.

.

15 Nisan 2015 Çarşamba

Nakit Sermaye Artıracaklar, Yeni Şirket Kuracaklar 1 Temmuz 2015'i Bekleyin!- YMM Abdullah Tolu


 SİRKÜLER
 
Tarih         : 15.04.2015
Sıra No      : 2015/18
Konu    : Nakit Sermaye Artıracaklar, Yeni Şirket Kuracaklar  1 Temmuz 2015'i Bekleyin! Nakit Konulan veya Nakit Artırılan Sermaye Üzerinden Hesaplanacak Faizlerin % 50'sinin Vergi Matrahından İndirilmesini Öngören Düzenleme Bu Tarihten İtibaren Yürürlüğe Girecek
 
Her şey 2014 yılı Eylül ayı ortalarında Başbakan Yardımcısı Sayın Ali Babacan’ın, “Şirketlerin kredi ağırlıklı değil, sermaye ağırlıklı bilanço yapısına sahip olmasıyla alakalı yeni bir çalışma başlattıklarına” ilişkin açıklaması ile başladı.  Bu açıklama, finans kuruluşları başta olmak üzere, şirketler ile diğer kişi ve kuruluşlarda büyük beklentilere neden oldu.  
 
Ülkemizdeki şirketler sermayeden ziyade kısa vadeli kredi ağırlıklı bir bilançoya sahiptirler. Bu durum ise, şirketlerin çalışma sermayelerinin yetersizliğini, kısa vadeli nakit ihtiyaçlarını gideremediklerini, şirket sahip/ortaklarının geri alamama korkusu veya örtülü sermaye/transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımı  sorgulamasıyla karşılaşmamak için ellerindeki nakitlerini şirketlere sermaye olarak koymak yerine, başka alanlarda değerlendirdiklerini göstermektedir. Banka kredilerine ilişkin faizlerin  doğrudan gider olarak vergi matrahından düşülebilme imkanı da, özellikle gider yaratma konusunda sorun yaşayan firmaları, bankadan kredi kullanmaya itmiş/itmektedir. 
 
Şirketlerin kredi ağırlıklı bilanço yapısından sermaye ağırlıklı bilanço yapısına geçebilmeleri için; nakit sermaye konulmasını teşvik edecek, ortaklar açısından ise nakit sermayenin alternatif maliyetini karşılayacak bir düzenleme yapılması gerekiyordu. 2014 yılı Eylül ayında başlayan bu çalışmalar nihayet  07.04.2015 tarih ve 29319 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 6637 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile hayata geçirilmiştir.
 
Aşağıda ayrıntıları açıklanacak olan bu düzenleme ile finans, bankacılık ve sigortacılık sektörlerinde faaliyet gösteren kurumlar ile kamu iktisadi teşebbüsleri hariç olmak üzere sermaye şirketlerinin nakit sermaye ödemelerine faiz indirimi getirilerek, sermaye şirketlerinin nakit sermaye artırımları teşvik edilmiştir.
 
1) Yapılan Düzenleme 
 
Sermaye şirketlerinin nakit sermaye ödemelerine faiz indirimi müessesesi 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 10. maddesinin birinci fıkrasına 6637 sayılı Kanunla eklenen (ı) bendi ile düzenlenmiştir. Yapılan bu düzenleme 1 Temmuz 2015 tarihinden itibaren yürürlüğe girecektir. Söz konusu bent hükmü aynen aşağıdadır:
 
"ı) Finans, bankacılık ve sigortacılık sektörlerinde faaliyet gösteren kurumlar ile kamu iktisadi teşebbüsleri hariç olmak üzere sermaye şirketlerinin ilgili hesap dönemi içinde, ticaret siciline tescil edilmiş olan ödenmiş veya çıkarılmış sermaye tutarlarındaki nakdi sermaye artışları veya yeni kurulan sermaye şirketlerinde ödenmiş sermayenin nakit olarak karşılanan kısmı üzerinden Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından indirimden yararlanılan yıl için en son açıklanan "Bankalarca açılan TL cinsinden ticari kredilere uygulanan ağırlıklı yıllık ortalama faiz oranı" dikkate alınarak, ilgili hesap döneminin sonuna kadar hesaplanan tutarın %50'si.
 
Bu indirimden, sermaye artırımına ilişkin kararın veya ilk kuruluş aşamasında ana sözleşmenin tescil edildiği hesap döneminden itibaren başlamak üzere izleyen her bir dönem için ayrı ayrı yararlanılır. Sonraki dönemlerde sermaye azaltımı yapılması hâlinde azaltılan sermaye tutarı indirim hesaplamasında dikkate alınmaz.
 
Bu bent hükümlerine göre hesaplanacak indirim tutarı, nakdi sermayenin ödendiği ay kesri tam ay sayılmak suretiyle hesap döneminin kalan ay süresi kadar hesaplanır. Matrahın yetersiz olması nedeniyle ilgili dönemde indirim konusu yapılamayan tutarlar, sonraki hesap dönemlerine devreder. Bu bendin uygulanmasında sermaye şirketlerine nakit dışındaki varlık devirlerinden kaynaklananlar dâhil olmak üzere, sermaye şirketlerinin birleşme, devir ve bölünme işlemlerine taraf olmalarından veya bilançoda yer alan öz sermaye kalemlerinin sermayeye eklenmesinden kaynaklanan ya da ortaklar veya bu Kanunun 12 nci maddesi kapsamında ortaklarla ilişkili olan kişilerce kredi kullanılmak veya borç alınmak suretiyle gerçekleştirilen sermaye artırımları, indirim hesaplamasında dikkate alınmaz.
 
