.

.

24 Şubat 2016 Çarşamba

VUK GT 470-25 Şubat 2016 PERŞEMBE Resmî Gazete Sayı : 29635


VERGİ USUL KANUNU GENEL TEBLİĞİ (SIRA NO: 470)



Giriş MADDE 1 – (1) Gelişen bilgi teknolojilerini kullanarak vergi mükelleflerinin yükümlülük ve ödevlerini vergi dairesine gitmeden, hızlı, kolay ve düşük maliyetlerle yerine getirmelerini sağlamak Gelir İdaresi Başkanlığının temel amaçlarından biridir. Bu amaç doğrultusunda, 18/2/2012 tarihli ve 28208 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan VUKGT 414 ile sadece gayrimenkul sermaye iradı elde eden mükelleflerin bu iratlarına ilişkin olarak önceden hazırlanmış beyannamelerini onaylayıp gönderebilmelerine imkan veren Önceden Hazırlanmış Kira Beyanname Sistemi hayata geçirilmiştir.

(2) 2012 yılından itibaren uygulanmakta olan bu sistemin kapsamının genişletilerek gelirleri sadece ücret, gayrimenkul sermaye iradı, menkul sermaye iradı ile diğer kazanç ve iratlardan veya bunların birkaçından veyahut tamamından ibaret olan gelir vergisi mükelleflerinin bu gelirlerine ilişkin beyannamelerinin Gelir İdaresi Başkanlığınca önceden hazırlanarak mükelleflerin onayına sunulması esasına dayanan Hazır Beyan Sistemi bu Tebliğin konusunu oluşturmaktadır.

Amaç MADDE 2 – (1) Hazır Beyan Sistemi ile vergi beyannamelerinin hızlı, kolay, ekonomik, güvenilir ve doğru bir şekilde hazırlanarak verilebilmesi ve böylece vergiye uyum maliyetlerinin azaltılması sağlanarak gönüllü uyum seviyesinin artırılması ile vergi dairelerinde yapılan iş ve işlemlerin basitleştirilerek verimliliğin sağlanması amaçlanmaktadır.

Tanım ve kısaltmalar MADDE 3 – (1) Bu Tebliğde geçen;

a) Başkanlık: Gelir İdaresi Başkanlığını,

b) Diğer Kazanç ve İratlar (DKİ): 31/12/1960 tarihli ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 80 inci maddesinde sayılan “Değer Artışı Kazançları” ile 82 nci maddesinde sayılan “Arızi Kazançları”,

c) Gayrimenkul Sermaye İradı (Kira Geliri): Gelir Vergisi Kanununun 70 inci maddesinde sayılan mal ve hakların kiraya verilmesinden elde edilen gelirleri,

ç) Hazır Beyan Sistemi: Gelirleri sadece ücret, gayrimenkul sermaye iradı, menkul sermaye iradı ile diğer kazanç ve iratlardan veya bunların birkaçından veyahut tamamından oluşan gelir vergisi mükelleflerinin gelir vergisi beyannamelerinin Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından kısmen veya tamamen önceden hazırlanarak mükelleflerin onayına sunulduğu sistemi,

d) Menkul Sermaye İradı (MSİ): Gelir Vergisi Kanununun 75 inci maddesinde sayılan gelirleri,

e) Ücret: Gelir Vergisi Kanununun 61 inci maddesinde sayılan gelirleri, ifade eder.



Yetki MADDE 4 – (1) 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı VUK mük. 257.md 1.fk 4. bendi ile Maliye Bakanlığı; vergi beyannameleri ve bildirimlerin, şifre, elektronik imza veya diğer güvenlik araçları konulmak suretiyle internet de dâhil olmak üzere her türlü elektronik bilgi iletişim araç ve ortamında verilmesi, beyanname ve bildirimlerin yetki verilmiş gerçek veya tüzel kişiler aracı kılınarak gönderilmesi hususlarında izin vermeye veya zorunluluk getirmeye, beyanname, bildirim ve bilgilerin aktarımında uyulacak format ve standartlar ile uygulamaya ilişkin usul ve esasları tespit etmeye, bu zorunluluğu beyanname, bildirim veya bilgi çeşitleri, mükellef grupları ve faaliyet konuları itibarıyla ayrı ayrı uygulatmaya, kanuni süresinden sonra kendiliğinden veya pişmanlık talepli olarak verilen beyannameler üzerine düzenlenen tahakkuk fişi ve/veya ihbarnameleri mükellefe, vergi sorumlusuna veya bunların elektronik ortamda beyanname gönderme yetkisi verdiği gerçek veya tüzel kişiye elektronik ortamda tebliğ etmeye ve buna ilişkin usûl ve esasları belirlemeye yetkili kılınmıştır.

(2) Diğer taraftan, aynı Kanunun 28.md 2.fk da, beyannamenin elektronik ortamda gönderilmesi halinde, tahakkuk fişinin elektronik ortamda düzenleneceği ve mükellef veya elektronik ortamda beyanname gönderme yetkisi verilmiş gerçek veya tüzel kişiye elektronik ortamda iletileceği; bu iletinin, tahakkuk fişinin mükellefe tebliği yerine geçeceği hükme bağlanmıştır.



Kapsam ve uygulama MADDE 5 – (1) Hazır Beyan Sisteminin uygulanmasına 2015 takvim yılı gelirlerinin beyan dönemi itibarıyla başlanacaktır. Bu Sistem’den sadece ücret, kira, MSİ veya DKİ gelirlerini ayrı ayrı veya birlikte elde eden mükellefler yararlanabilecektir. Ücret, kira, MSİ veya DKİ’nin yanı sıra ticari, zirai veya serbest meslek kazancı elde edenler Hazır Beyan Sistemi üzerinden beyanname veremeyeceklerdir.

(2) Hazır Beyan Sistemi, beyanname vermek zorunda olan mükelleflerin elde ettikleri gelirlerin türüne göre Başkanlık tarafından, veri ambarında bulunan bilgiler ile diğer kurum ve kuruluşlardan temin edilen bilgiler kullanılmak suretiyle, beyannamenin kısmen veya tamamen önceden hazırlanarak mükelleflerin onayına sunulması esasına dayanmaktadır.  Sistem, beyan edilmesi gereken bilgilerin hızlı, kolay ve uzman yardımına ihtiyaç duyulmaksızın görüntülenebilmesine, doldurulabilmesine ve değiştirilebilmesine imkan vererek mükelleflerin vergisel yükümlülüklerini düşük maliyetlerle zaman ve emek tasarrufu sağlayarak yerine getirmelerini mümkün kılmaktadır. Beyannamenin verilmesi sırasında, vergi hesaplaması Sistem tarafından otomatik olarak yapılacak ve tahakkuk bilgileri mükellefin onayına sunulacaktır.

ÖRNEK 1: 2015 yılı içerisinde mesken olarak kullanılmak üzere kiraya verdiği gayrimenkulünden 10.000 TL kira geliri elde eden ve aynı zamanda 2013 yılında 80.000 TL’ye aldığı diğer bir gayrimenkulünü  2015 yılı içerisinde 150.000 TL’ye satan, beyana tabi başkaca bir geliri de olmayan Bay (A), 2015 yılında elde ettiği kira geliri ve değer artışı kazançlarına yönelik gelir vergisi beyannamesini Hazır Beyan Sistemi üzerinden verebilecektir.

