.

.

10 Mayıs 2011 Salı

Teşvik 2011

YATIRIMLARDA DEVLET YARDIMLARI HAKKINDA KARARIN UYGULANMASINA İLİŞKİN 2009/1 SAYILI TEBLİĞ’DE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR TEBLİĞ (2011/1)

11 Mayıs 2011 ÇARŞAMBA

Resmî Gazete

Sayı : 27931

TEBLİĞ

Hazine Müsteşarlığından:

YATIRIMLARDA DEVLET YARDIMLARI HAKKINDA KARARIN UYGULANMASINA İLİŞKİN

2009/1 SAYILI TEBLİĞ’DE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR TEBLİĞ

(2011/1)

MADDE 1- 28/7/2009 tarihli ve 27302 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmış olan Yatırımlarda Devlet Yardımları Hakkında Karar’ın Uygulanmasına İlişkin 2009/1 sayılı Tebliğ’in 2 nci maddesinin birinci fıkrasına aşağıdaki bent eklenmiştir.

“k) KOBİ: 19/10/2005 tarihli ve 2005/9617 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmelerin Tanımı, Nitelikleri ve Sınıflandırılması Hakkında Yönetmelik çerçevesinde, 250 kişiden az yıllık çalışan istihdam eden, yıllık net satış hasılatı veya mali bilançosu değeri 25 milyon Türk Lirasını aşmayan işletmeleri,”

MADDE 2- Aynı Tebliğin 6 ncı maddesinin üçüncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“(3) Karar’a göre düzenlenen teşvik belgelerinin geçerlilik süresi içerisindeki işlemlerle ilgili müracaatlar, teşvik belgesi müracaatını değerlendiren ilgili kuruma yapılır. Müracaatlar bu Tebliğde belirtilen esaslar çerçevesinde değerlendirilerek ilgili merci tarafından sonuçlandırılır. Ancak, devir, satış, ihraç, kiralama ve yatırımcı talebine istinaden yapılan iptaller dışındaki teşvik belgesi iptali işlemleri ile yatırım konusu değişikliği ve yatırımın nakli konusundaki talepler Müsteşarlığın görüşü alınarak sonuçlandırılır.”

MADDE 3- Aynı Tebliğin 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“e) Kamu kurum ve kuruluşları tarafından yapılacak müracaatlar hariç olmak üzere, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu uyarınca Türkiye genelinde Sosyal Güvenlik Kurumuna muaccel olmuş prim ve idari para cezası borçlarının bulunmadığına veya tecil ve taksitlendirildiğine ya da yapılandırıldığına ve yapılandırmanın bozulmadığına dair Sosyal Güvenlik Kurumunun ilgili birimlerinden alınacak yazı veya Kurumun elektronik bilgi iletişim ortamından alınacak barkodlu çıktı,”

MADDE 4- Aynı Tebliğin 9 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (d) ve (e) bentleri yürürlükten kaldırılmıştır.

MADDE 5- Aynı Tebliğin 10 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi ve üçüncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“a) I inci ve II nci bölgelerde; gümrük vergisi muafiyeti, KDV istisnası, vergi indirimi, yatırım yeri tahsisi ve 31/12/2011 tarihine kadar yatırıma başlanılması halinde sigorta primi işveren hissesi desteğinden,”

“(3) Büyük ölçekli yatırımlara gümrük vergisi muafiyeti, KDV istisnası, vergi indirimi, yatırım yeri tahsisi ve sigorta primi işveren hissesi desteği uygulanabilir. Ancak I inci ve II nci bölgelerde sigorta primi işveren hissesi desteğinden yararlanılabilmesi için 31/12/2011 tarihinden önce yatırıma başlanılması gerekir.”

MADDE 6- Aynı Tebliğin 11 inci maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“(1) Teşvik belgesinde öngörülen yatırıma başlama tarihi teşvik belgesi için Müsteşarlığa veya sanayi odasına müracaat tarihi olup, yatırıma başlanıldığının kabul edilebilmesi için, yatırıma başlama tarihinden sonra arazi-arsa, altyapı, bina-inşaat, makine ve teçhizat (avans ve ön ödemeler dahil) ile diğer yatırım harcamalarına yönelik olarak, teşvik belgesinin ilk düzenlendiği tarihteki sabit yatırım tutarı esas alınmak üzere; bölgesel uygulama kapsamında gerçekleştirilen yatırımlarda teşvik belgesinde kayıtlı sabit yatırım tutarının en az %10’u oranında (sabit yatırım tutarı 50 milyon Türk Lirasının üzerindeki yatırımlar için ise en az 5 milyon Türk Lirası), büyük ölçekli yatırımlarda ise en az 5 milyon Türk Lirası tutarında harcama yapılması gerekmektedir.”

MADDE 7- Aynı Tebliğin 14 üncü maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“(2) Toplam makine ve teçhizat bedelinin %5’ini geçmemek kaydıyla yedek parçaların, otobüs, çekici (Euro normlarına uygun yeşil motoru haiz olanlar hariç), treyler (frigorifik olanlar hariç), mobilya, yat, motorbot, kamyon (off-road truck tipi karayoluna çıkması mümkün olmayan kaya tipi damperli kamyonlar hariç), transmikser, beton santrali, forklift ve beton pompası ithal edilmesi halinde yürürlükteki İthalat Rejimi Kararı’nda öngörülen oranlarda Gümrük Vergisi tahsil edilir.”

MADDE 8- Aynı Tebliğin 15 inci maddesinin altıncı, yedinci ve sekizinci fıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“(6) Türkiye’deki serbest bölgelerden kullanılmış komple tesis ithal edilmek istenmesi halinde; Dış Ticaret Müsteşarlığından alınmış mevcut tesisin faaliyet ruhsatı ile tesisin ülke içerisine ithalinde serbest bölgeler mevzuatı açısından herhangi bir sakınca bulunmadığına ilişkin uygunluk yazısının Müsteşarlığa ibrazını müteakip, bu maddenin 4(b) ve 4(c) bendinde belirtilen belgeler aranmaksızın Müsteşarlık elemanlarınca kullanılmış komple tesisin bulunduğu serbest bölgede yapılacak ekspertiz neticesinde düzenlenecek rapora göre ithal izni verilebilir.”

“(7) Baskı, basım, matbaa, tekstil, hazır giyim, konfeksiyon ve vinç hizmetleri yatırımlarına yönelik teşvik belgeleri kapsamında kullanılmış makine ve teçhizat ithal edilemez.”

“(8) Kullanılmış olarak ithal edilen makine ve teçhizatın amacı dışında kullanılması veya 30 uncu madde hükmü saklı kalmak üzere satılması halinde sağlanan destek unsurları ilgili mevzuat çerçevesinde geri alınır. Söz konusu makine ve techizat, kullanılmış komple tesis kapsamında temin edilmiş ise 4 ay içerisinde ihraç edilir veya gümrüklerce yapılacak tüm masraflar yatırımcı tarafından karşılanmak suretiyle tasfiye edilmek üzere gümrüklere terk edilir.”

MADDE 9- Aynı Tebliğin 20 nci maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş, maddeye aşağıdaki fıkra ikinci fıkra olarak eklenmiş, maddenin diğer fıkraları sırasıyla teselsül ettirilmiştir.

“(1) Büyük ölçekli yatırımlar ile bölgesel uygulama kapsamında desteklenen yatırımlardan, tamamlama vizesi yapılmış teşvik belgesinde kayıtlı istihdamı aşmamak kaydıyla;

a) Komple yeni yatırımlarda, teşvik belgesi kapsamında gerçekleşen yatırımla sağlanan,

b) Diğer yatırım cinslerinde, yatırımın tamamlanmasını müteakip, yatırıma başlama tarihinden önceki son altı aylık dönemde (mevsimsel özellik taşıyan yatırımlarda bir önceki yıla ait mevsimsel istihdam ortalamaları dikkate alınır) Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğüne verilen aylık prim ve hizmet belgesinde bildirilen ortalama işçi sayısına teşvik belgesi kapsamında gerçekleşen yatırımla ilave edilen,

istihdam için ödenmesi gereken sigorta primi işveren hissesinin asgari ücrete tekabül eden kısmı aşağıda belirtilen sürelerde Müsteşarlıkça karşılanır.

Bölgeler 31/12/2011 tarihine kadar başlanılan yatırımlar 1/1/2012 tarihinden itibaren başlanılan yatırımlar
I 2 yıl -
II 3 yıl -
III 5 yıl 3 yıl
IV 7 yıl 5 yıl

“(2) Ancak, yararlanılan sigorta primi işveren hissesi desteği tutarı, bölgesel uygulama kapsamında desteklenen yatırımlarda gerçekleşen sabit yatırım tutarının I inci bölgede %6’sını, II nci bölgede %8’ini, III üncü bölgede %10’unu ve IV üncü bölgede %14’ünü; büyük ölçekli yatırımlarda ise I inci bölgede %2’sini, II nci bölgede %3’ünü, III üncü bölgede %5’ini ve IV üncü bölgede %7’sini geçemez. Bölgesel desteklerden yararlanan yatırımlar kapsamındaki KOBİ’ler için bu oranlara tüm bölgelerde 5’er puan ilave edilir.”

MADDE 10- Aynı Tebliğin 21 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“(1) Büyük ölçekli yatırımlar ile bölgesel uygulama kapsamında gerçekleştirilen yatırımlarda, 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 32/A maddesi çerçevesinde kurumlar vergisi veya gelir vergisine uygulanacak indirim oranları ile yatırıma katkı oranları aşağıda belirtilmiştir:


Bölgesel Uygulama Büyük Ölçekli Yatırımlar
Bölgeler Yatırıma katkı oranı (%) Kurumlar vergisi veya gelir vergisi indirim oranı (%) Yatırıma katkı oranı (%) Kurumlar vergisi veya gelir vergisi indirim oranı (%)
I 10 25 25 25
II 15 40 30 40
III 20 60 40 60
IV 25 80 45 80

“(2) Ancak, teşvik belgesi kapsamında;

a) 31/12/2010 tarihine kadar yatırıma başlanılmış olması halinde aşağıdaki tabloda belirtilen indirim oranları ile yatırıma katkı oranları uygulanır.


Bölgesel Uygulama Büyük Ölçekli Yatırımlar
Bölgeler Yatırıma katkı oranı (%) Kurumlar vergisi veya gelir vergisi indirim oranı (%) Yatırıma katkı oranı (%) Kurumlar vergisi veya gelir vergisi indirim oranı (%)
I 20 50 30 50
II 30 60 40 60
III 40 80 50 80
IV 60 90 70 90

b) 31/12/2011 tarihine kadar yatırıma başlanılması halinde ise aşağıdaki tabloda belirtilen indirim oranları ile yatırıma katkı oranları uygulanır.


Bölgesel Uygulama Büyük Ölçekli Yatırımlar
Bölgeler Yatırıma katkı oranı (%) Kurumlar vergisi veya gelir vergisi indirim oranı (%) Yatırıma katkı oranı (%) Kurumlar vergisi veya gelir vergisi indirim oranı (%)
I 15 50 25 50
II 25 60 35 60
III 35 80 45 80
IV 55 90 65 90

MADDE 11- Aynı Tebliğin 24 üncü maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“(2) İthal edilecek makine ve teçhizatın fiyat değişiklikleri ile ilgili olarak makine ve teçhizat bazında %50 oranına kadar olan artış veya azalışlarda doğrudan gümrük idarelerine başvurularak ithalat işlemleri yapılır.”