Bu bentte yer alan oranı, şirketlerin aktif büyüklükleri, ortaklarının hukuki niteliği, çalışan personel sayıları ve yıllık net satış hasılatlarına göre veya sermayenin kullanıldığı yatırımdan elde edilen gelirlerin kurumun esas faaliyeti kapsamında olmayan faiz, kâr payı, kira, lisans ücreti, menkul kıymet satış geliri gibi pasif nitelikli gelirlerden oluşmasına göre ya da sermayenin kullanıldığı yatırımların teşvik belgeli olup olmadığına veyahut makine ve teçhizat veya arsa ve arazi yatırımları için sermayenin kullanıldığı alanlar itibarıyla ya da bölgeler, sektörler ve iş kolları itibarıyla ayrı ayrı sıfıra kadar indirmeye veya %100'e kadar artırmaya; halka açık sermaye şirketleri için halka açıklık oranına göre %150'ye kadar farklı uygulatmaya Bakanlar Kurulu yetkilidir."
 
2) Yapılan Düzenlemenin Değerlendirilmesi: 
 
a) Faiz İndirimi Uygulamasından Hangi Şirketler Yararlanacak?
 
Faiz indirimi uygulamasından; finans, bankacılık ve sigortacılık sektörlerinde faaliyet gösteren kurumlar ile kamu iktisadi teşebbüslerihariç olmak üzere sermaye şirketleri yararlanacaktır. Yani, finans, bankacılık ve sigortacılık sektörlerinde faaliyet gösteren kurumlar ile kamu iktisadi teşebbüsleri kapsam dışında bırakılmıştır.
 
Türk Ticaret Kanunu’nun 124. maddesinde sermaye şirketleri; anonim, limited ve sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketler olarak sayılmıştır. Ayrıca, 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 2/1. maddesinde ise, Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre kurulmuş olan anonim, limited ve sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketler ile benzer nitelikteki yabancı kurumların sermaye şirketi olduğu, bu Kanunun uygulanmasında, Sermaye Piyasası Kurulu'nun düzenleme ve denetimine tâbi fonlar ile bu fonlara benzer yabancı fonların da sermaye şirketi sayılacağı hükme bağlanmıştır.
 
b) Uygulama Kapsamına Hangi Sermaye Artırımları Girmektedir?
 
5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 10. maddesinin birinci fıkrasının (ı) bendi ile getirilen faiz indirimi hesabı kapsamına,
 
- Sermaye şirketlerinin ilgili hesap dönemi içinde, ödenmiş veya çıkarılmış sermayelerindeki nakdi artışlar,
 
- Yeni kurulan sermaye şirketlerinde ödenmiş sermayenin nakit olarak karşılanan kısmı
 
girmektedir.
 
Yapılan bu düzenlemeyle, yeni kurulan şirketler ve nakit sermaye artıran şirketlerde, sırasıyla nakit konulan veya nakit artırılan sermaye üzerinden, aşağıda belirtilen şekilde hesaplanan faiz tutarının % 50’sinin, kurumlar vergisi matrahından indirimine olanak sağlanmıştır.
 
c) Uygulama Kapsamına Hangi Sermaye Artırımları Girmemektedir?
 
Sermaye şirketlerine nakit dışındaki varlık devirlerinden kaynaklananlar dâhil olmak üzere,
 
- Sermaye şirketlerinin birleşme, devir ve bölünme işlemlerine taraf olmalarından veya
 
- Sermaye şirketlerinin bilançoda yer alan öz sermaye kalemlerinin sermayeye eklenmesinden kaynaklanan ya da
 
- Ortaklar veya bu Kanunun 12. maddesi kapsamında ortaklarla ilişkili olan kişilerce kredi kullanılmak veya borç alınmak suretiyle gerçekleştirilen
 
sermaye artırımları, indirim hesaplamasında dikkate alınamayacaktır.
 
ç) İndirime Esas Faiz Tutarı Nasıl Hesaplanacak?
 
Kapsama giren sermaye şirketlerinin ilgili hesap dönemi içinde, ticaret siciline tescil edilmiş olan ödenmiş veya çıkarılmış sermaye tutarlarındaki nakdi sermaye artışları veya yeni kurulan sermaye şirketlerinde ödenmiş sermayenin nakit olarak karşılanan kısmı üzerinden Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından indirimden yararlanılan yıl için en son açıklanan "Bankalarca açılan TL cinsinden ticari kredilere uygulanan ağırlıklı yıllık ortalama faiz oranı" dikkate alınarak, ilgili hesap döneminin sonuna kadar hesaplanan tutarın %50'si, kurumlar vergisi matrahından indirilecek faiz indirimi tutarı olarak hesaplanacaktır. Diğer bir ifadeyle, yeni kurulan şirketler ve nakit sermaye artıran şirketlerde, sırasıyla nakit konulan veya nakit artırılan sermaye üzerinden, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından ilgili yıl için açıklanan bankalarca açılan TL cinsinden ticari kredilere uygulanan ağırlıklı yıllık ortalama faiz oranı dikkate alınarak hesaplanacak tutarın % 50’si kurumlar vergisi matrahından indirilecektir. Her yıl yapılacak indirimin o yılın faiz oranlarına göre yeniden hesaplanması gerekecektir.
 
d) İndirim Uygulamasından Hangi Dönemden İtibaren Yararlanılacak?
 
Bu indirimden, sermaye artırımına ilişkin kararın veya ilk kuruluş aşamasında ana sözleşmenin tescil edildiği hesap döneminden itibaren başlamak üzere izleyen her bir dönem için ayrı ayrı yararlanılabilecektir. Sonraki dönemlerde sermaye azaltımı yapılması hâlinde azaltılan sermaye tutarı indirim hesaplamasında dikkate alınmayacaktır. Hesaplanacak indirim tutarı, nakdi sermayenin ödendiği ay kesri tam ay sayılmak suretiyle hesap döneminin kalan ay süresi kadar hesaplanacaktır.
 
e) İlgili Dönemde İndirilemeyen Tutarlar Sonraki Yıllara Devredilebilecek mi? 
 
Matrahın yetersiz olması nedeniyle ilgili dönemde indirim konusu yapılamayan tutarlar, sonraki hesap dönemlerine devredecektir. Kanuni düzenlemede herhangi bir hüküm bulunmadığından, matrah yetersizliği halinde sonraki döneme/dönemlere devredecek indirim tutarının enflasyon oranı veya herhangi başka bir katsayıyla endekslenmesi mümkün bulunmamaktadır.
 
f) Faiz İndirimi Uygulaması Hangi Tarihten İtibaren Başlayacak? Nakit Sermaye Artırımı ve Şirket Kuruluş İşlemlerini 1 Temmuz 2015 Sonrasına Mı Bırakmak Gerekir?
 
