.

.

18 Kasım 2014 Salı

2014 Yıl Sonu Yaklaşırken e-Defter...

2014 Yıl Sonu Yaklaşırken e-Defter...

İlk olarak 2011 yılı sonunda 1 Seri No.lu Elektronik Defter Genel Tebliği ile usul ve esasları açıklanan e-defter düzenlemesi, 2012 yılı sonunda yayımlanan 421 Seri No.lu e-Defter Genel Tebliği ile, e-fatura kapsamında olan mükellefler için 2014 yılı içinde geçilmesi zorunlu bir uygulama haline gelmişti.
Sonrasında, 26.11.2013 tarihinde yayımlanan 67 No.lu VUK Sirküleri ve 24.12.2013 tarihinde yayımlanan 2 Seri No.lu Genel Tebliği ile söz konusu düzenlemeye ilişkin bazı ilave açıklamalar ve düzenlemeler yapılmıştı.İlgili Tebliğler ve Sirküler çerçevesinde yapılan açıklamalarda başvuru, geçiş süreci ve uygulamayla ilgili dikkate edilmesi gereken bazı kritik hususları özetleyelim…
1. Başvuru Şartları Neler?
·                                 ​Gerçek kişi mükelleflerin 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu çerçevesinde güvenli elektronik imza veya Mali Mühür temin etmiş olmaları,
·                                 Tüzel kişi mükelleflerin 397 sıra numaralı VUK Genel Tebliği çerçevesinde Mali Mühür temin etmiş olmaları,
·                                 Elektronik defter tutulması, kaydedilmesi, onaylanması, saklanması ve ibrazında mükellefler tarafından kullanılacak yazılımın uyumluluk onayı almış bir yazılım olması (GİB’in onayladığı ve www.edefter.gov.tr adresinde listelenen hazır yazılımlar veya mükellefler tarafından geliştirilen ve GİB tarafından onaylanmış yazılımlar tercih edilebilecektir.)
Başvurular www.edefter.gov.tr adresinden yapılabilecek.

2. Zorunluluk Kapsamında mıyım? 421 Seri No.lu VUK Genel Tebliği uyarınca e-fatura zorunluluğu kapsamında olan mükelleflerin e-deftere geçiş yapmaları zorunludur.

3. Kapsamdaki Mükellefler e-Defter’e Ne Zaman Başvurup, Uygulamaya Ne zaman Geçecek?
·                                 ​Uygulamaya 2014 Aralık ayı içerisinde başvuranların 01.01.2015 tarihinden itibaren,
·                                 2014 Aralık ayından önce başvuranların en geç 2014 Aralık ayından başlamak üzere,
·                                 Özel hesap dönemine tabi olanların 01.12.2014 tarihinden önce elektronik defter uygulamasına başvuru yapmaları ve en geç 2014 Aralık ayı içerisinde  elektronik defter tutmaya başlamaları gerekiyor.e-Defter yazılımlarını kendisi geliştiren mükelleflerinse 01.09.2014 tarihi itibarıyla elektronik defter test süreçlerini başarı ile tamamlamış olmaları gerekiyor. (Bu düzenlemeye ilişkin henüz aksiyon almamış olanların, GİB’in onayladığı ve www.edefter.gov.tr  adresinde yer alan yazılımlardan birini tercih etmeleri ve buna göre başvuruda bulunmaları uygun olabilecektir.) 
4. e-Fatura Zorunluluğu Kapsamında Olmayan Bir Mükellefin e-Faturaya Geçmesi Halinde, e-Defter Uygulamasına da Geçmesi Zorunlu mu?  Zorunluluk kapsamında olmayan mükellefler e-fatura veya e-defter’den herhangi birine başvurabilirler. Ayrıca, e-fatura uygulamasına isteğe bağlı geçmiş olmak, e-defter uygulamasına geçmeyi zorunlu kılmıyor.
5. 2014 Yılı İçinde Yapılan Geçişlerde Eski Usulde Tutulan Defterlerin Durumu Ne Olacak?  2014 takvim yılı içerisinde herhangi bir ayda e-defter uygulamasına dahil olunması halinde, ilgili mükellefler dönem başından itibaren 1 ay içerisinde eski usule göre tutmuş oldukları defterlere kapanış tasdiki yaptıracaklardır.
6. Örneğin 01.11.2014 İtibarıyla e-Deftere Geçiş Yapan Bir Mükellefin İlk 8 Aylık Defterini e-Deftere Aktarması Zorunlu mu?  2 Sıra No.lu e-Defter Genel Tebliği ile bu zorunluluk kaldırılmıştır. Önceki döneme ilişkin eski deftere yalnızca kapanış tasdiki yaptırılacaktır.