“(3) Yerli makine ve teçhizat listesi kapsamında yer alan makine ve teçhizatın her bir makine ve teçhizat bazında %50 oranına kadar olan artış veya azalışlarda liste tadilatı yapılmaksızın KDV istisnasına ilişkin doğrudan işlem yapılabilir.”

MADDE 12- Aynı Tebliğin 26 ncı maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“(1) Teşvik belgesi kapsamı yatırımların proje bazında yapılacak değerlendirme sonucunda öngörülecek sürede gerçekleştirilmesi esastır. Yatırımın öngörülen sürede gerçekleştirilememesi halinde, yatırım harcaması yapılmış olması kaydıyla ek-5’de yer alan Yatırım Takip Formu ile birlikte teşvik belgesinin düzenlendiği mercie süre uzatımı talebinde bulunulması durumunda, teşvik belgesinde kayıtlı ilk sürenin yarısı kadar ek süre verilebilir.”

MADDE 13- Aynı Tebliğin 29 uncu maddesinin onuncu fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“(10) Finansal Kiralama Kanununun 23 üncü maddesinde belirtilen ihbar süresinin bitimini müteakip en geç 3 ay içerisinde kiralayan veya kiracı tarafından ilgili mercie bildirimde bulunulması halinde; sözleşmenin feshedilmesi ve finansal kiralamaya konu makine ve teçhizatın devrinin talep edilmesi durumunda, finansal kiralama şirketi ile devralacak teşvik belgeli yatırımcının birlikte müracaatına istinaden yeni sözleşme çerçevesinde devir işlemi uygun görülebilir.”

MADDE 14- Aynı Tebliğin 33 üncü maddesinin üçüncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş, maddeye aşağıdaki fıkra dördüncü fıkra olarak eklenmiş ve mevcut dördüncü fıkra beşinci fıkra olarak teselsül ettirilmiştir.

“(3) Karar ile bu Tebliğ’de belirlenen hükümlere aykırı davranan, teşvik belgesindeki kayıt ve koşulları yerine getirmeyen, teşvik belgesi ile diğer belgelerde tahrifat yapan, sahte ve muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge düzenleyen veya kullanan, yanlış ve yanıltıcı bilgi veren, diğer kurum, kuruluş veya firmalara karşı yükümlülüklerin yerine getirilmemesi nedeniyle icra veya iflas yoluyla yapılan işlemler de dahil belge kapsamındaki makine ve teçhizatı öngörülen sürelerden önce satan veya satılmasına sebebiyet veren, teşvik belgesinde öngörülen sürede yatırımlarını tamamlamayan, belirlenen asgari yatırım tutarlarına uymayan yatırımcıların teşvik belgeleri Müsteşarlıkça kısmen veya tamamen iptal edilir.”

“(4) Belge kapsamındaki makine ve teçhizatın öngörülen asgari süreleri doldurmadan satılması veya satılmasına sebebiyet verilmesi halinde, yatırımcı tarafından bu durumun en kısa sürede Müsteşarlığa bildirilmesi zorunludur.”

MADDE 15- Aynı Tebliğin 34 üncü maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir, sekizinci fıkra yürürlükten kaldırılmış ve mevcut dokuzuncu fıkra sekizinci fıkra olarak teselsül ettirilmiştir.

“(2) Müsteşarlık, yatırımların tamamlama vizesi işlemleri için yatırımın bulunduğu il valiliğini, odaları veya bankaları görevlendirebilir. Ayrıca, Müsteşarlıkça uygun görülmesi halinde, daha önceki kararlara istinaden düzenlenen teşvik belgeleri de dahil olmak üzere tamamlama vizesi işlemleri Ek-7’de yer alan bilgi ve belgeler ile yeminli mali müşavirlerce düzenlenecek tamamlama ekspertiz raporuna istinaden de yapılabilir. Ancak, Müsteşarlık gerekli görülen hallerde yerinde tespit yapmaya yetkilidir.”

MADDE 16- Aynı Tebliğin 35 inci maddesinin üçüncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“(3) Sanayi odaları, devir, satış, ihraç ve kiralama işlemlerine ilişkin müracaatlar ile yatırım konusu değişikliği ve yatırımın nakli konusundaki talepleri Müsteşarlığın görüşünü alarak, bunların dışındaki diğer işlemleri Karar ve Tebliğ hükümleri çerçevesinde yapılacak değerlendirmeye göre sonuçlandırırlar.”

MADDE 17- Aynı Tebliğin Yatırım Bilgi Formu başlıklı Ek-1 Bölüm II “YATIRIM İLE İLGİLİ BİLGİLER- GENEL BİLGİLER” alt başlığının birinci fıkrasındaki “Not: Müracaat tarihi itibariyle kira kontratlarının kiralık arazi için en az 10 yıl, bina için ise 5 yıl olması zorunludur.” ifadesi metinden çıkartılmıştır.

MADDE 18- Aynı Tebliğin Ek-1 Bölüm III’de yer alan 6 ncı, 8 inci, 9 uncu, 12 nci ve 21 inci maddeler aşağıdaki şekilde değiştirilmiş, aynı bölüme aşağıda yer alan 24 üncü madde eklenmiştir.

“6- Tehlikeli atıkların bertaraf edilmesine yönelik yatırımlarda;

Tamamlama vizesi aşamasında Çevre ve Orman Bakanlığı’ndan alınmış çevre izin ve lisans belgesinin onaylı sureti.”

“8- Pancar veya kamış işleyerek şeker üretimi konularında yapılacak komple yeni veya tevsi yatırımları ile nişasta bazlı şeker üretimi konularında yapılacak yatırımlar için Şeker Kurumu’ndan alınmış tesis kurma izin yazısı.”

“9- Sağlık yatırımlarında;

Komple yeni yatırımlarda Sağlık Bakanlığından alınmış olan ön izin yazısı, diğer yatırım cinslerinde ise işletme ruhsatının onaylı sureti (3359 sayılı Kanunun Ek 7 nci maddesi kapsamında Sağlık Bakanlığı tarafından gerçek veya özel hukuk tüzel kişilerine kiralama karşılığı yaptırılacak olan sağlık yatırımları hariç).”

“12- İskele, rıhtım, balıkçı barınağı ve liman yatırımlarında;

Ulaştırma Bakanlığı Demiryollar, Limanlar ve Hava Meydanları İnşaatı Genel Müdürlüğü’nün uygulama projesine ilişkin onay yazısı ile Bayındırlık ve İskan Bakanlığı’nın imar planına ilişkin onay yazısı.”

“21- Kablo ve uydu yayıncılığı yatırımlarında;

Komple yeni yatırımlarda, Radyo ve Televizyon Üst Kurulu’ndan (RTÜK) alınacak lisans ve yayın izni işlemlerinin başlatıldığına dair yazı (Tamamlama vizesi aşamasında RTÜK’ten alınmış lisans ve yayın izni verildiğine dair yazı ayrıca aranacaktır), diğer yatırım cinslerinde ise RTÜK’ten alınacak lisans ve yayın izni olduğuna dair yazı.”

“24- 4/12/2003 tarihli ve 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu kapsamına giren depolama tesisi yatırımlarında Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’ndan alınacak lisansın onaylı sureti.”

MADDE 19- Aynı Tebliğin Ek-1 BÖLÜM V’de yer alan birinci ve ikinci “BEYAN VE TAAHHÜT” aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

BEYAN VE TAAHHÜT

(Tüm teşvik belgesi taleplerinde aranır.)

Yatırım teşvik belgesinin düzenlenmesi ile tamamlama vizesinin yapılmasına kadar yapacağımız tüm müracaatlarda ibraz ettiğimiz ve/veya edeceğimiz bilgi ve belgelerin varlığını, muhteviyatı itibarıyla doğruluğunu, teşvik belgesi kapsamında desteklerden yararlanan yatırım harcamaları ile ilgili olarak başka kamu kurum ve kuruluşlarının destek programları ile diğer kuruluşların kamu kaynaklı desteklerinden halihazırda yararlanmadığımızı ve yararlanmayacağımızı, yatırımın herhangi bir aşamasında aksinin tespiti halinde teşvik belgesi kapsamında sağlanan desteklerle ilgili her türlü müeyyidenin uygulanmasını beyan, kabul ve taahhüt ederiz.

Temsil ve ilzama yetkili

Kişilerin imzaları ve Kaşe”

BEYAN VE TAAHHÜT

……… ilinde ……… faaliyetinde bulunan işletmemiz 5084 sayılı Kanun uyarınca uygulanmakta olan “sigorta primi işveren hissesi teşviki”nden yararlanmış olup, teşvik belgesi kapsamında öngörülen “sigorta primi işveren hissesi desteği”nden aynı dönem için mükerrer olarak faydalanmayacağımızı, aksinin tespiti halinde her türlü cezai müeyyidenin uygulanabileceğini beyan, kabul ve taahhüt ederiz.

Temsil ve ilzama yetkili

Kişilerin imzaları ve Kaşe”

MADDE 20- Aynı Tebliğin Yatırım Tamamlama Vizesi İçin İstenecek Belgeler başlıklı Ek-7 Bölümünde yer alan Gerçekleşen İthal Makine ve Teçhizat Listesi ile Gerçekleşen Yerli Makine ve Teçhizat Listesi isimli tablolar aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

GERÇEKLEŞEN İTHAL MAKİNE VE TEÇHİZAT LİSTESİ (2 nüsha)

Global Liste Sıra No Makine Adı Adedi Menşe Ülke Dövizi (FOB) FOB $ CIF (TL) FOB (TL) Gümrük Beyannamesi Yevmiye Kayıtları Satılan Makine ve Teçhizatın Yevmiye Kayıtları
Tarih No Tarih No Tarih No
——– ——— ——– ——– ——– ——– ——– ——– ——– ——– ——– ——– ——–

GERÇEKLEŞEN YERLİ MAKİNE VE TEÇHİZAT LİSTESİ (2 nüsha)

Global Liste Sıra No Makine Adı Adedi Birim Tutar (TL) Toplam Tutar (TL) Fatura Yevmiye Kayıtları Satılan Makine ve Teçhizatın Yevmiye Kayıtları
Tarih No Tarih No Tarih No
———- ———- ———- ———- ———- ———- ———- ———- ———- ———- ———-

MADDE 21- Aynı Tebliğe aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.

“GEÇİCİ MADDE 2- (1) 14/7/2009 tarihli ve 2009/15199 sayılı Karar’a istinaden düzenlenmiş bulunan teşvik belgelerine konu yatırımlar, talep edilmesi halinde, söz konusu karara ilişkin değişikliklerle lehe getirilen hükümlerden teşvik belgesinde kayıtlı yatırıma başlama tarihinden itibaren yararlandırılır. Yatırıma başlama şartının yerine getirilmesinde bu tebliğin 6 ncı maddesinde tanımlanan harcamaların gerçekleştirildiği tarih esas alınır ve söz konusu yıl için belirlenen destekler uygulanır.

(2) Ayrıca, teşvik belgesinin revizesi sonucu asgari kapasite veya tutar şartını sağlamaları nedeniyle bölgesel veya büyük ölçekli teşvik sisteminden yararlanabilecek olan yatırımlar da talep edilmesi halinde bölgesel veya büyük ölçekli teşvik sistemine geçtiği tarihteki revize değeri dikkate alınmak kaydıyla birinci fıkra kapsamında değerlendirilir.”

