.

.

22 Eylül 2013 Pazar

Şirketlerde İnternet Sitesi Zorunluluğu.



No: 87

Tarih: 05/06/2013

Özet: “Sermaye Şirketlerinin Açacakları İnternet Sitelerine Dair Yönetmelik” (Yönetmelik) 31 Mayıs 2013 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.

Yönetmelik 1 Temmuz 2013 tarihi itibarıyla yürürlüğe girecektir.

Yönetmelik çerçevesinde;
►  Bakanlar Kurulunca belirlenen, denetime tabi sermaye şirketleri internet sitesi açmak ve bu sitenin belirli bir bölümünü kanunen yapılması gereken ilanların yayımlanması için özgülemek ve bilgi toplumu hizmetlerine ayırmakla yükümlüdürler.
►  Yönetmelik’in yürürlüğe girdiği tarihten önce kurulmuş şirketlerin 1 Temmuz 2013 tarihinden itibaren üç ay içinde,
Yönetmelik’in yürürlüğe girdiği tarihten itibaren kurulan şirketlerin kuruluşlarının tescilinden itibaren üç ay içinde,
Yönetmelik’in yürürlüğe girdiği tarihten sonra kapsama dahil olan şirketlerin kapsama girdikleri tarihten itibaren üç ay içinde  internet sitesini açmaları gerekmektedir.
► Yönetmelik’in yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla internet sitesivar olan şirketlerin ise 1 Temmuz 2013 tarihinden itibaren üç ay içinde sitelerini Yönetmelik ile belirlenen kriterlere uygun hale getirmeleri gerekmektedir.
►  Şirketler internet sitesi ile ilgili yükümlülüklerini doğrudan kendileri yerine getirebilecekleri gibi bu konuda Merkezi Veri Tabanı Hizmet Sağlayıcılardan (MTHS) destek alabilirler.
► Şirketler internet sitesinde Yönetmelik ile yayımlanması zorunlu tutulan içeriği, yine Yönetmelik tarafından belirlenen sürelerle yayınlamakla yükümlüdürler.
►  İnternet sitesinde yayımlanan içerik, Yönetmelik ile belirlenen sürelerde elektronik olarak arşivlenmelidir.
►  Şirketler, internet sitelerinin mevzuata uygunluğuna ilişkin Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu veya bu alanda denetim yapmaya yetkilendirilmiş bağımsız denetim şirketlerinden bir teknik rapor almakla ve bu teknik raporu Gümrük ve Ticaret Bakanlığına vermekle yükümlüdürler.
İnternet sitelerinin sunucularını barındıran veri merkezleri ve sistemleri Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde kurulup işletilebileceği gibi yurt dışında da kurulup işletilebilirler.

Yönetmelik, şirketlerin internet sitesi açma yükümlülüğü ve bu sitede ilan edilip erişime açık tutulacak asgari içeriğin belirlenmesi bakımından büyük önem taşımaktadır.

1. Yürürlük-Yönetmelik 1 Temmuz 2013 tarihinde yürürlüğe girecektir.

2. İnternet sitesi açma zorunluluğu
►  Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren kurulan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 397. maddesi uyarınca Bakanlar Kurulunca belirlenen denetime tabi sermaye şirketlerinin, kuruluşlarının ticaret siciline tescil edildiği tarihten itibaren üç ay içinde internet sitesi açmaları ve bu sitenin belirli bir bölümünü şirketçe kanunen yapılması gereken ilanların yayımlanması için özgülemeleri gerekmektedir.
► Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten sonra kapsama dahil olan sermaye şirketlerinin kapsama girdikleri tarihten itibaren üç ay içinde internet sitesi açmaları ve bu sitenin belirli bir bölümünü şirketçe kanunen yapılması gereken ilanların yayımlanması için özgülemeleri gerekmektedir.
►  Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten önce kurulmuş şirketlerin 1 Temmuz 2013 tarihinden itibaren üç ay içinde internet sitesi açmaları ve bu sitenin belirli bir bölümünü şirketçe kanunen yapılması gereken ilanların yayımlanması için özgülemeleri gerekmektedir.
►  İnternet sitesivar olan şirketlerin ise 1 Temmuz 2013 tarihinden itibaren üç ay içinde sitelerinin belirli bir bölümünü şirketçe kanunen yapılması gereken ilanların yayımlanmasına özgülemeleri gerekmektedir.

3. Şirketlerin destek hizmeti alması-
Şirketler, internet sitesine ilişkin yükümlülüklerini kendileri yerine getirebilecekleri gibi, faaliyetleri yürütebilecek özel hukuk tüzel kişileri olan Merkezi Veri Tabanı Hizmet Sağlayıcılardan (MTHS) da destek hizmeti almak suretiyle yürütebilirler.
4. İnternet sitelerinin tescili-
İnternet sitelerinin, şirketlerin Merkezi Sicil Kayıt Sistemi (MERSİS) numarası altında tescil edilmesi gerekmektedir.
5. Elektronik arşivleme yükümlülüğü-
İnternet sitesinde yayımlanan içerik, ilgili mevzuatta daha uzun bir süre öngörülmedikçe internet sitesindeki yayımının son bulduğu tarihten itibaren beş yıl süre ile elektronik olarak arşivlenmelidir.