ÖRNEK 2: 2015 yılı içerisinde birinci işverenden yıllık 51.000 TL, ikinci işverenden ise 42.000 TL ücret geliri elde eden ve ücretlerinin tamamından vergi kesintisi yapılan Bayan (B), elde ettiği bu ücret gelirlerine ilişkin gelir vergisi beyannamesini Hazır Beyan Sistemi üzerinden verebilecektir.

ÖRNEK 3: Avukatlık mesleği ile iştigal etmekte olan Bay (C), kiraya verdiği ve iş yeri olarak kullanılan gayrimenkulünden 2015 yılı içerisinde brüt 45.000 TL kira geliri elde etmiştir. İşyeri için tahsil ettiği kira bedeli üzerinden 9.000 TL tevkifat yapılmıştır. Avukatlık mesleği dolayısıyla serbest meslek kazancı yönünden gelir vergisi mükellefiyeti bulunan Bay (C), Hazır Beyan Sistemi üzerinden beyanname veremeyecek, serbest meslek kazancı ile kira gelirinden oluşacak olan gelir vergisi beyannamesini İnternet Vergi Dairesi aracılığıyla e-Beyanname menüsü üzerinden verebilecektir.

ÖRNEK 4: Mesken olarak kullanılmakta olan gayrimenkulünden 2012 yılında 6.000 TL, 2014 yılında ise 7.500 TL kira geliri elde etmesine rağmen bu gelirlerine ilişkin olarak beyanname vermeyen ve söz konusu yıllarda beyana tabi başkaca bir geliri de olmayan Bayan (D), Hazır Beyan Sistemini kullanarak 2012 ve 2014 yıllarında elde ettiği bu gelirleri için ayrı ayrı beyanname verebilecektir.

(3) Geçmiş yıllar için düzeltme beyannamesi verilmek istenmesi durumunda, içerisinde sadece kira gelirine yönelik gelir beyanı bulunan düzeltme beyannameleri için Hazır Beyan Sistemi kullanılabilecek; ancak önceki yıllarda beyan edilen kira gelirlerine ücret, MSİ ya da DKİ eklenmek suretiyle düzeltme beyannamesi verilmek istenmesi halinde bu beyannameler, vergi dairelerine başvurularak verilebilecektir.

ÖRNEK 5: 2013 yılında, basit usulde vergilendirilen bir mükellefe işyeri olarak kiraya verdiği gayrimenkulünden 5.000 TL işyeri kira geliri elde eden ve bu geliri için 2014 yılının beyan döneminde beyanname veren Bay (E), 2011 yılında 40.000 TL’ye satın alıp 2013 yılında 100.000 TL’ye sattığı konutundan elde ettiği değer artışı kazancını 2014 yılında verdiği beyannameye dahil etmemiştir. 2016 yılında söz konusu değer artışı kazancını da beyan etmek isteyen Bay (E), 2013 yılına ilişkin olarak vereceği düzeltme beyannamesini vergi dairesi aracılığıyla verebilecektir.

 ÖRNEK 6: Beyana tabi başka bir geliri olmayan, 2012 yılında dört adet dairesini mesken olarak kiraya vermesi sonucu, sırasıyla yıllık 25.000 TL, 15.000 TL, 10.000 TL ve 5.000 TL kira geliri elde etmesine rağmen sadece iki daire için toplam 40.000 TL kira geliri üzerinden beyanname veren Bay (F), 2016 yılı içerisinde diğer 2 meskeninden elde ettiği toplam 15.000 TL’yi de kapsayacak şekilde düzeltme beyannamesi vermek istemesi durumunda, Hazır Beyan Sistemini kullanarak 2012 yılına ilişkin olarak düzeltme beyannamesi verebilecektir.

(4) Hâlihazırda ücret, kira, MSİ ve DKİ gelirlerinden dolayı gelir vergisi mükellefiyeti bulunanlar Hazır Beyan Sistemi aracılığıyla beyanname verebileceği gibi, bu gelirlerine ilişkin olarak ilk defa mükellefiyet tesis ettirerek beyanname verecek olanlar da bu Sistem üzerinden beyannamelerini gönderebileceklerdir. Bu kapsamda, daha önce ücret, kira, MSİ ve DKİ gelirlerinden dolayı gelir vergisi mükellefiyeti bulunmayanların Hazır Beyan Sistemi’nden beyannamelerini elektronik ortamda onayladıkları anda adlarına gelir vergisi mükellefiyeti tesisi ve vergi tahakkuku işlemleri Sistem tarafından otomatik olarak gerçekleştirilecektir.

ÖRNEK 7: (Y) Limited Şirketinin %40 ortaklık payına ilişkin hissesini 3/3/2014 tarihinde 50.000 TL bedel ile iktisap eden Bay (G), bu hisselerin tamamını 16/11/2015 tarihinde 120.000 TL bedel ile satmıştır. Beyana tabi başka bir geliri ve gelir vergisi mükellefiyeti olmayan Bay (G), bu satıştan elde ettiği değer artışı kazancına yönelik beyannamesini Hazır Beyan Sistemi üzerinden verebilecek ve beyannamesini onaylamasının ardından kendisine Sistem tarafından otomatik olarak gelir vergisi mükellefiyeti tesis edilecektir.

(5) Hazır Beyan Sistemi hakkındaki detaylı bilgiler ile her türlü duyuruya Başkanlık internet adresi (www.gib.gov.tr) üzerinden ulaşılabilecektir.



Sisteme giriş MADDE 6 – (1) Hazır Beyan Sistemine Başkanlığın internet adresi (www.gib.gov.tr) üzerinden giriş yapılacaktır.

(2) Mükellefler güvenlik sorularını cevaplayarak veya İnternet Vergi Dairesi şifrelerini kullanarak Sisteme giriş yapabilecek ve buradan Başkanlıkça kısmen veya tamamen önceden hazırlanmış beyannamelerini görüntüleyebilecek, doldurabilecek, değiştirebilecek ve onaylayabileceklerdir. İnternet Vergi Dairesi şifresi bulunmayan mükellefler, ekte yer alan İnternet Hizmetleri Kullanım Başvuru Formu (Gerçek Kişiler) ile herhangi bir vergi dairesine başvurarak kullanıcı kodu, parola ve şifre alabileceklerdir.

(3) VUKGT 414’ün  ekinde yer alan Elektonik Beyanname Gönderme Talep Formu (Sadece Gayrimenkul Sermaye İradı Elde Eden Gerçek Kişiler İçin) kullanılmak suretiyle daha önce temin edilen kullanıcı kodu, parola ve şifre ile Hazır Beyan Sistemine giriş yapılabilecektir.

(4) Başkanlık, gelişen bilgi teknolojilerini dikkate alarak Sisteme giriş yöntemlerinde değişiklik veya ilave yapmaya ve bunları Sistem üzerinde kullandırmaya yetkilidir.