MADDE 22- Bu Tebliğin 9 uncu ve 10 uncu maddeleri 1/1/2011 tarihinden, diğer maddeleri 14/4/2011 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

YTTK-ÖnAŞ

Yeni Türk Ticaret Kanunu’na Göre Ön-Anonim Şirket ve Anonim Şirketin Tüzel Kişilik Kazanması ( Naif ADAR ) 10 Mayıs 2011

I- GİRİŞ Bu çalışmamızda ise yeni Türk Ticaret Kanunu (2)’na göre ön-anonim şirket ile şirketin tüzel kişilik kazanması ve de Kanun’a aykırı kuruluş ile sonuçları üzerinde durulacaktır.

II- YTTK’YA GÖRE ÖN-ANONİM ŞİRKET Yeni Türk Ticaret Kanunu, anonim şirket in kuruluşunu, “kurulma” ve “tüzel kişilik kazanma” olarak ikili bir ayrıma tabi tutmaktadır. Zira, YTTK’nın 335. maddesinin birinci fıkrasında “Şirket, kurucuların, kanuna uygun olarak düzenlenmiş bulunan, sermayenin tamamını ödemeyi, şartsız taahhüt ettikleri, imzalarının noterce onaylandığı esas sözleşme de, anonim şirket kurma iradelerini açıklamalarıyla kurulur.” denilmekte, aynı maddenin ikinci fıkrasında da “355. maddenin birinci fıkrasının saklı olduğu” belirtilmektedir. Bu manada, anılan fıkra, “ön-anonim şirket in varlığına işaret etmekte ve şirketin oluşma anını açıklığa kavuşturmaktadır. YTTK’ nın 355. maddesinin ilk fıkrasında ise “Şirket ticaret sicili ne tescil ile tüzel kişilik kazanır.” hükmü yer almaktadır.

Dolayısıyla, eski TTK’ da, “anonim şirket in kurulması” ile payların taahhüt edilip esas sözleşmesinin imzalanmasından şirketin tescil ve ilanına kadar geçen süre kastedildiği halde; YTTK, kurucuların şirket esas sözleşmesini noter huzurunda imzalamaları ile birlikte şirketin “kurulduğunu” (ön-anonim şirket in varlığını) kabul etmekte, ancak şirketin ticaret sicili ne tescil ile tüzel kişilik kazanacağını öngörmektedir.

Ön-anonim şirket, tüzel kişiliği haiz anonim şirketten farklıdır. Anılan nokta 355. maddenin birinci fıkrasının saklı tutulması ile vurgulanmıştır. Ön-anonim şirket ile anonim şirketin ayrışması organların oluşumu ve yetkilerini kullanma anlarının belirlenmesi başta olmak üzere birçok diğer hüküm yönünden önemlidir. Hakim görüş uyarınca, ön-anonim şirket bir adî şirket ve dernek olmayıp; bir elbirliği mülkiyeti (şirketi) oluşturur. Şirketin tescili ile ön-şirket tasfiyesiz sona erer. Tek kişi anonim şirketinde ise ön-şirket tek kurucunun özel malvarlığı niteliğini taşır. Türk hukukunda ön-anonim şirketin niteliği ile hukukî durumu öğretide ve mahkeme kararlarında açıklığa kavuşacaktır(3).

III- YENİ TÜRK TİCARET KANUNU’NA GÖRE ANONİM ŞİRKET İN TÜZEL KİŞİLİK KAZANMASI YTTK, ETTK’ da yer alan “anonim şirket , ticaret sicili ne tescil ile tüzel kişilik kazanır” ilkesini aynen muhafaza etmektedir (YTTK md. 355/f.1). Buna göre, anonim şirket esas sözleşmesinin tamamı, kuruluş iznine tabi şirketler için Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’ndan kuruluş izninin alındığı tarihi, diğer şirketlerde ise kuruluş esas sözleşmesinin noter tarafından onaylandığı tarihi izleyen otuz gün içerisinde, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki ticaret siciline tescil ettirilmeli ve Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nde ilan olunmalıdır (YTTK md. 354/f.1).

Buna karşılık, Yeni Türk Ticaret Kanunu, esas sözleşmenin ilan edilmesine ilişkin olarak, sadece aşağıda belirtilen hususların ilan tarihinden itibaren hüküm ifade edeceğini öngörmektedir:

a- Esas sözleşme nin tarihi,

b- Şirketin ticaret unvanı ve merkezi,

c- Şirketin, varsa süresi,

d- Şirketin sermayesi, ödenmesinin şekil ve şartları ile payların itibarî değer leri, varsa imtiyazlar,

e- Pay senetlerinin türleri, hamiline veya nama yazılı oldukları,

f- Şirketin nasıl temsil olunacağı,

g- Yönetim kurulu üyeleriyle, şirketi temsile yetkili kimselerin ad ve soyadları, unvanları, yerleşme yerleri ve vatandaşlıkları,

h- Şirketin yapacağı ilânların şekli; esas sözleşme de buna ilişkin hüküm bulunduğu takdirde, yönetim kurulu kararlarının pay sahipleri ne nasıl bildirileceği dolayısıyla, yukarıda belirtilen hususlar, şirket esas sözleşmesinin ilan edildiği tarihten itibaren hüküm ifade edecektir.

IV- TESCİLDEN ÖNCEKİ İŞLEM VE TAAHHÜTLERİN ŞİRKET TARAFINDAN ÜSTLENİLMESİ Yeni Türk Ticaret Kanunu, ETTK’da olduğu gibi, “işlem ve taahhütlerin ileride kurulacak şirket adına yapıldığının açıkça bildirilmiş olması ve de şirketin ticaret sicili ne tescilinden itibaren üç ay içerisinde bu taahhütlerin şirket tarafından kabul edilmesi halinde”, şirketin, bu işlem ve taahhütlerden dolayı sorumlu olacağını öngörmektedir (YTTK md. 355/f.2).

Bu koşulların mevcut olmaması, başka bir deyişle, tescilden önceki işlem ve taahhütlerin şirket adına yapıldığının açıkça bildirilmemesi veya bu hususların şirketin tescilinin üzerinden üç ay geçtikten sonra talep veya kabul edilmesi ya da süresi içerisinde müracaat edilmekle birlikte şirketin talebi reddetmesi durumunda, bu işlemleri yapanlar veya taahhütlere girişenler, bu işlem ve taahhütlerden dolayı şahsen ve müteselsilen sorumlu olacaklardır (YTTK md. 355/f.2).

Bununla birlikte, YTTK’nın anılan hükmünde, sadece “şirket tarafından kabul olunmuşsa” ibaresine yer verilmiş, ancak bu kabulün şirketin hangi organı tarafından yerine getirileceği açıklanmamıştır. Kanımızca, bu işlem ve taahhütler, şirket genel kurulu tarafından kabul edilip karara bağlanmalıdır.

V- KURULUŞ GİDERLERİ NİN ŞİRKET TARAFINDAN KARŞILANMASI YTTK, anonim şirket in kuruluşu esnasında yapılan kuruluş giderleri nin, ancak şirket tarafından kabul edilmesi durumunda, şirket tarafından karşılanacağını, şirket tarafından kabul edilmemesi halinde ise, kurucular tarafından karşılanacağını, kurucuların bu giderleri sadece şirketten talep edebileceklerini, bunun dışında pay sahipleri ne müracaat etmelerinin mümkün olmayacağını öngörmektedir (YTTK md. 355/f.3).

VI- KANUN’A AYKIRI KURULUŞ VE SONUÇLARI Yeni Türk Ticaret Kanunu’na göre anonim şirket in kuruluşunda, Kanun hükümlerine uyulmamış olsa dahi, şirketin butlan ına veya yoklu ğuna karar verilemeyecektir (YTTK md. 353/f.1). Buna karşılık, şirketin kurulmasında kanun hükümlerine aykırı hareket edilmesi ve bu suretle alacaklıların, pay sahipleri nin veya kamunun menfaatlerinin önemli bir şekilde tehlikeye düşürülmesi ya da ihlâl edilmesi durumunda;

a- Sanayi ve Ticaret Bakanlığı,

b- Şirket yönetim kurulu ,

c- İlgili alacaklı veya

d- Pay sahibi

şirketin merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesine müracaat ederek şirketin feshini talep edebilecektir (YTTK md. 353/f.1).

Bu durumda, mahkemece, şirketin feshine karar verilebileceği gibi, eksikliklerin giderilmesi ve esas sözleşmeye veya kanuna aykırılıkların düzeltilmesi amacıyla şirkete süre de verilebilir (YTTK md. 353/f.2).

Ancak, fesih davası nın, şirketin tescil ve ilânından itibaren üç aylık hak düşürücü süre içinde açılması zorunludur (YTTK md. 353/f.4). YTTK, bu hususların yanında, yanında, hem davanın açıldığı hususunun hem de kesinleşmiş olan mahkeme kararının, mahkeme tarafından re’sen ticaret sicili ne bildirilip tescil edilmesini ve Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nde ilân olunmasını; tescil ve ilânı yapılan bu hususun şirket yönetim kurulu tarafından, tirajı elli binin üzerinde olan ve yurt düzeyinde dağıtımı yapılan en az bir gazetede ilân edilmesini ve şirketin internet sitesi ne konulmasını şart koşmaktadır (YTTK md. 353/f.5).

VII- ÖZET VE SONUÇ YTTK, anonim şirket in kuruluşunu, “kurulma” ve “tüzel kişilik kazanma ” olarak ikili bir ayrıma tabi tutmaktadır. YTTK’ya göre anonim şirket, kurucuların, kanuna uygun olarak düzenlenmiş bulunan, sermayenin tamamını ödemeyi, şartsız taahhüt ettikleri, imzalarının noterce onaylandığı esas sözleşme de, anonim şirket kurma iradelerini açıklamalarıyla kurulur. Buna karşılık, şirket ticaret sicili ne tescil ile tüzel kişilik kazanır. Yani, YTTK, kurulduğu andan tescil edildiği zamana kadar geçecek sürede, “ön-anonim şirket”in varlığını kabul etmektedir.

Anonim şirket in kuruluşunda, Kanun hükümlerine uyulmamış olsa dahi, şirketin butlan ına veya yoklu ğuna karar verilemeyecektir. Bununla birlikte, anonim şirketin kurulmasında kanun hükümlerine aykırı hareket edilmesi ve bu suretle alacaklıların, pay sahipleri nin veya kamunun menfaatlerinin önemli bir şekilde tehlikeye düşürülmesi ya da ihlâl edilmesi durumunda; Sanayi ve Ticaret Bakanlığı, şirket yönetim kurulu , ilgili alacaklı veya pay sahibi, şirketin merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesine müracaat ederek şirketin feshini talep edebilecektir. Ancak, fesih davası nın, şirketin tescil ve ilânından itibaren üç aylık hak düşürücü süre içinde açılması gerekmektedir.

5 Mayıs 2011 Perşembe

İşkur teşviki,6111 ile gelen!

Tarih: 05.05.2011

6111 sayılı yasanın 74.md 4447 sayılı Kanuna geç.10.md yi ekledi. Yazının konusu yürürlük tarihinden bu yana henüz genelgesi yayımlanmayan son derece önemli bir teşvikin şartları ve uygulamasıdır.

A)TEŞVİKİN ÖMRÜ:01/03/2011 den 31/12/2015 tarihine kadar.Ancak bu süre Bakanlar Kurulu tarafından 31/12/2020 yılına kadar uzatılabilir.