6. İnternet sitesinde yayımlanması gereken içerik
Yayımlanması gereken içerikler
Yayımlanma zamanı
Yayımlanma süresi
Şirketin MERSİS numarası, ticaret unvanı, merkezi, taahhüt edilen ve ödenen sermaye miktarı ile anonim şirketlerde yönetim kurulu başkan ve üyelerinin, limited şirketlerde müdürlerin, sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketlerde yöneticilerin ad ve soyadları.
İnternet sitesi açılması ile
Sürekli
Bir tüzel kişinin; anonim şirketlerde yönetim kuruluna üye olarak limited şirketlerde müdür olarak seçilmesi durumunda; tüzel kişiyle birlikte, tüzel kişi adına tüzel kişi tarafından belirlenen gerçek kişinin de tescil ve ilan olunduğuna ilişkin açıklama, seçilen tüzel kişinin MERSİS numarası, ticaret unvanı, merkezi ve tüzel kişi ile birlikte tescil edilen gerçek kişinin adı ve soyadı.
Seçilen denetçinin adı ve soyadı/unvanı, yerleşim yeri/merkezi, varsa tescil edilmiş şubesi.
Genel kurulun toplantıya çağrılmasına ilişkin ilan
En geç sicil gazetesinde yayımlandığı tarihte
En az altı aylık süre için
Anonim şirket genel kurulunda, finansal tabloların ve buna bağlı konuların müzakeresinin bir ay sonraya ertelenmesi halinde, bu duruma ilişkin pay sahiplerine yapılan ilan
Erteleme kararı tarihinden itibaren en geç beş gün içinde
Şirketin genel kurul toplantı tutanağı ile imtiyazlı pay sahipleri özel kurulunun toplantı tutanağı
Genel kurul tarihinden itibaren en geç beş gün içinde
Organın temsilcisi, bağımsız temsilcisi ve kurumsal temsilciliğe ilişkin ilanlar
İlanın yayımlandığı gün
Genel kurul kararına karşı iptal veya butlan davasının açıldığı hususu ve duruşma günü
İlan tarihinden itibaren en geç beş gün içinde
Genel kurul kararının iptaline veya butlanına ilişkin kesinleşmiş mahkeme kararı
Tescil tarihinden itibaren en geç beş gün içinde
Şirket sözleşmesinin değiştirilmesine ilişkin genel kurul kararı
Sicil gazetesinde yayımlandığı tarihten itibaren en geç beş gün içinde
Kayıtlı sermaye sisteminde yönetim kurulunun sermayenin artırılmasına ilişkin kararı, çıkarılmış sermayeyi gösteren esas sözleşme maddesinin yeni şekli, yeni payların itibarî değerleri, cinsleri, sayıları, imtiyazlı olup olmadıkları, imtiyazlı paylara ve rüçhan haklarına ilişkin sınırlamalar ve kullanılma şartları ile bunların süresi, prime dair kayıtlar ve bunun uygulanması hakkındaki kurallar
Şirket sözleşmesine uygun olarak yapılan ilan tarihinden itibaren en geç beş gün içinde
Yeni pay alma hakkının kullanılabilmesinin esaslarının belirlenmesine ilişkin yönetim kurulunun kararı
Sicil gazetesinde yayımlandığı tarihten itibaren en geç beş gün içinde
Esas sermayenin azaltılması durumunda, sermaye azaltılmasına gidilmesinin sebepleri ile azaltmanın amacı ve azaltmanın ne şekilde yapılacağına ilişkin ayrıntılı açıklamalar
Bu açıklamaların da yer aldığı genel kurul toplantısına ilişkin çağrı ilanının sicil gazetesinde yayımlandığı tarihten itibaren en geç beş gün içinde
Genel kurulun esas sermayenin azaltılmasına ilişkin kararı üzerine alacaklılara sicil gazetesinde yedişer gün arayla üç defa yapılan ilan
Birinci ilanın yayımlandığı tarihten itibaren en geç beş gün içinde
Mütemerrit pay sahibine temerrüde konu olan pay tutarını bir ay içinde ödemesi, aksi halde, ilgili paylara ilişkin haklarından yoksun bırakılacağı ve sözleşme cezasının isteneceğine ilişkin yapılan davet ve ihtar mesajı
Bu davet ve ihtarın sicil gazetesinde yayımlandığı tarihten itibaren en geç beş gün içinde
En az altı aylık süre için
Nama yazılı pay senedi sahiplerine, mütemerritlik nedeniyle yapılacak davet ve ihtarın ilan yerine iadeli taahhütlü mektupla yapılması durumunda
Bu davet ve ihtar iadeli taahhütlü mektubun gönderildiği tarihten itibaren en geç beş gün içinde
Yönetim kurulunun hamiline yazılı pay senetlerinin bastırılmasına ilişkin kararı
Sicil gazetesinde yayımlandığı tarihten itibaren en geç beş gün içinde
Alacaklı oldukları, şirket defterlerinden veya diğer belgelerden anlaşılamayan ya da yerleşim yerleri bilinmeyen diğer alacaklılara yönelik şirketin sona ermiş bulunduğu konusunda bilgilendirilmelerine ve alacaklarını tasfiye memurlarına bildirmeye çağrılmalarına ilişkin sicil gazetesinde birer hafta arayla üç defa yapılan ilan
Birinci ilanın yayımlandığı tarihten itibaren en geç beş gün içinde
Şirketler topluluğuna dahil bir teşebbüs tarafından payların, Türk Ticaret Kanunu'nda belirlenen oranlarda kazanılması veya elden çıkarılmasına ilişkin açıklama
Gerçekleşme tarihinden itibaren en geç beş gün içinde
Türk Ticaret Kanunu'nun 966/1. maddesi uyarınca malik ve diğer hak sahiplerinin kimler olduğunun veya yerleşim yerlerinin belli olmadığı hallerde, geminin gemi sicilinden silinmesine ve belirlenen süreye ilişkin olarak sicil gazetesinde yapılan ilan
Sicil gazetesinde yayımlandığı tarihten itibaren en geç beş gün içinde
Şirketler topluluğuna dahil olan teşebbüsün ve sermaye şirketinin yönetim kurulu üyeleriyle yöneticilerinin, kendileri, eşleri, velayetleri altındaki çocukları ve bunların, sermayelerinin en az yüzde yirmisine sahip bulundukları ticaret şirketlerinin o sermaye şirketindeki payları ile ilgili olarak yapacakları açıklama
Sicil gazetesinde yayımlandığı tarihten itibaren en geç beş gün içinde
Şirketler arasında yapılan hakimiyet sözleşmesi
Sicil gazetesinde yayımlandığı tarihten itibaren en geç beş gün içinde
Şirketteki pay sahibi/ortak sayısının bire düşmesi ya da şirketin tek pay sahipli/ortaklı olarak kurulması halinde, şirketin tek pay sahipli/ortaklı olduğu hususu ve tek pay sahibi/ortağın adı, soyadı, yerleşim yeri ve vatandaşlığına dair bilgiler
Kuruluşun ya da değişikliğin sicil gazetesinde yayımlandığı tarihten itibaren en geç beş gün içinde
Şirket sözleşmesi ve değişiklikleri
Kuruluşun ya da değişikliğin sicil gazetesinde yayımlandığı tarihten itibaren en geç beş gün içinde
Şirketin tescilinden itibaren iki yıl içinde bir işletme veya aynın, sermayenin onda birini aşan bir bedel karşılığında devralınmasına veya kiralanmasına ilişkin sözleşme
Sicil gazetesinde yayımlandığı tarihten itibaren en geç beş gün içinde
Yönetim kurulunun veya müdürler kurulunun temsile yetkili kişileri ve bunların temsil şekillerini gösterir karar
Sicil gazetesinde yayımlandığı tarihten itibaren en geç beş gün içinde
Anonim şirketlerde genel kurulun çalışma usul ve esaslarını içeren iç yönerge
İlan tarihini izleyen beş gün içinde
Yönetim kurulunun rüçhan hakkının sınırlandırılmasının veya kaldırılmasının gerekçelerini, yeni payların primli ve primsiz çıkarılmasının sebeplerini, primin nasıl hesaplandığını gösteren rapor
Sicil gazetesinde yayımlandığı tarihten itibaren en geç beş gün içinde
En az altı aylık süre için
Sermayenin azaltılmasının sebepleri ile azaltmanın amacı ve azaltmanın ne şekilde yapılacağını gösterir yönetim/müdürler kurulunca hazırlanmış ve genel kurul tarafından onaylanmış sermayenin azaltılmasına ilişkin rapor
Sicil gazetesinde yayımlandığı tarihten itibaren en geç beş gün içinde
Yönetim/müdürler kurulunun pay bedellerinin ödenmesine ilişkin çağrı ilanı
İlanın yapıldığı tarihten itibaren en geç beş gün içinde
Yönetim kurulunun mütemerrit pay sahibinin senedini iptal etmesine ilişkin karar
Sicil gazetesinde yayımlandığı tarihten itibaren en geç beş gün içinde
Yönetim kurulu veya müdürler kurulu ile genel kurul toplantılarının elektronik ortamda yapılması veya bu toplantılara elektronik ortamda katılım sağlanması hallerinde, elektronik ortam araçlarının etkin katılmaya elverişliliğinin ispatlandığı teknik rapor
Sicil gazetesinde yayımlandığı tarihten itibaren en geç beş gün içinde
Birleşme sözleşmesi, birleşme raporu, son üç yılın finansal tabloları ile yıllık faaliyet raporları, gereğinde ara bilançoları
Genel kurul kararından önceki otuz gün içinde
Birleşme sözleşmesi, birleşme raporu, son üç yılın finansal tabloları ile yıllık faaliyet raporları ve gereğinde ara bilançolarda inceleme yapma hakkının belirtildiği, bu belgelerin nereye tevdi edildiklerine ve nerelerde hazır tutulduklarına ilişkin ilan
Belgelerin tevdi tarihinden itibaren en az üç iş günü öncesinde
Birleşmeye katılan şirketlerin, alacaklılarına, alacaklarının teminat altına alınması için talepte bulunabileceklerine dair sicil gazetesinde yedişer gün arayla üç defa yapılan ilan
Birinci ilanın sicil gazetesinde yayımlandığı tarihten itibaren en geç beş gün içinde
Bölünmeye katılan şirketlerden her biri tarafından, bölünme sözleşmesi veya planı, bölünme raporu, son üç yılın finansal tabloları ile yıllık faaliyet raporları ve varsa ara bilançoları üzerinde inceleme yapma hakkına işaret eden ve bu belgelerin nereye tevdi edildiklerine ve nerelerde incelemeye hazır tutulduklarına dair ilan
Bölünme kararının alındığı tarihten iki ay önce
Bölünmeye katılan şirketler tarafından, alacaklıların alacaklarını bildirmeye ve teminat verilmesi için talepte bulunmaya çağrılmasına ilişkin sicil gazetesinde yedişer gün arayla üç defa yapılan ilan
Birinci ilanın sicil gazetesinde yayımlandığı tarihten itibaren en geç beş gün içinde
Şirkete fesih davası açılmış ise davanın açıldığı hususu ve fesih davasına ilişkin kesinleşmiş olan mahkeme kararı
Sicil gazetesinde yayımlandığı tarihten itibaren en geç beş gün içinde




7. Diğer yükümlülükler-Şirketlerin;

►  İnternet sitesinin özgülenmiş kısmında bulunması zorunlu içeriği Bakanlık tarafından bir format belirlenmiş ise o formatta, belirlenmemişse elektronik ortamda MTHS'ye bildirmeleri gerekmektedir.
► İnternet sitesinin bilgi toplumu hizmetlerine ayrılmış bölümünün şirkete ait internet sitesi üzerinden veya MTHS'ler üzerinden arama motorları tarafından kolay bulunabilmesi için, ana sayfada "bilgi toplumu hizmetleri şirket unvanı" şeklinde bir ibareye yer vermeleri gerekmektedir.
► İnternet sitesinde yer alan içeriğin sitede yayımlanması, değiştirilmesi ve yenilenmesi gibi işlemlerde güvenli elektronik imza ve zaman damgası kullanmaları gerekmektedir.
►  İlgili bilgilere erişim için internet sitesi içinde "http://firmaalanadi/bilgitoplumuhizmetleri" adresinden yönlenmeyi sağlamaları gerekmektedir. Şirketlerin farklı markalar ve pazarlama amaçları ile birden fazla alan adı sahibi olmaları durumunda her bir alan adı için bu ilkeyi uygulamaları gerekmektedir.
►  İnternet sitelerinin özgülenmiş kısımlarının Yönetmelik ve Türk Ticaret Kanunu'nun 1524. maddesi hükümlerine uygunluğunu, Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu veya bu alanda denetim yapmaya yetkilendirilmiş bağımsız denetim şirketlerine tespit ettirmeleri ve söz konusu kurumlar tarafından düzenlenen teknik raporu Gümrük ve Ticaret Bakanlığına vermeleri gerekmektedir.
8. İnternet sitesi ile ilgili yükümlülüklere uyulmamasının yaptırımı
►  Türk Ticaret Kanunu'nun 1524. maddesi uyarınca, internet sitesinin açılmaması ve internette yayımlanması zorunlu içeriğin yayımlanmaması halinde; ilgili kararların iptali istenebilir.
► Türk Ticaret Kanunu'nun 1524. maddesi uyarınca, internet sitesinin açılmaması ve internette yayımlanması zorunlu içeriğin yayımlanmaması halinde bu konuda kusuru bulunan yöneticiler ile yönetim kurulu üyeleri sorumlu olurlar.
►  Türk Ticaret Kanunu'nun 562. maddesi uyarınca sitesini oluşturmayan şirketlerin yönetim organı üyeleri, yüz günden üç yüz güne kadar adli para cezasıyla ve internet sitesine konulması gereken içeriği usulüne uygun bir şekilde koymayan yönetim organı üyeleri yüz güne kadar adli para cezasıyla cezalandırılırlar.