6637 sayılı Kanunun 26/a maddesinde, 5520 sayılı Kanunun 10. maddesinin birinci fıkrasına eklenen (ı) bendinin 1 Temmuz 2015 tarihinde yürürlüğe gireceği hükme bağlanmıştır.
 
Buna göre, söz konusu düzenleme 1 Temmuz 2015 tarihinde yürürlüğe gireceğinden, bu tarihten itibaren
 
- Ticaret siciline tescil edilmiş olan ödenmiş veya çıkarılmış sermaye tutarlarındaki nakdi sermaye artışları veya
 
- yeni kurulacak sermaye şirketlerinde ödenmiş sermayenin nakit olarak karşılanan kısmı
 
indirim hesabında dikkate alınacağı anlaşılmaktadır.
 
Bu nedenle, getirilen faiz indirimi uygulamasından yararlanmak isteyen ve sermaye artırma aşamasında olan sermaye şirketlerinin nakit sermaye artırım işlemlerini, yeni kurulacak sermaye şirketlerinin ise kuruluş işlemlerini 1 Temmuz  2015 sonrasına bırakmalarında yarar görmekteyiz.
 
g) Faiz İndirimi Uygulaması Konusunda Bakanlar Kuruluna Verilen Yetki
 
Söz konusu düzenlemede % 50 oranını; şirketlerin aktif büyüklükleri, ortaklarının hukuki niteliği, çalışan personel sayıları ve yıllık net satış hasılatlarına göre veya sermayenin kullanıldığı yatırımdan elde edilen gelirlerin kurumun esas faaliyeti kapsamında olmayan faiz, kâr payı, kira, lisans ücreti, menkul kıymet satış geliri gibi pasif nitelikli gelirlerden oluşmasına göre ya da sermayenin kullanıldığı yatırımların teşvik belgeli olup olmadığına veyahut makine ve teçhizat veya arsa ve arazi yatırımları için sermayenin kullanıldığı alanlar itibarıyla ya da bölgeler, sektörler ve iş kolları itibarıyla ayrı ayrı sıfıra kadar indirmeye veya %100’e kadar artırmaya; halka açık sermaye şirketleri için halka açıklık oranına göre %150’ye kadar farklı uygulatmaya Bakanlar Kurulu yetkili kılınmıştır.
 
ğ) Faiz İndirimi Uygulamasının Usul ve Esasları Maliye Bakanlığı'nca Henüz Belirlenmemiştir
 
Söz konusu düzenlemenin usul ve esasları Maliye Bakanlığı tarafından henüz belirlenmemiştir. İndirim uygulamasının detaylarının bir an evvel belirlenmesinde fayda bulunmaktadır. 
Saygılarımla.
 
 
Abdullah TOLU
Yeminli Mali Müşavir
TOLUEN YMM DENETİM VE DANIŞMANLIK
 
Kaynak: http://toluenymm.com/mukellef-panosu/64-nakit-sermaye-artiracaklar-yeni-sirket-kuracaklar-1-temmuz-2015-i-bekleyin

14 Nisan 2015 Salı

SMMM müteselsil sorumluluk yargı kararı:

3568 Sayılı Kanun kapsamındaki SMMM ve YMMlerin sorumluluğu konusunda yeniden çalışmalar yapılmakta, mesleki sorumluluk konusunda vergi müfettişlerince yürütülecek işlemler ve izlenecek usullere açıklık getirmeye, uygulama birliği sağlamaya yönelik yönergeler hazırlanmaktadır.
Bu arada da bir çok meslektaşımızın vergi inceleme raporlarında sorumlu tutulduklarına dair haberler almaktayız.
Bu haberlerin ne dereceye kadar doğru olduğu konusunda kesin bir bilgim yok, bunu da belirteyim.
Daha önce yazılmış sorumluluk raporları sebebiyle Türkiyenin bir çok şehrindeki mahkemelerde çeşitli davalar devam etmekte, vergi mahkemelerince bu raporlara ait kararlar verilmektedir.
Bugün elime bir vergi mahkemesinin bir kararı geçti. Siz, meslektaşlarımla paylaşma ihtiyacını duydum. Vergi mahkemesinin 2014/359 esas ve 2014/1054 karar sayılı kararı gereğince: muhasebedr.com
SMMM olarak görev yapmakta olan davacıya, muhasebe kayıt ve işlemlerini yürüttüğü, beyannamelerini imzaladığı şirket tarafından ödenmeyen vergi ve cezaların tahsili için müteselsil sorumlu sıfatıyla ödeme emri düzenlenmiş, davacı üçüncü kişiler nezdinde karşıt inceleme yapma yetkisinin bulunmadığı, bu nedenle şirketin sahte fatura faaliyetini bilmesinin mümkün olmadığı, kendisine ibraz edilen belgelerin şirket defter ve kayıtlarına uygun olduğunu tesbit ettiği, söz konusu ödenmeyen veri ve cezalardan sorumlu tutulmasının hukuka aykırı olduğunu öne sürerek ödeme emrinin iptalini talep etmiştir.
Mahkeme, 3568 sayılı yasanın muhtelif hükümleri gereğince SMMMlerin yapacakları işlerin belirtildiği kararında, anılan hükümler uyarınca muhasebecilik hizmeti verilen şirketin defter ve belgelerini muhasebe kurallarına göre tutmak dışında karşıt inceleme yapmak, rapor hazırlamak gibi yetkileri bulunmayan SM ve SMMMlerin, yasal düzenleme olmaksızın (4) sıra no.lu genel tebliğ uyarınca harici araştırmayı gerektirmeden, sahte veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı olduğu anlaşılabileceği ifade edilen belgelerden sorumlu tutulmalarının cezaların kanuniliği ilkesine uygun düştüğünden söz edilemeyeceği gibi imzaladığı beyannamelerde yer alan bilgilerin defter kayıtlarına ve bu kayıtların dayanağı oluşturan belgelere uygun olmadığı yolunda hakkında bir tespit bulunmayan davacı adına müşterek ve müteselsil sorumlu tutulması suretiyle ödeme emri düzenlenmesi hukuka uygun olmadığındandava konusu ödeme emrinde hukuka uyarlık görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle davanın kabulüne ve dava konusu ödeme emrinin iptaline oy birliği ile karar vermiştir.
Meslektaşların bu kararı da göz önüne almaları, ancak karar henüz Danıştaydan tasdik edilmediğini de bilmeleri için yazı konusu yaptım.
Cevdet Akçakoca

13 Nisan 2015 Pazartesi

Ev hizmetleri.... (yeni, tekrar) Bünyamin Esen'den alıntı.