B)TEŞVİKTEN YARARLANMA ŞARTLARI:01.03.2011’den itibaren özel sektör işverenlerince işe alınanlardan;

a)Fiilen çalıştırılma.(Fiilen çalışmayan birisini asla teşvikten faydalandırmayınız.)

b)İşe alındıkları tarihten önceki altı aya ilişkin SGK’na verilen prim ve hizmet belgelerinde kayıtlı sigortalılar dışında olma( Giriş tarihinden itibaren geriye dönük altı ay değil Kuruma bildirimi yapılmış ve ara vermeksizin,geriye dönük aylık bildirge sayısı altı olacak.Aman ha dikkat)

c)Aynı döneme ilişkin(geriye dönük son altı ay) işe alındıkları işyerinden bildirilen prim ve hizmet belgelerindeki sigortalı sayısının ortalamasına ilave olma,

ç)Bu maddede belirtilen diğer koşulları da sağlamak.

C)TEŞVİK UNSURLARI

a) 18 yaşından büyük ve 29 yaşından küçük erkekler ile 18 yaşından büyük kadınlardan;

1)Mesleki yeterlik belgesi sahipleri için 48 ay süreyle, (Mesleki Yeterlilik belgesi verilen meslekler,5544 Sayılı MYK Kanunu’nun 2. Maddesine göre tabiplik, diş hekimliği, hemşirelik, ebelik, eczacılık, veterinerlik, mimarlık (Avrupa Birliği’nde otomatik tanınma kapsamında yer alan meslekler), mühendislik mesleği ile en az lisans düzeyinde öğrenimi gerektiren ve mesleğe giriş şartları kanunla düzenlenmiş olan mesleklerin dışındaki tüm mesleklerdir.Kanun koyucunun amacı;İşe alınacak kişinin taşıması gereken bilgi ve becerilerin önceden bilinmesi, yanlış kişiyi istihdam ederek para ve zaman kaybetme riskini azaltmak, Mesleki yeterlilik belgelerine sahip nitelikli işgücü istihdamının yaygınlaştırılması ile tüketiciye daha kaliteli mal ve hizmet sunulmasına katkıda bulunmaktır.

2)Mesleki ve teknik eğitim veren orta veya yüksek öğretimi veya Türkiye İş Kurumunca düzenlenen işgücü yetiştirme kurslarını bitirenler için 36 ay süreyle, (Mesleki ve teknik eğitim alanında orta öğretim diploması ile mesleki, teknik eğitim veren en az 2 yıllık yüksek öğretim kurumundan mezun olanları ve 4904 sayılı yasayla kurulmuş olan Türkiye İş kurumu tarafından düzenlenen kursları bitirme belgesi sahibi olanları kapsamaktadır.)

3) (1) ve (2) numaralı alt bentlerde sayılan belge ve niteliklere sahip olmayanlar için 24 ay süreyle,(Sadece teknik eğitimi olanları değil,teknik eğitimi olmayanları da kapsamak tadır.)

b) 29 yaşından büyük erkeklerden (a) bendinin (1) ve (2) numaralı alt bentlerinde sayılan belge ve niteliklere sahip olanlar için 24 ay süreyle,

c) (a) ve (b) bentleri kapsamına girenlerin Türkiye İş Kurumuna kayıtlı işsizler arasından işe alınmaları halinde ilave olarak 6 ay yukardaki sürelere eklenecektir.

Burada şöyle bir yol önereceğim;Yukardaki şartlara uygun bir çalışan alınacaksa, önce o kişinin internet üzerinden T.İş Kurumu internet sitesine (www.iskur.gov.tr) girmesi ve iş arayan kısmından “üye ol” bölümüne girmesi buradan üyeliğini gerçekleştirmesi sağlanmalıdır. Özgeçmişin girilmesi ve üyeliğin aktif edilip edilmediğinin kontrol edilmesi önemlidir.Bu kayıt yapıldıktan sonra İşe giriş yapılması çok önemlidir.Bundan sonra ki aşamayı makalenin sonunda ayrıntılı olarak anlatacağımdan burada fazla girmiyorum.

ç) 5510 sayılı Kanunun 4-1(a) bendi kapsamında çalışmakta iken, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra mesleki yeterlik belgesi alanlar veya mesleki ve teknik eğitim veren orta veya yüksek öğretimi bitirenler için 12 ay süreyle,

Bir Örnekle açıklayacak olursak; 01.03.2011 den sonra 5510 sayılı yasanın 4/a kapsamında çalışan birinin 18 yaşından büyük bayan olduğunu , diğer şartlarıda sağladığını,01.03.2011 tarihinden önce başladığı, Açık Ticaret Lisesini, 01/08/2014 de bitirdiğini düşünelim;

1) Öncelikle bayan çalışanımızın durumu, a/3 bendine girer ve 24 ay boyunca teşvikten faydalanır.Teşvikten faydalanma süresi 01.03.2013 de son bulur.

2)Eğer çalışanımız mesleki orta öğretimi daha önce bitirmiş olsaydı a/2 bendinde belirtilen 36 ay teşvikten faydalanacaktı.

Ama maddenin (ç) bendi, bu çalışanımıza mesleki orta öğretimini 31/12/2015 den önce bitirdiği için 12 ay ek teşvik süresi veriyor.01/08/2011 tarihinden,yani mezuniyet belgesini ibraz ettiği tarihten itibaren 12 ay daha teşvikten faydalanır.Teşvik süresi toplam 36 aya çıkar.

d)18 yaşından büyüklerden bu fıkranın a,b,ç bentlerine girmeyenlerin Türkiye İş Kurumuna kayıtlı işsizler arasından işe alınmaları halinde 6 ay süreyle,uygulanır.

Örneğin ;Diğer şartları sağlayan bir çalışanın mesleki yeterlilik belgesi yok,Mesleki ve teknik ortaöğretim ya da Yüksek öğretim mezunu değil,İşkur işgücü yetiştirme kursu da almamış.Ancak İşkura işsiz olarak kaydını yaptırmış.Bu durumda bu çalışan 6 ay boyunca teşvikten yararlanır.

ÖZEL DURUMLAR:

1) Bu maddede sayılan belge ve nitelikler nedeniyle destek unsurundan yararlanabilmek için sigortalıların sahip oldukları mesleki yeterlik, mesleki ve teknik eğitim veren orta veya yüksek öğretim kurumları veya Türkiye İş Kurumunca düzenlenen işgücü yetiştirme kurslarına ilişkin belgelerde belirtilen meslek ya da alanlarda işe alınmaları veya çalışıyor olmaları gerekir.

2) Bu maddeyle sağlanan destek unsurundan aynı sigortalı için bir kez yararlanılabilir.

3) Sigortalı, destek süresini tamamlamadan işsiz kalması halinde, kalan süreden yeniden yararlanamaz.

4) 18 yaşından büyük ve 29 yaşından küçük erkekler ile 18 yaşından büyük kadınlardan, aynı bent kapsamında yeniden işe alınmaları ve (1) veya (2) numaralı alt bentlerde sayılan belge ve nitelikleri ;

a)Mesleki yeterlik belgesi sahipleri,

b)Mesleki ve teknik eğitim veren orta veya yüksek öğretimi veya Türkiye İş Kurumunca düzenlenen işgücü yetiştirme kurslarını bitirenler bu dönemde temin etmeleri halinde destekten yeniden yararlanabilirler.

Bu durumda ilk yararlanma süresi, ikincisinden düşülür ve toplam yararlanma süresi en son yararlanılan destek için maddede öngörülen süreyi aşamaz.

5) İşveren hissesine ait primlerin Fondan karşılanabilmesi için işverenlerin çalıştırdıkları sigortalılarla ilgili olarak; 5510 sayılı Kanun uyarınca aylık prim ve hizmet belgelerini yasal süresi içerisinde SGK’na vermesi,

6)Sigortalıların tamamına ait sigorta primlerinin sigortalı hissesine isabet eden tutarını yasal süresi içinde ödemesi ve kapsama giren sigortalının işe alındığı işyerinden dolayı Sosyal Güvenlik Kurumuna prim, idari para cezası ve bunlara ilişkin gecikme cezası ve gecikme zammı borcu bulunmaması şarttır.

7) Sosyal Güvenlik Kurumuna olan prim, idari para cezası ve bunlara ilişkin gecikme cezası ve gecikme zammı borçlarının 6183 sayılı Kanunun 48 . maddesine göre tecil ve taksitlendirilmiş veya ilgili diğer kanunlar uyarınca prim borçlarının yeniden yapılandırılmış ve taksitlendirilmiş olması, bu tecil, taksitlendirme ve yeniden yapılandırma devam ettiği sürece işverenlerin bu fıkra hükmünden yararlanmasına engel teşkil etmez.

8) Bu maddeyle sağlanan destek unsuru, 5510 sayılı Kanunun 81. maddesinin birinci fıkrasının (ı) bendi(%5 prim teşviki) uygulandıktan sonra kalan sigorta primlerinin işveren hisselerine ait oranı üzerinden, bu maddede belirtilen esaslar dikkate alınarak uygulanır.

9) SGDP ne tabi çalışanlar ve yurt dışında çalışan sigortalılar hakkında uygulanmaz.

10) 5510 sayılı Kanun gereğince yapılan kontrol ve denetimlerde, çalıştırdığı kişileri sigortalı olarak bildirmediği tespit edilen işverenler bir yıl süreyle bu maddeyle sağlanan destek unsurlarından yararlanamaz.

11) Aşağıda belirttiğim işyerleri kapsam dışıdır: a)21/4/2005 tarihli ve 5335 sayılı Kanunun 30. maddesinin ikinci fıkrası kapsamına giren kurum ve kuruluşlara ait işyerleri(genel bütçeye dahil daireler, katma bütçeli idareler, döner sermayeler, fonlar, belediyeler, il özel idareleri, belediyeler ve il özel idareleri tarafından kurulan birlik ve işletmeler, sosyal güvenlik kurumları, bütçeden yardım alan kuruluşlar ile özel kanunla kurulmuş diğer kamu kurum, kurul, üst kurul ve kuruluşları, kamu iktisadi teşebbüsleri ve bunların bağlı ortaklıkları ile müessese ve işletmelerinde ve sermayesinin %50'sinden fazlası kamuya ait olan diğer ortaklıklar)

b)8/9/1983 tarihli ve 2886 sayılı Devlet İhale Kanununa tabi işyerleri

c)4/1/2002 tarihli ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanununa ve uluslararası anlaşma hükümlerine istinaden yapılan alım ve yapım işleri

d)4734 sayılı Kanundan istisna olan alım ve yapım işlerine ilişkin işyerleri

12) 5510 sayılı Kanun kapsamında bulunanlarla aynı şartlarda olmak üzere 506 sayılı Kanunun geçici 20. maddesi kapsamındaki sandıkların statülerine tabi personeli için de uygulanır.(Bu sandıklar; Bankalar, sigorta ve reasürans şirketleri, ticaret odaları, sanayi odaları,borsalar veya bunların teşkil ettikleri birlikler personelinin malûllük, yaşlılık ve ölümlerinde yardım yapmak üzere, tesis veya dernek olarak kurulmuş bulunan sandıklardır.)

E-Bildirge Sisteminde Yapılan Düzenlemeyle, 01/03/2011 den sonra işe alınan personelin teşvikten faydalanıp faydalanamayacağını,kaç ay teşvik ten faydalanacağını görecek ve barkodlu form alacaksınız.