 (Buraya kadarlık kısım Kuzey YMM sitesinden alınmıştır)



SERMAYE ŞİRKETLERİNİN AÇACAKLARI İNTERNET SİTELERİNE DAİR YÖNETMELİKTE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR YÖNETMELİK
MADDE 1 – 31/5/2013 tarihli ve 28663 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Sermaye Şirketlerinin Açacakları İnternet Sitelerine Dair Yönetmeliğin 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (d) ve (j) bentleri yürürlükten kaldırılmıştır.
MADDE 2 – Aynı Yönetmeliğin 5 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 5 – (1) Bu Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren kurulan şirketlerin kuruluşlarının ticaret siciline tescil edildiği tarihten itibaren üç ay içinde internet sitesi açmaları ve bu sitenin belirli bir bölümünü şirketçe kanunen yapılması gereken ilanların yayımlanması için özgülemeleri gerekir.
(2) Bu Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten sonra kapsama dahil olan sermaye şirketlerinin, kapsama girdikleri tarihten itibaren üç ay içinde internet sitesi açmaları ve bu sitenin belirli bir bölümünü şirketçe kanunen yapılması gereken ilanların yayımlanması için özgülemeleri gerekir.
(3) Şirketler topluluğuna dahil olup da doğrudan bağımsız denetim kapsamında olmayan sermaye şirketleri, internet sitesi açmakla yükümlü değildir.
(4) Şirketler, internet sitesine ilişkin yükümlülüklerini doğrudan kendileri yerine getirebilecekleri gibi MTHS’lerden destek hizmeti almak suretiyle de yerine getirebilirler.
(5) Şirketler topluluğuna dahil olan şirketlerin internet sitesine ilişkin yükümlülükleri, MTHS yetkisine sahip olmasa bile topluluk içinde yer alan şirketlerden biri tarafından da yerine getirilebilir. Bu durumda hizmet alan topluluk şirketi kendi internet sitesini açmış sayılır. Şirketler topluluğunda internet sitesi yükümlülüğü ile ilgili destek hizmeti sağlayan şirketin, topluluktan ayrılması halinde bu hizmeti sürdürebilmesi için ayrılacağı tarihte MTHS yetkisine sahip olması zorunludur.
(6) Kanun uyarınca oluşturulan internet sitesi, şirketlerin MERSİS numarası altında tescil edilir.”
MADDE 3 – Aynı Yönetmeliğin 10 uncu maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde yer alan “Şirketler” ibaresi “MTHS’lerden destek hizmeti alan şirketler” olarak ve dördüncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş, ikinci fıkrasında yer alan “şirket unvanı” ibaresi yürürlükten kaldırılmıştır.
“(4) Sahip oldukları internet sitesi üzerinde bu bilgileri sağlayan şirketler, ilgili bilgilere erişim için internet sitesi içinde “http://firmaalanadi/bilgitoplumuhizmetleri” adresinden ya da ikinci fıkra doğrultusunda doğrudan MTHS’ye yönlenmeyi sağlarlar.”
MADDE 4 – Aynı Yönetmeliğin 11 inci maddesinin dördüncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve beşinci fıkrasında yer alan “Arşiv Elektronik İmza Uzun Dönemli ve SİL Kontrollü Güvenli Elektronik İmza Politikaları (Profil P3)’na veya” ibaresi yürürlükten kaldırılmıştır.
“(4) Şirketler ve MTHS’ler, işleyiş ve güvenlik kriterlerine ilişkin olarak Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu Kamu Sertifikasyon Merkezinin internet sitesinde (http://www.kamusm.gov.tr) yayımlanan İnternet Sitesi Yükümlülüğüne Tabi Şirketlerin veya MTHS’lerin Alacakları Teknik Raporda Yer Alması Gereken Teknik Kriterler Rehberindeki şartları sağlarlar.”
MADDE 5 – Aynı Yönetmeliğin 14 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan “ikinci fıkrada belirtilen kurumlara tespit ettirmek ve söz konusu kurumlar” ibaresi, “Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumuna tespit ettirmek ve söz konusu kurum” olarak ve ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“(2) İnternet sitesi yükümlülüğünü kendisi yerine getiren şirketler, birinci fıkrada öngörülen yükümlülüklerini, internet sitelerini açtıkları veya var olan internet sitelerini bu amaca özgüledikleri tarihten itibaren en geç bir yıl içinde yerine getirirler. Haklı gerekçelerin varlığı halinde, şirketlere talepleri üzerine Bakanlıkça ek süre verilebilir. Düzenlendiği tarih dikkate alınarak teknik rapor, MTHS’lerce üç yılda, internet sitesi yükümlülüğünü kendisi yerine getiren şirketlerce ise beş yılda bir yenilenir ve Bakanlığa verilir.”
MADDE 6 – Aynı Yönetmeliğe aşağıdaki geçici 2 nci madde eklenmiştir.
“Ek rapor alma yükümlülüğü
GEÇİCİ MADDE 2 – (1) MTHS hizmeti vermek amacıyla bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce teknik rapor almak için Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumuna başvuranların talepleri, Yönetmeliğin bu maddenin yürürlüğe girmeden önceki hükümlerine göre sonuçlandırılır. Bu maddeye göre teknik rapor alan MTHS’ler, belirlenen kriterlerin sağlandığını gösterir ek raporu, teknik raporun alındığı tarihi takip eden bir yıl içinde almak ve Bakanlığa vermekle yükümlüdür.”
MADDE 7 – Bu Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
MADDE 8 – Bu Yönetmelik hükümlerini Gümrük ve Ticaret Bakanı yürütür.




20 Eylül 2013 Cuma

İşyeri Hekimi bulundurma şartlarını anlama çalışması:




İşyerinde doktor bulundurma konusu İş Güvenliği ve Sağlığı Yasasında öne çıktı, bu yasa 6331 sayılı yasa, ancak bu yasa 6495 sayılı yasa ile değişti,  değiştiren madde şu:
MADDE 56- 6331 sayılı Kanunun 38 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“a) 6 ve 7 nci maddeleri;
1) 4857 sayılı İş Kanununun mülga 81 inci maddesi kapsamında çalışanlar hariç kamu kurumları ile 50’den az çalışanı olan ve az tehlikeli sınıfta yer alan işyerleri için 1/7/2016 tarihinde,
2) 50’den az çalışanı olan tehlikeli ve çok tehlikeli sınıfta yer alan işyerleri için 1/1/2014 tarihinde,
3) Diğer işyerleri için yayımı tarihinden itibaren altı ay sonra,”
Bu değişiklikte ne dendiğini anlamak için önce 6331 sy nın 38.md sine bakmamız gerekiyor:
Yürürlük-MADDE 38 – (1) Bu Kanunun;
a) 6, 7 ve 8 inci maddeleri;
1) Kamu kurumları ile 50’den az çalışanı olan ve az tehlikeli sınıfta yer alan işyerleri için yayımı tarihinden itibaren iki yıl sonra,
2) 50’den az çalışanı olan tehlikeli ve çok tehlikeli sınıfta yer alan işyerleri için yayımı tarihinden itibaren bir yıl sonra,
3) Diğer işyerleri için yayımı tarihinden itibaren altı ay sonra,

Burada geçen tarihleri anlamak için şöyle bir çalışma yapmak gerek:
Yayım tarihi: 30/6/2012 ,
iki yıl sonrası 30/6/2014,
bir yıl sonrası 30/6/2013,
6 ay sonrası 31/12/2012

Ama belki artık anlamaya çalışmaya da gerek kalmamış, tekrar yukarıya dönüp bakarsak tarihler bu kez daha yazılmış değişiklikte.
Ancak yine de net olmayan bir şeyler var,
6331 sayılı yasanın 6. ve 7.maddelerinde ne deniyor, buna bakmamız gerek:

İş sağlığı ve güvenliği hizmetleri-MADDE 6 – (1) Mesleki risklerin önlenmesi ve bu risklerden korunulmasına yönelik çalışmaları da kapsayacak, iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerinin sunulması için işveren;
a) Çalışanları arasından iş güvenliği uzmanı, işyeri hekimi ve diğer sağlık personeli görevlendirir. Çalışanları arasında belirlenen niteliklere sahip personel bulunmaması hâlinde, bu hizmetin tamamını veya bir kısmını ortak sağlık ve güvenlik birimlerinden hizmet alarak yerine getirebilir. Ancak belirlenen niteliklere ve gerekli belgeye sahip olması hâlinde, tehlike sınıfı ve çalışan sayısı dikkate alınarak, bu hizmetin yerine getirilmesini kendisi üstlenebilir.
b) Görevlendirdikleri kişi veya hizmet aldığı kurum ve kuruluşların görevlerini yerine getirmeleri amacıyla araç, gereç, mekân ve zaman gibi gerekli bütün ihtiyaçlarını karşılar.
c) İşyerinde sağlık ve güvenlik hizmetlerini yürütenler arasında iş birliği ve koordinasyonu sağlar.
ç) Görevlendirdikleri kişi veya hizmet aldığı kurum ve kuruluşlar tarafından iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili mevzuata uygun olan ve yazılı olarak bildirilen tedbirleri yerine getirir.
d) Çalışanların sağlık ve güvenliğini etkilediği bilinen veya etkilemesi muhtemel konular hakkında; görevlendirdikleri kişi veya hizmet aldığı kurum ve kuruluşları, başka işyerlerinden çalışmak üzere kendi işyerine gelen çalışanları ve bunların işverenlerini bilgilendirir.
(2) 4/1/2002 tarihli ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu kapsamındaki kamu kurum ve kuruluşları; iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerini, Sağlık Bakanlığına ait döner sermayeli kuruluşlardan doğrudan alabileceği gibi 4734 sayılı Kanun hükümleri çerçevesinde de alabilir.
(3) Tam süreli işyeri hekimi görevlendirilen işyerlerinde, diğer sağlık personeli görevlendirilmesi zorunlu değildir.
İş sağlığı ve güvenliği hizmetlerinin desteklenmesi
MADDE 7 – (1) İş sağlığı ve güvenliği hizmetlerinin yerine getirilmesi için, Bakanlıkça aşağıdaki şartlarla destek sağlanabilir:
a) Kamu kurum ve kuruluşları hariç ondan az çalışanı bulunanlardan, çok tehlikeli ve tehlikeli sınıfta yer alan işyerleri faydalanabilir. Ancak, Bakanlar Kurulu, ondan az çalışanı bulunanlardan az tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerinin de faydalanmasına karar verebilir.
b) Giderler, iş kazası ve meslek hastalığı bakımından kısa vadeli sigorta kolları için toplanan primlerden kaynak aktarılmak suretiyle, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından finanse edilir.
c) Uygulamada, Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtları esas alınır.
ç) Bu Kanun ve diğer mevzuat gereğince yapılan kontrol ve denetimlerde; istihdam ettiği kişilerin sigortalılık bildiriminde bulunmadığı tespit edilen işverenlerden, tespit tarihine kadar yapılan ödemeler yasal faizi ile birlikte Sosyal Güvenlik Kurumunca tahsil edilir ve bu durumdaki işverenler, sağlanan destekten üç yıl süreyle faydalanamaz.
d) Uygulamaya ilişkin olarak ortaya çıkabilecek tereddütleri gidermeye, uygulamayı yönlendirmeye ve doğabilecek sorunları çözmeye Bakanlık yetkilidir.
(2) Aşağıdaki konular ile bunlara ilişkin usul ve esaslar, Maliye Bakanlığının uygun görüşü alınarak Bakanlıkça çıkarılan yönetmelikle belirlenir:
a) İş sağlığı ve güvenliği hizmetlerinin yerine getirilmesi için sağlanacak desteğin uygulanması.
b) Destek sağlanacak ondan az çalışanı bulunan işyerlerinin özellikleri göz önünde bulundurularak; Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından ödenecek iş sağlığı ve güvenliği hizmet bedellerinin tespiti, destek olunacak kısmı ve ödenme şekli.
c) Destekten faydalanabilecek işyerlerinin taşıması gereken şartlar.
ç) İş sağlığı ve güvenliği hizmeti verecek kuruluşların özellikleri.
(3) Etkinlik ve sürekliliğin sağlanması amacıyla; Bakanlık tarafından Sağlık Bakanlığı, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ve ilgili meslek kuruluşlarıyla iş birliği yapılabilir.

Tabi 4857 sy md 81 de ne yazılı olduğu da önemli, en üstte ne dendiğini anlamak için:
- İş sağlığı ve güvenliği hizmetleri (1)-MADDE 81-(Değişik: 15/5/2008-5763/4 md.)
 İşverenler, devamlı olarak en az elli işçi çalıştırdıkları işyerlerinde alınması gereken iş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin belirlenmesi ve uygulanmasının izlenmesi, iş kazası ve meslek hastalıklarının önlenmesi, işçilerin ilk yardım ve acil tedavi ile koruyucu sağlık ve güvenlik hizmetlerinin yürütülmesi amacıyla, işyerindeki işçi sayısı, işyerinin niteliği ve işin tehlike sınıf ve derecesine göre;
a) İşyeri sağlık ve güvenlik birimi oluşturmakla,
b) Bir veya birden fazla işyeri hekimi ile gereğinde diğer sağlık personelini görevlendirmekle,
c) Sanayiden sayılan işlerde iş güvenliği uzmanı olan bir veya birden fazla mühendis veya teknik elemanı görevlendirmekle,yükümlüdürler.
İşverenler, bu yükümlülüklerinin tamamını veya bir kısmını, bünyesinde çalıştırdığı ve bu maddeye dayanılarak çıkarılacak yönetmelikte belirtilen vasıflara sahip personel ile yerine getirebileceği gibi, işletme dışında kurulu ortak sağlık ve güvenlik birimlerinden hizmet alarak da yerine getirebilir. Bu şekilde hizmet alınması işverenin sorumluklarını ortadan kaldırmaz.
İşyeri sağlık ve güvenlik biriminde görevlendirilecek işyeri hekimleri, iş güvenliği uzmanları ve işverence görevlendirilecek diğer personelin nitelikleri, sayısı, işe alınmaları, görev, yetki ve sorumlulukları, çalışma şartları, eğitimleri ve belgelendirilmeleri, görevlerini nasıl yürütecekleri, işyerinde kurulacak sağlık ve güvenlik birimleri ile ortak sağlık ve güvenlik birimlerinin nitelikleri, ortak sağlık ve güvenlik birimlerinden hizmet alınmasına ilişkin hususlar ile bu birimlerde bulunması gereken personel, araç, gereç ve teçhizat, görevlendirilecek  personelin  eğitim ve nitelikleri Sağlık  Bakanlığı, Türk Tabipleri Birliği ve Türk Mimar Mühendis Odaları Birliğinin görüşleri alınarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.
Kanuna veya kanunun verdiği yetkiye dayanılarak kurulan kamu kurum ve kuruluşlarında ilgili mevzuatına göre çalıştırılmakta olan hekimlere, üçüncü fıkrada öngörülen eğitimler aldırılmak suretiyle ve aslî görevleri kapsamında, çalışmakta oldukları kurum ve kuruluşların asıl işveren olarak çalıştırdıkları işçilerin işyeri hekimliği hizmetleri gördürülür. Bu kurum ve kuruluşların diğer personel için oluşturulmuş olan sağlık birimleri, işyeri sağlık ve güvenlik birimi olarak da kullanılabilir.
––––––––--
(1) Bu madde başlığı " İşyeri hekimleri“ iken, 15/5/2008 tarihli ve 5763 sayılı Kanunun 4 üncü maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.

Şu son bölüm biraz karışıklığa neden olsa da anlaşılan şu :
İşyeri hekimi için
az tehlikelilerin 1/7/2016,
tehlikeli ve çok tehlikelilerin 1/1/2014 de kadar süreleri var.

16 Eylül 2013 Pazartesi

Sermaye Şirketlerinde Değişiklikler.

http://uye.yaklasim.com/FileZone/yaklasim/Ucretsiz_Ekler/Sermaye%20Sirketlerinde%20Tur%20Degisikligi/02-2013/02_2013.htm

15 Eylül 2013 Pazar

ÇOCUK İŞÇİ ÇALIŞTIRAN İŞVERENE 1.293.TL. PARA CEZASI.



ÇOCUK İŞÇİ ÇALIŞTIRAN İŞVERENE 1.293.TL. PARA CEZASI.
A.ÇALIŞTIRMA YAŞI VE ÇOCUKLARI ÇALIŞTIRMA YASAĞI.4857 sayılı İş Kanunu gereğince, 18 yaşını doldurmamış çocuk ve genç işçiler bakımından yasak olan işler ile 15 yaşını tamamlamış, ancak 18 yaşını tamamlamamış genç işçilerin çalışmasına izin verilecek işler, 14 yaşını bitirmiş ve ilköğretimini tamamlamış çocukların çalıştırılabilecekleri hafif işler ve çalışma koşullarına ilişkin usul ve esasları kanun ve yönetmelikle belirlenmiştir.
Çocuk işçi : 14 yaşını bitirmiş, 15 yaşını doldurmamış ve ilköğretimini tamamlamış kişiyi,
Genç işçi : 15 yaşını tamamlamış, ancak 18 yaşını tamamlamamış kişiyi, ifade eder.

15 yaşını doldurmamış çocukların çalıştırılması yasaktır. Ancak, 14 yaşını doldurmuş ve ilköğretimi tamamlamış olan çocuklar, bedensel, zihinsel ve ahlaki gelişmelerine ve eğitime devam edenlerin okullarına devamına engel olmayacak hafif işlerde çalıştırılabilirler.Çocuk ve genç işçilerin işe yerleştirilmelerinde ve çalıştırılabilecekleri işlerde güvenlik, sağlık, bedensel, zihinsel ve psikolojik gelişmeleri, kişisel yatkınlık ve yetenekleri dikkate alınır.
Çocuğun gördüğü iş onun okula gitmesine, mesleki eğitiminin devamına engel olamaz, onun derslerini düzenli bir şekilde izlemesine zarar veremez.
18 yaşını doldurmamış çocuk ve genç işçiler bakımından yasak olan işler ile 15 yaşını tamamlamış, ancak 18 yaşını tamamlamamış genç işçilerin çalışmasına izin verilecek işler,14 yaşını bitirmiş ve ilk öğretimini tamamlamış çocukların çalıştırılabilecekleri hafif işler, 16 yaşını doldurmuş fakat 18 yaşını bitirmemiş genç işçilerin hangi çeşit işlerde çalıştırılabilecekleri ve çalışma koşulları Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından çıkarılan bir yönetmelikle belirlenmiştir.
B.ÇALIŞMA SÜRELERİ VE ARA DİNLENME SÜRELERİ
Temel eğitimi tamamlamış ve okula gitmeyen çocukların çalışma saatleri günde 7 ve haftada 35 saatten fazla olamaz. Ancak, 15 yaşını tamamlamış çocuklar için bu süre günde 8 ve haftada 40 saate kadar artırılabilir.
Okula devam eden çocukların eğitim dönemindeki çalışma süreleri, eğitim saatleri dışında olmak üzere, en fazla günde 2 saat ve haftada 10 saat olabilir. Okulun kapalı olduğu dönemlerde çalışma süreleri yukarıda belirtilen süreleri aşamaz.
2 saatten fazla 4 saatten az süren işlerde 30 dakika, 4 saatten 7,5 saate kadar olan işlerde çalışma süresinin ortasında 1 saat olmak üzere ara dinlenmesi verilmesi zorunludur.
C.GÜNLÜK ÇALIŞMA SÜRESİNDEN SAYILAN HALLER
4857 sayılı İş Kanununun 66 ncı maddesine göre çalışma süresinden sayılan hallerin yanısıra;
a) İşverenin vermesi gereken eğitimlerde geçen süreler,
b) İşverenin işyeri dışında gönderdiği kurslar ve toplantılarda geçen süreler ile yetkili kurum ve kuruluşlar tarafından düzenlenen mesleki eğitim programlarında geçen süreler,
c) Ulusal ve uluslararası kurum ve kuruluşlar tarafından çalışan çocuk ve gençler ile ilgili olarak düzenlenen konferans, kongre, komisyon ve benzeri toplantılara temsilci olarak katılmaları nedeniyle işlerine devam edemedikleri süreler,çalışma süresinden sayılır.