Sorumluluk MADDE 7 – (1) Başkanlıkça veri ambarında yer alan bilgiler, diğer kurum ve kuruluşlardan elde edilen bilgiler ile diğer bilgiler kullanılarak hazırlanan ve İnternet Vergi Dairesi aracılığıyla elektronik ortamda mükelleflerin onayına sunulan beyannameler, mükellefler tarafından kontrol edilecek; eksiklik, hata veya yanlışlıkların bulunması halinde bu bilgiler mükelleflerce düzeltilerek onaylanacaktır. Bu kapsamda Başkanlık tarafından hazırlanan ve mükelleflerce elektronik ortamda onaylanan beyannamelerin içeriğinin doğruluğundan mükellefler sorumlu olacaktır.

(2) Onaylama işlemi sonucu otomatik olarak hazırlanan tahakkuk fişleri ve/veya ihbarnamelerin yine Sistem üzerinden mükellefe, vergi sorumlusuna veya bunların beyanname gönderme yetkisi verdiği gerçek veya tüzel kişiye elektronik ortamda iletilmesi işlemi ile söz konusu tahakkuk fişleri ve/veya ihbarnameler mükellefe tebliğ edilmiş sayılacaktır.

(3) Ücret, kira, MSİ ve DKİ beyannamelerinin Hazır Beyan Sisteminden verilmiş sayılabilmesi için Sistem üzerinde onaylama işleminin yapılması gerekmektedir. Onaylama işlemi beyannamenin verilmesi gereken kanuni sürenin son günü saat 24:00’ten önce tamamlanmalıdır. Kanuni süresinden sonra kendiliğinden veya pişmanlık talepli olarak verilecek beyannamelerde de, beyannamenin verilmiş sayılabilmesi için onaylama işleminin yapılması gerekmektedir.

(4) Ayrıca bu Tebliğ kapsamında internet hizmetleri kullanım şifresi alan mükellefler kendilerine verilen kullanıcı kodu, parola ve şifrenin güvenliğinden sorumludurlar. Bu nedenle mükellefler kullanıcı kodu, parola ve şifrelerini başka amaçlarla kullanamazlar, herhangi bir üçüncü kişiye açıklayamazlar ve kullanımına izin veremezler, üçüncü kişilere devredemezler, kiralayamazlar ve satamazlar. Mükellefler kullanıcı kodu, parola ve şifrenin yetkisiz kişilerce kullanıldığını öğrendikleri anda (kullanıcı kodu, parola ve şifrenin kaybedilmesi, çalınması vb. durumlar dâhil) Vergi İletişim Merkezine (444 0 189) veya vergi dairelerine derhal bilgi vermekle yükümlüdür.

(5) Elektronik ortamda yapılan işlemlerin tespit ve tevsikinde, Başkanlık/vergi dairesi kayıtları esas alınacaktır.



Yürürlükten kaldırılan tebliğ MADDE 8 – (1) 18/2/2012 tarihli ve 28208 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği (Sıra No: 414) bu Tebliğin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla yürürlükten kaldırılmıştır.



2015 takvim yılı öncesi elde edilen gelirlere ilişkin beyannameler GEÇİCİ MADDE 1 – (1) 2015 takvim yılından önce elde edilen kira gelirlerine ilişkin beyannameler Hazır Beyan Sistemi üzerinden verilebilecek olup, 2015 takvim yılından önce elde edilen ücret, MSİ ve DKİ’ye ilişkin beyannameler ise Başkanlığın internet adresi (www.gib.gov.tr) üzerinden yapılacak duyuruya kadar vergi daireleri aracılığıyla, duyuru tarihinden itibaren ise Hazır Beyan Sistemi üzerinden de verilebilecektir.

Yürürlük MADDE 9 – (1) Bu Tebliğ 1/3/2016 tarihinde yürürlüğe girer.


23 Şubat 2016 Salı

NAKDİ SERMAYE ARTIRIMI TEŞVİKİ…………….


Gelir İdaresi Başkanlığı internet sitesinde yayınlanan Kurumlar Vergisi Genel Tebliğ Taslağı ile nakdi sermaye artırımına ilişkin detaylar açıklanıyor.
Konuya ilişkin yasal düzenleme 17 Mart 2015 tarihli 6637 sayılı kanun ile yapılmış, 26 Haziran 2015 tarihli ve 2015/7910 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile uygulama esasları belirlenmiştir. Tebliğ Taslağı ile konu, örneklerle de detaylandırılarak açıklanmaya çalışılıyor.
Uygulamayı kısaca hatırlatacak olursak; sermaye şirketlerinin ilgili hesap dönemi içinde, ticaret siciline tescil edilmiş olan ödenmiş veya çıkarılmış sermaye tutarlarındaki nakdi sermaye artışları veya yeni kurulan sermaye şirketlerinde ödenmiş sermayenin nakit olarak karşılanan kısmı için TCMB tarafından en son açıklanan ticari kredilere uygulanan ağırlıklı yıllık ortalama faiz oranı dikkate alınarak, ilgili hesap döneminin sonuna kadar hesaplanan tutarın yüzde 50’sini indirim konusu yapılabilecekler.
İNDİRİMDEN YARARLANAMAYACAK KURUMLAR
* Banka ve finans kurumları ile sigorta şirketleri ile kamu iktisadi teşebbüsleri bu istisnadan yararlanamayacaklar.
* Gelirlerinin yüzde 25 veya fazlası şirket faaliyeti ile orantılı sermaye, organizasyon ve personel istihdamı suretiyle yürütülen ticarî, ziraî veya serbest meslek faaliyeti dışındaki faiz, kâr payı, kira, lisans ücreti, menkul kıymet satış geliri gibi pasif nitelikli gelirlerden oluşan sermaye şirketleri.
* Aktif toplamının yüzde 50 veya daha fazlası bağlı menkul kıymetler, bağlı ortaklıklar ve iştirak paylarından oluşan sermaye şirketleri.
İNDİRİMDEN YARARLANAMAYACAK SERMAYE ARTIŞLARI
* Sermaye şirketlerine nakit dışındaki varlık devirlerinden kaynaklanan, sermaye şirketlerinin birleşme, devir ve bölünme işlemlerine taraf olmalarından kaynaklanan,
* Bilançoda yer alan öz sermaye kalemlerinin sermayeye eklenmesinden kaynaklanan,
* Ortaklarca veya Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 12. maddesi kapsamında ortaklarla ilişkili olan kişilerce kredi kullanılmak veya borç alınmak suretiyle gerçekleştirilen,
* Şirkete nakdi sermaye dışında hisse senedi, tahvil veya bono gibi kıymetlerin konulması suretiyle gerçekleştirilen,
* Bilanço içi kalemlerin birbiri içinde mahsubu şeklinde gerçekleştirilen sermaye artışları bu teşvikten yararlanamayacak.
DİĞER ESASLAR
* İndirim sermaye artırımı kararının tescil edildiği ay tam ay sayılmak suretiyle uygulanacak.
* Ortaklarca şirketin banka hesabına nakit olarak fiilen yatırılan sermaye artırım kısmı indirim hesabında dikkate alınacak.
* Kazanç yetersizliği nedeniyle ilgili olduğu hesap dönemine ait matrahın tespitinde indirim konusu yapılamayan indirim tutarları, herhangi bir endekslemeye tabi tutulmaksızın izleyen hesap dönemlerine ilişkin matrahın tespitinde indirim konusu yapılabilecek. Burada bir zamanaşımı söz konusu olacak mı? Tebliğ düzenlenişine bakılırsa olmayacak gibi görünüyor.
* Sermaye azaltımında, azaltılan sermaye tutarı kadarlık kısmı için ilgili kararın ticaret siciline tescil edildiği ayı izleyen aydan itibaren bu indirimden yararlanılabilecek.
* Artırılan nakdi sermayenin başka şirketlere sermaye olarak konulan veya kredi olarak kullandırılan kısmına tekabül eden kısmı indirimden yararlanamayacak.
* Arsa ve arazi yatırımı yapan sermaye şirketlerinde arsa ve arazi yatırımına tekabül kısım indirim hesabında dikkate alınmayacak.
* 9 Mart 2015 tarihinden Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 10. maddesinin birinci fıkrasının (ı) bendinin yürürlüğe girdiği 1 Temmuz 2015 tarihine kadar olan dönemde, sermaye azaltımına gidilmişse bu kısım kadarki sermaye artışları da indirimden yararlandırılmayacak.
* Sadece dördüncü geçici vergilendirme dönemi itibarıyla bu indirimden yararlanılması mümkün bulunmaktadır. Ancak, ilgili hesap döneminde indirim konusu yapılamayan tutarlar, izleyen hesap dönemine ilişkin geçici vergilendirme dönemlerinde indirim konusu yapılabilecek. SMMM Emir Es.