1.aşama;İşverenin E bildirge şifresiyle E-Bildirge ekranına giriş yapılmalı,

2.aşama;E-Bildirge ekranına giriş yapıldıktan sonra 4447 /10 Geç.10.md. Sigortalı giriş butonu seçilmeli,

3.aşama;2.aşamadaki giriş yapıldıktan sonra,ikinci bir ekran açılacaktır.Açılan ekranda Mart ayından itibaren sigortalı girişi yaptığınız sigortalıları göreceksiniz.

4.aşama;Her işçi için ayrı ayrı İncele butonlarını tıkladığınızda karşınıza üçüncü ekran açılacaktır.Bu ekrandan kişi işe yeni başlayan bir sigortalı kısmı butonunu tıklayınız,

5.aşama;4.aşamadaki butonu tıkladığınızda,karşınıza dördüncü ekran açılacaktır. Burada seçeceğiniz alt bölümlere göre teşviklerinizin süresi tanımlı olarak karşınıza getirilecek.Yada çalışanlarınız teşvikten faydalanmıyorsa örneğin;”Kişi işe girdiği tarih itibariyle son altı ay içerisinde çalışmıştır.” uyarısı alacaksınız.

6.aşama;Onayla butonunu tıkladığınız zaman tekrar bir ekran açılacaktır.Ana ekran karşınıza çıkacaktır.Bazen bu ekran gelmeyebilir.Çıkış yapı tekrar 2.aşamadaki butonu tıkladığınızda yeni form butonunu tıklayın ve barkotlu formu yazıcıdan alınız.

7.aşama;Barkotlu formunuzu aldıktan sonra ilgili belgelerle birlikte bir yazı ekinde bir ay içinde SGK şubesine teslim edeceksiniz.

3 Mayıs 2011 Salı

6111 de erteleme.

Torba yasadan yararlanma başvuru ve ilk taksit ödeme süreleri bir ay uzatıldı. Bakanlar Kurulu'nun konuya ilişkin kararnamesi 30 Nisan 2011 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi.

Kanunun kapsamlı olması,çeşitli konuları barındırması bakımından başlangıç cümlesinde, işin özünü oluşturmakla beraber bazı inceliklerin bulunduğunu belirtmek isteriz. İlk önemli nokta Sosyal Güvenlik Kurumu'na yapılacak ödemelere ilişkin ilk taksit ödeme süresinde herhangi bir değişiklik olmadığı konusudur.SGK ya ödemelerde ilk taksit yine haziran sonuna kadardır. Aslında böylece bir anlamda tüm kurumlara olan ilk taksit ödeme süresi haziran ayına alınmış oldu. SGK dışındaki kurumlara yapılacak ödemelerde ilk taksitin hazirana alınması ikinci taksit ödeme süresinde herhangi bir değişiklik yapmamıştır.İkinci taksit yine temmuz ayında yapılacak.

Kanunun kapsamında başvuru süresi uzayan borçları şöyle belirtebiliriz;

· Kesinleşmiş borçlara ilişkin 2'nci,

· Kesinleşmemiş veya dava safhasında bulunan borçlara ilişkin 3'üncü,

· Pişmanlıkla ya da kendiliğinden yapılan beyanlara ilişkin 5'inci,

· Matrah artırımına için madde 6,7,8.den yararlanma başvuru süresi 31 Mayıs,

Faturasız stok, faturasız satışlar ile kasa ve ortaklar cari hesaplarına ilişkin düzeltmelerin yapılması için başvuru süresi 30 Haziran 2011 tarihi bitimine kadar uzatılmış oldu.

Ara dönemde yapılan tarhiyatlar : Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla inceleme veya tarhiyat aşamasında bulunan ve kanunun yayımı tarihinden 2 Mayıs tarihine kadar tebliğ edilen tarhiyatlara ilişkin başvuru süresi de yine bir ay uzatılmış oldu. Uzatmanın belki de en önemli kısmı burada yatıyor. Aslında kanunun yayımı tarihinde inceleme ve tarhiyat aşamasında bulunan durumlar için kanundan yararlanmak için ihbarnamenin tebliği tarihinden itibaren 30 gün içerisinde başvuruda bulunulması gerekiyordu. Bu tarhiyatlar için uzlaşma talebinde bulunulması da bu süreyi uzatmıyordu. İdare uzlaşma talebine hemen gün vermez ise mükellefin, şayet risk almak istemiyorsa, bu süreyi geçirmeden kanundan yararlanmak için başvuru yapması gerekiyordu. İşte bu başvuru süresi 30 günün bitiminden itibaren bir ay daha uzatılmış oldu.

Süre uzatımları bakımından özellik arz eden bu maddenin önemi şuradadır. Özellikle matrah artırımında bulunan veya halen bulunacak mükellefler bakımından yazılan raporların 31 Mart tarihine kadar vergi dairesine intikal etmesi gerekiyordu. İşte bu nedenle de birçok inceleme rutin usullerin dışında biraz aceleye getirilerek yetiştirilmeye çalışıldı. Mükellef ilk etapta derdini anlatmak için doğal olarak uzlaşma yolunu da kullanmayı tercih etti. İdarenin kısa sürede uzlaşma taleplerini karşılamasında zorluklar vardı. Şimdi kimsenin mazereti kalmadı. Mükellef odaklı idare anlayışının bir gereği olarak mükelleflerin herhangi bir hak kaybına uğramamaları bakımından özellikle bu dönemde yazılan raporlar bakımından uzlaşma görüşmelerinin mutlaka yapılmasında yarar bulunmaktadır.

İşçi Özlük Dosyası

İş Kanunu’nun 104. maddesine göre, İş Kanunu’nun 75. maddesindeki işçi özlük dosyalarını düzenlemeyen işveren veya işveren vekiline, 2011 yılı için, 1.113 TL para cezası uygulanacaktır

Öncelikle işçi özlük dosyalarının hazırlanmasından başlanarak, diğer kayıt ve belgeler için işçilere ait bilgi ve belgelerin belirli bir düzen içinde tasnifini sağlayarak, kayıtların düzenli tutulmasını ve ilgili evrakların takibini kolaylaştıracaktır.

İşçi özlük dosyalarının düzenlenmesinin işverenliğe sağladığı olumlu sonuçlarını ise işletmenin ilerleyen yıllarında çalışanların açacağı İş Mahkemesindeki davalarda delil olarak sunulan özlük dosyalarındaki her türlü bilgi ve belgeler ile işveren lehine sonuçlanan davaların kazanımında görülecektir.

Özlük dosyasının düzenlenmesi, işvereni idari para cezalarından kurtardığı gibi, ilgili evrakın düzenlenmesiyle, işçi işveren arasındaki özellikle belgeye dayanan ihtilafların azalmasına sebep olacaktır. İşletmelerin kurumsallaşmasında özlük dosyaları önemli bir yer tutmaktadır.

Özlük dosyalarını tutmakla görevli ilgili çalışanlar işçinin şahsına ait hiçbir bilgiyi yetkili görevliler dışında diğer üçüncü kişilerle paylaşamaz. Paylaşmaları halinde çalışma barışını bozarlar.Bu durum karşısında işçi haklı nedenle iş akdini fesih yoluna gidebilir.

İşveren çalıştırdığı her işçi için bir özlük dosyası düzenler.

İşveren bu dosyada, işçinin kimlik bilgilerinin yanında, bu Kanun ve diğer kanunlar uyarınca düzenlemek zorunda olduğu her türlü belge ve kayıtları saklamak ve bunları istendiği zaman yetkili memur ve mercilere göstermek zorundadır.

İşveren, işçi hakkında edindiği bilgileri dürüstlük kuralları ve hukuka uygun olarak kullanmak ve gizli kalmasında işçinin haklı çıkarı bulunan bilgileri açıklamamakla yükümlüdür.

18 Mart 2011 Cuma

Yurtdışı destekler.

SIKÇA SORULAN SORULAR

1. Yurtdışı ofis, mağaza açma ve işletmeye ilişkin devlet desteklerinden kimler yararlanabilir? Yurdışında halihazırda faaliyet gösteren veya açılacak olan yurtdışı birim (şirket, mağaza, depo, şube, daimi stand ve showroom) destek kapsamındadır. Buna göre, Türkiye’de faaliyet gösteren bir şirket üçfarklı durumda destekten yararlanabilir. -Yurtdışında kendi ünvan ve markasıyla satış yapmak amacıyla yurtdışı birim açılması-Yurdışında mal ticaretine aracılık yapmak amacıyla yurtdışı birim açılması-Bir şirketin veya sektörel dış ticaret şirketinin (SDŞ) yurtdışındaki bir firmaya temsilcilik/distribütörlük hakkı vermesi Ayrıca, SDŞ’ler yurtdışında doğrudan pazarlama amaçlı yurtdışı birim açmaları durumunda desteklerden yararlanabilir.

2. Destek hangi mevzuata dayanarak verilmektedir? 97/9 sayılı Yurtdışında Ofis-Mağaza Açma, İşletme ve Marka Tanıtım Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Tebliğ ve söz konusu tebliğde değişiklik yapılmasına dair 98/14 sayılı Tebliğe istinaden destekleme yapılmaktadır.

3. Destek hangi kurum tarafından verilmektedir? Dış Ticaret Müsteşarlığı (İhracat Genel Müdürlüğü)

4. Desteklenecek harcamalar ve destek oranları nedir?

a- Yurtdışında kendi ünvan ve markasıyla satış yapmak amacıyla yurtdışı birim açılmasıdurumunda: Demirbaş alımı (bir defalık) : % 50 Yıllık azami destek: 20.000 dolar Kira bedeli : İlk yıl % 50 ikinci yıl % 30 Yıllık azami destek: 50.000 dolar Reklam harcamaları: İlk yıl % 30 ikinci yıl % 20 Yıllık azami destek: 30.000 dolar

b- Yurtdışında mal ticaretine aracılık yapmak amacıyla yurtdışı birim açılması durumunda: Kira bedeli ve reklam harcamaları: İlk yıl % 50 ikinci yıl % 30 Yıllık azami destek: 30.000 dolarc- Bir şirketin veya sektörel dış ticaret şirketinin (SDŞ) yurtdışındaki bir firmaya temsilcilik/distribütörlük hakkı vermesi durumunda: Türk şirket/SDŞ’ni payına düşen temsilcilik/distrıbütörlük sözleşmesine ilişkin resmi giderlerin10.000 doları aşmaması kaydıyla % 50’si Temsilci/distribütörün yaptığı reklam harcamalarının yıllık 30.000 doları aşmaması kaydıyla birinci yıl % 30, ikinci yıl % 20’si Ayrıca, SDŞ’ler yurtdışında doğrudan pazarlama amaçlı yurtdışı birim açmaları durumunda, kira, demirbaş ve reklam harcamalarının %50’sini aşmaması kaydıyla ortak sayısına göre 400.000 dolar ve 1.000.000 dolar arasında destekten yararlanır.

5. Türkiye’de faaliyette bulunan bir şirket en çok kaç yurtdışı birim için destekten yararlanabilir? Farklı şehirlerde olması şartıyla en çok 5 yurtdışı birim için yararlanabilir.