Evinize gelen temizlikçi nasıl sigortalı olur? (Bünyamin Esen)


Ev hizmetlerinde veya apartmanlarda çeşitli adlar altında çalışan kişilerin bu işi düzenli olarak yapıyorlar ise sigortalı yapılması gerekiyor.Bakıcı, temizlikçi, cam silen, şoför, merdivenci, dadı gibi çeşitli adlar altında olmaları bu durumu değiştirmiyor.Arada bir gelen, sürekli gelmeyen kişileri sigortalı yapmaya gerek yok, ancak bir periyod halinde düzenli gelen kişiler mutlaka sigortalı olmalı.Bu kişilerin nasıl sigortalı olacakları Nisan ayının başında yürürlüğe giren yeni kanun ile değişti. Yeni sisteme göre bir ayda on günden az çalışanlar farklı, on günden fazla çalışanlar ise farklı sigortalı oluyor.

10 Gün Kuralı Var
Ev hizmetlerinde çalışanlar için getirilen yeni sistem ev hizmetlerinde çalışan kişilerin sigortalılıklarını ikiye ayırmış bulunmakta.İlk grup evinizde ayda on günden fazla çalışan sigortalılar.Ev hizmetlerinde bir veya birden fazla gerçek kişi tarafından çalıştırılan ve çalıştıkları kişi yanında ay içinde çalışma saati süresine göre hesaplanan çalışma gün sayısı 10 gün ve daha fazla olan sigortalıların aynen eski sistemde olduğu gibi devam ediyor.Bunun için SGK’ya başvurup önce eviniz için “işyeri dosyası” açtırmanıza yada diğer sigortalılar gibi sigortalı çalışmaya başlamadan bir gün önce bildirmenize gerek yok.Bunların bildirimi, işverenler tarafından SGK’ca hazırlanan Ev Hizmetlerinde Çalışanlar Bildirgesi ile en geç çalışmanın geçtiği ayın sonuna kadar yapılacak. Sigortalının ne kadar ücret aldığı, ne zaman işe başladığı ve hizmet saatleri konusunda sizin beyanınız esas olacak.Ancak bildirmezseniz bir asgari ücret tutarında para cezası var.

10 Gün Nasıl Hesaplanacak?
Buradaki 10 gün her bir işverenin yanındaki hizmeti ayrı ayrı hesaplanarak tespit edilecek.Saatlik çalışanlar için ayda kaç gün çalıştığı çalıştığı toplam saatin 7,5’a bölünmesi ile bulunacak. Örneğin ayda toplam doksan saat çalışan biri 90 / 7,5 = 12 gün sigortalı çalışıyor sayılacak.10 günden az çalışmanın tespitinde günlük 7,5 saatin altındaki çalışmalar 1 gün olarak kabul ediliyor.Bir bakıcı yada temizlikçinin toplam çalışma saatti 75 saat ve daha fazla ise bu kişinin yukarıda söylediğimiz üzere SGK’da işyeri dosyası açtırarak sigortalı yapılması gerekli.Bu şekilde sigortalı yapılan kişiler hem sağlıktan yararlanabilecek, hem de her ay çalıştığı toplam gün karşılığı olarak emekli olmaya yarayan hizmet günü biriktirecek.Ancak bu şekilde çalışanlar ay içerisindeki çalışmadıkları günlerin GSS primine kendi ceplerinden ödemek zorunda.

10 Günden Az Çalışanda Sistem Farklı
Ev hizmetlerinde bir veya birden fazla gerçek kişi tarafından çalıştırılan ve çalıştıkları kişi yanında ay içinde çalışma saati süresine göre hesaplanan çalışma gün sayısı 10 günden az olanlar için, çalıştırıldıkları süreyle orantılı olarak çalıştıranlarca prim ödenecek.Bu şekilde çalışan kişiler normal sigortalı sayılmıyor, yalnızca iş kazası ve meslek hastalığı kapsamında sigortalı sayılıyor.Ancak bunlar için hesaplanacak prim oranı düşük olacak. Bu şekilde 10 günden az çalışanlara asgari ücretin %2’si oranında iş kazası ve meslek hastalığı sigortası primi ödenecek.Bu ise, 1 Temmuz 2015’e kadar günlük 80 Kuruş, azami 9 günlük ise 7,20 TL prim ödenecek demek. Görüldüğü üzere ev hizmetlerinde 10 günden az çalışanların primi oldukça düşük.



Bildirim Nasıl Yapılmalı?
Bu şekilde çalışanların sigortalılık tescili, çalışan ve çalıştıran imzalarını da ihtiva eden ve en geç çalışmanın geçtiği ayın sonuna kadar SGK’ya verilmesi gereken Ev Hizmetlerinde Çalışanlar Formu ile oluyor. Ay sonunun hafta sonu genel ve resmi tatil günlerine denk gelmesi halinde ise bu günleri takip eden ilk iş günü sonuna kadar bildirim yapılmalı.10 günden az çalışmanın takip eden aylarda da devam etmesi ve bu durumun Formda belirtilmesi halinde her ay için ayrıca bildirim yapılması istenmiyor, yani bir kez vermek yeterli oluyor.Ev hizmetlerinde 10 günden az sigortalı olarak çalışanların bildirimi bu kişileri çalıştıranlar yönünden SGK’dan alınacak şifre ile internet aracılığı ile de yapılabilmekte.