7. Hangi Defterler Kapsamda? e-Defterler Hangi Dönemler için, Ne Zamana Kadar Oluşturulacak? Yevmiye ve Defter-i Kebir, e-defter kapsamındadır. Elektronik defterler, aylık dönemler için oluşturulacak ve ilgili olduğu ayı takip eden üçüncü ayın son gününe kadar (Hesap döneminin son ayına ait defterler kurumlar vergisi beyannamesinin verildiği ayın son gününe kadar) mükelleflerin kendilerine ait mali mühür ile onaylanacaktır.
8. e-Defter Beratı Nedir?  GİB tarafından belirlenen standartlara uygun olarak, elektronik ortamda oluşturulan defterlere ilişkin anahtar bilgileri içeren ve Başkanlık Mali Mührü ile onaylanmış elektronik dosyadır.
9. e-Defterde de Eskiden Olduğu Gibi Açılış/Kapanış Onayı Var mı?  Elektronik defter tutma sürecinde hesap döneminin ilk ayının beratının alınması açılış onayı, son ayının beratının alınması ise kapanış onayı yerine geçmektedir.
10. Birden Fazla Alış veya Satış İşleminin Tek Yevmiye Kaydında Kaydedilmesi Mümkün mü?  Ticari Defter Genel Tebliği uyarınca her kaydın dayandığı belgenin türü ve numaralarının ayrıca girilmesi gerekmektedir. Başkanlık yevmiye kayıtlarının günlük olarak veya işlem bazında toplu şekilde atılmasını uygun bulmamakla birlikte bu konuda yaşanan sıkıntılar halen devam etmektedir.
11. Sistemde Tanımlı Belge Tipleri Neler? Tanımlı Olmayan Belgeler Nasıl Girilecek?  Tanımlı belge tipleri “Çek, fatura, senet, navlun, makbuz, sipariş belgesi, diğer” dir. Örneğin banka dekontu gibi farklı belgelerin “diğer” başlığı altında girilmesi ve açıklama alanına bilginin yazılması yeterli olacaktır.
12. e-Defterde Bulunması Gereken Zorunlu Bilgiler Neler? Ticari Defter Tebliği uyarınca;     Yevmiye maddesinde bulunması zorunlu bilgiler: madde Sıra No, Tarih, borç, alacak, tutar, belge türü, tarih ve sayısı; 
Defter-i kebi​r kayıtlarında bulunması zorunlu bilgiler ise: tarih, yevmiye madde sıra no, tutar, toplu hesaplarda yardımcı nihai hesap ismi’dir.
13. e-Fatura Kapsamında Mali Mührü Olan Bir Mükellefin Ayrıca Mühür talep etmesine gerek var mı?  E-fatura için alınan mali mühür e-defter için de kullanılabilecektir.
14. 2014 Yılı İçinde e-Defter Uygulamasına Başlayanların, Eski Usulde Defter Tuttukları Döneme Ait Defterlerine Kapanış Kaydı, e-Defter Dönemine ise Açılış Kaydı Yapmalarına Gerek var mı?  Bu konuda resmi bir açıklama yapılmamakla birlikte, e-fatura forum sitesinde GİB uzmanlarının verdikleri cevaba göre söz konusu kapanış ve açılış kayıtlarının yapılmasına gerek bulunmamaktadır.  Esasen 2 Sıra No.lu Elektronik Defter Genel Tebliği’nin 4’üncü maddesi de bu uygulamayı destekler niteliktedir.
15. GİB’in Sistemine e-Defter Kayıtları mı Yükleniyor? Bu Anlamda GİB Kayıtlarımızda bir İnceleme Yapabiliyor mu?  Sisteme yüklenen kayıtlar değil, oluşturulan berat dosyalarıdır. GİB tarafından beratın mükellefe ait olup olmadığı ile yazılımın uyumlu olup olmadığı gibi diğer usul şartları kontrol edilmektedir.
16. Her Şube İçin Ayrı e-Defter Başvuru Yapılmasına Gerek Var mı? Tek Program Tüm Şubeler için Kullanılabilir mi?  Hayır, vergi kimlik numaraları aynı olduğu sürece şubeler için ayrıca başvuru yapılmasına gerek bulunmamaktadır. Bir şirketin tüm şubelerinin aynı e-defter programını kullanması gerekmektedir.
17. Sistemde Kesinti Olduğunda veya Başka Bir Teknik Sebeple, Beratların GİB Sistemine Onaylatılamaması Halinde Ne Yapılabilir?  Böyle bir durumda beratlar mali mühür ile zaman damgalı olarak imzalanacaktır. Tübitak’tan temin edilen zaman damgası, ilgili verinin onaylandığı zamanı tespit etme noktasında ispat edici veri olarak kabul edilmektedir. Zaman damgası olmayan mükellefler için VUK’un mücbir sebep veya zor durum hallerinin düzenlendiği madde hükümlerinin uygulanması mümkün olabilecektir.
18. e-Defter ve Beratlar Nerede ve Kim Tarafından Muhafaza Edilecek? Yurt Dışında Defter Tutulabilir mi?  Elektronik defterler ve beratların elektronik defter izni verilenlerin kendilerine ait bilgi işlem sistemlerinde muhafaza edilmesi mecburi olup, üçüncü kişiler nezdinde ya da yurt dışında muhafaza işleminin Başkanlık ve Genel Müdürlük açısından herhangi bir hükmü yoktur. 
Muhafaza yükümlülüğünün Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisinde ve TC kanunlarının geçerli olduğu yerlerde yerine getirilmesi zorunludur. 
19. e-Defteri Nasıl Muhafaza ve İbraz Edeceğim?  Defter ve beratının kağıda bastırılarak saklanması söz konusu değildir. E-Defter ve beratının elektronik, manyetik, optik araçlarla saklanması ve ibraz edilmesi gerekmektedir. 
Kaynak: Kpmgvergi.com


Bağımısız denetime tabi olan şirketler. (2014-2015)

Türkiyede kimler bağımsız denetime tabi ve hangi koşullar meydana geldiği takdirde denetime tabi olacaklar, bunun için 23.01.2013 tarih ve 28537 sayılı resmi gazetede yayımlanan ve üzerinde düzeltme yapılan 2012/4213 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının ilgili kısımları aşağıya alınmıştır. Bağımsız denetime tabi olacak şirketler (son şekli ile) 

MADDE 3- (1) Tek başına veya bağlı ortaklıkları ve iştirakleriyle birlikte aşağıdaki üç ölçütten en az ikisini sağlayan şirketler ile ekli (I) sayılı liste kapsamında yer alan şirketler, 
 a) Aktif toplamı yetmişbeşmilyon ve üstü Türk Lirası. 
 b) Yıllık net satış hasılatı yüzellimilyon ve üstü Türk Li rası. 
 c) Çalışan sayısı ikiyüzelli ve üstü. 

(2) Ekli (II) sayılı liste kapsamında yer alan şirketler, tek başına veya bağlı ortaklıkları ve iştirakleriyle birlikte listede belirtilen sınırlamalar dikkate alınarak, 6102 sayılı Kanun ile 660 sayılı Kanun Hükmünde Kararname hükümleri çerçevesinde bağımsız denetime tabidir. 


(3) Ekli (I) sayılı liste kapsamında yer alanlar hariç olmak üzere 24/11/1994 tarihli ve 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanuna tabi kuruluşlar ile ekli (II) sayılı listenin yedinci sırası kapsamına giren kuruluşlar hariç olmak üzere sermayesinin en az yüzde 50 ve daha fazlası devlete, il özel idarelerine, kanunla kurulmuş vakıflara ve diğer kamu kurum ve kuruluşlarına ait olan şirketler bu kararın kapsamı dışındadır. 

Uygulamaya ilişkin esaslar 
MADDE 4- (1) Şirketler, bu kararda belirtilen üç ölçütten en az ikisinin sınırlarını art arda iki hesap döneminde aşmaları durumunda müteakip hesap döneminden itibaren bağımsız denetime tabi olur. Bağımsız denetime tabi şirketler, söz konusu ölçütlerden en az ikisine ait sınırların art arda iki hesap döneminde altında kalmaları ya da bir hesap döneminde söz konusu ölçütlerden en az ikisinin sınırlarının yüzde 20 veya daha fazla altında kalmaları durumunda, müteakip hesap döneminden itibaren bağımsız denetim kapsamından çıkarılır. 