6. Nasıl başvuruda bulunulur? 97/9 sayılı Tebliğ ekinde bulunan “Yurtdışında Ofis-Mağaza Açma, İşletme ve Marka Tanıtım Faaliyetleri Başvuru Formu”nu doldururak gerekli belgelerle birlikte bağlı bulunduğu üyesi olduğu ihracatçı birliği genel sekreterliğine başvurulur.

7. Hangi belgeler istenmektedir? Yukarıda 4’üncü maddede sayılan tüm desteklerden yararlanabilmek için,

a) Kira kontratı ve kiranın yatırıldığını tevsik eden belgelerin (fatura, banka ödeme makbuzu) aslıveya ilgili mercilerden (noter, meslek odası, vergi dairesi veya diğer resmi merciler) onaylı suretleri

b) Yurtdışı birimin bulunduğu ülkedeki resmi mercilere kayıtlı olduklarını tevsik eden belgelerin(ticaret/sanayi odası, vergi dairesi, ilgili adli merciler vb.) aslı veya onaylı suretleri
c) Yurt dışı birimin banka hesap bilgilerini içeren belgenin aslı veya onaylı sureti

d) Demirbaş alımına ilişkin belgelerin aslı veya onaylı sureti

e) Tanıtım ve reklam faaliyetlerine ilişkin sözleşme (varsa) ve harcama belgelerinin (fatura ve ödeme belgeleri) aslı veya onaylı suretleri ve ilgili yayınların birer örneği

f) Yurtdışındaki bir firmaya temsilcilik/distribütörlük verilmesi durumunda buna ilişkin sözleşmenin aslı veya onaylı sureti

g) Yurtdışında marka tesciline ilişkin belgenin (varsa) aslı veya onaylı sureti

8. Yukarıda sayılan belgeleri ihracatçi birliğine teslim etmeden önce ne yapılmalıdır? Talep sahiplerinin söz konusu belgelerle birlikte bir dilekçe ekinde Ticaret Müşavirliğine müracaat ederek belgeleri onaylattırmaları gerekmektedir.

9. Başvuru için süre sınırlaması var mıdır?Talep sahiplerinin fatura/ödeme belgesini (kira ödemelerinde banka dekontunu) aldığı tarihten itibaren 6 ay içerisinde ilgili ihracatçı birliğine gerekli incelemenin yapılmasını teminen başvuruda bulunması gerekmektedir. Ticaret müşavirliği onayı bulunmayan belgelerle yapılan başvuru 6 aylık süreyi kesmez.

10. Desteklerden yararlanmak için Türkiye’deki ana şirket ile yurtdışı birim arasında nasıl bir organik bağ olması gerekmektedir? İki şirket arasındaki organik bağ iki şekilde kurulabilir . a) Türkiye’de kurulu şirketin tüzel kişilik olarak ya da tüm ortakların yurt dışında açılan birime ortak olmasıb) Türkiye’de kurulu şirketin en az % 51’ine sahip ortak yada ortaklarının yurtdışı birimi oluşturmasıveya ortak olması

11. Yurtdışı birimin yabancı bir ortak ile oluşturulması durumunda destekten nasıl yararlanılır? Bu durumda Türkiye’de yerleşik firmanın payı oranında destekten yararlanılabilir.
12. Yurtdışı birimin ofis dışında, mağaza ve/veya depoya sahip olması durumunda hepsi için destekten faydalanabilir mi? Hayır, sadece bir yer destek kapsamına alınmaktadır.

13. Yurtdışı birim için ödeme ne zaman yapılır? İhracatçı birlikleri gerekli incelemenin yapılmasını müteakiben ödeme miktarını ve ilgili belgeleri Dış Ticaret Müsteşarlığına iletir. Dış Ticaret Müsteşarlığınca uygun görülen taleplere ilişkin ödemeler Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından 1-3 ay içerisinde yapılır.

14. Ödemeler hangi döviz cinsinden yapılır? İbraz edilen belgelerdeki TL cinsinden giderler TL, döviz cinsinden olanlar ise ödemenin yapıldığı (fatura veya belge) tarihteki Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası çapraz kurları ve döviz alışkuru esas alınarak ABD Doları karşılığı TL olarak ödenir.

15. Demirbaş kapsamına neler girmektedir? Masa, telefon, bilgisayar, faks cihazı, büro mefruşatı vb. kalemler demirbaş olarak kabul edilmektedir. Binek otomobil, minübüs, kamyon veya forklift vb. demirbaş kapsamı dışındadır.

16. Destekten yararlanmaya başlayan firma sonraki başvurularında demirbaş harcamalarına ilişkin fatura ibraz etmesi durumunda destekten yararlanabilir mi? Hayır. Yurtdışı birim için ilk yapılan başvuruda ibraz edilen fatura konusu demirbaşlar destek kapsamındadır. Daha sonra alınan demirbaşlar, ofis/mağazada yapılan tadilatlar kapsamında alınan demirbaşlar için destekten yararlanılamaz.

1. Yurtdışı ofis, mağaza açma ve işletmeye ilişkin devlet destekleri (Ofis-Kira Destekleri) ile Markalaşma destekleri arasında temel fark nelerdir? Ofis kira desteğinde firmalar en fazla 5 ayrı şehirde birim açabilmekte ve teşvik unsurları daha az olmaktadır. Ayrıca, ofis kira desteklerinde önceden izin alınmayan faaaliyetler desteklenebilirken, markalaşma desteğinde her faaliyet, projede belirlenmiş şekilde Dış Ticaret Müsteşarlığıonayından geçmiş olmak ve Müşavirliğe faaliyet öncesi bilgi verilmesi kaydıyla desteklenmektedir. 2. Markalaşma desteği çerçevesinde yurtdışında açılacak birimler ile ilgili bir sayı kısıtı var mı? Markalaşma desteği çerçevesinde her hangi bir sayı kısıtı bulunmamaktadır. Proje Öneri Formunda belirtilen kapsamda uygun görülen projelere destekleme yapılmaktadır.

3. Bu desteklerle ilgili sayı kısıtı yoksa, parasal limit var mı? Her şirketin yararlanacağı desteklerdeki parasal limit belirlenmiş durumdadır. Bu nedenle, bu limit (örneğin kiralamadaki 300,000 $) tek bir birimde de kullanılabilir, 100 birimde de kullanılabilir.

4. Yurt dışında ortaklık yapılması mümkün müdür, mümkünse destekleme oranı nedir? Destek kapsamına alınan şirket hissesinin (SDŞ ve DTSŞ’ler hariç) en az % 51’ine sahip ortak ya da ortaklarının şirketi temsilen yurtdışında birim açmaya yetkili kılındığına dair ilgili Karar Organlarınca alınacak karar ile söz konusu ortak ya da ortakların yurt dışında açılan birime en az % 51 oranında ortak olduğuna dair belgenin, ibrazı ve herhalukarda yurtdışı birimin Türkiye’deki ana şirketin kuruluş tarihinden sonra açılması gerekmektedir. Bu çerçevede organik bağ tesis etmiş firmalara verilecek destek, hisseleri oranında olacaktır. Yani %70 hisse ile 600.000 $’lık kiralama yapılması durumunda en fazla 300.000 x 70/100=210.000 $ destek verilebilecektir.

5. Turquality- from Turkey ibaresi nedir?25/03/2000 tarihli ve 24000 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan (İhracat 2000/7) sayılı “Türk Ürünlerinin Yurtdışında Markalaşması, Tanıtım ve Tutundurması ile Türk Malı İmajının Yerleştirilmesine Yönelik Faaliyetlerin Desteklenmesi Hakkındaki 2000/3 Sayılı TebliğKapsamında ‘Turquality-From Turkey’ İbaresinin Kullandırılmasına Dair Tebliğ”de belirtilen logo ile tanımlanan ve Turquality Komitesince kullanımına izin verilen ibaredir.

6. Turquality- from Turkey ibaresini kimler kullanabilir? Bir sirketin “Turquality-from Turkey” ibaresini kullanabilmesi icin 2003/3 sayılı "Türk Ürünlerinin Yurtdışında Markalaşması ve Türk Malı İmajının Yerleştirilmesine Yönelik Faaliyetlerin Desteklenmesi Hakkında Tebliğ" kapsamında DTM’ye başvurmuş, adı geçen Tebliğkapsamında sunmaları gereken Proje Öneri Formu’nda söz konusu ibareyi kullanmak istediğini belirtmiş ve Turquality Komitesinden söz konusu ibareyi kullanma yetkisini almış olmasıgerekiyor. Komitenin izni olmadan bu ibareyi kullananlar hakkında yasal işlem yapılır.

7. Turquality Komitesi Kimlerden oluşmaktadır? Turquality Komitesi, Dış Ticaret Müsteşarlığı’nın bağlı bulunduğu Bakan, Müsteşarlık temsilcileri, özel sektör temsilcileri ve meslek kuruluşları temsilcilerinin katılımıyla 8 daimi, 6 değişken üyeden oluşur.

8. Turquality Komitesi çalışmakta mıdır?Şu anda 3 modacı (Dice Kayek, Atıl Kutoğlu ve Hüseyin Çağlayan) söz konusu ibareyi kullanma yetkisine sahiptir. Bir kalite simgesi olarak düşünülen Turquality-from Turkey” logosunun kullanımına ilişkin olarak hazır giyim sektöru pilot sektor olarak belirlenmiş durumdadır. Turquality Komitesi’nin alt organı olan Turquality Çalışma Grubu ise çalışmalarına devam etmekte ve söz konusu logoya ilişkin etiket standartlarını belirleme aşamasında önemli bir yol almış durumdadır.

9. Franchise desteğinde sistem nasıl işlemektedir? Franchise verilen mağazaların tüm dünyada aynı kapsam ve biçimde tasarlanmış olması ve franchise sözleşmesinde belirlenmiş ürünler dışında bir ürün satışının yapılmamasıgerekmektedir. Destekten yararlanmak isteyen şirketler proje öneri formlarında bu konuyu belirterek müracaatta bulunmalıdır.
10. Müracaatlar nasıl yapılmaktadır? Firmalar müracaat yapmadan önce 2003/3 sayılı Tebliği okumalı ve ekinde yer alan Proje Öneri Formunu doldurarak Dış Ticaret Müsteşarlığı İhracat Genel Müdürlüğü’ne müracaat etmelidir. Mevzuatta anlaşılmayan bir husus olması durumunda tereddüt edilmeksizin Müşavirliğimize veya İhracat Genel Müdürlüğü’ne danışılmasında fayda bulunmaktadır.

11. Harcama belgeleri ne kadar sürede İhracatçı Birliklerine ulaştırılmalıdır? Yapılan harcamalar fatura/ödeme belgesi tarihinden itibaren 6 ay içinde İhracatçı Birliğine eksiksiz bir müracaat şeklinde intikal ettirilmelidir. Eksik evrak ile yapılan müracaatlar 6 aylık sürenin işlemesine engel olmaz. Verilen 6 aylık süre, eksiksiz olarak yapılacak müracaat içindir.

12. Müsteşarlıktan izin alınmadan yapılan harcamalar destekten yararlanabilir mi? Markalaşma desteğinin en önemli özelliklerinden birisi, Poje Öneri Formu ve müracaattaki diğer evrakla faaliyetlerin tanımlanmış olması ile faaliyet başlamadan önce planlanarak Müsteşarlığın onayına sunulması gerekliliğidir. Ayrıca, yine proje ile ilgili faaliyet gerçekleşmeden önce Müşavirliklere bilgi verilmesi gerekmektedir. Ancak bundan sonra faaliyet, desteklemeden istifade edebilir.

