirli bir düzen içinde tasnifini sağlayarak, kayıtların düzenli tutulmasını ve ilgili evrakların takibini kolaylaştıracaktır.

İşçi özlük dosyalarının düzenlenmesinin işverenliğe sağladığı olumlu sonuçlarını ise işletmenin ilerleyen yıllarında çalışanların açacağı İş Mahkemesindeki davalarda delil olarak sunulan özlük dosyalarındaki her türlü bilgi ve belgeler ile işveren lehine sonuçlanan davaların kazanımında görülecektir.

Özlük dosyasının düzenlenmesi, işvereni idari para cezalarından kurtardığı gibi, ilgili evrakın düzenlenmesiyle, işçi işveren arasındaki özellikle belgeye dayanan ihtilafların azalmasına sebep olacaktır. İşletmelerin kurumsallaşmasında özlük dosyaları önemli bir yer tutmaktadır.

Özlük dosyalarını tutmakla görevli ilgili çalışanlar işçinin şahsına ait hiçbir bilgiyi yetkili görevliler dışında diğer üçüncü kişilerle paylaşamaz. Paylaşmaları halinde çalışma barışını bozarlar.Bu durum karşısında işçi haklı nedenle iş akdini fesih yoluna gidebilir.

İşveren çalıştırdığı her işçi için bir özlük dosyası düzenler.

İşveren bu dosyada, işçinin kimlik bilgilerinin yanında, bu Kanun ve diğer kanunlar uyarınca düzenlemek zorunda olduğu her türlü belge ve kayıtları saklamak ve bunları istendiği zaman yetkili memur ve mercilere göstermek zorundadır.

İşveren, işçi hakkında edindiği bilgileri dürüstlük kuralları ve hukuka uygun olarak kullanmak ve gizli kalmasında işçinin haklı çıkarı bulunan bilgileri açıklamamakla yükümlüdür.

18 Mart 2011 Cuma

Yurtdışı destekler.

SIKÇA SORULAN SORULAR

1. Yurtdışı ofis, mağaza açma ve işletmeye ilişkin devlet desteklerinden kimler yararlanabilir? Yurdışında halihazırda faaliyet gösteren veya açılacak olan yurtdışı birim (şirket, mağaza, depo, şube, daimi stand ve showroom) destek kapsamındadır. Buna göre, Türkiye’de faaliyet gösteren bir şirket üçfarklı durumda destekten yararlanabilir. -Yurtdışında kendi ünvan ve markasıyla satış yapmak amacıyla yurtdışı birim açılması-Yurdışında mal ticaretine aracılık yapmak amacıyla yurtdışı birim açılması-Bir şirketin veya sektörel dış ticaret şirketinin (SDŞ) yurtdışındaki bir firmaya temsilcilik/distribütörlük hakkı vermesi Ayrıca, SDŞ’ler yurtdışında doğrudan pazarlama amaçlı yurtdışı birim açmaları durumunda desteklerden yararlanabilir.

2. Destek hangi mevzuata dayanarak verilmektedir? 97/9 sayılı Yurtdışında Ofis-Mağaza Açma, İşletme ve Marka Tanıtım Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Tebliğ ve söz konusu tebliğde değişiklik yapılmasına dair 98/14 sayılı Tebliğe istinaden destekleme yapılmaktadır.

3. Destek hangi kurum tarafından verilmektedir? Dış Ticaret Müsteşarlığı (İhracat Genel Müdürlüğü)

4. Desteklenecek harcamalar ve destek oranları nedir?

a- Yurtdışında kendi ünvan ve markasıyla satış yapmak amacıyla yurtdışı birim açılmasıdurumunda: Demirbaş alımı (bir defalık) : % 50 Yıllık azami destek: 20.000 dolar Kira bedeli : İlk yıl % 50 ikinci yıl % 30 Yıllık azami destek: 50.000 dolar Reklam harcamaları: İlk yıl % 30 ikinci yıl % 20 Yıllık azami destek: 30.000 dolar

b- Yurtdışında mal ticaretine aracılık yapmak amacıyla yurtdışı birim açılması durumunda: Kira bedeli ve reklam harcamaları: İlk yıl % 50 ikinci yıl % 30 Yıllık azami destek: 30.000 dolarc- Bir şirketin veya sektörel dış ticaret şirketinin (SDŞ) yurtdışındaki bir firmaya temsilcilik/distribütörlük hakkı vermesi durumunda: Türk şirket/SDŞ’ni payına düşen temsilcilik/distrıbütörlük sözleşmesine ilişkin resmi giderlerin10.000 doları aşmaması kaydıyla % 50’si Temsilci/distribütörün yaptığı reklam harcamalarının yıllık 30.000 doları aşmaması kaydıyla birinci yıl % 30, ikinci yıl % 20’si Ayrıca, SDŞ’ler yurtdışında doğrudan pazarlama amaçlı yurtdışı birim açmaları durumunda, kira, demirbaş ve reklam harcamalarının %50’sini aşmaması kaydıyla ortak sayısına göre 400.000 dolar ve 1.000.000 dolar arasında destekten yararlanır.

5. Türkiye’de faaliyette bulunan bir şirket en çok kaç yurtdışı birim için destekten yararlanabilir? Farklı şehirlerde olması şartıyla en çok 5 yurtdışı birim için yararlanabilir.

6. Nasıl başvuruda bulunulur? 97/9 sayılı Tebliğ ekinde bulunan “Yurtdışında Ofis-Mağaza Açma, İşletme ve Marka Tanıtım Faaliyetleri Başvuru Formu”nu doldururak gerekli belgelerle birlikte bağlı bulunduğu üyesi olduğu ihracatçı birliği genel sekreterliğine başvurulur.