D.TATİL VE YILLIK İZİN HAKLARI-D.1.Hafta Tatili-Çocuk ve genç işçilerin hafta tatili izinleri kesintisiz 40 saatten az olamaz. Ayrıca hafta tatili ücreti bir iş karşılığı olmaksızın ödenir.
D.2.Ulusal Bayram ve Genel Tatil-Çocuk ve genç işçiler, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştırılamazlar. Ayrıca bugünlere ilişkin ücretler bir iş karşılığı olmaksızın ödenir.
D.3.Yıllık Ücretli İznin Kullandırılması-Çocuk ve genç işçilere verilecek yıllık ücretli izin süresi 20 günden az olamaz. Yıllık ücretli iznin kesintisiz kullandırılması esastır. Ancak, yararına olduğu durumlarda çocuk ve genç işçinin isteği üzerine en fazla ikiye bölünerek kullandırılabilir.
Okula veya eğitime devam eden çocuk ve genç işçilere yıllık ücretli izinleri okulların tatil olduğu, kursa ve diğer eğitim programlarına devam edilmediği dönemlerde verilir.
E.ÇOCUK VE GENÇ İŞÇİLERİ ÇALIŞTIRAMAYACAK İŞVERENLER-Çocuk ve genç işçileri;
a) Çocuklara karşı işlenmiş suçlardan hüküm giyen,
b) Yüz kızartıcı suçlardan hüküm giymiş olan,işveren veya işveren vekilleri çalıştıramazlar.

F.ÇOCUK VE GENÇ İŞÇİLERE ÇALIŞTIRMA YAPTIRILABİLECEK İŞLER.-                             F.1.Çocuk İşçilerin Çalıştırılabilecekleri Hafif İşler.
1. Düşme ve yaralanma tehlikesi olabilecek şekilde çalışmayı gerektirecek olanlar hariç meyve, sebze, çiçek toplama işleri,
2. Kümes hayvanları besiciliğinde yardımcı işler ve ipek böcekçiliği işleri,
3. Esnaf ve sanatkarların yanında satış işleri,
4. Büro hizmetlerine yardımcı işler,
5. Gazete, dergi ya da yazılı matbuatın dağıtımı ve satımı işleri (yük taşıma ve istifleme hariç),
6. Fırın, pastane, manav, büfe ve içkisiz lokantalarda komi ve satış elemanı olarak yapılan işler,
7. Satış eşyalarına etiket yapıştırma ve elle paketleme işleri,
8. Kütüphane, fuar, panayır ve sergi yerlerinde yardımcı işler (yük taşıma ve istifleme hariç),
9. Spor tesislerinde yardımcı işler,
10. Çiçek satışı, düzenlenmesi işleri.

F.2.Genç İşçilerin Çalıştırılabilecekleri İşler.
1. Meyve ve sebze konserveciliği, sirke, turşu, salça, reçel, marmelat, meyve ve sebze suları imalatı işleri,
2. Meyve ve sebze kurutmacılığı ve işlenmesi işleri,
3. Helva, bulama, ağda, pekmez imalatı işleri,
4. Kasaplarda yardımcı işler,
5. Çay işlemesi işleri,
6. Çeşitli kuru yemişlerin hazırlanması işleri,
7. Küçükbaş hayvan besiciliğinde yardımcı işler,
8. Süpürge ve fırça imalatı işleri,
9. Elle yapılan ağaç oymacılığı, kemik, boynuz, kehribar, lüle taşı, Erzurum taşı ve diğer maddelerden süs eşyası, düğme, tarak, resim, ayna, çerçeve, cam ve emsali eşya imalatı işleri,
10. Toptan ve perakende satış mağaza ve dükkanlarında satış, etiketleme ve paketleme işleri,
11. Büro işyerlerinde büro işleri ve yardımcı işler,
12. İlaçlama ve gübreleme hariç çiçek yetiştirme işleri,
13. İçkili yerler ve aşçılık hizmetleri hariç olmak üzere hizmet sektöründeki işler,
14. Diğer giyim eşyası, baston ve şemsiye imalatı işleri,
15. Yiyecek maddelerinin imalatı ve çeşitli muamelelere tabi tutulması işleri,
16.Yorgancılık,çadır,çuval ve benzeri eşyaların imalatı ve dokuma yapmaksızın diğer hazır eşya imalatı işleri,
17.Sandık,kutu,fıçı ve benzeri ambalaj malzemeleri, mantar, saz ve kamıştan sepet ve benzeri eşya imalatı işleri,
18Çanak,çömlek,çini,fayans,porselen ,seramik imaline ait işler(fırın işleri,silis ve quarts tozu saçan işler hariç),
19. El ilanı dağıtımı işleri,
20. Cam, şişe, optik ve benzeri malzeme imalathanelerinde üretime ilişkin işler (fırın işleri ve silis ve quarts tozu saçan işler, ısıl işlem, renklendirme ve kimyasal işler hariç),
21. Bitkisel ve hayvansal yağların üretimi ve bunlardan yapılan maddelerin imaline ilişkin işler (karbon sülfür gibi parlayıcı veya tahriş edici çözücülerle yapılan prine veya benzeri yağlı maddelerin ekstrasyon yoluyla yağ üretimi işlerinde ekstrasyon kademeleri hariç),


22. Pamuk, keten, yün, ipek ve benzerleriyle bunların döküntülerinin hallaç, tarak ve kolalama tezgahlarından ve boyama ile ilgili işlemlerden bölme ile ayrılmış ve fenni iklim ve aspirasyon tesisatı olan iplikhane ve dokuma hazırlama işleri,
23. Balıkhane işleri,
24. Şeker fabrikalarında üretime hazırlamaya yardımcı işler,
25.Araçsız olarak 10kg’dan fazla yük kaldırılmasını gerektirmeyen torbalama,fıçılama,istifleme ve benzeri işler,
26. Su bazlı tutkal, jelatin ve kola imali işleri,
27. Sandal, kayık ve emsali küçük deniz araçlarının imalatı ve tamiratı işleri (boya ve vernik işleri hariç).

F.3.16 Yaşını Doldurmuş Fakat 18 Yaşını Bitirmemiş Genç İşçilerin Çalıştırılabilecekleri İşler.
1. Toprağın pişirilmesi suretiyle imal olunan kiremit, tuğla, ateş tuğlası işleri ile boru, pota, künk ve benzeri inşaat ve mimari malzeme işleri.
2. Kurutma ve yapıştırma işleri, kontrplak, kontratabla, yonga ağaçtan mamul suni tahta ve PVC yüzey kaplamalı suni tahta imali işleri ile emprenye işleri.
3. Parafinden eşya imali işleri.
4. Kuş ve hayvan tüyü kıllarının temizlenmesi, didiklemesi, ayrılması ve bunlara benzer işler.
5. Plastik maddelerin şekillendirilmesi ve plastik eşya imali işleri. (PVC’nin imali ve PVC’den mamül eşyaların yapımı hariç)
6. Mensucattan hazır eşya imali işleri (Perde, ev tekstili, otomobil ürünleri ve benzerleri).
7. Kağıt ve odun hamuru üretimi işleri.
8. Selüloz üretimi işleri.
9. Kağıt ve kağıt ürünlerinden yapılan her türlü eşya ve malzemenin imali işleri.
10. Zahire depolarındaki işler ile un ve çeltik fabrikalarındaki işler.
11. Her türlü mürekkep ve mürekkep ihtiva eden malzeme imali işleri.

G.ÇOCUK VE GENÇ İŞÇİLERİ ÇALIŞTIRMA YASAKLARI.
G.1.Yer ve su altında çalıştırma yasağı.
Maden ocakları ile kablo döşemesi, kanalizasyon ve tünel inşaatı gibi yer altında veya su altında
çalışılacak işlerde 18 yaşını doldurmamış erkek ve her yaştaki kadınların çalıştırılması yasaktır.

G.2.Gece çalıştırma yasağı.
Sanayie ait işlerde 18 yaşını doldurmamış çocuk ve genç işçilerin gece çalıştırılması yasaktır.
H.İŞ KANUNUNA GÖRE KESİLECEK PARA CEZASI.
A ve G.1 ve G.2 maddelerine aykırı olarak çocuk ve genç işçi çalıştıran işverenlere ;
1.Çocukları çalıştırma yaşına ve çalıştırma yasağına aykırı davranmak.
2.Yer ve su altında çalıştırma yasağına uymamak.
3.Çocuk ve genç işçileri gece çalıştırmak veya ilgili yönetmelik hükümlerine aykırı hareket etmek.

fiillerinden dolayı İşverenler yukarda sayılan her bir fiil için kurum tarafından 2013 yılı için 1.293. lira para cezasıyla cezalandırılırlar.
Cengiz TÜRK-SMMM-SPK Lisanslı Bağımsız Denetçi.