(2) Bu kararda belirtilen üç ölçütten ikisinin sınırlarının aşılıp aşılmadığının belirlenmesinde; şirketin aktif toplamı ve yıllık net satış hasılatı bakımından yürürlükteki mevzuat uyarınca hazırladıkları önceki yıllara ait (son iki yıldaki) finansal tablolar, çalışan sayısı bakımından ise şirkette önceki yıllardaki (son iki yıldaki) ortalama çalışan sayısı esas alınır. 

(3) Bağlı ortaklıkları ve iştirakleri bulunan şirketler açısından bu kararda belirtilen üç ölçütten ikisinin sınırlarının aşılıp aşılmadığının belirlenmesinde; aktif toplamı ve yıllık net satış hasılatı bakımından ana ortaklık ve bağlı ortaklığa ait finansal tablolarda yer alan kalemlerin toplamı (varsa grup içi işlemler yok edilir), çalışan sayısı bakımından ise ana ortaklıkta ve bağlı ortaklıkta önceki yıllardaki (son iki yıldaki) ortalama çalışan sayılarının toplamı dikkate alınır. İştirakler açısından, söz konusu ölçütler iştirakteki hisseleri oranında dikkate alınır. 


(4) Bağımsız denetime tabi şirketlerin ara dönem sınırlı bağımsız denetim yükümlülükleri, mevzuatta hüküm bulunmaması halinde kurum tarafından belirlenir. 


(5) Bu kararda düzenlenmeyen hususlarda TMSde yer alan hükümlere göre uygulama yapılır. 


(6) Bu kararın uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye ve ortaya çıkabilecek tereddütleri gidermeye kurum yetkilidir. 


Geçiş hükümleri 

GEÇİCİ MADDE 1- (1) Ekli (II) sayılı listenin yedinci sırası ile sadece kamu iktisadi teşebbüsleri bakımından olmak üzere aynı listenin dördüncü sırasında yer alan hükümler 1/1/2015 tarihinden itibaren uygulanır. 
Yürürlük 
MADDE 5- (l) Bu Karar 1/1/2013 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girer 
(I) SAYILI LİSTE 
1) Sermaye Piyasası Kanunu uyarınca Sermaye Piyasası Kurulunun düzenleme ve denetimine tabi şirketlerden; 
a) Yatırım kuruluşları, 
b) Kolektif yatırım kuruluşları, 
c) Portföy yönetim şirketleri, 
ç) İpotek finansmanı kuruluşları, 
d) Varlık kiralama şirketleri, 
e) Merkezi takas kuruluşları, 
f) Merkezi saklama kuruluşları, 
g) Veri depolama kuruluşları, 
ğ) Derecelendirme kuruluşları, 
h) Değerleme kuruluşları, 
ı) Sermaye piyasası araçları bir borsada ve/veya teşkilatlanmış diğer piyasalarda işlem gören anonim şirketler. 
i) Nitelikli yatırımcılara satılmak üzere pay hariç sermaye piyasası aracı ihraç eden anonim şirketler.
-------------------------------------------------
2) 19/10/2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu uyarınca Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunun düzenleme ve denetimine tabi şirketlerden; 
a) Bankalar, 
b) Derecelendirme kuruluşları, 
c) Finansal holding şirketleri, 
ç) Finansal kiralama şirketleri, 
d) Faktoring şirketleri, 
e) Finansman şirketleri, 
f) Varlık yönetim şirketleri, 
g) Finansal holding şirketleri üzerinde 5411 sayılı Kanunda tanımlandığı şekliyle nitelikli paya sahip olan şirketler. 
--------------------------------------------------------------

3) 3/6/2007 tarihli ve 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu ile 28/3/2001 tarihli ve 4632 sayılı Bireysel Emeklilik Tasarruf ve Yatırım Sistemi Kanunu kapsamında faaliyet göstermekte olan sigorta, reasürans ve emeklilik şirketleri. 
----------------------------------------------------------------- 
4) Borsa İstanbul piyasalarında faaliyet göstermesine izin verilen yetkili müesseseler, kıymetli madenler aracı kurumları, kıymetli maden üretimi veya ticareti ile iştigal eden anonim şirketler. 
-----------------------------------------------------------------
5) 10/2/2005 tarihli ve 5300 sayılı Tarım Ürünleri Lisanslı Depoculuk Kanunu hükümleri uyarınca anonim şirket halinde kurulan tarım ürünleri lisanslı depo şirketleri ile 11/8/1982 tarihli ve 2699 sayılı Umumi Mağazalar Kanunu hükümleri uyarınca anonim şirket şeklinde kurulan şirketler. 
-------------------------------------------------------------------
6) Ulusal karasal, uydu ve kablolu televizyon sahibi medya hizmet sağlayıcı şirketler. 
 (II) SAYILI LİSTE 
1) Sermayesinin en az yüzde 25i kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarına, sendikalara, derneklere, vakıflara, kooperatiflere ve bunların üst kuruluşlarına doğrudan veya dolaylı olarak ait olan şirketlerden aşağıdaki üç ölçütten en az ikisini sağlayanlar. 
a) Aktif toplamı 40 milyon ve üstü TL. 
b) Yıllık net satış hasılatı 50 milyon ve üstü TL. 
c) Çalışan sayısı 125 ve üstü. 
-----------------------------------------------------------------
2) Yurt çapında günlük olarak gazete yayımlayan şirketlerden aşağıdaki üç ölçütten en az ikisini sağlayanlar. 
a) Aktif toplamı 50 milyon ve üstü TL. 
b) Yıllık net satış hasılatı 75 milyon ve üstü TL. 
c) Çalışan sayısı 175 ve üstü. 
--------------------------------------------------------------------
3) Kaynak tahsisi içermeyen yetkilendirme sahibi şirketler ile çağrı merkezi şirketleri hariç olmak üzere, 15/1/2004 tarihli ve 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu, 5/11/2008 tarihli ve 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 1525inci maddesi kapsamında Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu denetimine tabi olan şirketlerden aşağıdaki üç ölçütten en az ikisini sağlayanlar. 
a) Aktif toplamı 75 milyon ve üstü TL. 
b) Yıllık net satış hasılatı 100 milyon ve üstü TL. 
c) Çalışan sayısı 250 ve üstü. 

http://www.resmigazete.gov.tr/main.aspx?home=http://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2013/01/20130123.htm&main=http://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2013/01/20130123.htm

Bağ-Kur’da Yaştan Nasıl Emekli Olunur?