Sigortalılık başlangıcında bu form üzerinde çalışma başlangıcına dair kayıtlı en eski tarih esas alınmakta.Yeni sistemde ev sahipleri işveren sayılmıyor. 10 günden az birini çalıştıran kişi işveren sayılmadığı için işyeri bildirgesi vermekle ve diğer bildirimleri yapmakla da sorumlu değil.

Emeklilik Günü Kazandırmıyor
Bu şekilde 10 günden az çalışanlar GSS’li sayılmıyor, hastaneye gidemiyor, sağlık hizmeti alamıyor. Keza bunların sigortalılıkları emeklilik için de gün kazandırmamakta.Yani adeta bu kişilerin yarım insan, yarım sigortalı kabul ediliyor.Bu şekilde çalışanlar sağlıktan yararlanıp hastaneye gitmek istiyorsa GSS primlerini kendileri yatırmaları gerekiyor. Üstelik 60 günden fazla GSS borçları birikirse hastaneden yararlanma hakları da yok.Keza bu şekilde sigortalı olanların kaza geçirmeleri halinde bu olayın iş kazası sayılması için kazasının olduğu tarihten en az on gün önce tescil edilmiş olmaları ve kaza tarihinde sigortalılıklarının sona ermemiş olması şart.
Yani ev hizmetlerinde çalışanlar açısından yeni sistem hakları oldukça kısmış durumda.

Emeklilik Primini Kendi Ödeyecek
Ev hizmetlerinde on günden az çalışanların, ikinci bir yol olarak emeklilik primlerini kendi ceplerinden yatırmaları mümkün.Bu çalışanlar, adlarına ödenen priminin ait olduğu ayı takip eden ayın sonuna kadar aynı kazancın otuz katının %32,5 oranında prim ödeyebilme hakkına sahip olacak. Bu priminin %20’si emekliliğe sayılan malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları, %12,5′si ise hastaneye gidebilme hakkı kazandıran genel sağlık sigortası primi olacak.Priminin ait olduğu ayı takip eden ayın sonuna kadar ödenmeyen primin ödenme hakkı düşecek, başka bir deyişle ev hizmetinde çalışan ileride bu çalıştığı dönemleri emekliliğine saydıramayacak.
Ödenen primler ise yeni tabirle 4/1-(a) bendi (eski tabirle SSK’lı sigortalılık) kapsamında sigortalılık sayılıyor.


12 Nisan 2015 Pazar

Yurtdışında kdv geriye nasıl alınır ?

İş, tatil vb. nedenlerle yurt dışına çıkan müşterilerimizin gittikleri ülke/ülkelerde alışveriş yapmaları ve KDV ödemeleri kaçınılmazdır. Peki, bu şekilde ödenen KDV'lerin geri alınabileceğini biliyor musunuz?  Ülkeden ülkeye değişmekle beraber bu konuda bazı genel bilgilerin bilinmesinde fayda görmekteyiz.
Ülkemiz KDV Kanunu uygulamasında da, turistlerin satın alarak kendi ülkelerine götürdükleri malların KDV'leri, belirlenmiş olan usul ve esaslara göre kendilerine iade edilmektedir. Turistlerin ülkemizde satın aldıkları ve yararlandıkları hizmetlerde ise ödedikleri KDV kendilerine iade edilmemektedir. İade sadece yurt dışına çıkardıkları mallarda söz konusu olmaktadır. Bu konuda KDV Genel Uygulama Tebliği'nde gerekli açıklamalar yer almaktadır. Yabancı ülke uygulamaları da hemen hemen ülkemiz uygulaması ile paralellik göstermektedir. Turistlerin bu şekilde satın alarak ülke dışına çıkardıkları malların KDV'sinin iade edildiği bu uygulamaya Perakende İhracat/Tax Free de denilmektedir.
Ülkemizin Dış Ticaret Ataşelikleri'nden aldığım bilgiler çerçevesinde bu konuda bir çalışma yaparken, tax free uygulamasının ülkeden ülkeye farklılık gösterdiğini tespit ettim ve bu konuda genel bilgi olarak ortak  bir metin hazırlamaya başlamışken, www.uzakrota.com sitesinde yayımlanmış çok güzel hazırlanmış bir açıklamaya rastladım. İlgili site yönetiminden de izin alarak, bu konuda siz değerli müşterilerimizi bilgilendirmek amacıyla söz konusu açıklamayı aynen göndermeye karar verdim. Sizlere yararlı olacağını umduğum bu açıklama aynen aşağıdadır:
" Tax Free Nedir? 
Yabancı bir ülkede ikamet etmeyen yolcuların satın alarak ülke dışına götürdükleri malların teslimi anında Katma Değer Vergisi tahsil edilir. Ancak gümrükten malın çıkışı anında fatura veya belgenin ibrazında tahsil edilen Katma Değer Vergisi iade olunur. KDV uygulanan ülkelerde ‘’TAX FREE’’ adı altında tatbik edilen bu yöntem , yurt dışında yaşayanların ülke içinde aldıkları hediyelik eşya ve sair malların vergiden arındırılmasını amaçlamaktadır. Bu şekilde oluşan ve ihraç etkisi yapan bu mal hareketinde KDV ‘den arındırma işlemi uygulanır.
Ödediğim Vergiyi Nasıl Geri Alırım?
Yurtdışına turist olarak çıkmışsanız yaptığınız alışverişlerde ödediğiniz vergiyi geri alma şansına sahipsiniz. Ne kadar iade alınabileceği her ülkede farklılık göstermekle beraber aldığınız ürünlerdeki KDV oranı da iade tutarını etkilemektedir. Elektronik ürünlerde yüksek olan KDV, giyim vs. tarzı ürünlerde daha düşük olabilmektedir. Ülkelere göre farklı olmakla birlikte ortalama olarak, ürünlerin etiket fiyatlarının %10 u iade olarak alınabilmektedir. Harcamalarınızda satın alınan her ürün için iade almak mümkün değildir.(Hizmet ile alakalı harcamalar; Otel konaklaması, ulaşım giderleri, yemek, yiyecek ve içecek vb gibi harcamaları kapsamaz) Ayrıca alışveriş tutarınız belli bir rakamın üzerinde ise tax free alma hakkınız olur.
Tax free alabilmek belirli şartlara göre alışveriş yapılmalıdır. Alışveriş yapacağınız yere geldiğinizde, mağaza girişinde ya da kasa civarında tax free logosu bulunmasına dikkat edilmelidir. Eğer bir logo göremediyseniz mağazadaki yetkili birisinden bu konuda bilgi almalısınız.
YurtdışıAlışverişlerinizde Vergi İadesi Alın
Mağazının tax free uygulaması var ise ürünü satın alırken Tax free den faydalanmak istediğinizi belirtmelisiniz. Bu durumda size bir tax-free zarfi ve biri uzun biri kısa olmak uzere iki tane fiş benzeri form vermeleri gerekir. Bu formlarda size özel alanları doldurmanız istenir (pasaport numarası, isim, soyisim, adres vs.).
Tax free makbuzların üzerinde mutlaka mağaza kaşesi ve yetkili kişinin ıslak imzası bulunmalıdır. Bu prosedür ile tax free talep etme hakkını elde etmiş oluyorsunuz. Daha önceleri sadece alışveriş yaptığınız ülkeden çıkarken gümrükten alabildiğiniz vergi iadesini, birkaç yıldır şehir merkezlerinde de bulunan tax-refund ofislerinden de alabilirsiniz fakat küçükte olsa bir komisyon oranı alınmakta. Bunun için Global Blue‘nun sitesinden alışveriş yaptığınız şehirdeki tax refund ofislerinin nerelerde olduğuna bakabilir ve size en uygun olanına gidebilirsiniz.
Tax-refund ofisinde verginizi geri almak istediğinizi söyleyerek elinizdeki tax-free formlarını görevliye teslim ederek verginizi iade olarak alıyorsunuz. Size verilecek olan formu alarak ülkeyi terk edeceğiniz havalimanındaki gümrüğe tax free formunu onaylatmanızı ve 1 ay içerisinde onaylanmış formu size verilen zarfa koyup postalamanız gerekecektir. Eğer bu işlem yapılmazsa, yani 1 ay içerisinde gümrükten onaylanmış tax-free formu onlara ulaşmazsa, kredi kartınızdan size ödedikleri vergiyi tahsil edeceklerdir.(Bazı havaalanlarında onaydan sonra formu atabileceğiniz posta kutuları bulunmaktadır)
Not : Tax free den faydalanabilmek için 3 aydan az bir süre için gitmiş olmanız, gittiğiniz ülkede oturum izni almamış olmanız ve lisansüstü bir eğitim için o ülkede bulunuyor olmamanız gerektiğini unutmayın."
Saygılarımla.
YMM Abdullah Tolu