7. Hangi belgeler istenmektedir? Yukarıda 4’üncü maddede sayılan tüm desteklerden yararlanabilmek için,

a) Kira kontratı ve kiranın yatırıldığını tevsik eden belgelerin (fatura, banka ödeme makbuzu) aslıveya ilgili mercilerden (noter, meslek odası, vergi dairesi veya diğer resmi merciler) onaylı suretleri

b) Yurtdışı birimin bulunduğu ülkedeki resmi mercilere kayıtlı olduklarını tevsik eden belgelerin(ticaret/sanayi odası, vergi dairesi, ilgili adli merciler vb.) aslı veya onaylı suretleri
c) Yurt dışı birimin banka hesap bilgilerini içeren belgenin aslı veya onaylı sureti

d) Demirbaş alımına ilişkin belgelerin aslı veya onaylı sureti

e) Tanıtım ve reklam faaliyetlerine ilişkin sözleşme (varsa) ve harcama belgelerinin (fatura ve ödeme belgeleri) aslı veya onaylı suretleri ve ilgili yayınların birer örneği

f) Yurtdışındaki bir firmaya temsilcilik/distribütörlük verilmesi durumunda buna ilişkin sözleşmenin aslı veya onaylı sureti

g) Yurtdışında marka tesciline ilişkin belgenin (varsa) aslı veya onaylı sureti

8. Yukarıda sayılan belgeleri ihracatçi birliğine teslim etmeden önce ne yapılmalıdır? Talep sahiplerinin söz konusu belgelerle birlikte bir dilekçe ekinde Ticaret Müşavirliğine müracaat ederek belgeleri onaylattırmaları gerekmektedir.

9. Başvuru için süre sınırlaması var mıdır?Talep sahiplerinin fatura/ödeme belgesini (kira ödemelerinde banka dekontunu) aldığı tarihten itibaren 6 ay içerisinde ilgili ihracatçı birliğine gerekli incelemenin yapılmasını teminen başvuruda bulunması gerekmektedir. Ticaret müşavirliği onayı bulunmayan belgelerle yapılan başvuru 6 aylık süreyi kesmez.

10. Desteklerden yararlanmak için Türkiye’deki ana şirket ile yurtdışı birim arasında nasıl bir organik bağ olması gerekmektedir? İki şirket arasındaki organik bağ iki şekilde kurulabilir . a) Türkiye’de kurulu şirketin tüzel kişilik olarak ya da tüm ortakların yurt dışında açılan birime ortak olmasıb) Türkiye’de kurulu şirketin en az % 51’ine sahip ortak yada ortaklarının yurtdışı birimi oluşturmasıveya ortak olması

11. Yurtdışı birimin yabancı bir ortak ile oluşturulması durumunda destekten nasıl yararlanılır? Bu durumda Türkiye’de yerleşik firmanın payı oranında destekten yararlanılabilir.
12. Yurtdışı birimin ofis dışında, mağaza ve/veya depoya sahip olması durumunda hepsi için destekten faydalanabilir mi? Hayır, sadece bir yer destek kapsamına alınmaktadır.

13. Yurtdışı birim için ödeme ne zaman yapılır? İhracatçı birlikleri gerekli incelemenin yapılmasını müteakiben ödeme miktarını ve ilgili belgeleri Dış Ticaret Müsteşarlığına iletir. Dış Ticaret Müsteşarlığınca uygun görülen taleplere ilişkin ödemeler Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından 1-3 ay içerisinde yapılır.

14. Ödemeler hangi döviz cinsinden yapılır? İbraz edilen belgelerdeki TL cinsinden giderler TL, döviz cinsinden olanlar ise ödemenin yapıldığı (fatura veya belge) tarihteki Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası çapraz kurları ve döviz alışkuru esas alınarak ABD Doları karşılığı TL olarak ödenir.

15. Demirbaş kapsamına neler girmektedir? Masa, telefon, bilgisayar, faks cihazı, büro mefruşatı vb. kalemler demirbaş olarak kabul edilmektedir. Binek otomobil, minübüs, kamyon veya forklift vb. demirbaş kapsamı dışındadır.

16. Destekten yararlanmaya başlayan firma sonraki başvurularında demirbaş harcamalarına ilişkin fatura ibraz etmesi durumunda destekten yararlanabilir mi? Hayır. Yurtdışı birim için ilk yapılan başvuruda ibraz edilen fatura konusu demirbaşlar destek kapsamındadır. Daha sonra alınan demirbaşlar, ofis/mağazada yapılan tadilatlar kapsamında alınan demirbaşlar için destekten yararlanılamaz.

1. Yurtdışı ofis, mağaza açma ve işletmeye ilişkin devlet destekleri (Ofis-Kira Destekleri) ile Markalaşma destekleri arasında temel fark nelerdir? Ofis kira desteğinde firmalar en fazla 5 ayrı şehirde birim açabilmekte ve teşvik unsurları daha az olmaktadır. Ayrıca, ofis kira desteklerinde önceden izin alınmayan faaaliyetler desteklenebilirken, markalaşma desteğinde her faaliyet, projede belirlenmiş şekilde Dış Ticaret Müsteşarlığıonayından geçmiş olmak ve Müşavirliğe faaliyet öncesi bilgi verilmesi kaydıyla desteklenmektedir. 2. Markalaşma desteği çerçevesinde yurtdışında açılacak birimler ile ilgili bir sayı kısıtı var mı? Markalaşma desteği çerçevesinde her hangi bir sayı kısıtı bulunmamaktadır. Proje Öneri Formunda belirtilen kapsamda uygun görülen projelere destekleme yapılmaktadır.

3. Bu desteklerle ilgili sayı kısıtı yoksa, parasal limit var mı? Her şirketin yararlanacağı desteklerdeki parasal limit belirlenmiş durumdadır. Bu nedenle, bu limit (örneğin kiralamadaki 300,000 $) tek bir birimde de kullanılabilir, 100 birimde de kullanılabilir.

4. Yurt dışında ortaklık yapılması mümkün müdür, mümkünse destekleme oranı nedir? Destek kapsamına alınan şirket hissesinin (SDŞ ve DTSŞ’ler hariç) en az % 51’ine sahip ortak ya da ortaklarının şirketi temsilen yurtdışında birim açmaya yetkili kılındığına dair ilgili Karar Organlarınca alınacak karar ile söz konusu ortak ya da ortakların yurt dışında açılan birime en az % 51 oranında ortak olduğuna dair belgenin, ibrazı ve herhalukarda yurtdışı birimin Türkiye’deki ana şirketin kuruluş tarihinden sonra açılması gerekmektedir. Bu çerçevede organik bağ tesis etmiş firmalara verilecek destek, hisseleri oranında olacaktır. Yani %70 hisse ile 600.000 $’lık kiralama yapılması durumunda en fazla 300.000 x 70/100=210.000 $ destek verilebilecektir.

5. Turquality- from Turkey ibaresi nedir?25/03/2000 tarihli ve 24000 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan (İhracat 2000/7) sayılı “Türk Ürünlerinin Yurtdışında Markalaşması, Tanıtım ve Tutundurması ile Türk Malı İmajının Yerleştirilmesine Yönelik Faaliyetlerin Desteklenmesi Hakkındaki 2000/3 Sayılı TebliğKapsamında ‘Turquality-From Turkey’ İbaresinin Kullandırılmasına Dair Tebliğ”de belirtilen logo ile tanımlanan ve Turquality Komitesince kullanımına izin verilen ibaredir.