13 Eylül 2013 Cuma

BEYAN SÜRESİNDEN SONRA VERİLECEK BEYANNAMELER



Bu bölümde beyan süresi içerisinde verilmemiş olan beyannameleri elektronik ortamda gönderirken dikkat edilmesi gereken hususlar aktarılacaktır.  Süresinden sonra verilecek beyannamelere ilişkin olarak; 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 257. maddesinin 4. bendinin sonuna, 5398 Sayılı Kanun’un 23. maddesiyle eklenen fıkra ile zorunluluk kapsamına giren mükelleflerce kanuni süresi geçtikten sonra kendiliğinden veya pişmanlıkla verilen beyannamelerin elektronik ortamda gönderilebileceği hükmü ilave edilmiştir. Ayrıca tahakkuk fişi ve/veya ihbarnamelerin ilgiliye elektronik ortamdan iletileceği ve bu iletinin de tahakkuk fişi ve/veya ihbarnamelerin muhatabına tebliği yerine geçeceği de aynı yasa ile hükme bağlanmıştır.  Yapılan bu düzenlemeye paralel olarak 21.07.2005 tarihinde yürürlüğe girmek üzere 5398 sayılı Kanununun 23. maddesiyle 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 355. maddesinin sonuna bir fıkra eklenmiştir. Mükerrer 355. maddede yapılan yasal düzenlemede beyannamelerini elektronik ortamda gönderme mecburiyeti bulunan mükelleflerin, beyannamelerini kanuni süre içerisinde göndermeyip kanuni sürenin sonundan başlayarak elektronik ortamda birinci 15 gün içerisinde vermesi halinde durumlarına uyan özel usulsüzlük cezası ¼ oranında, bu sürenin dolmasını takip eden 15 günlük süre (ikinci 15 günlük süre) içerisinde vermesi halinde yine  durumlarına uyan özel usulsüzlük cezası ½  oranında uygulanacaktır.  Süresinden sonra verilecek beyannamelerin gönderilmesi, ilgili beyanda vergi ödemesinin olup olmaması durumuna göre değişiklik arz etmektedir. Süresinden sonra verilecek beyannamede vergi ödemesi olması durumunda, ilgili beyannamenin Pişmanlık (PIS) hükümlerine göre verilmesi mükellef açısından en rasyonel seçim olacaktır.  Süresinden sonra verilen ve vergi ödemesi olan bir beyannamenin Pişmanlık (PIS) hükümlerine göre değil de, sehven Kanuni Süresinden Sonra (KSS) işaretlenerek gönderilmesi durumunda, elektronik sistem tarafından vergi ziyaı cezası kesilecektir.  

Konu ile ilgili olarak GİB Büyük Mükellefler Vergi Dairesi Başkanlığı tarafından verilen özelge :  T.C. GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞIBüyük Mükellefler Vergi Dairesi BaşkanlığıMükellef Hizmetleri Grup Müdürlüğü Sayı: B.07,1.GİB.4.99.16.01/01/VUK-341-2008-MUK-60  28.11.2008 / 35204 Konu: Kanuni süresinden sonra elektronik ortamda verilen düzeltme beyannamesinin sistemde girişi yapıldığı sırada (PIS) yerine (KSS) işaretlenmesi üzerine düzenlenen vergi ceza ihbarnamesinin iptal edilmesi.İlgi: ……….11/2008 tarihli dilekçeniz. İlgi’de kayıtlı dilekçeniz ile şirketinizin ………..2007-………..2008 özel hesap dönemine tabi olduğu, hesap dönemi sonunda yapılan kontrollerde 2008 Nisan ayında imzalanan bir sözleşmeye ait damga vergisinin sehven süresinde beyan edilmediğinin tespiti üzerine, 04/2008 dönemine ait damga vergisi beyannamesi için 27/06/2008 tarihinde elektronik ortamda düzeltme beyannamesi verildiği ve sehven eksik beyan edilen 52.256,14 YTL damga vergisi ile buna bağlı 1.306,40 YTL tutarındaki gecikme faizinin aynı gün ödendiği, ancak 27/06/2008 tarihinde elektronik ortamda verilen düzeltme beyannamesinin pişmanlık hükümleri kapsamında verildiğinin ilgili açıklama kısmında belirtilmesine rağmen, işaretleme yapılırken sehven (PİS) yerine (KSS) işaretlenmesi dolayısıyla tarafınıza sistem tarafından vergi ceza ihbarnamesi düzenlendiği ve söz konusu ihbarnameden haberdar olamadığınız için yasal itiraz sürelerini de geçirdiğiniz belirtilerek, Başkanlığımız sistem kayıtlarında da görülen açıklama kısmının dikkate alınarak söz konusu vergi ceza ihbarnamesinin iptali talep edilmektedir. 

Konuya ilişkin olarak Vergilendirme Müdürlüğünden …/11/2008 tarihinde alınan yazıda; 2008/4 dönemine ait damga vergisi beyannamenize ait düzeltme beyannamesini 27.06.2008 tarihinde kanuni süresinden sonra elektronik ortamda gönderdiğiniz, sistem kayıtlarının açıklama kısmında düzeltme beyannamenizi pişmanlık hükümlerinden yararlanarak verdiğiniz hususunun görüldüğü ancak e-beyanname girişi yapılırken pişmanlıkla beyanname girişi yapıldığını dair herhangi bir işaretleme yapılmaması nedeniyle
27.06.2008 tarihinde yine sistem tarafından ihbarname düzenlenerek vergi zıyaı cezasının tarh edildiği ve söz konusu ihbarnamenin aynı anda tebliğ edildiği bununla birlikte, düzeltme beyannamesi dolayısıyla tahakkuk eden verginin de 27.06.2008 tarihinde ödendiği belirtilmektedir. Yukarıda belirtilen kanun hükümleri ve yapılan açıklamalar çerçevesinde, 04/2008 dönemine ait damga vergisine ilişkin düzeltme beyannamenizi VUK.’nun pişmanlık ve ıslah hükümlerine ilişkin 371. maddesi kapsamında değil de kanuni süresinden sonra verilen beyanname butonuna tıklamak suretiyle (işlem türü 30)  göndermeniz üzerine, tarafınıza mevcut yasal düzenlemeler gereğince sistem tarafından V.U.K.’un 341, 344 maddesi uyarınca tahakkuk eden ek vergilerin  % 50’si nispetinde vergi zıyaı cezası içeren ihbarname düzenlenmesi işlemi ilgili kanuni düzenlemelerin gereği olup kaldırılması mümkün bulunmamaktadır.  Diğer taraftan, söz konusu ihbarnamenin beyannamenin tahakkuk tarihi itibariyle yine sistem tarafından iletilmiş olması ve bu iletinin aynı zamanda ihbarnamelerin tebliği yerine geçmesi ve şirketinizce tebliği tarihlerinden itibaren 30 gün içersinde itiraz/ödeme de bulunmamanız karşısında söz konusu ihbarname kesinleşmiş olup, kesinleşen bu amme alacağının ödenmesi gerekmektedir. Bu itibarla, konuya ilişkin olarak Vergilendirme Müdürlüğünce yapılan işlemler Başkanlığımızca da uygun görülmüştür.           Bilgi edinilmesini rica ederim. Yukarıda açıklanan nedenle, süresinden sonra verilecek beyannamede vergi ödemesi olması durumunda, göndericilerin konuya azami dikkat etmeleri menfaatlerine olacaktır. Buna karşın, süresinden sonra verilecek beyannamede vergi ödemesi olmaması durumunda ise, beyanname kanuni süresinden sonra (KSS) seçeneği ile gönderilmek zorundadır.

 1) Beyan Süresinde Verilmemiş ve Vergi Ödemesi Olan Beyanname Verilmesi Süresi içinde beyan edilmemiş ve vergi ödemesi olan beyannameleri elektronik ortamda gönderirken, beyannamenin pişmanlıkla verilmesine dikkat edilmelidir. İlgili beyanname hazırlanır ve e-beyanname sistemine yüklenir. Beyanname onay ekranında, “Özel” kutusunun işaretlenmesi suretiyle aşağıda görüntülenen ekrana ulaşılır; Bu ekranda pişmanlık talepli “PIS” kutusu işaretlenerek  butonuna tıklanır. Onay işleminin ardından aşağıdaki ekran görüntüsü çıkacaktır; Bu ekranı “Tamam”  onayı vererek, işleme devam edilmesi gerekmektedir. Aşağıdaki ekranda ise “Mükellef Grubu” listesinden mükellefin durumuna uygun “Sermaye Şirketleri”, “Birinci sınıf tüccarlar ve serbest meslek erbabı”, “İkinci sınıf tüccarlar”, “Yukarıdakiler dışında beyanname usulüyle gelir vergisine tabi olanlar”, “Kazancı basit usulde vergilendirilenler” ve “Gelir vergisinden muaf esnaf” bilgilerinden birinin seçilmesi zorunludur. 213 sayılı VUK 376. maddesine istinaden ceza indirim talebi, VUK 352. ve mük. 355. maddeler için iki seçenekle kullanıcının talebine açılmıştır. Bu aşamada kullanıcıların 2 tercih yolu bulunmaktadır;

 a)  VUK Mükerrer 355. maddesi Kapsamında Kesilecek Özel Usulsüzlük Cezasına Karşı Dava Açma Yolu: Buradaki tavsiyemiz, VUK mükerrer 355. maddesine ilişkin kesilecek cezaya karşı mükelleflerin dava açma yoluna gitmeleridir.([15]) Bu yolu takip edeceklerin, VUK Mükerrer 355. madde kapsamında kesilecek Özel Usulsüzlük Cezasına ilişkin indirim talebinde bulunmamaları gerekmektedir. ([16]) Buna karşın dava açacak mükelleflerin, VUK 352. madde kapsamında kesilecek Usulsüzlük Cezasına karşı indirim talebinde bulunmalarında bir sakınca bulunmamaktadır. VUK 352. madde kapsamında kesilen Usulsüzlük Cezası kanaatimizce kesilmesi gereken yegâne cezadır ve bu cezaya karşı yapılan itirazlar yargı tarafından kabul görmemektedir. (VUK 352. madde kapsamında kesilen usulsüzlük cezaları mahkemelerce hukuka aykırı görülmeyerek onanmaktadır. Bilgi için bkz. Ankara 3. Vergi Mahkemesi 23.09.2008 tarih ve E. 2008/705, K. 2008/1306 Kararı, Ankara 1. Vergi Mahkemesi E. 2008/1071, K. 2008/1769 Kararı ve Ankara 5. Vergi Mahkemesi 29.12.2008 tarih ve E. 2008/1559, K. 2008/2350 Kararı, Kaynak: http://www.mustafagulsen.com/) Burada dava konusu yapılacak ceza, VUK Mükerrer 355. Madde kapsamında kesilen Özel Usulsüzlük Cezasıdır.