6 Nisan 2015 Pazartesi

6183 kapsamında Kanuni Temsilciler Sorumluğu hk.Anayasa Mhk kararı.

Anayasa Mahkemesinden Tarihi İptal Kararı-SMMM Cumhur Çetin
Tarih: 06/04/2015
Anayasa Mahkemesi, 03.04.2015 tarih ve 29315 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 19/3/2015 Tarihli ve E: 2014/144, K: 2015/29 Sayılı Kararı ile 6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Kanun’un mükerrer 35. maddesinin 5. ve 6.fıkrasında yer alan hükümlerin, Anayasa’nın 2.maddesine aykırı olduğu ve iptali gerektiği yönünde karar vermiştir.
Kanuni Temsilciler Sorumlu Tutulamayacak
Bilindiği üzere;6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un “Kanuni temsilcilerin sorumluluğu” başlıklı mükerrer 35. Maddesinin,5. fıkrasında; amme alacağının doğduğu ve ödenmesi gerektiği zamanlarda kanuni temsilci veya teşebbüsü idare edenlerin farklı şahıslar olmaları halinde bu şahısların, amme alacağının ödenmesinden müteselsilen sorumlu tutulacağı, 6. fıkrasında ise kanuni temsilcilerin sorumluluklarına dair Vergi Usul Kanunu’nda yer alan hükümlerin bu sorumluluğu ortadan kaldırmayacağı hükümleri yer almaktadır.  
Söz konusu hükümlerin, Anayasa mahkemesi tarafından iptal edilmesi sonucu; Amme alacağının doğduğu ve ödenmesi gerektiği zamanlarda kanuni temsilci veya teşebbüsü idare edenlerin farklı şahıslar olmaları durumunda alacağın ödenmesinden alacağın doğduğu dönemdeki kanuni temsilci sorumlu tutulamayacaktır.
Örnek:
(A) limited şirketinde ortak aynı zamanda müdür olan (C), 30.12.2011 tarihli ortaklar kurulu kararına göre,30.12.2011 tarihinde noter tasdikli hisse devir ve temlik sözleşmesiyle şirkette mevcut hisselerinin tamamını devrederek şirket ortaklığından ve müdürlüğünden ayrılmıştır. Söz konusu karar, 30.12.2011 tarihinde tescil edilmiş ve 11.01.2012 tarihinde Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edilmiştir.
(A) limited şirketi’ne ait;
2011/Aralık Dönemine ait KDV beyannamesi, 24 Ocak 2012 tarihine kadar süresinde verilmiş ancak tahakkuk eden vergi 26 Ocak 2012 tarihine kadar ödenmemiştir.
2011/Ekim-Kasım-Aralık Dönemine ait Muhtasar beyanname, 23 Ocak 2012 tarihine kadar süresinde verilmiş ancak tahakkuk eden vergi 26 Ocak 2012 tarihine kadar ödenmemiştir.
2011/Kurumlar Vergisi Beyannamesi, 25 Nisan 2012 tarihine kadar süresinde verilmiş ancak tahakkuk eden vergi 30 Nisan 2012 tarihine kadar ödenmemiştir.
Tahakkuk eden bu vergilerin tahsili amacıyla şirket adına ödeme emirleri düzenlenmiş ve 29.05 2102 tarihinde şirkete tebliğ edilmiş ancak şirket tarafından ödeme yapılmamıştır. Bunun üzerine şirkete ait malvarlığı araştırması yapılmış ancak şirket adına taşınmaza, taşıta ve bankalarda bir değere rastlanılmamıştır. Bunun üzerine, 6183 sayılı kanunun mükerrer 35 maddesinin 5. fıkrasına istinaden vergilerin doğduğu dönemde şirketin kanuni temsilcisi olan (C) adına ödeme emri düzenlenerek, 03.07.2012 tarihinde tebliğ edilmiştir. Tebliğ sonucunda (C) kişisi tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı için aracına haciz işlemi tatbik edilmiştir.
Bunun üzerine (C) konuyu vergi mahkemesine taşımış,6.vergi mahkemesi haczin iptaline karar vermiş bu defa da ilgili vergi dairesi söz konusu iptal kararının bozulması amacıyla Danıştay’a temyiz başvurusunda bulunmuştur. Danıştay 4.Dairesi, 6183 sayılı kanunun mükerrer 35.maddesinin 5.ve 6 fıkralarının iptali talebiyle Anayasa Mahkemesine başvurmuştur. 
Anayasa Mahkemesi;
 “Kanun koyucu, amme alacağını güvenceye almak bakımından sorumluluğun yaygınlaştırılması yoluna gidilebileceği gibi müteselsil sorumluluk da öngörebilir. Ancak amme alacağının doğduğu ve ödenmesi gerektiği zamanlarda kanuni temsilcilerin farklı kişiler olabileceği gerçeği göz önüne alındığında, kural ile getirilen düzenleme vergi ve diğer mali ödev ve sorumluluklarını zamanında ve eksiksiz olarak yerine getiren kanuni temsilcilerin, sonradan kendilerinin görevde olmadığı ve müdahale şanslarının bulunmadığı bir dönemde gerçekleşen bir eylemden müteselsilen sorumlu tutulmaları sonucunu doğurmaktadır. Adalet ve hakkaniyet ilkeleri karşısında, bireyin bu şekilde belirsiz ve güvencesiz bir biçimde KENDİ KUSURUNDAN KAYNAKLANMAYAN bir nedenle BAŞKALARININ EYLEM VE İHMALİ SONUCU OLUŞACAK SORUMLULUĞA ortak olması adalet ve hakkaniyetle bağdaşmaz. Dolayısıyla, söz konusu kural hukuk devleti ilkesine aykırıdır.” gerekçesiyle; 6183 sayılı kanunun mükerrer 35. maddesinin 5.ve 6.fıkralarını iptal etmiştir.
Söz konusu iptal kararının, vergi mahkemelerinde devam eden davaların hızlı bir şekilde sonuçlanmasına, mahkemelerin yükünün azalmasına olumlu katkısı olurken, hazineye kaynak sağlanması anlamında olumsuz katkısı olacaktır. Yine bu iptal kararı, ilerleyen günlerde 6183 sayılı kanunun “limited şirketlerin amme borçları”“  başlıklı 35.maddesinin 2.fıkrasının da iptalini gündeme getirebilecektir.
Kaynak: www.MuhasebeTR.com
(Bu makale yazılı veya elektronik ortamda kaynak göstermeden yayınlanamaz. Kaynak göstermeden yayınlayanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır .)
 