17 Şubat 2016 Çarşamba

ÖTV BEYANNAMESİNİN SÜREKLİ VERİLİP VERİLMEYECEĞİ...


Özet:
ÖTV Kanununa ekli (I) sayılı listedeki malların ithalinde ÖTV mükellefiyetinizin en geç ithal tarihinde tesisi gerekmekte olup, bir vergilendirme döneminde vergiye tabi işleminizin bulunmaması halinde dahi bu dönemle ilgili olarak 1 Numaralı ÖTV beyannamesini verme zorunluluğunuz bulunmaktadır.
Tarih: 26.03.2013
Soru: ÖTV beyannamesinin sürekli verilip verilmeyeceği
Cevap:
Konuyla ilgili olarak ....... Vergi Dairesi Müdürlüğü ile yapılan yazışma sonucu alınan 29.03.2012 tarih ve 2962 sayılı yazı ve eklerinin incelenmesinden; ÖTV yönünden mükellefiyet kaydınızın bulunmadığı, ancak .......... Gümrük Müdürlüğü'nün yazıları ve eklerinde yer alan gümrük giriş beyannameleri ile 14.03.2011 tarihinden itibaren ÖTV Kanunu'na ekli (I) Sayılı Listenin (B) cetvelinde yer alan 2710.19.91.00.00 G.T.İ.P. numarasındaki ticari ismi kalıp ayırıcı yağ olan malın ithal edilmeye başlandığının anlaşılması üzerine ÖTV Kanununun 4/1-a maddesi ile 14 Seri No.lu ÖTV Genel Tebliğinin (1.) bölümüne istinaden ithal tarihinden itibaren mükellefiyet tesisi yapıldığı; Mart, Haziran, Temmuz ve Ekim/2011 dönemlerinde ithalat yapıldığı anlaşılmıştır.

ÖTV Kanununun 1 inci maddesinde, bu Kanuna ekli (I) sayılı listedeki malların ithalatçıları veya rafineriler dâhil imal edenler tarafından teslimi ile ÖTV uygulanmadan önce müzayede yoluyla satışının bir defaya mahsus olmak üzere ÖTV' ye tabi olduğu ve Kanuna ekli listelerde yer alan malların, Türk Gümrük Tarife Cetvelinde tanımlanan eşyalar olduğu hükme bağlanmıştır.
Bu hükümler uyarınca (I) sayılı listede yer alan malların ithali değil yurtiçi teslimleri verginin konusuna girmekte, söz konusu malların ÖTV' ye tabi olup olmadığına karar verebilmek içinse Türk Gümrük Tarife Cetvelinde yer alan G.T.İ.P. numaralarının bilinmesi gerekmektedir.
ÖTV Kanununun 2/3-a maddesinde, vergiye tâbi malların, vergiye tâbi olan malların imali dışında her ne suretle olursa olsun kullanılması, sarfı, işletmeden çekilmesi veya işletme personeline ücret, prim, ikramiye, hediye, teberru gibi namlarla verilmesinin teslim sayılacağı, 3 üncü maddesinde ise, mal teslimi veya ilk iktisap hallerinde malın teslimi veya ilk iktisap ile vergiyi doğuran olayın meydana geldiği hükümlerine yer verilmiştir.
Aynı Kanunun 4 üncü maddesi hükmü uyarınca, (I) sayılı listedeki mallarda verginin mükellefi, bu malları imal veya ithal edenler ya da ÖTV uygulanmadan önce bu malların müzayede yoluyla satışını gerçekleştirenlerdir.
Öte yandan Kanunun 16/4 üncü maddesinde, (I) sayılı listedeki malların ithalinde, ödenecek ÖTV' ye karşılık olmak üzere türü, tutarı ve çözümüne ilişkin usul ve esasları Maliye Bakanlığınca belirlenmek suretiyle teminat alınacağı hükme bağlanmıştır. Söz konusu teminatın nasıl alınacağına ve nasıl çözüleceğine ilişkin usul ve esaslar ise genel olarak 1 Seri No.lu ÖTV Genel Tebliğinin (16.3.) ve (16.4.) bölümlerinde açıklanmıştır. Buna göre gümrük idaresi tarafından söz konusu mallar için ithalde alınan teminatın, bu malların yurt içinde beyan edilip ödenecek olan ÖTV' sinin yerine geçmesi mümkün bulunmamaktadır.
Ayrıca 1 Seri No.lu ÖTV Genel Tebliğinin "Beyan Esası" başlıklı (12.2.) bölümünde belirtildiği üzere, (I) sayılı listedeki mallarla ilgili ÖTV mükellefleri, bir vergilendirme döneminde vergiye tabi işlemleri bulunmasa dahi bu dönemlerle ilgili olarak beyanname vermek zorundadırlar.
14 Seri No.lu ÖTV Genel Tebliğinin "ÖTV Mükellefiyetinin Başlaması ve Sona Ermesi" başlıklı (1.) bölümünde ise ÖTV Kanununa ekli (I) sayılı listedeki malların ithalinde mükellef tarafından gümrük idaresine teminat verilmesi gerektiğinden, bu mallara ilişkin ÖTV mükellefiyetinin en geç ithal (ÖTV Kanununun 2 nci maddesinin 1 numaralı fıkrasının (a) bendi uyarınca Türkiye Cumhuriyeti gümrük bölgesine giriş) tarihinde yurt içinde ÖTV yönünden bağlı olunacak vergi dairesine tesis ettirilmesi gerektiği ifade edilmiştir.
Diğer taraftan 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 153 üncü maddesi uyarınca ÖTV mükellefiyeti tesis ettiren mükellefler, ÖTV' ye tabi işlemleri bulunmaması nedeniyle ÖTV mükellefiyetlerinin sona erdirilmesini, bir dilekçe ile bağlı bulundukları vergi dairesine başvurmak suretiyle isteyebileceklerdir. Bu dilekçe üzerine mükellefiyet kaydı ilgili vergi dairesince terkin edilecektir. ÖTV mükellefiyetleri bu şekilde terkin olunan mükelleflerin daha sonra ÖTV' ye tabi işlemleri bulunması halinde, tekrar ÖTV mükellefiyeti tesis ettirmeleri gerektiği tabiidir.
Yukarıda yer alan düzenlemeler çerçevesinde, firmanız tarafından gerçekleştirilen ÖTV Kanununa ekli (I) sayılı listedeki malların ithalinde ÖTV mükellefiyetinizin en geç ithal tarihinde tesisi gerekmekte olup, bir vergilendirme döneminde vergiye tabi işleminizin bulunmaması halinde dahi bu dönemle ilgili olarak 1 Numaralı ÖTV beyannamesini verme zorunluluğunuz bulunmaktadır

6 Şubat 2016 Cumartesi

MÜNFESİH ŞİRKET ADINA YAPILAN CEZALI TARHİYATLAR HUKUKA AYKIRIDIR.