08.09.1999’dan sonra sigortalılığa başlayan sigortalı kadın ise 60, erkek ise 62 yaşını doldurma ve en az 15 tam yıl prim ödeme koşuluyla kısmi yaşlılık aylığına hak kazanır.4447 Sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten (08.09.1999) önce sigortalı olanlardan, 15 yıl tam prim ödeme süresi ile kadın ise 50, erkek ise 55 yaşını doldurma koşulunu sağlayanlar ile söz konusu prim ödeme süresini ve yaş koşulunu tamamlamaya (01.10.1999 tarihi itibariyle) iki yıl ve daha az kalanlar yine 15 tam yıllık prim ödeme süresini tamamlamış olmak ve kadın ise 50, erkek ise 55 yaşını doldurmuş olmak koşuluyla emekli olmuşlardır.Bu koşulları yerine getirmemiş olanlar ise, 15 yıl prim ödeme süresini tamamlamaları için gerekli olan süreye bağlı olarak aşağıdaki koşullarda kısmi aylığa hak kazanmış ve kazanmaktadırlar.

Kadınlar İçin Bağ-Kur’dan Kısmi Aylıkla Emeklilik Şartları:
KANUN ÇIKTIĞI TARİHTE EMEKLİLİĞİNE KALAN SÜRE 50 YAŞI DOLDURMASINA KALAN SÜREYE GÖRE
(01.10.1999 tarihi itibariyle)
EN AZ EMEKLİLİK YAŞI
EN AZ PRİM ÖDEME SÜRESİ
2-4 Yıl arasında olanlar
51
15 Yıl
4-6 Yıl arasında olanlar
52
15 Yıl
6-8 Yıl arasında olanlar
53
15 Yıl
8-10 Yıl arasında olanlar
54
15 Yıl
10 Yıldan fazla olanlar
56
15 Yıl

Örnek – 1: 18.02.1960 doğumlu olan ve 01.10.1986 tarihinde SSK’lı olarak işe başlayan kadın sigortalı, SSK sigortalısı olarak, 180 gün çalışmış ve daha sonra işten ayrılmıştır. 1998 yılında esnaflığa başlamış ve Bağ-Kur’a 01.09.1998’de kayıt olmuş ve prim ödemeye başlamıştır. Bu kadın esnafımızın emekli olacağı tarih;
01.10.1999 itibariyle Bağ-Kur’a ödediği prim süresi,
01.10.1999
-01.09.1998
-----------------------
00.01.0001 (1 yıl, 1 aydır.)
Bu sigortalı daha önce de 180 gün SSK’ya prim ödemişti. Bunu da ilave ettiğimizde, toplamda 1 yıl, 7 ay prim ödemiştir.
15 yılı tamamlamasına kalan süre,
15 yıl               30.11.14  00.07.01
                        30.04.13 
-----------------------------------------------
                        13 yıl, 5 ay,

50 yaşını doldurmasına kalan süre de 10 yıldan fazladır. Bu sigortalı 15 yılını tamamlamış olup, 56 yaşını dolduracağı 18.02.2016 tarihinde Bağ-Kur’dan KISMİ emekli aylığı sahibi olabilecektir. Bu kadın esnaf 15 yılı tamamlamış olsa bile yaşı henüz 54 yaşında olduğundan 18.02.2016 tarihini bekleyecektir.

Örnek – 2: 01.06.1955 doğumlu Seval Hanım 04.10.2000 tarihinde Bağ-Kur sigortalısı olarak başlamış ve devam etmektedir. Seval Hanım Bağ-Kur’da 25 yılı doldurduğunda emekli olabilecek ise de bu kadar beklemesine gerek bulunmayıp 15 yılla da 60 yaşında emekli olabileceğinden 04.10.2015 tarihinde yaştan kısmi emekli olabilecektir.
  
Erkekler İçin Bağ-Kur’dan Kısmi Aylıkla Emeklilik Şartları:
KANUN ÇIKTIĞI TARİHTE EMEKLİLİĞİNE KALAN SÜRE ve 55 YAŞI DOLDURMASINA KALAN SÜREYE GÖRE (01.10.1999 tarihi itibariyle)
EN AZ EMEKLİLİK YAŞI
EN AZ PRİM ÖDEME SÜRESİ
2-4 Yıl arasında olanlar
56
15 Yıl
4-6 Yıl arasında olanlar
56
15 Yıl
6-8 Yıl arasında olanlar
57
15 Yıl
8-10 Yıl arasında olanlar
57
15 Yıl
10 Yıldan fazla olanlar
58
15 Yıl
Örnek – 3:  01.01.1957 doğumlu olan ve 01.09.1988 tarihinde SSK’lı olarak işe başlayan Cemal bey, SSK sigortalısı olarak, 1020 gün çalışmış ve daha sonra işten ayrılmıştır. 1999 yılında yapılan seçimler üzerine mahallenin muhtarlığını kazanması üzerine Bağ-Kur’a 01.04.1999 tarihinde kayıt olmuş ve prim ödemeye başlamıştır. Mahalle muhtarımız Cemal bey’in emekli olacağı tarih;
01.10.1999 itibariyle Bağ-Kur’a ödediği prim süresi,
01.10.1999
-   01.04.1999
00.06.0000 (0 yıl, 6 aydır.)
Bu sigortalı daha önce de 1020 gün SSK’ya prim ödemişti. Bunu da ilave ettiğimizde, toplamda 4 yıl, 4 ay prim ödemiş olacaktır. Eğer bu sigortalımız yerine getirmiş olduğu askerlik hizmetini de (20 ay askerlik yapmış) borçlanıp Bağ-Kur’a ödemiş ise toplam hizmeti; 6 yıl olacaktır.
15 yılı tamamlamasına kalan süre,
15 yıl               30.11.14
                    -    00.00.06
-------------------------------------------------
                        30.11.08  (9 yıl) dır, bu sigortalının 01.10.1999 itibariyle 55 yaşını tamamlamasına kalan süre 10 yıldan fazla olduğundan tabloya göre, 58 yaşını dolduracağı 01.01.2015 tarihinde Bağ-Kur’dan KISMİ emekli aylığı sahibi olabilecektir. Muhtar 15 yılını çoktan doldurmuş olsa bile 58 yaşını doldurmayı, yani 01.01.2015 tarihini bekleyecektir. Bu durumda muhtarımız askerlik borçlanmasını da boşuna ödemiş olmaktadır.