3 Nisan 2015 Cuma

İş Kanunu kapsamı dışındaki işler:

4857 sayılı İş Kanunu'nda ; 

İstisnalar

MADDE 4.- Aşağıda belirtilen işlerde ve iş ilişkilerinde bu Kanun hükümleri uygulanmaz;
a) Deniz ve hava taşıma işlerinde,
b) 50'den az işçi çalıştırılan (50 dahil) tarım ve orman işlerinin yapıldığı işyerlerinde veya işletmelerinde,
c) Aile ekonomisi sınırları içinde kalan tarımla ilgili her çeşit yapı işleri,
d) Bir ailenin üyeleri ve 3 üncü dereceye kadar (3 üncü derece dahil) hısımları arasında dışardan başka biri katılmayarak evlerde ve el sanatlarının yapıldığı işlerde,
e) Ev hizmetlerinde,
f) İş sağlığı ve güvenliği hükümleri saklı kalmak üzere çıraklar hakkında,
g) Sporcular hakkında,
h) Rehabilite edilenler hakkında,
ı) 507 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar Kanununun 2 nci maddesinin tarifine uygun üç kişinin çalıştığı işyerlerinde.

Şu kadar ki;
a) Kıyılarda veya liman ve iskelelerde gemilerden karaya ve karadan gemilere yapılan yükleme ve boşaltma işleri,
b) Havacılığın bütün yer tesislerinde yürütülen işler,
c) Tarım sanatları ile tarım aletleri, makine ve parçalarının yapıldığı atölye ve fabrikalarda görülen işler,
d) Tarım işletmelerinde yapılan yapı işleri,
e) Halkın faydalanmasına açık veya  işyerinin eklentisi durumunda olan park ve bahçe işleri,
f) Deniz İş Kanunu kapsamına girmeyen ve tarım işlerinden sayılmayan, denizlerde çalışan su ürünleri üreticileri ile ilgili işler,
Bu Kanun hükümlerine tabidir.

Berat takvimi.

1 Sıra No'lu elektronik defter genel tebliğinin 3.3.3 bölümünün (a) ve (b) bentlerinde, 2 Sıra No'lu elektronik defter genel tebliği ile yapılan değişikliğe göre, e-defter beratları, GİB sistemine gerek gelir vergisi gerekse kurumlar vergisi mükellefleri tarafından aşağıda belirtilen takvime göre yüklenecektir.
                Herhangi bir ay'ın beratı GİB sistemine yüklenmeden önce gerek aktif hesaplarda gerekse pasif hesaplarda ters bakiye veren hesaplar Tek Düzen Muhasebe Sistemi'ne göre yıl sonlarında yapıldığı gibi düzeltilmelidir. Berat gönderildikten sonra (örneğin, ocak ayı'nın beratı gönderildikten sonra) takip eden ay defterinde (örneğin şubat ayına ait defterde) ters bakiyeler eski haline getirilmeli ve şubat sonu itibariyle, şubat ayının beratı gönderilmeden önce yine ters bakiyeler düzeltilmeli ve her ay'ın beratı gönderilmeden bu işlemler tekrarlanmalıdır.
               