6. Turquality- from Turkey ibaresini kimler kullanabilir? Bir sirketin “Turquality-from Turkey” ibaresini kullanabilmesi icin 2003/3 sayılı "Türk Ürünlerinin Yurtdışında Markalaşması ve Türk Malı İmajının Yerleştirilmesine Yönelik Faaliyetlerin Desteklenmesi Hakkında Tebliğ" kapsamında DTM’ye başvurmuş, adı geçen Tebliğkapsamında sunmaları gereken Proje Öneri Formu’nda söz konusu ibareyi kullanmak istediğini belirtmiş ve Turquality Komitesinden söz konusu ibareyi kullanma yetkisini almış olmasıgerekiyor. Komitenin izni olmadan bu ibareyi kullananlar hakkında yasal işlem yapılır.

7. Turquality Komitesi Kimlerden oluşmaktadır? Turquality Komitesi, Dış Ticaret Müsteşarlığı’nın bağlı bulunduğu Bakan, Müsteşarlık temsilcileri, özel sektör temsilcileri ve meslek kuruluşları temsilcilerinin katılımıyla 8 daimi, 6 değişken üyeden oluşur.

8. Turquality Komitesi çalışmakta mıdır?Şu anda 3 modacı (Dice Kayek, Atıl Kutoğlu ve Hüseyin Çağlayan) söz konusu ibareyi kullanma yetkisine sahiptir. Bir kalite simgesi olarak düşünülen Turquality-from Turkey” logosunun kullanımına ilişkin olarak hazır giyim sektöru pilot sektor olarak belirlenmiş durumdadır. Turquality Komitesi’nin alt organı olan Turquality Çalışma Grubu ise çalışmalarına devam etmekte ve söz konusu logoya ilişkin etiket standartlarını belirleme aşamasında önemli bir yol almış durumdadır.

9. Franchise desteğinde sistem nasıl işlemektedir? Franchise verilen mağazaların tüm dünyada aynı kapsam ve biçimde tasarlanmış olması ve franchise sözleşmesinde belirlenmiş ürünler dışında bir ürün satışının yapılmamasıgerekmektedir. Destekten yararlanmak isteyen şirketler proje öneri formlarında bu konuyu belirterek müracaatta bulunmalıdır.
10. Müracaatlar nasıl yapılmaktadır? Firmalar müracaat yapmadan önce 2003/3 sayılı Tebliği okumalı ve ekinde yer alan Proje Öneri Formunu doldurarak Dış Ticaret Müsteşarlığı İhracat Genel Müdürlüğü’ne müracaat etmelidir. Mevzuatta anlaşılmayan bir husus olması durumunda tereddüt edilmeksizin Müşavirliğimize veya İhracat Genel Müdürlüğü’ne danışılmasında fayda bulunmaktadır.

11. Harcama belgeleri ne kadar sürede İhracatçı Birliklerine ulaştırılmalıdır? Yapılan harcamalar fatura/ödeme belgesi tarihinden itibaren 6 ay içinde İhracatçı Birliğine eksiksiz bir müracaat şeklinde intikal ettirilmelidir. Eksik evrak ile yapılan müracaatlar 6 aylık sürenin işlemesine engel olmaz. Verilen 6 aylık süre, eksiksiz olarak yapılacak müracaat içindir.

12. Müsteşarlıktan izin alınmadan yapılan harcamalar destekten yararlanabilir mi? Markalaşma desteğinin en önemli özelliklerinden birisi, Poje Öneri Formu ve müracaattaki diğer evrakla faaliyetlerin tanımlanmış olması ile faaliyet başlamadan önce planlanarak Müsteşarlığın onayına sunulması gerekliliğidir. Ayrıca, yine proje ile ilgili faaliyet gerçekleşmeden önce Müşavirliklere bilgi verilmesi gerekmektedir. Ancak bundan sonra faaliyet, desteklemeden istifade edebilir.

13. Bir firmanın bir kaç tane markası varsa hepsi için destekleme yapılmakta mı? Destekleme sadece bir marka için yapılmaktadır. Bir kaç marka var ise, uluslararası marka olma potansiyeli yüksek olan marka için talepte bulunulması, talebin uygun görülmesi açısından da önem taşımaktadır.

14. Her şirket yararlanabilir mi? Desteklemeden, sinai faaliyette bulunan firmalar ile, Dış Ticaret Sermaye Şirketleri (DTSŞ) ve Sektörel Dış Ticaret Şirketleri (SDŞ) faydalanabilir. Moda tasarımcıları, Üretici Birlik ve Dernekleri ile İhracatçı Birlikleri de Tebliğde belirlenen kıstaslar çerçevesinde destekten yararlanabilirler.

15. Müracaatların değerlendirilmesi ne kadar zaman alıyor? Müracaatı yapan firmanın hazırlayacağı dosyaya bağlı olarak, tam ve eksiksiz bir müraacat bir kaç hafta içinde sonuçlanabilirken, sorunlu dosyalarda süre uzayabilmektedir.

17 Şubat 2011 Perşembe

Torbadan sosyal güvenlik ile ilgili ne çıktı?

· Çalışan emeklilerin destek primi borçları da yapılandırılıyor.

· 60 aydan fazla borcu olup da sigortalılığı durdurulan Bağ-Kur'lular faizsiz ödeme yaparak geriye dönük hizmet kazanabilecekler.

· 2008'deki SGK yapılandırmasından yararlanıp,12 taksitten en fazla 4 ü veya 24 taksitten 8 ini ödememiş olanlar yeniden aynı yapılandırmayı ihya ettirebilecekler.

· Yaşlı ve engellilere ödenen muhtaçlık aylığında, yersiz ödenen aylıkların geri tahsilatında %50 cezalı tahsilat kaldırılıyor.

· Borcunu taksitlendiren işverenler teşviklerden hemen yararlanabilecek.

· İlk taksitini ödeyen Bağ-Kur'lu sağlık hizmetlerinden yararlanabilecek.

· SGK'ya olan borcunu ödeyince emekliliğe hak kazanacak olan Bağ-Kur'lular,banka kredisi kullanıp,SGK'ya ödeme yapabilecekler.Aylığa ve sağlık sigortasına kavuşup, bağlanan aylıktan kredi borcunu ödeyebilecekler. En uygun kredi için SGK yönlendirme yapacak.