Örnek – 4: 01.01.1943 doğumlu Kadir Bey 01.01.2005 tarihinden itibaren esnaf ve Bağ-Kur sigortalılığına başlamış bulunmaktadır. Kadir Bey 24 aylık askerlik süresini de borçlanıp 15 yılı dolduracağı 01.01.2018 tarihinde emekli olabilecektir.



12 Kasım 2014 Çarşamba

Yeni Tüketici kanununda inşaatlar.

Yeni tüketici kanunu ile birlikte ruhsatsız satış yapılamayacak, alım satım sürecinde yeni prosedürler yaşanacak. Kanun neyi kapsayacak?  Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun, eskiden var olan 4077 sayılı kanundu. Kasım ayının sonunda Türkiye Büyük Millet Meclisi’nden yeni bir kanun geçti.  Zaten uzun süredir tasarı halinde konuşuluyordu. Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunu genişlettiler. Ama tüketici lehine geliştirildi. Bakanlığın açıklamaları da bu yöndeydi. Yapılan sözleşmeleri daha belirginleştirdiler. 12 punto olacak, önemli detaylar koyu şekilde yazılacak, sokaktaki herkesin anlayabileceği şekle sokmaya çalıştılar. Bu kapsamda değerlendirdiğimizde taşınmazlar da etkilendi. Şu an için maketten ya da ruhsatı olmadan gerçekleştirilen satışlar için, proje satışları için tüketici lehine çeşitli hükümler geldi.Genelde bir inşaat yapılmak istendiğinde, öncelikle arsa ve arazi üzerine belediyeden imar geçmesi gerekir. Yani inşaata uygun olması gerekir. Yani genel olarak konuşursak, önce bir arsa bulunur, bu imara uygun hale getirilir. Bunun çeşitli prosedürleri vardır ve zaman alır. Ama aynı zamanda müteahhidin paraya ihtiyacı olacağı için bir yandan da projesini satmak ister. Problem de bu aşamada çıkar. Çünkü müteahhit, henüz ruhsat almadan projesini satmaya çalışır. Yeni kanun diyor ki: “Eğer senin inşaat ruhsatın yoksa satış yapamazsın” Bu çok güzel bir uygulama çünkü insanların mağduriyetini önlemeye yönelik bir karar.Genel olarak insanlar, gayrimenkul alım satımının tapu dairesinde yapılması gerektiğini bilmiyorlar. Bize öyle davalar geliyor ki, vatandaş müteahhitle imzaladığı basit bir sözleşmeyle gayrimenkul aldığını düşünebiliyor. Bu uygulamayla en azından ruhsatı alınmış projelerden daire alınabilecek. 

14 Gün İçerisinde Cayma Hakkı var: Yeni uygulamaya göre, inşaata başlanmış olabilir, sözleşme yapılmış olabilir. Sözleşmeden 14 gün boyunca “Cayma Hakkı” olacak. Yani sözleşme imzalanan projeden cezai uygulama olmadan cayılabilir.

Sözleşme imzalamadan 1 gün önceden müteahhidin, gayrimenkulün durumu hakkında bir form imzalatmak zorunda. Her şeyi detayıyla bilgilendirdiği bir sözleşmeyi, bir gün önceden tüketiciyi bilgilendirecek. 1 gün önce olmasının nedeni, tüketicinin bilinçli şekilde düşünüp karar vereceği sürenin tanınması.  

Tamamlama sigortası: Yapı ruhsatı olması yani müteahhidin inşaat yapabilecek kapasitesi olması, formu tüketiciye sunmuş olmasının haricinde müteahhidin sigorta yaptırması zorunlu hale getirilecek. Bina tamamlama sigortasının getiriliyor olması. Müteahhit projeyi tamamlayamadığında tüketici mağdur olmayacak.Muhtemelen devlet bunu hukuki yasal zemine oturtup, devletin güvencesi altında özel şirketler sigorta hizmeti sunacak. Bunu DASK ya da Trafik Sigortası gibi düşünebiliriz. Yani ortada bir inşaat olacaksa ve sözleşme yapılacaksa, sigorta zorunlu hale gelecek.

Bunun dışında yeni uygulamada şöyle bir şey olacak. Bir inşaat yapılırken, genel hatlarıyla açıklarsak iskân ve yapı ruhsatından bahsedebiliriz. İnşaata başlanırken yapı ruhsatı alınır, devamında müteahhit tapu verecek kıvama gelir. Ancak burada çok ince bir detay var. Tapuda “kat mülkiyeti” yerine “kat irtifakı” yazar. Kat irtifakı demektir ki; oraya bir bina yapılacak ve sen 5 numaralı dairenin sahibi olacaksın. 2007 senesinde bir yasayla bunu değiştirmeye çalıştılar ama sürekli ertelendi. Ufak bir bildirim ve harç bedeliyle kat mülkiyetine çevirebilirler ama ihmal ya da maddi yükümlülükten kaçmak için ihmal ediliyor.  Yeni kanunda, anlaşmayı yaptıktan sonra, formu doldurdun ve 36 ay içerisinde kat irtifakı tapusunu vermek zorundasın deniliyor. Kat irtifakı tapusunu alınca orada bir hissen olduğu ve daire numarasına kadar belirlendiği tüketicinin elinde olacak.

14 Günü Geçti ise Dönme Hakkı var: Cayma hakkı 14 gün içerisinde olacak. Ve tüketici, projeden çekilebilecek.
14 günü geçti ise , inşaat devam ediyor ancak teslimattan önce alıcı projeden çekilmek isterse  yeni kanunla Dönme Hakkı getiriliyor. Karardan dönülebilir fakat tüketici sözleşme ve yasal masrafları karşılayarak çekilebilir. Eskiden sözleşmeden dönüldüğünde müteahhit, yüzde 20-40 arasında bir bedeli ceza olarak talep edebilirdi, artık  kanun, sözleşmeden dönüldüğünde vergi harç ve yasal yükümlülükler düşüldükten sonra en fazla satış bedelinin yüzde 2’sinin tüketiciden alınabileceğini söylüyor.