Tarh Ve Ceza Kesme İşlemleri İle İhbarname Düzenlenmesi Mümkün Olmadığından Dava Konusu Cezalı Tarhiyatlar Hukuka Aykırıdır


Danıştay 9. Daire 03.11.2010 gün, 2008/6803 E., 2010/5846 k., sayılı kararı ile münfesih şirket adına tarh ve ceza kesme işlemleri ile ihbarname düzenlenmesi mümkün olmadığından dava konusu cezalı tarhiyatlarda hukuka uyarlık bulunmadığına hükmetti.


Danıştay 9. Daire’nin gerekçesi şu şekilde:



“Vergi borcunun ilişkin olduğu dönemde yürürlükteki haliyle 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 35. maddesinde de, limited şirket ortaklarının, şirketten tahsil imkanı bulunmayan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olacakları ve bu Kanun hükümleri gereğince takibe tabi tutulacakları hükmüne yer verilmiştir.



Diğer yandan, 5422 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun tasfiye memurunun sorumluluğunu düzenleyen 34. maddesinde de tasfiye memurlarının kurumun tahakkuk etmiş vergileri ile tasfiye beyannamelerine göre hesaplanan vergilerin asıl ve zamlarından ve vergi cezalarından sorumlu olacakları hükme bağlanmıştır.
Şirketlerin tüzel kişilikleri, ticaret sicilinden silinmeleriyle sona erer.



Adına ihbarname düzenlenen şirket tüzel kişiliği de ticaret sicilinden silindiği tarihte sona ermiş bulunmaktadır. Bu tarihten sonra, adı geçen şirketin haklara sahip olması, borçlu kılınması mümkün değildir. Bunun sonucu olarak, münfesih şirket adına tarh ve ceza kesme işlemleri ile ihbarname düzenlenmesi mümkün olmadığından dava konusu cezalı tarhiyatlarda hukuka uyarlık bulunmamaktadır.”


3 Şubat 2016 Çarşamba

İSTİRAHATLİ SİGORTALIYA TAM ÜCRET ÖDENİRSE BİLDİRİM NASIL YAPILIR?


İş göremezlik ödeneği ile normal günlük kazançları arasındaki fark ücretleri veya SGK tarafından ödenen geçici iş göremezlik ödeneği dikkate alınmaksızın ayrıca normal günlük ücretlerinin ödendiği durumlarda, geçici iş göremezlik ödeneği alan sigortalılara istirahatlı bulundukları süreler için işverenlerince yapılan bu ödemeler, Kanunun 80 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin (1) numaralı alt bendi kapsamında değerlendirilerek prime tabi tutulacaktır.


SGK tarafından geçici iş göremezlik ödeneği alan (ay/dönem içinde istirahatli olan) sigortalıların prim ödeme gün sayıları, ücret aldığı günler dikkate alınmak suretiyle hesaplanmaktadır.
Örnek – Özel sektöre ait bir işyerinde çalışmakta iken 17/3/2012 – 25/3/2012 döneminde istirahatli olması nedeniyle SGK geçici iş göremezlik ödeneği alan bir sigortalı için, işvereni tarafından bu süreler için SGK tarafından ödenen geçici iş göremezlik ödeneği dikkate alınmaksızın tam ücretinin ödendiği varsayıldığında, söz konusu sigortalının 2012/Mart ayındaki prim ödeme gün sayısı 30 olacaktır.
İstirahatli sürelerde işverence ücret ödenmemesi halinde ise sigortalının 2012/Mart ayı prim ödeme gün sayısı 31-9=22 olacaktır.Öte yandan, istirahatli olunan günler için SGK tarafından geçici iş göremezlik ödendiği için, çalışılmadığına ilişkin bildirimin yapılması gerekmektedir.
işveren modülünde “Çalışılmadığına Dair Bildirim Giriş” ekranlarında rapor bilgileri kayıtlı olan sigortalılar için işverenlerce;
Örnek 1- Özel sektör sigortalısı için 2/3/2013 tarihinden itibaren başlayan, 30/3/2013 tarihinde istirahat süresi sona eren bir rapor için eksik gün nedeni bildiriminin, aylık prim hizmet belgesinin Kuruma bildirilmesi gereken son tarih olan 24/4/2013 tarihi saat 23;59’a kadar yapılması gerekmektedir.
Örnek 2- Özel sektör sigortalısı için 20/3/2013 tarihinde başlayan 10/4/2013 tarihinde sona eren bir sağlık kurulu raporu için eksik gün nedeni bildiriminin raporun 20/3/201330/3/2013 günleri için Mart/2013 aylık prim hizmet belgesinin son verileceği tarih olan 24/4/2013 tarihi saat 23;59’a kadar, 1/4/2013-10/4/2013 günleri için Nisan 2013 aylık prim hizmet belgesinin Kuruma verileceği son tarih olan 23/5/2013 tarihi 23;59’a kadar yapılması gerekmektedir.
Bu şekilde eksik günlerin nedeni “01- İstirahat” kodu ile bildirilen sigortalılar için söz konusu bildirim, aynı zamanda çalışılmadığına dair bildirim yerine geçeceğinden ayrıca Çalışılmadığına Dair Bildirim Girişinin yapılmasına gerek kalmayacaktır.


Diğer taraftan, aylık prim hizmet belgesinde eksik gün nedeni “01-İstirahat” olarak Kuruma bildirilmeyen ve toplu iş sözleşmesi gereği veya işverence atıfet kabilinden primleri yatırılan sigortalılara ilişkin çalışılmadığına dair bildirimin iki farklı ekran yerine tek bir ekrandan yapılması amacıyla aylık sigorta primlerinin e-bildirge ile Kuruma bildirdiği Aylık Prim Hizmet Belgesi’nde eksik günlerin nedeni için oluşturulan “01-İstirahat” paneline ek olarak ayrı bir sütun oluşturulmuştur.
Bu sütun başlığında “prim bildirilen sigortalı, istirahatli olduğu sürelerde, işyerinde çalışmamıştır” ifadesi yer almaktadır. Anılan sütunda, ilgili ayda raporlu olan fakat raporlu olduğu dönemde prime esas kazançları ve ikramiyeleri işverenleri tarafından Kuruma bildirilenler ile eksik gün nedeni “12 Birden fazla” bildirilen sigortalıların istirahat döneminde işyerinde “çalışmadıklarının” kazanç ve ikramiyelerin Kuruma bildirileceği son tarih olan ayın 23’ünde saat 23;59’a kadar belirtilen sütun altında yer alan kutucukların işaretlenerek bildirilmesi gerekmektedir.