· Maliye ve SGK borçları kredi kartıyla da ödenebilecek.

· Tarım Bağ-Kur'lular taksitlendirilen borçlarını yıllık olarak da ödeyebilecekler.

· Yurtdışında isteğe bağlı sigorta primi ödeyen işçilerin primleri SSK (4/a) kapsamında sayılacak.

· 65 yaşını dolduran çiftçiler, isterlerse prim ödemeyebilecekler.

· Erken doğum yapan kadına, doğum öncesi ödenemeyen iş göremezlik ödeneği doğum sonrasına eklenecek.Erken doğum yapan işçi ve memurlar, kullanmadıkları izinlerini doğum sonrası kullanabilecekler.

· Part-time çalışanlara,30 günden eksik kalan günleri borçlanma imkanı veriliyor. Dileyen işçi bu süreyi isteğe bağlı ödeyebilecek.Ödenen primler SSK kapsamında sayılacak.

· Aylıksız izindeki memurun sağlık primleri kurumlarınca ödenecek.

· Şirket ortakları aynı zamanda SSK'lı olarak da çalışabilecek.Bağ-Kur'la çakışan bu sürelerde SSK esas olacak.

· Stajyer avukatların sağlık primini Barolar Birliği ödeyecek.

· İşçiler, bir yıl içinde 30 güne kadar ücretsiz izin süresinde sağlık yardımı alabilecek.

· SGK'nın yaptığı yersiz ödemeler 3 ay içinde değil,24 ayda tahsil edilecek.

· Prim belgesini işyerinde asmayan işverene ceza yok.

· Tarım SSK'lının eşine, çocuklarına, ana ve babasına da sağlık yardımı verilecek.

· Kız çocuklarından 1 Ekim 2008 öncesinde ebeveyni üzerinden sağlık yardımı alanlar, durum değişikliği (işe girme, evlenme) olsa dahi yararlanmaya devam edecekler.

· 1 Ekim 2008 sonrasında el işine başlayıp vergiden muaf olan bayanlar 255 lira yerine 153 lira prim ödeyecekler.

· 2008/Ekim'de kaldırılan Tarım SSK uygulaması yeniden geliyor. Mevsimlik ve geçici tarım işçileri bu kapsamda prim ödeyecek.

· Şehir için taksi ve dolmuş şoförlerinden, ay içinde 10 günden az çalışma süresi olanlar ayda 255 lira yerine 155 lira prim ödeyerek sigortalı olacaklar.

· En az 20 işçinin çalıştığı işyerinde staj yapılabilirken,bu sayı 10'a iniyor.

· İşe girenlerin yeşil kartı 'dondurulacak.' İşsiz kalırlarsa yeşil kartlı sayılacaklar.

· Part-time çalışanlara işsizlik sigortası geliyor. 30 günden eksik sürenin primlerini kendileri öderlerse, işsizlik sigortasından yararlanabilecekler.

· İşsizlik sigortasından yararlanmak için son 4ayda 120gün prim şartı kaldırılıyor.

· Kısa çalışma ödeneğinden yararlanmada koşullar esnetiliyor. Ödeneğin alt sınırı brüt asgari ücretin %60'ı, üst sınırı ise brüt asgari ücretin %150'si olacak. Yani %30'luk artış sağlanıyor.

· 18-29 yaş arası gençleri ve 18 yaşından büyük kadınları işe alan işverene 2015 sonuna kadar prim teşviki geliyor. Teşvikler, meslek sahibi ve İş-Kur'a kayıtlı işsizlerin işe alınması halinde 54 aya kadar çıkıyor.

· 5 puanlık prim teşviki diğer teşviklerle bir arada uygulanabilecek. Daha önce işverenler birisini tercih etmek zorunda kalıyordu.

· İşçi şikayetlerinin hızlandırılması amacıyla Bölge Çalışma Müdürlükleri'ne denetim yetkisi veriliyor.

3 Şubat 2011 Perşembe

Yapı denetim faturalarının yarattığı sorun hk.