13. Bir firmanın bir kaç tane markası varsa hepsi için destekleme yapılmakta mı? Destekleme sadece bir marka için yapılmaktadır. Bir kaç marka var ise, uluslararası marka olma potansiyeli yüksek olan marka için talepte bulunulması, talebin uygun görülmesi açısından da önem taşımaktadır.

14. Her şirket yararlanabilir mi? Desteklemeden, sinai faaliyette bulunan firmalar ile, Dış Ticaret Sermaye Şirketleri (DTSŞ) ve Sektörel Dış Ticaret Şirketleri (SDŞ) faydalanabilir. Moda tasarımcıları, Üretici Birlik ve Dernekleri ile İhracatçı Birlikleri de Tebliğde belirlenen kıstaslar çerçevesinde destekten yararlanabilirler.

15. Müracaatların değerlendirilmesi ne kadar zaman alıyor? Müracaatı yapan firmanın hazırlayacağı dosyaya bağlı olarak, tam ve eksiksiz bir müraacat bir kaç hafta içinde sonuçlanabilirken, sorunlu dosyalarda süre uzayabilmektedir.

17 Şubat 2011 Perşembe

Torbadan sosyal güvenlik ile ilgili ne çıktı?

· Çalışan emeklilerin destek primi borçları da yapılandırılıyor.

· 60 aydan fazla borcu olup da sigortalılığı durdurulan Bağ-Kur'lular faizsiz ödeme yaparak geriye dönük hizmet kazanabilecekler.

· 2008'deki SGK yapılandırmasından yararlanıp,12 taksitten en fazla 4 ü veya 24 taksitten 8 ini ödememiş olanlar yeniden aynı yapılandırmayı ihya ettirebilecekler.

· Yaşlı ve engellilere ödenen muhtaçlık aylığında, yersiz ödenen aylıkların geri tahsilatında %50 cezalı tahsilat kaldırılıyor.

· Borcunu taksitlendiren işverenler teşviklerden hemen yararlanabilecek.

· İlk taksitini ödeyen Bağ-Kur'lu sağlık hizmetlerinden yararlanabilecek.

· SGK'ya olan borcunu ödeyince emekliliğe hak kazanacak olan Bağ-Kur'lular,banka kredisi kullanıp,SGK'ya ödeme yapabilecekler.Aylığa ve sağlık sigortasına kavuşup, bağlanan aylıktan kredi borcunu ödeyebilecekler. En uygun kredi için SGK yönlendirme yapacak.

· Maliye ve SGK borçları kredi kartıyla da ödenebilecek.

· Tarım Bağ-Kur'lular taksitlendirilen borçlarını yıllık olarak da ödeyebilecekler.

· Yurtdışında isteğe bağlı sigorta primi ödeyen işçilerin primleri SSK (4/a) kapsamında sayılacak.

· 65 yaşını dolduran çiftçiler, isterlerse prim ödemeyebilecekler.

· Erken doğum yapan kadına, doğum öncesi ödenemeyen iş göremezlik ödeneği doğum sonrasına eklenecek.Erken doğum yapan işçi ve memurlar, kullanmadıkları izinlerini doğum sonrası kullanabilecekler.

· Part-time çalışanlara,30 günden eksik kalan günleri borçlanma imkanı veriliyor. Dileyen işçi bu süreyi isteğe bağlı ödeyebilecek.Ödenen primler SSK kapsamında sayılacak.

· Aylıksız izindeki memurun sağlık primleri kurumlarınca ödenecek.

· Şirket ortakları aynı zamanda SSK'lı olarak da çalışabilecek.Bağ-Kur'la çakışan bu sürelerde SSK esas olacak.

· Stajyer avukatların sağlık primini Barolar Birliği ödeyecek.

· İşçiler, bir yıl içinde 30 güne kadar ücretsiz izin süresinde sağlık yardımı alabilecek.

· SGK'nın yaptığı yersiz ödemeler 3 ay içinde değil,24 ayda tahsil edilecek.

· Prim belgesini işyerinde asmayan işverene ceza yok.

· Tarım SSK'lının eşine, çocuklarına, ana ve babasına da sağlık yardımı verilecek.

· Kız çocuklarından 1 Ekim 2008 öncesinde ebeveyni üzerinden sağlık yardımı alanlar, durum değişikliği (işe girme, evlenme) olsa dahi yararlanmaya devam edecekler.

· 1 Ekim 2008 sonrasında el işine başlayıp vergiden muaf olan bayanlar 255 lira yerine 153 lira prim ödeyecekler.

· 2008/Ekim'de kaldırılan Tarım SSK uygulaması yeniden geliyor. Mevsimlik ve geçici tarım işçileri bu kapsamda prim ödeyecek.

· Şehir için taksi ve dolmuş şoförlerinden, ay içinde 10 günden az çalışma süresi olanlar ayda 255 lira yerine 155 lira prim ödeyerek sigortalı olacaklar.

· En az 20 işçinin çalıştığı işyerinde staj yapılabilirken,bu sayı 10'a iniyor.

· İşe girenlerin yeşil kartı 'dondurulacak.' İşsiz kalırlarsa yeşil kartlı sayılacaklar.

· Part-time çalışanlara işsizlik sigortası geliyor. 30 günden eksik sürenin primlerini kendileri öderlerse, işsizlik sigortasından yararlanabilecekler.

· İşsizlik sigortasından yararlanmak için son 4ayda 120gün prim şartı kaldırılıyor.

· Kısa çalışma ödeneğinden yararlanmada koşullar esnetiliyor. Ödeneğin alt sınırı brüt asgari ücretin %60'ı, üst sınırı ise brüt asgari ücretin %150'si olacak. Yani %30'luk artış sağlanıyor.

· 18-29 yaş arası gençleri ve 18 yaşından büyük kadınları işe alan işverene 2015 sonuna kadar prim teşviki geliyor. Teşvikler, meslek sahibi ve İş-Kur'a kayıtlı işsizlerin işe alınması halinde 54 aya kadar çıkıyor.

· 5 puanlık prim teşviki diğer teşviklerle bir arada uygulanabilecek. Daha önce işverenler birisini tercih etmek zorunda kalıyordu.

· İşçi şikayetlerinin hızlandırılması amacıyla Bölge Çalışma Müdürlükleri'ne denetim yetkisi veriliyor.

3 Şubat 2011 Perşembe

Yapı denetim faturalarının yarattığı sorun hk.