Kaynak: İŞVEREN UYGULAMA TEBLİĞİ SGK GENELGE 2013/19

Ahmet Metin Aysoy-SGK E.Başmüfettişi


1 Şubat 2016 Pazartesi

asgari ücret 1300 TL .

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığından:
Karar Tarihi: 30/12/2015
Karar No: 2015/1
22/05/2003 tarihli ve 4857/39 uncu maddesi gereğince, iş sözleşmesi ile çalışan ve bu Kanunun kapsamında olan veya olmayan her türlü işçinin asgari ücretini tespit etmekle görevli Asgari Ücret Tespit Komisyonu, 02/12/2015 tarihinde başladığı çalışmalarını 30/12/2015 tarihine kadar sürdürmüş ve yaptığı dört toplantı sonucunda;
1.Milli seviyede tek asgari ücret tespitine oybirliğiyle,
2.İşçilerin bir günlük normal çalışma karşığı asgari ücretinin 01/01/2016 – 31/12/2016 tarihleri arasında 54,9 (ellidört dokuz) Türk Lirası olarak tespitine, işveren temsilcilerini muhalefetine karşılık oyçokluğuyla,
3.İş bu Kararın, 4857 sayılı Kanunun 39 uncu maddesine dayanılarak hazırlanan Asgari Ücret Yönetmeliği’nin 11 inci maddesi gereğince Resmi Gazete’de yayımlanmasına oybirliğiyle,
karar verilmiştir.
AŞAĞIDAKİ TABLO 01/01/2016-31/12/2016 TARİHİNDE UYGULANACAK ASGARİ ÜCRET GÖSTERMEKTEDİR
2016 yılı için asgari ücret artışı tüm yıl için %29,33 yapılmıştır.       
  01/01-31/12/2016    
 2016201620152015AYLIK ARTIŞGÜNLÜK ARTIŞARTIŞ ORANI
 ASGARİ ÜCRET1.647,0054,901.273,5042,45373,5012,4529,33%
        
2016 YILI ASGARİ ÜCRET2015 YILI ASGARİ ÜCRETFARKARTIŞ ORANI  
BRÜT1.647,00BRÜT1.273,50373,5029,33%  
%14 SGK230,58%14 SGK178,2952,2929,33%  
%1 İŞSİZLİK16,47%1 İŞSİZLİK12,743,7429,33%  
GELİR VERGİSİ209,99GELİR VERGİSİ162,3747,6229,33%  
DAMGA VERGİSİ12,50DAMGA VERGİSİ9,672,8329,33%  
KESİNTİLER TOPLAMI469,54KESİNTİLER TOPLAMI363,06106,4829,33%  
NET1.177,46NET910,44267,0229,33%  
AGİ123,53AGİ90,1133,4237,09% 
NET1.300,99NET1.000,55300,4430,03%  
BRÜT ASGARİ ÜCRET1.647,00BRÜT ASGARİ ÜCRET1.273,50373,5029,33%  
İŞVEREN PAYI SGK %20,5337,64İŞVEREN PAYI SGK %20,5261,0776,5729,33%  
İŞVEREN PAYI İŞSİZLİK %232,94İŞVEREN PAYI İŞSİZLİK %225,477,4729,33%  
SGK TEŞVİK %5-82,35SGK TEŞVİK %5-63,68-18,6829,33%
İŞVEREN MALİYETİ1.935,23İŞVEREN MALİYETİ1.496,36438,8629,33%
      
1300 TL/NET KARŞISINDA EKONOMİK TABLOLARI İLERLEYEN GÜNLERDE GÖRECEĞİZ
Ø  Asgari ücret artış,diğer çalışanların da ücretlerini etkileyecektir.İşverenler bu artış karşısında ücret ayarlamasında sıkıntılar baş gösterecek mi?
Ø  İşçi ücretlerinin artması,mal ve hizmetlere de zam olarak yansır mı?
Ø   Enflasyonu tetikleyecek mi?
Ø  İstihdam da daralma olur mu?
Ø  Büyüme hızını etkiler mi?
Ø  Hükümet tarafından artış konusunda sübvanse çalışmaları yasal düzenleme ile hayata geçer mi?
Ø  Bir yıl boyunca 1300 TL/Net uygulama karşısında vergi dilimi yeniden ele alınacak mı?
Ø  SGK Primleri ve Cezalarda %30 Oranında artmıştır.
Ø  İşçilik Maliyetleri Yükselmiştir.
Ø  Kayıtdışı İstihdamda artış olursa,dürüst işverenler mağdur olacaktır.

Ø  Artan primlerden dolayı işverenlerin prim ödeme zorluğuna düşmesi yada yapılandırma aksaklıklarında,yeniden yapılandırma olur mu

29 Ocak 2016 Cuma

Maliye GEKSİS'i Hizmete Açtı,


ilk düzenlemede, 22.1.2016 de,GV 99.sirküler ile yapılmıştır.Bu sirküler ile, Gelir ve Kurumlar Vergisi iade işlemlerinin hızlandırılması, iade işlemlerine asgarî bir standart getirilerek uygulama birliğinin sağlanması amaçlanmaktadır.Anılan Sirkülerde; Gelir ve kurumlar vergisine yönelik iade taleplerinde, mükelleflerin elektronik ortamda gönderecekleri bilgi ve belgeler esas alınarak, Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından kullanıma hazırlanan Gelir ve Kurumlar Vergisi Standart İade Sisteminin (GEKSİS) kullanılacağı belirtilerek, gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinin 2015 ve izleyen vergilendirme dönemlerine yönelik iade taleplerini bahse konu Sistemi kullanmak suretiyle yapacakları, bu sistem (GEKSİS)  ile mükelleflerin elektronik ortamda gönderecekleri bilgi ve belgeler esas alınarak Gelir-Kurumlar Vergisi iadelerine yönelik kontrol ve analizlerin elektronik ortamda yapılarak özet bir rapor halinde iadeyi yapacak birime ve mükellefe sunulacağı açıklanmıştır.                                                                                      2015 ve izleyen vergilendirme dönemlerindeki iadelerde  uygulanacak bu sistemin ayrıntıları aşağıda açıklanmıştır.


I- Uygulamanın Kapsamı   Gelir ve kurumlar vergisi mükellefleri aşağıda belirtilen iade taleplerini GEKSİS üzerinden yapacaklardır.

193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun;
Geçici vergi iade talepleri (GVK.Mad. Mük 120)
Tevkif edilmiş vergilerden kaynaklanan gelir vergisi iade talepleri (GVK. Mad. 121)

 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun;
Geçici vergi iade talepleri (KVK Mad. 32)
Tevkif edilmiş vergilerden kaynaklanan kurumlar vergisi iade talepleri (KVK. Mad. 34)

Maliye Bakanlığı tarafından gerekli görülen bilgi ve belgeler elektronik ortamda verilecektir.