YAPI DENETİM ŞİRKETLERİ TARAFINDAN ARSA SAHİBİ ADINA DÜZENLENEN FATURALARIN YAPI MÜTEAHHİDİ TARAFINDAN GİDERLEŞTİRİLMESİ VE KDV İNDİRİMİ HUSUSUNUN DEĞERLENDİRİLMESİ Yazar: SecattinMARAŞLIOĞLU(*) Yaklaşım Dergisi/ Mayıs 2008 / Sayı: 185
I- GİRİŞ Son yıllarda arsa sahipleri ile yapımcı firmalar arasında yapılan kat karşılığı inşaat sözleşmeleri ile bina inşaatı yapımı yaygınlaşmış bulunmaktadır. Yapımcı firmalar tarafından arsa sahiplerine verilen bağımsız bölümlerin inşası için yapılan harcamalarla kendilerine kalan bağımsız bölümlerin inşası için yapılan harcamaların toplamı inşaatın maliyetini oluşturur. Arsa sahiplerine verilen bağımsız bölümlerin inşası için yapılan harcamalar; yapımcı firma tarafından arsa bedeli olarak inşaat maliyetine dahil edilir ve arsa sahibine verilen bağımsız bölümlerin satış bedelini oluşturur. Yapımcı firma yapmış olduğu bu harcamalar karşılığında VUK hükümlerine göre düzenlenmesi gereken belgeleri kendi adına düzenlettirmektedir. Ancak bazı belgelerin yapımcı firma adına düzenlenmesi hususunda bazı sorunlar yaşanmaktadır. Bunlardan en önemlisi ve yüksek bedeller tutanı da yapı denetim şirketlerine yapılan ödemelerdir. Yazımızda yapı denetim şirketleri tarafından arsa sahibi adına düzenlenen faturalara ait harcamaların giderleştirilmesi ve yüklenilen katma değer vergisinin indiriminin mümkün olup olmadığı irdelenecektir.
II- GAYRİMENKUL TİCARETİ VE İNŞAAT İŞLERİYLE DEVAMLI UĞRAŞANLARIN KARŞILAŞTIKLARI VERGİSEL SORUNLAR GVK 37.md “Her türlü ticari ve sınai faaliyetten doğan kazançlar ticari kazançtır.” hükmüne yer verilmiş olup,Kanun’un uygulanmasında ticari kazanç olarak vergilendirilecek faaliyetler 2. fıkrasında yedi bent olarak belirtilmiştir.GVK 37-4 gayrimenkullerin alım, satım ve inşa işleriyle devamlı olarak uğraşanların bu işlerden elde ettikleri kazançların ticari kazanç sayılacağı hükme bağlanmıştır. Aynı Kanun’un 38.md bilanço esasına göre ticari kazanın tespit şekli tarif edilmiştir. Buna göre “Bilanço esasına göre ticari kazanç, teşebbüsteki öz sermayenin hesap dönemi sonunda ve başındaki değerleri arasındaki müsbet farktır. Bu dönem zarfında sahip ve sahiplerce: 1- İşletmeye ilave olunan değerler bu farktan indirilir, 2- İşletmeden çekilen değerler ise bu farka ilave olunur.
Ticari kazancın bu suretle tespit edilmesi sırasında, VUK değerlemeye ait hükümleri ile bu Kanun’un 40 ve 41. maddeleri hükümlerine uyulur.” hükmüne yer verilmiştir.
GV mükellefleri GVK 40md belirtilen giderlerini safi kazancın tespitinde gider olarak dikkate alırlar. 41. maddesinde yazılı ödemeleri de gider olarak dikkate alamazlar.
KV mükellefleri için 5520 sayılı KVK 6.md hükmü gereğince safi kurum kazancının tespitinde,GVK ticari kazanç hükümleri uygulanır. KV mükellefleri 5520 sayılı KVK md 8de yazılı giderleri de ayrıca hasılattan indirebilirler. Ticari kazancın tespitinde, olmazsa olmaz hükümlerden bir tanesi de giderlerin VUK hükümlerine göre düzenlenmiş tevsike esas belgelerle belgelendirilmesi ve bu belgelerin mükellef adına düzenlenmiş olması gerekmektedir. Ancak bazı belgelerin yapımcı firma adına düzenlenmesi hususunda bazı sorunlar yaşanmaktadır. Bunlardan en önemlisi ve yüksek bedeller tutanı da yapı denetim şirketlerine yapılan ödemelerdir.
4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkındaki Kanun’un 2. maddesinin 1. fıkrasında yapı denetim hizmetinin, yapı denetim kuruluşu ile yapı sahibi veya vekili arasında akdedilen hizmet sözleşmesi hükümlerine göre yürütüleceği ve yapı sahibinin yapım işi için anlaşma yaptığı yapı müteahhidini vekil olarak tayin edemeyeceği, aynı Kanun’un 5. maddesinin 1. fıkrasında ise, yapı denetim hizmet sözleşmesinin yapı sahibi ile yapı denetim kuruluşu arasında akdedileceği hükme bağlanmıştır. Konu ile ilgili olarak, Yapı Denetimi Uygulama Usul ve Esasları Yönetmeliği(1)’nin “Yapı Denetimi Hesabının Tutulması” başlıklı 13. maddesinde; yapı denetim kuruluşlarının hizmet bedellerinin karşılanması amacıyla, İl Özel İdareleri ve Belediyeler adına bankada yapı denetim hesabı açılacağı, yapı denetim için 4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanun ile öngörülen hizmet bedellerinin yapı sahipleri tarafından bu hesaba yatırılacağı açıklamalarına yer verilmiştir. Yapımcı firma ile arsa sahibi arasında yapılan kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince inşaat yapımcı firma tarafından yapılmakta olup, inşaatın denetimi için yapı denetim firmasına ödenecek hizmet bedelleri arsa sahibi adına yapımcı firma tarafından banka ve finans kurumları aracılığı ile ödenmektedir. Bunun sonucunda da yapı denetim şirketi tarafından arsa sahibi adına fatura düzenlenmektedir. Bu hususla ilgili olarak GVK ve KDV yönünden değerlendirmelerimiz aşağıya çıkarılmıştır.
A- GELİR VERGİSİ YÖNÜNDEN DEĞERLENDİRME 40-1 ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için yapılan genel giderlerin ticari kazancın tespitinde gider olarak indirilebileceği hüküm altına alınmıştır.Bir giderin kazancın elde edilmesi ve idamesi ile ilgili olduğunun kabulü için; giderle kazancın elde edilmesi ve idamesi arasında illiyet bağının bulunması, giderlerin keyfi olmaması yani kazancın elde edilmesi için mecburi olarak yapılması, yapılan gider karşılığında gayrimaddi bir kıymet iktisap edilmemiş olması gerekir. Öte yandan; bu giderlerin tevsik edici belgelere dayanması (fatura ve fatura yerine geçen vesikalar gibi) ile yasal kayıtlarda izlenmesi gerekmektedir. Diğer yandan; VUK 227-1 “Bu Kanun’da aksine hüküm olmadıkça bu Kanun’a göre tutulan ve üçüncü şahıslarla olan münasebet ve muamelelere ait olan kayıtların tevsiki mecburidir.” hükmü yer almaktadır.
Bu hükme göre, kazancın tespitinde dikkate alınacak giderlerin indirim konusu yapılabilmesi için giderlerin tevsike esas belgelerle belgelendirilmesi ve bu belgelerin mükellef adına düzenlenmiş olması gerekmektedir. Hizmet bedellerinin ödenmesi dolayısıyla arsa sahibi adına düzenlenen belgelere istinaden yapılan harcamanın yapımcı firma tarafından kazancın tespitinde gider olarak alınması mümkün değildir.
Ancak inşaatın yapı denetimi için yapı denetim firmasına ödenecek hizmet bedellerinin arsa sahibi adına yapımcı firmanın banka hesabından EFT ile ödenmesi ve düzenlenen fatura muhteviyatı ile ilgili açıklama bölümüne fatura bedelinin yapımcı firma tarafından ödendiği ibaresinin yazılması ve kat karşılığı inşaat sözleşmesine 4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkındaki Kanun gereğince zorunlu olarak yapı denetim şirketine arsa sahibi adına yapılacak denetim hizmet bedellerinin yapımcı firma tarafından ödeneceği hususunda bir madde eklenmesi şartıyla yapı denetim şirketine yapımcı firma tarafından yapılan ödeme karşılığı arsa sahibi adına düzenlenen belgenin gider yazılması mümkün bulunmaktadır. GİB Adana VDB ’nın Özelgesi’nde yapı denetim şirketi faturasının gider olarak kabul edilip edilmeyeceği hususundaki açıklama kısaca şöyledir:
“Kazancın tespitinde dikkate alınacak giderlerin indirim konusu yapılabilmesi için giderlerin tevsike esas belgelerle belgelendirilmesi ve bu belgelerin mükellef adına düzenlenmiş olması gerekmektedir. Hizmet bedellerinin ödenmesi dolayısıyla yapı sahibi adına düzenlenen belgelere istinaden yapılan harcamaların müteahhit tarafından kazancın tespitinde gider olarak dikkate alınması, mümkün değildir. Ancak, arsa sahibi ile müteahhit arasında düzenlenmiş olan sözleşme gereği, müteahhit tarafından arsa sahibi adına yapı denetim firmasına ödenen hizmet bedellerinin, ödemenin müteahhit tarafından fiilen yapıldığının belgelendirilmesi halinde Gelir Vergisi Kanunu’nun 40. maddesinin 1. fıkrası uyarınca gider olarak dikkate alınması mümkün bulunmaktadır. Bu hüküm ve açıklamalara göre, sözleşmeye istinaden arsa sahibi adına ödenen hizmet bedellerinin, söz konusu sözleşme veya banka dekontu ile tevsik edilmesi halinde safi kazancın tespitinde indirim konusu yapılabilecektir.”(2)
B- KATMA DEĞER VERGİSİ YÖNÜNDEN DEĞERLENDİRME KDVK 29.md mükelleflerin, yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden, bu Kanun’da aksine hüküm olmadıkça, faaliyetlerine ilişkin olarak kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla yüklendikleri katma değer vergisini indirebilecekleri; 30/d maddesinde ise, Gelir ve Kurumlar Vergisi Kanunlarına göre kazancın tespitinde indirimi kabul edilmeyen giderler dolayısıyla ödenen katma değer vergisinin indirim konusu yapılamayacağı hükme bağlanmıştır. Yazımızın II/A bölümündeki açıklamalarımız “aralarında düzenlemiş oldukları sözleşme gereği, müteahhit tarafından arsa sahibi adına ödenen hizmet bedelinin, ödemenin müteahhit tarafından fiilen yapıldığının belgelendirilmesi halinde GVK 40-1uyarınca gider olarak dikkate alınması mümkün bulunmaktadır.” şeklindedir. Bu açıklamalar sonucunda ticari kazancın tespitinde gider olarak kabul edilen harcama karşılığı düzenlenen faturaya istinaden ödenen kdv nin indirim konusu yapılması mümkün bulunmaktadır.
GİB Adana VDB ’nın anılan Özelgesi’nde yapı denetim şirketi faturası ile yüklenilen kdv nin indirim konusu yapılıp, yapılamayacağı hususundaki açıklama kısaca şöyledir: “Arsa sahibi adına, firmanız tarafından yapı denetim firmasına ödendiği iddia edilen ve arsa sahibi adına düzenlenen fatura bedellerinin söz konusu işle ilgili olarak ödendiğinin kesin delillerle ispatı halinde bu belgelere dayalı giderlerle ilgili olarak yüklenilen kdv nin KDVK 29-34.md belirtilen şartlar dahilinde indirim konusu yapılması mümkün bulunmaktadır.”
III- SONUÇ 4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkındaki Kanun’un 2. maddesinin 1. fıkrası gereğince arsa sahibi ile yapı denetim şirketi arasında yapılan hizmet sözleşmesi gereği ve arsa sahibi ile yapımcı firma arasında yapılan kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereği yapımcı firma tarafından arsa sahibi adına yapı denetim şirketine ödenen ve faturası arsa sahibi adına düzenlenen hizmet bedeline ait faturanın yapımcı firma tarafından ticari kazancın tespitinde gider olarak indirilmesi ve bu fatura ile yüklenilen katma değer vergisinin de indirim konusu yapılması mümkündür.