Tapu Şerhi Zorunlu:Satış Vaadi sözleşmeleri de gündeme geldi. Gayrimenkule tapu huzurunda sahip olunur. . Gayrimenkul Satış Vaadi sözleşmeleri de noterde yapılır ancak bunun herkes nezdinde görülmesi için bunun tapuya şerh edilmesi gerekir. Kanun şimdi, tapuya şerh koymayı zorunlu tutuyor. Bu da yeni kanunun getirdiği yeniliklerden biri. 


6 Kasım 2014 Perşembe

Defterler.

TACİR VE ŞİRKETLERCE TUTULACAK  DEFTERLER  (TTK. Md.64 ve Tebliğin 5.md sine göre)

Gerçek ve Tüzel Kişi Tacirlerce (3) 
1) Yevmiye Defteri,
2) Envanter Defteri,
3) Defteri Kebir

Anonim ve Sermayesi Paylara Bölünmüş Komandit Şirketlerce (6)
1) Yevmiye Defteri,
2) Envanter Defteri,
3) Defteri Kebir,
4) Pay Defteri,
5) Yönetim Kurulu Karar Defteri,
6) Genel Kurul Toplantı ve Müzakere Defteri

Limited Şirketlerce (5)
1) Yevmiye Defteri,
2) Envanter Defteri,
3) Defteri Kebir,
4) Pay Defteri
5) Genel Kurul Toplantı ve Müzakere Defteri
  
02) LİMİTED ŞİRKET MÜDÜRLERİNİN KARARLARININ YAZILACAĞI DEFTERLER
Ticari Defterlere İlişkin Tebliğ’in 11.md 4.fıkrası uyarınca; müdür veya müdürler kurulunun şirket yönetimi ile ilgili aldığı kararlar genel kurul toplantı ve müzakere defterine kaydedilebileceği gibi bunun için ayrıca tutulabilecek bir müdürler kurulu karar defterine de yazılabilir.

Genel kurul toplantı ve müzakere defterinden ayrı olarak müdürler kurulu karar defterinin tutulması halinde, açılış ve kapanış onayları dâhil olmak üzere bu deftere anonim şirketlerdeki yönetim kurulu karar defterine ilişkin hükümler uygulanır.

Ayrı bir müdürler kurulu karar defteri tutulması halinde müdür veya müdürler kurulu kararları genel kurul toplantı ve müzakere defterine kaydedilemez.

03) YETERLİ YAPRAK BULUNMASI HALİNDE KULLANILMAYA DEVAM EDİLEBİLECEK DEFTERLER

Pay defteri ile genel kurul toplantı ve müzakere defteri yeterli yaprakları bulunmak kaydıyla izleyen hesap dönemlerinde de açılış onayı (onay yenileme) yaptırılmaksızınkullanılmaya devam edilebilir. (Tebliğ Madde 13)

Yönetim kurulu karar defteri, yevmiye defteri, envanter defteri ve defteri kebir yeterli yaprakları bulunması halinde yeni hesap döneminin ilk ayı içerisinde onay yenilemek suretiyle kullanılmaya devam edilebilir. (Tebliğ Madde 16)

04) TİCARET SİCİLİ TASDİKNAMESİ
a) Kuruluşlarda ve daha sonraki izleyen faaliyet dönemlerinde hangi gerçek ve tüzel kişilerden aranacağı:Ticari Defterlere İlişkin Tebliğ’in 13’üncü maddesi uyarınca;

a.1- Kuruluş sırasında sadece ticaret şirketlerinin yaptıracakları ticari defterlere ilişkin açılış onaylarında ticaret sicili tasdiknamesi aranacak, ticaret şirketleri dışındaki gerçek ve tüzel kişi tacirlerin kuruluş sırasında yaptıracakları ticari defterlere ilişkin açılış onaylarında ise ticaret sicili tasdiknamesi aranmayacaktır.

a.2- Kuruluştan sonra izleyen faaliyet dönemlerinde ise, hem ticaret şirketlerinin hem de gerçek ve tüzel kişi tacirlerin ticari defterlerinin açılış onaylarında ticaret sicili tasdiknamesinin noterce aranması zorunludur.




b) Eski ticaret sicil tasdiknamelerinin de geçerli olduğu:
Yürürlükten kaldırılan Ticaret Sicili Tüzüğü’nün 104.md de, ticaret sicili tasdiknamesinin süresinin 1 yıl olduğunun belirtilmesine karşın, 27.1.2013-28541 RG de yayımlanan Ticaret Sicil Yön.16.md de bu süreye yer verilmemiş ve sicil tasdiknamesinin, tasdiknamede yer alan bilgilerde herhangi bir değişiklik olmadığı veya yenisi düzenlenmediği sürece geçerli olacağı hükmü getirilmiştir. Bu nedenle 27.01.2013 tarihinden önce verilmiş ticaret sicil tasdiknamelerinin de, tasdiknamelerde yer alan bilgilerde herhangi bir değişikliğin bulunmaması halinde geçerli olduğuna ve bu tasdiknamelerin de esas alınmak suretiyle defter açılış onaylarının yapılabileceğine Yönetim Kurulunun 17.12.2013 günlü toplantısında karar verilmiştir. (2013/121 sayılı Genel Yazı)

c) Esnaf ve sanatkârlardan istenmeyeceği:
Esnaf ve sanatkâr siciline kayıtlı esnaf ve sanatkârların, ticari defterlerinin tasdikinde ticaret sicil tasdiknamesi ibraz etmeleri yasal olarak mümkün bulunmamaktadır. (2012/141 sayılı Genel Yazı)

d) Herhangi bir sicile kayıtlı olmadıklarını beyan edenlere ait defterlerin açılış onaylarının yapılıp yapılamayacağı:

Konuya ilişkin olarak Gümrük ve Ticaret Bakanlığından istenen görüşe verilen 10 Nisan 2014 tarihli 2167 sayılı cevapta;
“Herhangi bir esnaf veya ticaret siciline kayıtlı olmaksızın serbest meslek faaliyetini ifa eden gerçek kişilerin defterlerinin açılış onaylarının mümkün olduğu,Ancak, esnaf siciline yahut ticaret siciline kayıtlı olması gerekirken, söz konusu yükümlülüğü yerine getirmeyen kişilerin defter tasdiklerinin yapılmasının uygun olmayacağı, bu  bağlamda, ticaret siciline kayıtlı olması gerekenlerden 19.12.2012 tarihli ve 28502 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Ticari Defterlere İlişkin Tebliğ’in 13’üncü maddesi uyarınca, ticari defterlerin açılış onaylarının noter tarafından yapıldığı hallerde ticaret sicili tasdiknamesinin noterce aranması gerektiği değerlendirilmektedir.”
denilmiştir.