                1- 2015 OCAK AYINDA e-DEFTER'E GEÇEN TÜZEL KİŞİLERİN 
         e-DEFTER       BERATLARININ GİB SİSTEMİNE YÜKLEME TAKVİMİ:
                e-Defterin İlgili Olduğu Ay                            Berat'ın Yükleneceği Son Gün
                OCAK 2015                                                                    30 NİSAN 2015
                ŞUBAT 2015                                                                   31 MAYIS 2015
                MART 2015                                                                     30 HAZİRAN 2015
                NİSAN 2015                                                                   31 TEMMUZ 2015
                MAYIS 2015                                                                   31 AĞUSTOS 2015
                HAZİRAN 2015                                                               30 EYLÜL 2015
                TEMMUZ 2015                                                                31 EKİM 2015
                AĞUSTOS 2015                                                              30 KASIM 2015
                EYLÜL 2015                                                                    31 ARALIK 2015
                EKİM 2015                                                                     31 OCAK 2016
                KASIM 2015                                                                    29 ŞUBAT 2016
                ARALIK2015         Kurumlar Vergisi Beyannamesinin verildiği ayın son günü .
                                                   Hesap dönemi  takvim yılı olanlarda 30 nisan 2016
               
               
                2- 2015 OCAK AYINDA e-DEFTER'E GEÇEN GERÇEK KİŞİLERİN 
     e- DEFTER    BERATLARININ GİB SİSTEMİNE YÜKLEME TAKVİMİ:
                e-Defterin İlgili Olduğu Ay                            Berat'ın Yükleneceği Son Gün
                OCAK 2015                                                                     30 NİSAN 2015
                ŞUBAT 2015                                                                    31 MAYIS 2015
                MART 2015                                                                     30 HAZİRAN 2015
                NİSAN 2015                                                                    31 TEMMUZ 2015
                MAYIS 2015                                                                    31 AĞUSTIS 2015
                HAZİRAN 2015                                                                30 EYLÜL 2015
                TEMMUZ 2015                                                                 31 EKİM 2015
                AĞUSTOS 2015                                                                30 KASIM 2015
                EYLÜL 2015                                                                      31 ARALIK 2015
                EKİM 2015                                                                       31 OCAK 2016
                KASIM 2015                                                                     29 ŞUBAT 2016
                ARALIK 2015                                                                    31 MART 2016
               


Ev hizmetleri uygulaması nasıl olacak ?

1/4/2015 Resmi Gazete’de yayımlanan tebliğe göre, artık ev işlerinde çalışan kadınlar tek bir bildirimle sigortalı olabilecek.Kadın (Erkek de olabilir) bir ay içinde 10 günden fazla çalışırsa sigorta primlerini işveren ödeyecek; 10 günden az çalışıyorsa ise işverenin yükümlülüğü iş kazası ve meslek sigortası yaptırmakla sınırlı kalacak.     Çalışan isterse kendi sigorta primini kendisi yatıracak.Tebliğe göre, işveren “Ev hizmetlerinde 10 gün ve daha fazla çalıştırılacaklara ilişkin bildirgeyi” doldurup sigortalı ile birlikte imzalayacak. Sonrasında ise sosyal güvenlik il müdürlükleri veya sosyal güvenlik merkezine başvuruda bulunacak. Başvuru işverenin vekalet verdiği kişiler üzerinden de yapılabilecek. 
·         Prim sigortalıya ödenen brüt ücrete göre belirlenecek ve yüzde 34.5 olacak.
·         Primler işveren tarafından ödenecek. Ancak burada belirlenen ücretin, her yıl yeniden belirlenen prime esas kazancın alt ve üst sınırı arasında olması zorunluluğu aranacak.
·         Primler, çalıştırılan ayı takip eden ayın sonuna kadar kuruma ödenecek. İlk prim ödemesi sırasında bir defaya mahsus olarak işverenden Damga Vergisi tahsis edilecek. Evde çalışılan gün sayısında değişiklik olması durumunda işverenin bunu kuruma bildirmesi gerekecek.
·         10 gün ve daha fazla süreyle ev hizmetinde çalışan sigortalılar, aynı anda bir veya birden fazla işveren yanında sigortalı olabilecekler.
·         Yaşlılık ve emeklilik aylığı alanlar da bu kapsamda sigortalı çalıştırılabilecek. Bildirgenin yasal süresinde verilmemesi halinde işverene asgari ücret tutarında ceza kesilecek. İşten ayrılmada da bildirim yapma zorunluluğu işverende olacak.
·         Bu kapsamda sigortalı olanlar, son 1 yıl içinde toplam 30 gün Genel Sağlık Sigortası primi yatırıldıysa Genel Sağlık Sigortası yardımlarından yararalanabilecek.
·         Yabancı uyruklu sigortalılar da, bu tebliğ kapsamında çalıştırılabilecektir. Böyle bir durumda işverenin bildirge ile birlikte müracaatında, ilgili kişinin çalışma iznini de eklemesi gerekecek. 
İNTERNETTEN BAŞVURU KOLAYLIĞI Ev hizmetlerinde 10 günden az sigortalı çalışanlar için işveren sadece iş kazası ve meslek hastalığı sigortası yaptıracak. Bunun için evinde çalıştırdığı her gün için, prime esas günlük kazanç alt sınırının (40 TL) yüzde 2’si oranında iş kazası ve meslek hastalığı primi ödeyecek. 10 günden az çalışılan süreler birbirini takip eden günler olabileceği gibi ayın farklı günleri de olabilecek.Bildirim, “Ev Hizmetlerinde 10 Günden Az Sigortalı Çalıştırılacaklara İlişkin Başvuru Formu” ile yapılacak ve internet üzerinden de başvuru kolaylığı olacak. İnternetten işverenin www.turkiye.gov.tr adresinin “e-hizmetler” menüsünün altında bulunan “Ev Hizmetleri” kısmını seçmesi yeterli olacak.