bu konu sık karşılaşılan bir konu ve yaklaşım dergisinde yayınlanan bir makalede söz edilen özelge ye dayanarak uygulayanlar var, aslında ne kurumlar vergisi ne de katma değer vergisi yasası buna izin vermez ama her nasılsa adana dan böyle bir özelge çıkmış, adı üzerinde özelge buna dayanarak bu konuda garanti verilemez ama bunu buna dayanarak uygulayanlar var bir denetim sırasında eleştiri konusu yapılsa ve desek bak adana vergi dairesi başkanlığı özelgesi var bunu kabul etmeyebilir denetçi.O zaman yapılacak şey bizim kendi adımıza özelge istememiz.

Bu özelge de de kabul etmiyor indirimi 2009 antalya vergi dairesi özelgesi.

T.C.GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI Antalya Vergi Dairesi Başkanlığı Gelir ve Kurumlar Vergileri Müdürlüğü

SAYI : B.07.1.GİB.4.07.16.01/ /GVK.08.103

KONU : İnşaat ruhsatının arsa sahibi üzerinde olması durumunda faturaların inşaat maliyetine ilave edilip edilemeyeceği

İLGİ : .... tarihli dilekçeniz

İlgide kayıtlı dilekçenizde…………. Vergi Dairesi Müdürlüğünün ………… vergi kimlik numarasında SMMM faaliyeti yaptığınızı, müteahhitlik yapan mükelleflerinizin, yapı denetim firmalarına ödenen bedeller karşısında almış olduğu faturaların arsa sahibi adına düzenlendiğini ve bu nedenle gider yazamadığını belirterek, arsa sahibi adına düzenlenen bu faturaları gider yazıp yazamayacağınızı ve arsa sahibine kesilen faturaların müteahhit adına kesilmesini nasıl sağlayacağınız konusunda görüşümüz sorulmaktadır.
GVK 37-4 md "Gayrimenkullerin alım,satım ve inşa işleriyle devamlı olarak uğraşanların bu işlerinden "doğan kazançlarının ticari kazanç olduğu açıklanmıştır.
GVK 40.md işletmeye dahil ve işle ilgili olan giderlerin indirilebileceği, 41.md de işletmenin esas faaliyet konusu ile ilgili olmayan giderlerin indirilemeyeceği hüküm altına alınmıştır.
Öte yandan, 4708 sayılı Yapı Denetim Kanununun 1.md yapı sahibinin yapı üzerinde mülkiyet hakkına sahip olan. gerçek ve tüzel kişileri, yapı müteahhidinin ise yapı işini, yapı sahibine karşı taahhüt eden veya ticari amaçla yada kendisi için şahsi finans kaynaklarını kullanarak üstlenen, ilgili meslek, odasına kayıtlı gerçek ve tüzel kişiyi ifade ettiği; 2.md de de yapı denetim hizmetinin yapı denetim kuruluşu ile yapı sahibi veya vekil arasında akdedilen hizmet sözleşmesi hükümlerine göre yürütüleceği, yapı sahibinin yapım işi için anlaştığı yapı müteahhidini vekil tayin edemeyeceği hükme bağlanmıştır.
Yukarıda yapılan açıklamalar uyarınca; kat karşılığı yapılan inşaatlarla ilgili olarak verilen yapı denetim hizmetlerinde arsa inşaat başlamadan tapu sicilinde müteahhit adına tescil edildiyse müteahhit adına, sadece sözleşmeye dayalı müteahhide arsa teslimi yapıldıysa arsa sahibi adına yapı denetim faturası düzenlenmesi gerekmektedir. Diğer bir ifade ile yapı denetim şirketi tarafından verilen yapı denetim hizmetleri ile ilgili düzenlenecek faturalar yapı sahipleri adına düzenlenecektir.Buna göre; yapı sahibi ile yapı denetim firması arasında yapılan sözleşmeye istinaden ödenen tutarlara ait faturanın arsa sahibi adına düzenlenmesi durumunda gider olarak indirim konusu yapılması mümkün bulunmamaktadır.
Bilgi edinilmesini rica ederim. Antalya Vergi Dairesi Başkanlığı - Bilgi İşlem 2009