 b) VUK Mükerrer 355. maddesi Kapsamında Kesilecek Özel Usulsüzlük Cezasına İndirim Talep Etme Yolu: Tercihini dava açma yönünde kullanmayacak olan mükellefler, Vergi Usul Kanunu’nun “Vergi zıyaı, usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezalarında indirme başlıklı” 376. maddesinden yararlanarak, VUK 352. madde kapsamında kesilen Usulsüzlük Cezasını indirimli olarak ve VUK Mükerrer 355. maddesi kapsamında kesilecek Özel Usulsüzlük Cezasını ilk 15 günde vermeleri halinde ¼ oranında, ikinci 15 günde vermeleri halinde ise ½ oranında ödeyerek ceza indiriminden faydalanarak ödeyebileceklerdir.  Tercihi bu yönde kullanacak mükelleflerin aşağıdaki ekranda; işaretlemeleri ile  vererek ilgili beyannameye ait tahakkuk ve ceza ihbarnameleri görüntüleyebileceklerdir. Süresi içinde verilmemiş beyannamede ödeme olması durumunda, beyannamenin pişmanlık hükümlerinden faydalanarak verilmesi en rasyonel seçim olacaktır.  Mükellefçe haber verilen ve ödeme süresi geçmiş bulunan vergilerin, ödenmenin geciktiği her ay kesri için, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 51.maddesinde belirtilen nispette uygulanacak gecikme zammı oranında bir zamla birlikte (pişmanlık zammı) haber verme tarihinden itibaren başlayarak 15 gün içinde ödenmesi gerekmektedir. Aksi halde mükellef, pişmanlık ve ıslah hükümlerinden yararlanamayacaktır. Ancak, beyannamenin süresi içinde verilmediği gerekçesi ile VUK Mükerrer 355. maddesine istinaden kesilen Özel Usulsüz Cezasının yersiz ve hukuka uygun olmadığı görüşündeyiz. Bu nedenle ilgililere, söz konusu cezaya ilişkin indirim talep etmek yerine, yargı yoluna gitmelerini tavsiye ediyoruz. ([17]) 

2) Beyan Süresinde Verilmemiş ve Vergi Ödemesi Olmayan Beyannamenin Verilmesi Süresi içinde beyan edilmemiş ve vergi ödemesi olmayan beyannameleri elektronik beyanname sisteminde kanuni süresinden sonra (KSS) türü ile göndermek gerekmektedir, çünkü vergi ödemesi olmayan beyannameleri sistem pişmanlık talebi ile kabul etmemektedir. İlgili beyanname hazırlanır ve e-beyanname sistemine yüklenir. Beyanname onay ekranında, “Özel” kutusunun işaretlenmesi suretiyle aşağıda görüntülenen ekrana ulaşılır; Bu ekranda kanuni süresinden sonra “KSS” kutusu işaretlenerek  butonuna tıklanır. Bu işlemden sonra, onaylanmak istenilen her bir beyanname için ihbarname bilgilerinin girildiği ekran gelir. “Mükellef Grubu” listesinden mükellefin durumuna uygun “Sermaye Şirketleri”, “Birinci sınıf tüccarlar ve serbest meslek erbabı”, “İkinci sınıf tüccarlar”, “Yukarıdakiler dışında beyanname usulüyle gelir vergisine tabi olanlar”, “Kazancı basit usulde vergilendirilenler” ve “Gelir vergisinden muaf esnaf” bilgilerinden birinin seçilmesi gerekmektedir.  213 sayılı VUK 376. maddesine istinaden ceza indirim talebi, VUK 352. ve mük. 355. maddeler için iki seçenekle kullanıcının talebine açılmıştır. Yukarıda detaylı olarak açıkladığımız üzere, bu aşamada kullanıcıların 2 tercih yolu bulunmaktadır;

 a) VUK Mükerrer 355. maddesi Kapsamında Kesilecek Özel Usulsüzlük Cezasına Dava Açma Yolunu Tercih Edenler; seçimi ile onaylamaları ve VUK Mük. 355. madde kapsamında kesilen ceza için dava açmaları gerekmektedir.

([1 b) VUK Mükerrer 355. maddesi Kapsamında Kesilecek Özel Usulsüzlük 8])
Cezasına İndirim Talep Etme Yolunu Tercih Edenler;
işaretlemelerini yaparak  düğmesine basıldığında ilgili beyannameye ait tahakkuk ve ceza ihbarnameleri görüntüleyebileceklerdir. Ancak, beyannamenin süresi içinde verilmediği gerekçesi ile VUK Mükerrer 355. maddesine kapsamında kesilen Özel Usulsüz Cezasına karşı yargı yoluna gidilmesine ilişkin önerimizi burada da tekrar hatırlatmakta yarar görüyoruz. 

Özkök Müşavirlik sitesinden alınmıştır.

İSG-KATİP



İşyerlerinde iş güvenliği uzmanı ve işyeri hekimi görevlendirecek işverenlerin dikkatine!!!
Bilindiği üzere; 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği (İSG) Kanunu gereğince işverenlerce görevlendirilmesi gereken iş güvenliği uzmanı ve işyeri hekimlerine ilişkin sözleşme bildirimleri, ilgili Yönetmeliklerde yer alan sözleşme örneklerine göre yapılmaktaydı.
Bugün gelinen süreçte ve İSG Kanununun kapsamı dikkate alındığında, iş güvenliği uzmanı ve işyeri hekimi sözleşme bildirimlerine ilişkin iş ve işlemlerin daha etkin ve hızlı şekilde yürütülmesi amacıyla Genel Müdürlüğümüzce “İSG-KATİP” programı hazırlanmış ve 15.2.2013 itibariyle tüm işyerlerinin kullanımına açılmıştır ve 25.3.2013 e-Bildirge yöneticileri kullanıcılarına açılmıştır. İşveren, ortak, vekil, muhasebe ve işveren türlerine ait yetkiler kaldırılmış olup sadece e-Bildirge yöneticileri sisteme giriş yapabileceklerdir. 
Sistemin kullanılabilmesi ve iş güvenliği uzmanı ve işyeri hekimi görevlendirebilmesi amacıyla;
·         Görevlendirme yapılacak işyerinin “e-Bildirge Yöneticisi”'nin SGK kayıtlarında tanımlanmış olması,
·    Bu kişilerin e-devlet şifreleri aracılığıyla http://isgkatip.csgb.gov.tr adresinden İSG-KATİP sistemine giriş yaparak, görevlendirilecek iş güvenliği uzmanı ve işyeri hekimini T.C. Kimlik numaraları vasıtasıyla sistem havuzundan seçmeleri,
·         Sistem üzerinden seçilen iş güvenliği uzmanı ve işyeri hekiminin, yine aynı sistem üzerinden e-Devlet şifreleri ile sisteme giriş yapıp uygun bulmaları halinde sözleşmelerini onaylamaları gerekmektedir. Ayrıca, daha önce onayı alınmış ve geçerliliği deva eden sözleşmelerin de "İSG-KATİP" sistemi üzerinden bildirilmesi ve yenilenmesi gerekmektedir. 
Yukarıda yer alan işlemlerin yapılmış olması, iş güvenliği uzmanı ve işyeri hekimi görevlendirme bildirimlerinin Genel Müdürlüğümüze bildirilmiş olması olarak kabul edilecek olup, bu işlemden sonra herhangi bir evrak işlemi yapılmasına ihtiyaç bulunmamaktadır. Ancak, daha önceden onay alınmış sözleşme veya görevlendirme belgelerinin fesih veya başka bir nedenle geçerliliğini yitirmesi halinde işveren tarafından durumun beş iş günü içinde Genel Müdürlüğümüze yazılı olarak bildirilmesi gerekmektedir.
Bu nedenle, işlemlere gerekli özenin gösterilmesi ve tamamlanan işlemlere ilişkin olarak Bakanlık yetkililerine ilave soru yöneltilmemesi ve sistemin kullanımıyla ilgili yaşanabilecek sorunların çözümü için, öncelikle sistemde yer alan kullanma kılavuzundaki “hizmet alan işyerleri modülü”nün incelenmesi uygun olacaktır. 
 
Ayrıca, görevlendirme yapılamaması durumunun, ilgili işyerlerinin Tehlike Sınıfları Tebliğine uygun bir tehlike sınıfı seçilmemiş olması ya da görevlendirilen iş güvenliği uzmanının işyerlerinin tehlike sınıfına uygun sertifikasının olmamasından kaynaklanacağı bilinmelidir.

NOT: Uygulamanın çalışabilmesi için aşağıdaki hususlara ayrıca dikkat edilmesi gerekmektedir:
1. Uygulamanın çalışabilmesi için; Mozilla Firefox 14+, Google Chrome 21+, Safari 5+, Internet Explorer 9+, Opera 12+ internet tarayıcılarına (web browser) ihtiyaç duyulmaktadır.
2. Tehlike sınıfı bildirimlerinin, e-Bildirge yoluyla ve “İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİNE İLİŞKİN İŞYERİ TEHLİKE SINIFLARI TEBLİĞİ” uygun şekilde Sosyal Güvenlik Kurumuna yapılmış olması gerekmektedir. Bildirim yapmayan işyerlerinin sistem üzerinden işyeri hekimi veya iş güvenliği uzmanı görevlendirmesi mümkün değildir.