 3. Uygulama İle İlgili Diğer Hususlar

  • İade talebine ilişkin olarak elektronik ortamda alınması uygun görülen liste ve/veya tablolar dışında kalan diğer belgeler önceden olduğu gibi vergi dairesine intikal ettirilecektir (Dilekçe ile Ekinde Gerekli Belgelerle).

  • Vergi daireleri mükelleflerin iade taleplerini, sistem tarafından üretilecek Gelir ve Kurumlar Vergisi İadesi Kontrol Raporu çerçevesinde değerlendirerek ilgili Gelir Vergisi Genel Tebliğlerinde ve Sirkülerlerinde belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde sonuçlandıracaktır.

  • Mükelleflerin iade talepleri, 252 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinde belirtilen esas ve süreler itibarıyla geçerlilik kazanacaktır. .

  • Mükellefler talep ettikleri iadenin konusuna ve beyan ettikleri kazanç türlerine göre Maliye Bakanlığının uygun göreceği liste ve tabloları aşağıdaki esaslara uygun olarak elektronik ortamda vereceklerdir:

  • Her bir tevsik edici belge, fatura düzenleme limitinin altında kalsa dahi, bu liste ve tablolara ayrı ayrı girilecektir.

  • Aynı mükelleften yapılan alımlar, bu liste ve tablolara belge bazında ayrı ayrı girilecektir.

  • Liste ve tabloların doldurulmasında uyulacak kurallara internet vergi dairesinden ulaşılabilecektir.

  • Elektronik ortamda alınan belgelerin ayrıca kâğıt ortamında verilmesine gerek bulunmamaktadır.  


E Fatura kapsamında bulunan akaryakıt istasyonlarınca, e fatura kapsamında bulunan firmalara ödeme kaydedici cihaz fişi düzenlenebilir mi?


T.C.  GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI - Mükellef Hizmetleri Usul Grup Müdürlüğü



Sayı: 11395140-105[Mük 257-2012/VUK-1- . . .]-79863- 09/09/2015



İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda; toptan ve perakende akaryakıt satışı işi ile iştigal ettiğinizi, perakende akaryakıt satışlarınız için istasyon pompalarına bağlı Ödeme Kaydedici Cihaz fişi düzenleyerek müşterilerinize verdiğinizi, kurumunuzun e-Fatura uygulaması kapsamına dahil olan mükelleflerden olduğunu dolayısıyla bu kapsamda bulunan mükelleflere e-Fatura düzenleme zorunluluğunuzun bulunduğunu belirterek, e-Fatura uygulaması kapsamında yer alan müşterilerinizin fatura düzenleme sınırı üzerinde bulunan alımlarında e-Fatura yerine Ödeme Kaydedici Cihaz fişi düzenleyip düzenleyemeyeceğiniz hususunda tereddüt hasıl olduğundan Başkanlığımız görüşleri talep edilmektedir.



Katma Değer Vergisi Mükelleflerinin ÖKC Kullanmaları Mecburiyeti Hakkında 3100 sayılı Kanunla ilgili 58 Seri No.lu Genel Tebliğin 1. bölümünde;



"a) Taşıtlara akaryakıt satışının yapıldığı pompalar, özellikleri 3100 sayılı Kanun ve Tebliğlerle belirlenen ve Bakanlığımızca onaylanan bir veya daha fazla ödeme kaydedici cihaza bağlanmış olacaktır. Pompalar, kasiyer veya pompacı olmaksızın bilfiil müşteri tarafından da (kredi kartlı vb.) kullanılabilen ödeme kaydedici cihazlara da bağlanabilecektir. Pompaların bağlı olduğu ödeme kaydedici cihazlar, pompanın içerisine, hemen yanına veya yakınındaki bir büroya yerleştirilebilecektir.



b) Pompalar akaryakıt verilen taşıtın plaka numarası girildikten sonra çalışacak şekilde düzenlenmiş olacaktır. Diğer bir ifade ile taşıtın plaka numarası girilmediği takdirde pompadan akaryakıt akmayacaktır. Şu kadar ki, taşıtlara yapılmayan (bidonla, varille vb.) her türlü akaryakıt satışında pompalara plaka numarası yerine müşterinin adı soyadı veya ünvanı bilgileri girilecektir.



c) Yapılan akaryakıt satışlarıyla ilgili bilgiler ödeme kaydedici cihaz hafızasına otomatik olarak kaydedilecektir. Hafızaya kaydedilen bilgiler, akaryakıt verme işleminin sonunda ödeme kaydedici cihazdan yine otomatik olarak çıkacak fişler ile belgelendirilecektir..."

 denilmektedir.



68 Seri No.lu Ödeme Kaydedici Cihaz Genel Tebliğinin " 1- Akaryakıt Pompalarına Bağlı Ödeme Kaydedici Cihazlar Kullanılarak Verilen Fişlerin Fatura Yerine Geçen Belge Olarak Kabul Edilmesi" başlıklı bölümünde;



".... Anılan hükümlerle Bakanlığımıza tanınan yetkiye dayanılarak, akaryakıt pompalarının bağlı olduğu ödeme kaydedici cihazlar kullanılmak suretiyle otomatik olarak düzenlenen fişlerin, fatura düzenleme tutarının (2015 yılı için 880,00 TL) altında veya üstünde olsa dahi “fatura yerine geçen belge” olarak kabul edilmesi ve bu şekilde belgelenen satışlar dolayısıyla nihai tüketiciler veya vergi mükelleflerince yapılan fatura düzenleme taleplerinin dikkate alınmaması uygun görülmüştür." şeklinde açıklama yapılmıştır.



Ayrıca ilgili tebliğde akaryakıt pompalarına bağlı ÖKC’ler kullanılarak verilen fişlerin fatura yerine geçen belge olarak kabul edildiği belirtilerek, taşıt tanıma, müşteri tanıma veya özel anlaşmalara dayanılarak yapılan akaryakıt satışlarında cihazlardan çıkacak fişlerin üzerinde "TAŞIT TANIMA VEYA MÜŞTERİ TANIMA SİSTEMİ FATURAYA DÖNÜŞTÜRÜLECEK" ibaresinin yer alacağı ve bu fişlerin bilahare listelenerek faturaya dönüştürüleceği ayrıntılı bir şekilde açıklanmaktadır.



Diğer taraftan, 426 Sıra No' lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinin 4/c bölümünde;



"...c) Basit/Bilgisayar bağlantılı yeni nesil ödeme kaydedici cihaz'ları kullanmak zorunda olan mükelleflerin bu mecburiyetleri (3100 sayılı Katma Değer Vergisi Mükelleflerinin Ödeme Kaydedici Cihazları Kullanmaları Mecburiyeti Hakkında Kanuna dayanılarak çıkarılan ilgili mevzuata göre muaf tutulanlar hariç) 01.01.2016 tarihinde başlayacaktır. Mükellefler, bu tarihten önce de Bakanlığımızca onaylanmış yeni nesil ödeme kaydedici cihazları alarak kullanabilirler.



Ayrıca bu mükellefler, istemeleri hâlinde EFT-POS özelliği olan yeni nesil ödeme kaydedici cihazları da kullanabilirler. Akaryakıt pompalarına bağlanan ödeme kaydedici cihaz kullanmak zorunda olan mükelleflerin, bu cihazlarla ilgili Bakanlıkça belirlenmiş şartlara uygun yeni nesil ödeme kaydedici cihazları kullanmaları zorunludur." açıklaması yer almaktadır.