25 Ocak 2011 Salı

Mizan bildirimi-ek.

Bildirimin şekli: E.ortamda gönderilecek kesin mizanların tebliğde yer alan “Kesin Mizan Bildirim Formatı”na,açıklamalara uygun olarak düzenlenmesi gerekmektedir. Tebliğin 3. bölümünde kesin mizan bildirimi verme zorunluluğu getirilen ve 2 nolu MSUGT doğrultusunda serbest olarak açılan üçlü kod defteri kebir hesaplarını kullanan mükelleflerin kesin mizan bildirimlerini tebliğ ekinde yer alan standart formata uygun olarak elektronik ortamda göndermeleri gerekmektedir. Bu mükelleflerin bildirimlerini kesin mizan standart formatına uygun şekilde göndermeleri için serbest olarak açtıkları üçlü kod defteri kebir hesaplarını, hesap planında yer aldığı hesap grubunun altında düzenlenen “Diğer ……. Hesabı” bulunması halinde bu hesaba aktarmaları, bu hesabın bulunmaması halinde ise aynı hesap grubunun altında uygun olan başka bir hesaba aktarmaları gerekmektedir. Mükellefler bu aktarma işlemini muhasebe kayıtları yapmadan sadece kesin mizan düzenlerken dikkate alacaklardır. “Tekli” ya da “ikili” kod defteri kebir hesap gruplarının hiçbirine kesin mizan bildiriminde yer verilmeyecektir. Kullanılmayan hesaplar bildirimde boş bırakılacak 0 yazılmayacaktır.

Bildirimin dönemi ve verilme zamanı:GV mükellefleri bildirimlerini 1-31 Mart tarihleri arasında,KV mükellefleri 1–30 Nisan tarihleri arasında elektronik ortamda vereceklerdir. Bildirimlerin verilmiş sayılabilmesi için onaylama işleminin yapılması şarttır. Onaylama işlemi en geç,bildirimlerin verilmesi gereken ayın son günü 24.00e kadar tamamlanmalıdır Bildirimlerin elektronik ortamda gönderilmesi zorunlu olduğundan vergi daireleri kâğıt ortamında verilen (elden veya posta ile) bildirimleri kabul etmeyecektir.

Bildirimlerin Elektronik Ortamda Gönderilmesine İlişkin Esaslar:
1.
E.ortamdaki bildirimler,kullanıcı kodu,parola,şifre almış mükelleflerce yerine getiriliyorsa bildirimi düzenleyen kısmına mükellef ilişkin bilgileri,bildirimdeki ymm kısmına varsa ymm bilgileri yazılacaktır.
2. Bildirimlerin e.ortamda gönderilmesi işlemi ymm ce gerçekleştirilecekse düzenleyene varsa sm-smmm bilgileri yazılacak;mükellefin sm-smmm yoksa,bu kısma,mükellef bilgileri yazılacak.Bildirimi gönderen kısmına bildirimi e.o.da gönderen ymm bilgileri yazılacaktır.
3.Bildirimlerin e.ortamda gönderilmesi işlemi,sm-smmm ce gerçekleştirilecek ise, bildirimi düzenleyen kısmına sm-smmm bilgileri,ymm kısmına varsa ymm bilgileri yazılacaktır.

Düzeltme işlemleri: Hatalı bildirimde e.ortamda düzeltme yapılması gerekecektir.Bu işlemler VUK 355.md hükümlere göre yapılacak ve ilk bildirim tamamen iptal edilecek, 2. bildirim geçerli sayılacaktır.2.bildirimde tüm bilgiler yeniden doldurulacaktır.

Diğer hususlar ve ceza: Vergi dairesi değişmişse bildirimler bağlı olunan vd ye gönderilecektir.Bildirimleri VUK 355 e göre süresinde vermeyen/eksik/yanıltıcı bilgi verenlere ö.usulsüzlük cezası kesilecektir.

İptal edilen bildirimler: Bu tebliğ ile gv beyannameleri ile verilen performans derecelendirme bildirim ve kv beyannameleri ile verilen Mali bilgiler bölümleri eklerden çıkartılmıştır.

Değerlendirme:Bu tebliğle,muhasebecilere bir görev daha yüklenmiştir.Meslektaşın hesap planlarının üçlü sistemini tebliğdeki sisteme uydurması,sisteme uymayan hesapları sisteme uygun hesaplara nakletmesi gerekmektedir.

22 Ocak 2011 Cumartesi

Torba da son durum.PwC den özetle.

1. Tasarının Dönem Olarak Kapsamı Tasarıda 31.07.2010 öncesi dönemlere, beyana dayanan vergilerde bu tarihe kadar verilmesi gereken beyannamelere ilişkin vergi ve fer’ilerine ilişkin,Kanunun RG de yayımı tarihi itibariyle ödenmemiş kamu alacaklarını kapsarken,PBKda yapılan değişiklikle tarih 31.12.2010 olarak değiştirilmiştir.Bu sadece vergiler ve fer’ileri için değil,kapsamdaki kamu alacaklarının tamamı için yapılmıştır.Sigorta primi borçlarında da tarih güncellenmiştir.Daha önce 2010/Haziran ve önceki ayların primler kapsamda iken,değişiklikle bu tarih 2010/Kasım olmuştur.