Bu görüş doğrultusunda, gerçek bir kişinin esnaf veya ticaret siciline kayıtlı olmaksızın serbest meslek faaliyetini ifa edip edemeyeceğinin belirlenmesi gerekmektedir.

Tacir ve esnafa ilişkin tanımlara TTK nun 12 ve 15’inci maddelerinde yer verilmiş ve 40’ıncı maddede de her tacirin, ticari işletmenin açıldığı günden itibaren onbeş gün içinde, ticari işletmesini ve seçtiği ticaret unvanını, işletme merkezinin bulunduğu yer ticaret siciline tescil ve ilan ettireceği; 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkâr Meslek Kuruluşları Kanununun 68’inci maddesinde de, esnaf ve sanatkârların, çalışmaya başladıkları tarihten itibaren otuz  gün içinde durumlarını aynı Kanunun 67’nci maddesine göre kurulan Esnaf ve Sanatkâr Siciline tescil ve Esnaf ve Sanatkâr Sicil Gazetesinde ilan ettirecekleri belirtilmiştir.

5362 sayılı Esnaf ve Sanatkâr Meslek Kuruluşları Kanununun 68’inci maddesine göre, esnaf ve sanatkârların meslekî faaliyette bulunabilmeleri ve ilgili odaya kaydedilmeleri için sicile kayıtları şarttır. Dolayısıyla,  ticaretle uğraşan gerçek kişilerin yukarıda açıklanan mevzuat hükümleri gereğince ya ticaret siciline ya da esnaf ve sanatkâr siciline kayıt yaptırmaları zorunludur. 

Bu zorunluluk dikkate alınarak, herhangi bir sicile kayıtlı olmadıklarını beyan eden gerçek kişilerin gerek esnaf gerekse ticaret siciline kayıtları gerekmediğine dair belge ibraz etmelerinin uygun olacağı, beyanla yetinmenin sorumluluğu gerektirebileceği düşünülmektedir.

e) Onay yenilemede istenip istenmeyeceği:
Tebliğin 13’üncü maddesinde, açılış onaylarının noter tarafından yapıldığı hallerde ticaret sicili tasdiknamesinin noterce aranmasının zorunlu olduğu belirtilmiştir.Onay yenilemenin (defter ara tasdikinin) de hesap döneminin açılışına dair defter onaylaması olması nedeniyle, Tebliğ’de açılış tasdikinde aranılması gerektiği belirtilen ticaret sicil tasdiknamesinin onay yenileme (defter ara tasdiki) sırasında da aranılması gerektiği düşünülmektedir.



05) YENİLENMEYİ GEREKTİREN DURUMLAR VE UYGULANACAK USUL:

a) Pay ve yönetim kurulu karar defterlerinde:
Pay ve yönetim kurulu karar defterlerinin;
1)Sayfalarının bitmiş olması,
2) Zayi olması,
3) Defterlerin fiziksel olarak mevcut olmasına rağmen herhangi bir nedenle kullanılamaz hale gelmesi,bu defterlerin yenilenmesini gerektiren hallerdir.

19/12/2012-28502 RG , “Ticari Defterlere İlişkin Tebliğ” in 1.12.2013 - 28838 RG’de yayımlanan tebliğ ile değişik 13.md 6.fıkrasına göre pay ve yönetim kurulu karar defterlerinin yenilenmesinin gerektiği durumlarda açılış onayı yapılacak yeni defter kullanımına son verilecek defterle veya zayi edilmişse zayi belgesi ile birlikte notere ibraz edilecek ve noter, eski deftere veya  zayi belgesine yeni defterin açılış onayının yapıldığını tarih ve sayısını da belirtmek suretiyle yazacaktır.(2013/19 ve 121 sayılı Genel Yazılar)

b) Pay ve yönetim kurulu karar defterleri dışında kalan diğer defterlerde:
Tebliğ’in 13.md  6.fıkrası uyarınca, pay ve yönetim kurulu karar defterlerinin yenilenmesinin gerektiği durumlarda (Defterin sayfalarının bitmesi, zayi olması veya defterin fiziksel olarak mevcut olmasına rağmen herhangi bir nedenle kullanılamaz hale gelmesi durumlarında) uygulanacak usulün açıklanmasına rağmen, bu defterler dışında kalan onayı yapılacak diğer yeni defterlerin, kullanımına son verilecek defterle veya  zayi edilmişse zayi belgesi ile birlikte notere ibraz edileceği ve yeni defterinin açılış onayının yapıldığı sırada noterin, eski deftere veya zayi belgesine yeni defterin açılış onayının yapılacağına dair bir açıklama yapılmamış, sadece aynı maddenin 5’inci fıkrasında “Onaya tabi defterlerin hesap dönemi içinde dolması dolayısıyla veya başka sebeplerle yıl içinde yeni defter kullanmaya mecbur olanlar bunları kullanmaya başlamadan önce açılış onayı yaptırmak zorundadırlar.” hükmüne yer verilmiştir. (Aynı hüküm 213 sayılı VUK’ nun 221’inci maddesinin 4’üncü bendinde de vardır.)

Bu hükümler dikkate alındığında pay ve yönetim kurulu karar defterleri dışında kalan diğer defterlerin hesap dönemi içinde dolması dolayısıyla veya başka sebeplerle yıl  içinde yeni defter kullanılmasına başlanılması halinde açılış onayı yapılacak yeni defter kullanımına son verilecek defterle veya zayi edilmişse zayi belgesi ile birlikte notere ibraz edileceğine dair bir kayıt bulunmamakta ise de,  Gümrük ve Ticaret Bakanlığı İç Ticaret Genel Müdürlüğünün 10.02.2014 tarihli ve 431.04-782 sayılı yazısında açıklandığı üzere; Tebliğin 13’üncü maddesinin 5’inci fıkrasında yer alan hüküm nedeniyle, açılış onayına tabi olan yevmiye defteri, defteri kebir, envanter defteri, pay defteri, yönetim kurulu karar defteri ile genel kurul toplantı ve müzakere defterinin hesap dönemi içinde dolması dolayısıyla veya başka sebeplerle yıl içinde yeni defter kullanmaya mecbur olanların, bunları kullanmaya başlamadan önce açılış onayı yaptırmalarının zorunlu olması nedeniyle, söz konusu defterlerin belirtilen sebeplerden dolayı yapılacak açılış onaylarında önceki defterdeki son yevmiye numarasının belirtilmesi, önceki defterin devamı olduğu konusunda şerh düşülmesi, eski deftere ise yeni defterinin açılış onayının yapıldığının tarih ve sayı belirtilmesi ve kapanış onayının ise yeni defterin sonuna yapılması gerekmektedir.