YAPI DENETİM ŞİRKETLERİ TARAFINDAN ARSA SAHİBİ ADINA DÜZENLENEN FATURALARIN YAPI MÜTEAHHİDİ TARAFINDAN GİDERLEŞTİRİLMESİ VE KDV İNDİRİMİ HUSUSUNUN DEĞERLENDİRİLMESİ Yazar: SecattinMARAŞLIOĞLU(*) Yaklaşım Dergisi/ Mayıs 2008 / Sayı: 185
I- GİRİŞ Son yıllarda arsa sahipleri ile yapımcı firmalar arasında yapılan kat karşılığı inşaat sözleşmeleri ile bina inşaatı yapımı yaygınlaşmış bulunmaktadır. Yapımcı firmalar tarafından arsa sahiplerine verilen bağımsız bölümlerin inşası için yapılan harcamalarla kendilerine kalan bağımsız bölümlerin inşası için yapılan harcamaların toplamı inşaatın maliyetini oluşturur. Arsa sahiplerine verilen bağımsız bölümlerin inşası için yapılan harcamalar; yapımcı firma tarafından arsa bedeli olarak inşaat maliyetine dahil edilir ve arsa sahibine verilen bağımsız bölümlerin satış bedelini oluşturur. Yapımcı firma yapmış olduğu bu harcamalar karşılığında VUK hükümlerine göre düzenlenmesi gereken belgeleri kendi adına düzenlettirmektedir. Ancak bazı belgelerin yapımcı firma adına düzenlenmesi hususunda bazı sorunlar yaşanmaktadır. Bunlardan en önemlisi ve yüksek bedeller tutanı da yapı denetim şirketlerine yapılan ödemelerdir. Yazımızda yapı denetim şirketleri tarafından arsa sahibi adına düzenlenen faturalara ait harcamaların giderleştirilmesi ve yüklenilen katma değer vergisinin indiriminin mümkün olup olmadığı irdelenecektir.
II- GAYRİMENKUL TİCARETİ VE İNŞAAT İŞLERİYLE DEVAMLI UĞRAŞANLARIN KARŞILAŞTIKLARI VERGİSEL SORUNLAR GVK 37.md “Her türlü ticari ve sınai faaliyetten doğan kazançlar ticari kazançtır.” hükmüne yer verilmiş olup,Kanun’un uygulanmasında ticari kazanç olarak vergilendirilecek faaliyetler 2. fıkrasında yedi bent olarak belirtilmiştir.GVK 37-4 gayrimenkullerin alım, satım ve inşa işleriyle devamlı olarak uğraşanların bu işlerden elde ettikleri kazançların ticari kazanç sayılacağı hükme bağlanmıştır. Aynı Kanun’un 38.md bilanço esasına göre ticari kazanın tespit şekli tarif edilmiştir. Buna göre “Bilanço esasına göre ticari kazanç, teşebbüsteki öz sermayenin hesap dönemi sonunda ve başındaki değerleri arasındaki müsbet farktır. Bu dönem zarfında sahip ve sahiplerce: 1- İşletmeye ilave olunan değerler bu farktan indirilir, 2- İşletmeden çekilen değerler ise bu farka ilave olunur.
Ticari kazancın bu suretle tespit edilmesi sırasında, VUK değerlemeye ait hükümleri ile bu Kanun’un 40 ve 41. maddeleri hükümlerine uyulur.” hükmüne yer verilmiştir.
GV mükellefleri GVK 40md belirtilen giderlerini safi kazancın tespitinde gider olarak dikkate alırlar. 41. maddesinde yazılı ödemeleri de gider olarak dikkate alamazlar.
KV mükellefleri için 5520 sayılı KVK 6.md hükmü gereğince safi kurum kazancının tespitinde,GVK ticari kazanç hükümleri uygulanır. KV mükellefleri 5520 sayılı KVK md 8de yazılı giderleri de ayrıca hasılattan indirebilirler. Ticari kazancın tespitinde, olmazsa olmaz hükümlerden bir tanesi de giderlerin VUK hükümlerine göre düzenlenmiş tevsike esas belgelerle belgelendirilmesi ve bu belgelerin mükellef adına düzenlenmiş olması gerekmektedir. Ancak bazı belgelerin yapımcı firma adına düzenlenmesi hususunda bazı sorunlar yaşanmaktadır. Bunlardan en önemlisi ve yüksek bedeller tutanı da yapı denetim şirketlerine yapılan ödemelerdir.
4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkındaki Kanun’un 2. maddesinin 1. fıkrasında yapı denetim hizmetinin, yapı denetim kuruluşu ile yapı sahibi veya vekili arasında akdedilen hizmet sözleşmesi hükümlerine göre yürütüleceği ve yapı sahibinin yapım işi için anlaşma yaptığı yapı müteahhidini vekil olarak tayin edemeyeceği, aynı Kanun’un 5. maddesinin 1. fıkrasında ise, yapı denetim hizmet sözleşmesinin yapı sahibi ile yapı denetim kuruluşu arasında akdedileceği hükme bağlanmıştır. Konu ile ilgili olarak, Yapı Denetimi Uygulama Usul ve Esasları Yönetmeliği(1)’nin “Yapı Denetimi Hesabının Tutulması” başlıklı 13. maddesinde; yapı denetim kuruluşlarının hizmet bedellerinin karşılanması amacıyla, İl Özel İdareleri ve Belediyeler adına bankada yapı denetim hesabı açılacağı, yapı denetim için 4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanun ile öngörülen hizmet bedellerinin yapı sahipleri tarafından bu hesaba yatırılacağı açıklamalarına yer verilmiştir. Yapımcı firma ile arsa sahibi arasında yapılan kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince inşaat yapımcı firma tarafından yapılmakta olup, inşaatın denetimi için yapı denetim firmasına ödenecek hizmet bedelleri arsa sahibi adına yapımcı firma tarafından banka ve finans kurumları aracılığı ile ödenmektedir. Bunun sonucunda da yapı denetim şirketi tarafından arsa sahibi adına fatura düzenlenmektedir. Bu hususla ilgili olarak GVK ve KDV yönünden değerlendirmelerimiz aşağıya çıkarılmıştır.
A- GELİR VERGİSİ YÖNÜNDEN DEĞERLENDİRME 40-1 ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için yapılan genel giderlerin ticari kazancın tespitinde gider olarak indirilebileceği hüküm altına alınmıştır.Bir giderin kazancın elde edilmesi ve idamesi ile ilgili olduğunun kabulü için; giderle kazancın elde edilmesi ve idamesi arasında illiyet bağının bulunması, giderlerin keyfi olmaması yani kazancın elde edilmesi için mecburi olarak yapılması, yapılan gider karşılığında gayrimaddi bir kıymet iktisap edilmemiş olması gerekir. Öte yandan; bu giderlerin tevsik edici belgelere dayanması (fatura ve fatura yerine geçen vesikalar gibi) ile yasal kayıtlarda izlenmesi gerekmektedir. Diğer yandan; VUK 227-1 “Bu Kanun’da aksine hüküm olmadıkça bu Kanun’a göre tutulan ve üçüncü şahıslarla olan münasebet ve muamelelere ait olan kayıtların tevsiki mecburidir.” hükmü yer almaktadır.
Bu hükme göre, kazancın tespitinde dikkate alınacak giderlerin indirim konusu yapılabilmesi için giderlerin tevsike esas belgelerle belgelendirilmesi ve bu belgelerin mükellef adına düzenlenmiş olması gerekmektedir. Hizmet bedellerinin ödenmesi dolayısıyla arsa sahibi adına düzenlenen belgelere istinaden yapılan harcamanın yapımcı firma tarafından kazancın tespitinde gider olarak alınması mümkün değildir.
Ancak inşaatın yapı denetimi için yapı denetim firmasına ödenecek hizmet bedellerinin arsa sahibi adına yapımcı firmanın banka hesabından EFT ile ödenmesi ve düzenlenen fatura muhteviyatı ile ilgili açıklama bölümüne fatura bedelinin yapımcı firma tarafından ödendiği ibaresinin yazılması ve kat karşılığı inşaat sözleşmesine 4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkındaki Kanun gereğince zorunlu olarak yapı denetim şirketine arsa sahibi adına yapılacak denetim hizmet bedellerinin yapımcı firma tarafından ödeneceği hususunda bir madde eklenmesi şartıyla yapı denetim şirketine yapımcı firma tarafından yapılan ödeme karşılığı arsa sahibi adına düzenlenen belgenin gider yazılması mümkün bulunmaktadır. GİB Adana VDB ’nın Özelgesi’nde yapı denetim şirketi faturasının gider olarak kabul edilip edilmeyeceği hususundaki açıklama kısaca şöyledir:
“Kazancın tespitinde dikkate alınacak giderlerin indirim konusu yapılabilmesi için giderlerin tevsike esas belgelerle belgelendirilmesi ve bu belgelerin mükellef adına düzenlenmiş olması gerekmektedir. Hizmet bedellerinin ödenmesi dolayısıyla yapı sahibi adına düzenlenen belgelere istinaden yapılan harcamaların müteahhit tarafından kazancın tespitinde gider olarak dikkate alınması, mümkün değildir. Ancak, arsa sahibi ile müteahhit arasında düzenlenmiş olan sözleşme gereği, müteahhit tarafından arsa sahibi adına yapı denetim firmasına ödenen hizmet bedellerinin, ödemenin müteahhit tarafından fiilen yapıldığının belgelendirilmesi halinde Gelir Vergisi Kanunu’nun 40. maddesinin 1. fıkrası uyarınca gider olarak dikkate alınması mümkün bulunmaktadır. Bu hüküm ve açıklamalara göre, sözleşmeye istinaden arsa sahibi adına ödenen hizmet bedellerinin, söz konusu sözleşme veya banka dekontu ile tevsik edilmesi halinde safi kazancın tespitinde indirim konusu yapılabilecektir.”(2)
B- KATMA DEĞER VERGİSİ YÖNÜNDEN DEĞERLENDİRME KDVK 29.md mükelleflerin, yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden, bu Kanun’da aksine hüküm olmadıkça, faaliyetlerine ilişkin olarak kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla yüklendikleri katma değer vergisini indirebilecekleri; 30/d maddesinde ise, Gelir ve Kurumlar Vergisi Kanunlarına göre kazancın tespitinde indirimi kabul edilmeyen giderler dolayısıyla ödenen katma değer vergisinin indirim konusu yapılamayacağı hükme bağlanmıştır. Yazımızın II/A bölümündeki açıklamalarımız “aralarında düzenlemiş oldukları sözleşme gereği, müteahhit tarafından arsa sahibi adına ödenen hizmet bedelinin, ödemenin müteahhit tarafından fiilen yapıldığının belgelendirilmesi halinde GVK 40-1uyarınca gider olarak dikkate alınması mümkün bulunmaktadır.” şeklindedir. Bu açıklamalar sonucunda ticari kazancın tespitinde gider olarak kabul edilen harcama karşılığı düzenlenen faturaya istinaden ödenen kdv nin indirim konusu yapılması mümkün bulunmaktadır.
GİB Adana VDB ’nın anılan Özelgesi’nde yapı denetim şirketi faturası ile yüklenilen kdv nin indirim konusu yapılıp, yapılamayacağı hususundaki açıklama kısaca şöyledir: “Arsa sahibi adına, firmanız tarafından yapı denetim firmasına ödendiği iddia edilen ve arsa sahibi adına düzenlenen fatura bedellerinin söz konusu işle ilgili olarak ödendiğinin kesin delillerle ispatı halinde bu belgelere dayalı giderlerle ilgili olarak yüklenilen kdv nin KDVK 29-34.md belirtilen şartlar dahilinde indirim konusu yapılması mümkün bulunmaktadır.”
III- SONUÇ 4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkındaki Kanun’un 2. maddesinin 1. fıkrası gereğince arsa sahibi ile yapı denetim şirketi arasında yapılan hizmet sözleşmesi gereği ve arsa sahibi ile yapımcı firma arasında yapılan kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereği yapımcı firma tarafından arsa sahibi adına yapı denetim şirketine ödenen ve faturası arsa sahibi adına düzenlenen hizmet bedeline ait faturanın yapımcı firma tarafından ticari kazancın tespitinde gider olarak indirilmesi ve bu fatura ile yüklenilen katma değer vergisinin de indirim konusu yapılması mümkündür.

bu konu sık karşılaşılan bir konu ve yaklaşım dergisinde yayınlanan bir makalede söz edilen özelge ye dayanarak uygulayanlar var, aslında ne kurumlar vergisi ne de katma değer vergisi yasası buna izin vermez ama her nasılsa adana dan böyle bir özelge çıkmış, adı üzerinde özelge buna dayanarak bu konuda garanti verilemez ama bunu buna dayanarak uygulayanlar var bir denetim sırasında eleştiri konusu yapılsa ve desek bak adana vergi dairesi başkanlığı özelgesi var bunu kabul etmeyebilir denetçi.O zaman yapılacak şey bizim kendi adımıza özelge istememiz.

Bu özelge de de kabul etmiyor indirimi 2009 antalya vergi dairesi özelgesi.

T.C.GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI Antalya Vergi Dairesi Başkanlığı Gelir ve Kurumlar Vergileri Müdürlüğü

SAYI : B.07.1.GİB.4.07.16.01/ /GVK.08.103

KONU : İnşaat ruhsatının arsa sahibi üzerinde olması durumunda faturaların inşaat maliyetine ilave edilip edilemeyeceği

İLGİ : .... tarihli dilekçeniz

İlgide kayıtlı dilekçenizde…………. Vergi Dairesi Müdürlüğünün ………… vergi kimlik numarasında SMMM faaliyeti yaptığınızı, müteahhitlik yapan mükelleflerinizin, yapı denetim firmalarına ödenen bedeller karşısında almış olduğu faturaların arsa sahibi adına düzenlendiğini ve bu nedenle gider yazamadığını belirterek, arsa sahibi adına düzenlenen bu faturaları gider yazıp yazamayacağınızı ve arsa sahibine kesilen faturaların müteahhit adına kesilmesini nasıl sağlayacağınız konusunda görüşümüz sorulmaktadır.
GVK 37-4 md "Gayrimenkullerin alım,satım ve inşa işleriyle devamlı olarak uğraşanların bu işlerinden "doğan kazançlarının ticari kazanç olduğu açıklanmıştır.
GVK 40.md işletmeye dahil ve işle ilgili olan giderlerin indirilebileceği, 41.md de işletmenin esas faaliyet konusu ile ilgili olmayan giderlerin indirilemeyeceği hüküm altına alınmıştır.
Öte yandan, 4708 sayılı Yapı Denetim Kanununun 1.md yapı sahibinin yapı üzerinde mülkiyet hakkına sahip olan. gerçek ve tüzel kişileri, yapı müteahhidinin ise yapı işini, yapı sahibine karşı taahhüt eden veya ticari amaçla yada kendisi için şahsi finans kaynaklarını kullanarak üstlenen, ilgili meslek, odasına kayıtlı gerçek ve tüzel kişiyi ifade ettiği; 2.md de de yapı denetim hizmetinin yapı denetim kuruluşu ile yapı sahibi veya vekil arasında akdedilen hizmet sözleşmesi hükümlerine göre yürütüleceği, yapı sahibinin yapım işi için anlaştığı yapı müteahhidini vekil tayin edemeyeceği hükme bağlanmıştır.
Yukarıda yapılan açıklamalar uyarınca; kat karşılığı yapılan inşaatlarla ilgili olarak verilen yapı denetim hizmetlerinde arsa inşaat başlamadan tapu sicilinde müteahhit adına tescil edildiyse müteahhit adına, sadece sözleşmeye dayalı müteahhide arsa teslimi yapıldıysa arsa sahibi adına yapı denetim faturası düzenlenmesi gerekmektedir. Diğer bir ifade ile yapı denetim şirketi tarafından verilen yapı denetim hizmetleri ile ilgili düzenlenecek faturalar yapı sahipleri adına düzenlenecektir.Buna göre; yapı sahibi ile yapı denetim firması arasında yapılan sözleşmeye istinaden ödenen tutarlara ait faturanın arsa sahibi adına düzenlenmesi durumunda gider olarak indirim konusu yapılması mümkün bulunmamaktadır.
Bilgi edinilmesini rica ederim. Antalya Vergi Dairesi Başkanlığı - Bilgi İşlem 2009