2. Gelir Vergisi Matrah Artırımında Asgari Tutarlar TBMM PBK da Tasarıda yer alan asgari matrahlar değiştirilmiştir.Esas Komisyonda tutarlar değiştirilmemekle birlikte,ticari faaliyet yapanlar,serbest meslek erbabı,gmsi elde edenler dışındakiler için ayrıca düzenleme yapılmıştır.Düzenleme sonrasında, gv mükellefleri için asgari tutarlar aşağıdaki gibi olmuştur:


Bilanço/Serbest Meslek

İşletme

Basit usul

GMSİ

Diğer

2006

9.550

6.370

955

1.910

6.370

2007

10.350

6.880

1.035

2.070

6.880

2008

11.220

7.480

1.122

2.244

7.480

2009

12.230

8.150

1.223

2.446

8.150

3. Matrah/Vergi Artırımı Kapsamına Alınan Stopajlar Tasarıdaki değişiklikle stopaja tabi 2 ödeme daha matrah/vergi artırımı kapsamına alınmıştır. Bu ödemeler, GVK 94/1 fıkranın;

- (11) numaralı bendindeki,çiftçilerden satın alınan zirai mahsuller ile hizmetler için yapılan ödemeler ile

- (13) numaralı bendindeki Esnaf muaflığından yararlananlara mal/hizmet alımları için yapılan ödemelerdir.

4. Beklenen Yasalaşma Süreci ve Uygulama Başlangıcı TBMM çalışmalarına 25.01.20101 tarihine kadar ara vermiştir.Tasarının,Ocak sonuna kadar kanunlaşabileceği ancak CB tarafından onaylanarak RG de yayımlanmasının Şubata kalabileceği düşünülmektedir.Kanun’un;Ocak 2011’de yayımı halinde, Kanun’un yayımı tarihini izleyen 2.ay olan Mart 2011,Şubat 2011’de yayımı halinde,Kanun’un yayımı tarihini izleyen 2.ay olan Nisan 2011 sonuna kadar başvurular yapılacaktır.

19 Ocak 2011 Çarşamba

Mizan bildirimi-Yeni uygulama.

Elektronik Ortamda “Kesin Mizan Bildirimi” Zorunluluğu

Resmi Gazetede yayımlanan 403 seri no.lu VUK G.Tebliği ile bilanço esasına tabi mükelleflere, 2010 ve izleyen dönemler için, elektronik ortamda kesin mizan bildirimi verme zorunluluğu getirilmiştir.

19.01.2011 RG de yayımlanan 403 no.lu VUKGT de yapılan düzenlemeyle, bilanço esasına tabi mükelleflere, 2010 ve izleyen dönemler için, elektronik ortamda kesin mizan bildirimi verme zorunluluğu getirilmiştir.

Yapılan düzenleme aşağıda özetlenmiştir.

1. Bildirim Vermek Zorunda Olanlar Bildirim verme zorunluluğu kapsamına;Bilanço esasına göre defter tutan gv mükellefleri ile kv mükellefleri alınmıştır.

2. Kapsam Dışı Bırakılanlar Aşağıdaki kurumlar,bu yükümlülüğe tabi değildir.

  • Bankalar
  • Finansal kiralama ve faktoring şirketleri
  • Ödünç Para Verme İşleri Hk.KHK kapsamında yer alan Finansman Şirketleri
  • Sigortacılık Kanununa göre kurulan ve faaliyette bulunan sigorta şirketleri
  • Menkul Kıymet Yatırım Fonları ve Yatırım Ortaklıkları
  • Sermaye Piyasası mevzuatına göre faaliyette bulunan Aracı Kurumlar
  • Emeklilik Yatırım Fonları ile Emeklilik Şirketleri
  • Gelir ve kurumlar vergisinden muaf olanlar.

3. Bildirimin Şekli Elektronik ortamda gönderilecek kesin mizanların formatı Bakanlıkça belirlenmiş olup Tebliğ ekinde yayımlanmıştır.

4. Bildirim Verme Zamanı.Bildirim;

  • Gelir vergisi mükellefleri 1 Mart -31 Mart tarihleri arasında,
  • Kurumlar vergisi mükellefleri 1 Nisan – 30 Nisan tarihleri arasında,
  • Özel hesap dönemine tabi olanlar gv ve kv beyannamelerinin verilme süresi içinde,
  • Birleşme halinde birleşme beyannamesinin verilme süresi içinde,
  • Devir halinde devir beyannamesini verme süresi içinde,
  • Tam bölünmede,bölünme işlemine ilişkin kv beyannamesinin verilme süresi içinde,
  • Mükellefiyetin sona ermesi halinde beyanname verme süresi içinde,

elektronik ortamda verilecektir.Bildirimlerin verilmiş sayılması için onaylama

yapılması zorunludur,onaylama en geç,bildirimlerin verilmesi gereken ayın son günü

saat 24.00’e kadar tamamlanması gerekir.

5. Bildirimlerin Gönderilmesine İlişkin Esaslar

Elektronik ortamdaki bildirimler;Mükellef tarafından yerine getiriliyorsa, bildirimi düzenleyen kısmına mükellef bilgileri,bildirimdeki ymm kısmına,varsa ymm bilgileri,

YMM gerçekleştirilecekse,düzenleyen kısmına varsa smmm/sm ait bilgiler yazılacak; yoksa bu kısma,mükellef bilgileri,sm/smmm gerçekleştirilecek ise, bildirimi düzenleyen kısmına sm/smmm bilgileri,ymm kısmına ise varsa ymm bilgileri yazılacaktır.

6. Düzeltme İşlemleri: Hatalı olarak verilen bildirimler için düzeltme bildirimi verilmesi ve bu bildirimin de tüm bilgileri içermesi gerekmektedir.Düzeltme bildiriminin elektronik ortamda, kesin mizan bildiriminin verilme süresinden sonra verilmesi durumunda vuk 355 düzeltme bildirimlerine ilişkin hükümleri dikkate alınarak, bildirimi verme süresine bağlı olarak ceza uygulanacaktır.

7. Diğer Konular Vergi dairesi değişenler bildirimlerini,halen bağlı olunan vergi dairesinin mükellefi olarak göndereceklerdir.Bildirimlerini vermeyen,eksik,yanıltıcı bildirimde bulunan mükellefler hakkında VUK mük.355 md ye göre ö.usulsüzlük cezası kesilecektir.

Bilanço esasına tabi gv mükelleflerinin gv beyannamesi ekinde yer alan “Performans Derecelendirme Bildirimi” ve kurumlar vergisi beyannamesinin ekinde yer alan “Mali Bilgiler” bölümleri beyanname ekinden çıkartılmıştır.