c) Müteharrik yapraklı YEVMİYE DEFTERLERİNİN bitiminden sonra eklenecek yapraklarda uygulanacak usul:
Tebliğ’in 14.md 2.fkr b bendi uyarınca, müteharrik yapraklı yevmiye defteri kullanan tacirler bir yıl içinde kullanacaklarını tahmin ettikleri sayıda yaprağı yukarıdaki esaslara göre onaylattırırlar. Onaylı yapraklar bittiği takdirde, yeni yapraklar kullanılmaya başlamadan önce onaylatılır. Bunların sayfa numaraları onaylı yaprakların sayfa numaralarını takiben teselsül ettirilir. Tasdik makamı, ilave yaprakların sayısını ilk onayın altına kaydeder ve bu kaydı usulüne göre onaylar.

06) ZAYİ BELGESİNİN NEREDEN ALINACAĞI 
Ticari Defterlere ilişkin Tebliğ’in;
5.md hükmü,her gerçek veya tüzel kişi tacirler, şirketler, maddede belirtilen ticari işletmeler ve bunlara benzeyen ve tüzel kişiliği bulunmayan diğer ticari teşekküller, bu maddede gösterilen defterleri tutmakla yükümlüdürler.
12.md gereğince de; Her tacir; tutmakla yükümlü olduğu ticari defterleri ve bu defterlere yapılan kayıtların dayandığı belgeleri sınıflandırılmış bir şekilde on yıl saklamakla yükümlüdür.Bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren onbeş gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine zayi belgesi verilmesini isteyebilir. Bu dava hasımsız açılır.

07) KAPANIŞ, YENİLEME VE AÇILIŞ ONAYLARININ SÜRELERİ DIŞINDA YAPILIP YAPILAMAYACAĞI Bilindiği üzere Tebliğ’in;  15.md de kapanış onayına tabi yevmiye defterinin, izleyen hesap döneminin altıncı ayının, yönetim kurulu karar defterinin ise, izleyen hesap döneminin 1. ayının sonuna kadar notere ibraz edilip son kaydın altına noterce “Görülmüştür” ibaresi yazılarak mühür ve imza ile onaylanması zorunludur.
16.md de, yönetim kurulu karar defteri, yevmiye defteri, envanter defteri ve defteri kebirin yeterli yapraklarının bulunması halinde yeni hesap döneminin ilk ayı içerisinde onay yenilemek suretiyle kullanılmasına devam edilebileceği belirtilmiştir.

Kapanış onayı Gümrük ve Ticaret Bakanlığı İç Ticaret Genel Müdürlüğünün 3-5-2013/3560  10.02.2014/782 sayılı yazıları ile 2000/14 sayılı genelge içinde yer  alan Maliye Bakanlığının 10.03.2000-11844 sayılı görüşlerinde açıklandığı üzere;
- Karar defteri için, defterin ilgili olduğu yılı izleyen yılın Ocak ayı sonuna kadar,
-Yevmiye defteri için, defterin ilgili olduğu yılı izleyen yılın Haziran ayı sonuna kadar yaptırılması icap etmektedir.
Yukarıda belirtilen kanuni süreler içinde yaptırılamayan kapanış onayı, yine aynı yılın sonuna kadar da yaptırılabilir. Bu şekilde kapanış onayını yapan noterin herhangi bir sorumluluğu yoktur.

TTK 64/5.md ticari defterlerin tutulması ve kayıt prensipleri yönünden VUK'na uyulacağının belirtilmesi nedeniyle kapanış onaylarının;
Tüzel kişilerde, kanuni iş merkezinin,
Gerçek kişilerde de, defter sahibinin ikametgâhının,  bulunduğu yer noterliklerince yapılması gerektiği düşünülmekle birlikte, bu konuda 03.07.2014 günlü ve Mali Danışmanlık - 154-10363 sayılı yazımızla Gümrük ve Ticaret Bakanlığından görüş talep edilmiş olup, farklı bir görüş bildirilmesi halinde durum ayrıca bildirilecektir.

Yenileme onayı  Yenileme onayına tabi defterlerin (yönetim kurulu karar defteri, yevmiye defteri, envanter defteri ve defteri kebir) süresinde yaptırılamayan yenileme onayları, bu defterlerin içinde bulunulan yıla ait olması kaydıyla o yılın sonuna kadar yaptırılabilir. Bu şekilde yenileme onayını yapan noterin herhangi bir sorumluluğu yoktur.

Açılış onayı  Aynı prensipler, kanuni süresinde yaptırılamayan açılış ve ek defter tasdikleri için de geçerlidir.

08) YEVMİYE VE YÖNETİM KURULU KARAR DEFTERLERİNDE ONAY YENİLEME İŞLEMİNİN TEK YEVMİYE ALTINDA YAPILACAĞI  Kapanış onayına tabi yevmiye ve yönetim kurulu karar defterlerinde yenileme onayının, Tebliğ’in 17’nci maddesinde açıklandığı şekilde, son kaydın altına konulacak “GÖRÜLMÜŞTÜR” ibaresinin yanında yenileme onay bilgilerinin yazılması suretiyle yapılması nedeniyle bu işlem tek yevmiye numarası altında yapılacaktır. (2013/11, 20 ve 22 sayılı Genel Yazılar)

09) PAY DEFTERİNİN DAHA ÖNCE HİÇ TUTULMAMIŞ OLMASI DURUMUNDA UYGULANACAK USUL:  Pay defterinin daha önce hiç tutulmamış olması halinde,  ilgililerin yazılı beyanı alınarak yeni bir pay defteri oluşturmak suretiyle defter yeni tasdik ediliyormuş gibi açılış onayı yapılması gerekmektedir. (2013/19 sayılı Genel Yazı)

10) TAAHHÜT EDİLEN VE ÖDENEN SERMAYE MİKTARININ NEYE İSTİNADEN YAZILACAĞI  Açılış onayı yapılacak defterin ilk sayfasına yazılacak “Tacir sermaye şirketi ise taahhüt edilen ve ödenen sermaye miktarı” bilgisi, buna ilişkin bir belge aranmadan, ilgilinin beyanına göre yazılacaktır. (2013/19 sayılı Genel Yazı)