12 Eylül 2013 Perşembe

Çiftçi Bağkur kesintisi 2013-2014

ekim ayından itibaren kesinitiler e-kesinti programı ile gönderilecek , bu uygulama durumu değiştiriyor, artık denetimi çok kolay hale geliyor, eğer tarımsal ürün aldığımız çiftçi bize tarımsal kesinti muafiyet belgesi gösterirse kesinti yapmayacağız, böyle bir belge göstermez ise %1 kesinti yapacağız ve e-kesinti üzerinden beyan edip ödeyeceğiz, ki bu oranda yılbaşına kadar geçerli 1. ocaktan itibaren kesinti oranı %100 artarak %2 olacak.

2 Eylül 2013 Pazartesi

31 Ağustos 2013 Cumartesi

Mali Tabolar hk.

Biz muhasebe kayıtlarını günlük mali ve ticari olaylara göre yapıyoruz,
bu tutulan kayıtlar bir nevi tuvale , eseri yaratanın fırça darbeleri gibi,
geriye çekilip son halini görmek istediğimizde "mizan tablosu" nu yazdırır ona bakarız,
bu tabloda şirketin tüm hesaplarına aktif pasif yada artı , eksi karakterli kayıtların tümünün toplamlarını görürüz,
bu tablo bir fikir verebilir, ama çok yüzeyseldir,
bu tablodaki bizim gelir giderlerimizi, kar yada zararımızı etkileyen hesapları ayrı bir yerde alt alta toplarız,
borç bakiyesi veren hesaplar ile alacak bakiyesi veren hesapları 2 ayrı sütunda alt alta toplayınca
iki sütun toplamları arasındaki fark borç fazla ise zarar alacak fazla ise kardır,
aradaki farkı eksik olan sütun altına yazdığımızda bu tablo tamamlanır buna gelir tablosu diyoruz.
Mizanda kalan hesaplarımızda da yine kar yada zarar hesabı adı altında eşitleme yaptığımızda ortaya çıkan tablo bilançodur.
Gelir tablosu başı ve sonu bellki bir dönemdeki faaliyetin sonuçlarını gösterir , yani bir dönemi yansıtır,
Bilanço ise şirketin belli bir tarihteki durumunu yansıtır,
30/6/2013 tarihli bilanço o gün şirket ne durumdadır onu gösterir,
1/1-30/6/2013 tarihli gelir tablosu ise 1 ocak 30 haziran tarihleri arasında ne yaptık onu gösterir,

27 Ağustos 2013 Salı

Vergi Denetimi Hk.



İncelemeye yetkili olanlar gerek görürse inceleme, işletmeye dâhil iktisadi kıymetlerin fiili envanterinin yapılmasına ve beyannamelerde gösterilmesi gereken unsurların tetkikine kadar genişletilebilir. İnceleme görevi daha çok vergi müfettişleri tarafından yapılır.
Daha önce bu köşede belirttiğim üzere vergi müfettişliği 2 yıl önce çıkarılan bir KHK ile ihdas edilen bir kadro. Bu kadroya kaynaklık eden birimler daha önce Maliye Bakanlığı içerisinde farklı birimlerde çalışan denetim elemanları idi. Vergi Denetim Kurulu altında birleştirilen bu birimlerde çalışanlar tek unvanla vergi müfettişliği adını aldı.
Yukarıda da belirttiğim üzere vergi incelemesi mükellefler için çok yıkıcı etkileri olabilen, devam ederken de büyük psikolojik sıkıntılara sebep olabilen bir süreçtir. Bu yüzden incelemelerin objektif gerekçelere bağlanması ve sürecin dikkatli yürütülmesi gerekir.
Mükellefler çok sık vergi incelemesi geçirmediği için bu süreçle ilgili bilgi sahibi olmamaları normaldir. Ancak vergi incelemesi yapmak üzere yetiştirilen vergi müfettişlerinin bu açıdan çok iyi eğitim almaları şart. İşlerini yaparken, muhatap oldukları mükelleflerin ekmek kapılarına kilit vurabilecek kadar ağır sonuçlar çıkarabilecek yetki ve imkâna sahip vergi müfettişlerinin inceleme öncesi, esnası ve sonrasında nasıl davranacakları konusunda çok iyi eğitilmeleri gerekir.
İnceleme esnasında uyulacak usul ve esaslar Vergi Usul Kanunu’nda çok ayrıntılı bir şekilde düzenlenmiş olsa da maalesef bu kuralların uygulanmasının garantisi bulunmuyor. O yüzden inceleme elemanlarının bu konuda çok iyi eğitilmesi, takip edilmesi ve değerlendirilmesi gerekir. Öte yandan incelemeye alınan mükelleflerin de muhakkak profesyonel meslek mensuplarından destek almaları gerektiğinin altını çizeyim.
VDK kurulmadan önce bahsettiğim dört birim, yılda bir belki iki defa sınav açarak makul sayıda inceleme elemanı adayını kadroya dâhil ediyordu. Ciddi sınavlarla alınan bu adaylar zorlu mevzuat, hal, hareket ve tavır eğitimlerinden geçiriliyor, yeterlik sınavını geçtikten sonra da asil kadroya atanıyorlardı. Yıllarca verimli incelemeler yapan meslek mensupları yeri ve zamanı geldikçe, yurtdışında eğitim alıyor ve sonrasında bürokraside idareci olarak hizmet vermeye devam ediyordu.
Binalar yetersiz
Son zamanlarda idarede, artan kayıt dışılığı vergi incelemeleri ile azaltma düşüncesi hâkim olmaya başladı. Bu düşünceye paralel olarak benim gibi meslekten gelen kişilerin bile takip etmekte zorlandığı vergi müfettişliği sınavları ilan edilir oldu. Maliye Bakanı Mehmet Şimşek periyodik olarak vergi müfettişliği sınavı açacaklarını kamuoyuna açıklıyor. Hem de her sınavda bin 500-2 bin kişi olacak şekilde kadrolar açılarak. Bu yıl açıklanan sınavlar tamamlanırsa 5 bine yakın yeni inceleme elemanı alınmış olacak.
Piyasada bu sayıda iktisadi ve idari bilimler fakültesi mezunları olmadığı düşüncesinden midir bilmiyorum, artık açılan sınavlara mühendis ve öğretmenlik fakülte mezunları da girebiliyor. Eski meslektaşlarımla yaptığım görüşmelerde mevcut müfettişlerin bile doğru dürüst çalışma ortamının olmadığı anlatılıyor. Birçok ilde bir masada iki müfettiş çalışıyormuş.  
Alınan yeni müfettiş yardımcılarının kısa sürede eğitimden geçirilmesi ve yukarıda bahsettiğim nitelikleri haiz olması hiç de kolay olmayacak. Üstelik artık alınan adayların bazıları muhasebe ve hukuk eğitimi almayan mühendis ve öğretmenlerden oluşacak. Çok değil bir iki yıl sonra vergi incelemelerinden şikâyetlerin çığ gibi büyüyeceğini düşünüyorum. Çünkü bu kadar geniş ve kalabalık bir kurumda niteliksiz elemanların da çokça yer alacağını tahmin etmek zor değil.
Yazımın başında da belirttiğim üzere vergi incelemesi hassas bir konu. Yapılan her tarhiyat mükellefler üzerinde önemli etkiler doğurur. Küçük ölçeğe sahip mükelleflerin bir inceleme ile kepenk kapatmaları işten değil. Büyük mükellefler nezdinde de hukuksuz davranış ve tarhiyatlar olumsuz tesir meydana getirir.
Mükellefler incelemelerde kendilerine özensiz davranıldığı, zorlama yorumlarla tarhiyat yapıldığı kanaatine sahip olurlarsa piyasadan çekilmeye veya sektör/alan/ülke değiştirmeye karar verebilirler. Hele ki yabancı şirketlerin belirsizlik olan ülkelerde hizmet vermek istemeyeceklerini unutmamak gerekir. Böyle bir ülke imajının gelişmemesi ve kazanılan itibarın devam etmesi için bu konuda yapılacak uygulamalarda titiz davranılması gerekiyor.
Devletin bütçe finansmanında en önemli kalemi oluşturan vergi gelirlerini artırmak için inceleme oranını artırma kararı anlaşılabilir. Ancak bu oranı artırmanın yegâne yönteminin inceleme elemanı sayısını artırmak olmadığının bilinmesi gerekir. Kaldı ki çözüm inceleme elemanı sayısını artırmak olarak tercih edilmişse bile kadroları bir anda doldurma yoluna gidilmemeliydi. Her yıl açılacak sınavlarla belli sayıda eleman alınarak eğitimde ve insan kaynakları kalitesinde belli bir seviye korunabilirdi.
Mühendislik ve öğretmenlik fakültelerinden gelecek müfettiş adayları da dikkate alınarak üniversitelerden muhasebe ve hukuk alanında yüksek lisans imkânı sağlanmalı, özellikle mükelleflere yönelik davranış açısından hassasiyetin altı çizilmelidir.
Daha önce sınırlı olan yurtdışında eğitim alma imkânı genişletilerek devam ettirilmeli.
Bu ve buna benzer tedbir alınırsa Kurul’un başarısı artacaktır. Aksi takdirde gün geçtikçe kamuoyunda mağduriyet şikâyetleri artacak, mükellefler ve mali müşavirler büyük sıkıntılar yaşayacaktır. (Zaman)