Buna göre, akaryakıt istasyonlarında pompalardan taşıtlara yapılan akaryakıt satışlarına ilişkin yeni nesil ÖKC kullanma mecburiyeti, bu cihazlarla ilgili Bakanlığımızca belirlenecek şartları ihtiva eden Teknik Kılavuzun yayımlanmasını mütekakip başlayacak olup, akaryakıt istasyonları yeni nesil ÖKC kullanma mecburiyetleri başlayıncaya kadar yapacakları satışlarını, mevcut uygulamada olduğu gibi pompalara bağlı ÖKC'lerden otomatik olarak çıkan fişlerle belgelendirilmeye devam edeceklerdir.



Bununla birlikte, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun Mükerrer 242'nci maddesinin 2 nci fıkrasının 5766 sayılı Kanunun 17 nci maddesiyle değiştirilen 5'nci paragrafı uyarınca; Maliye Bakanlığı, elektronik defter, belge ve kayıtların oluşturulması, kaydedilmesi, iletilmesi, muhafaza ve ibrazı ile defter ve belgelerin elektronik ortamda tutulması ve düzenlenmesi uygulamasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkili olduğu belirtilmiş ve aynı Kanunun Mükerrer 257'nci maddesinin birinci fıkrasının (3) numaralı bendinde de Maliye Bakanlığı'nın, tutulması ve düzenlenmesi zorunlu defter, kayıt ve belgelerin mikro film, mikro fiş veya elektronik bilgi ve kayıt araçlarıyla yapılması veya bu kayıt ortamlarında saklanması hususunda izin vermeye veya zorunluluk getirmeye, bu konuda uygulama usul ve esaslarını belirlemeye yetkili olduğu hükme bağlanmıştır.



Maliye Bakanlığı'na tanınan bu yetkiler çerçevesinde yaygın olarak kullanılan belgelerden biri olan "faturanın" elektronik belge olarak düzenlenmesi, elektronik ortamda iletilmesi, muhafaza ve ibraz edilmesine ilişkin usul ve esaslara yönelik olarak 397, 416, 421, 424, 433, 447 ve 448 Sıra No'lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğleri ile düzenlemeler yapılmıştır.



Buna göre; - 68 Seri No.lu Ödeme Kaydedici Cihaz Genel Tebliğinde yapılan açıklama uyarınca, taşıt tanıma, müşteri tanıma veya özel anlaşmalara dayanılarak yapılan akaryakıt satışları ile ilgili olarak bilahare ayrıca fatura düzenleneceği için bu tür satışlarda her iki tarafın da e-Fatura kullanıcısı olması halinde e-fatura uygulaması kapsamında fatura düzenlenmesi gerektiği ,



- Taşıt tanıma, müşteri tanıma veya özel anlaşmalara dayanılarak  yapılan satışlar dışında, taşıtlara yapılan ve akaryakıt pompalarına bağlı ÖKC’ lerden otomatik olarak çıkan (plaka numarası ihtiva eden ve fatura yerine geçen) fişlerle belgelenen satışlarda ise toplam tutar fatura düzenleme tutarının altında veya üstünde olsa dahi ayrıca e-Fatura düzenlenmeyeceği ve bu satışlara ait ÖKC fişlerinin fatura yerine geçen belge olarak kabul edileceği tabiidir.

28 Ocak 2016 Perşembe

VERGİ İNCELEMESİNE GİTMEDEN ÖNCE.

1.Vergi İncelemesinde Karşılaşılabilecek Riskler
Vergi kanunları ve kanunların tanıdığı yetkilerle Maliye Bakanlığı tarafından çıkarılan tebliğlerde yer alan hükümler çerçevesinde, vergi kayıp ve kaçağına neden olabilecek hususlar aşağıda çeşitli başlıklar altında ele alınmıştır.
a) Faaliyet Giderlerine İlişkin Riskler
i. Genel Giderlere İlişkin Oluşabilecek Riskler
• İşletme ile ilgili olmayan harcamalar gider yazılmış olabilir.
• Satılan veya üretilen malların maliyetine girmesi gereken harcamalar doğrudan gider yazılmış olabilir.
• Gelecek dönemlere ait olan giderler incelenen dönemde gider olarak vergi matrahından indirilmiş olabilir.
• Vergi Usul Kanunu'nda belirtilen “karşılıklar” dışında karşılık ayrılmış ve bu karşılıklar gider yazılmış olabilir. (Karşılık ayrılacak durumlar vergi kanunlarında açıkça düzenlenmiştir.)
• Harcamalar mükerrer kaydedilmiş veya farklı bedelle gider yazılmış olabilir.
• Amortismana tabi iktisadi kıymet alışı doğrudan gider yazılmış olabilir.
• Aktifleştirilmesi gereken harcamalar (peştamallıklar, özel maliyet bedelleri gibi) doğrudan gider yazılmış olabilir.
• Vergi matrahının tespitinde vergi kanunlarının gider olarak kabul edilmeyeceğini öngördüğü bir harcama gider yazılmış ve vergi matrahının tespitinde kazançtan indirilmiş olabilir:
• Hediye alımları için yapılan ödemeler,
• Çalınan malların maliyeti,
• Başsağlığı ilanları için yapılan ödemeler,
• Dinlenme sitesi giderleri (vb.)
• Yurtdışı götürü gider uygulamasında hata yapılmış olabilir. (Gelir Vergisi Kanunu 4061, 194 Seri No.lu G.V.Genel Tebliği)
• Değeri düşen mallar direkt gider yazılmış olabilir. (Vergi Usul Kanunu Md. 274, 278, 267).
• Gider pusulası uygulamasında hatalar yapılmış olabilir. (Vergi Usul Kanunu Md.234, 225, Seri No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği)
• Perakende satış fişine dayanılarak gider yazılmasında hatalar yapılmış olabilir. (Vergi Usul Kanunu Md.223, 204 Seri No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğ).
• Gider yazılan zarar, ziyan ve tazminatlar kanunda belirtilen şartları taşımıyor olabilir. (Gelir Vergisi Kanunu Md. 40/3).
ii. Sosyal Giderlere İlişkin Oluşabilecek Riskler
• Hizmet erbabına yemek vermek suretiyle sağlanan menfaatlerin gider yazılması için aranan şartlar yerine getirilmemiş olabilir. (Gelir Vergisi Kanunu 23/8, 40/2 ve 186 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğ)
• Söz konusu giderler mükerrer ve fazla tutarla kayıtlara intikal etmiş olabilir.
• İlaç ve tedavi giderleri işletme ile ilgili olmayabilir. Veya işletmenin ve personelin normal tedavi giderleri olmayabilir. (Tüp bebek tedavisi için yapılan harcamalar gibi.)
• Ödenmeyen sigorta primleri gider yazılmış olabilir. (506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu Değişik 80. Madde)
• Şahıs sigorta primi uygulamasında hatalar yapılmış olabilir. (Gelir Vergisi Kanunu Md.63)
• İsteğe bağlı sigorta primleri gider yazılmış olabilir.
iii. Seyahat ve İkamet Giderlerine İlişkin Oluşabilecek Riskler
• Seyahat işle ilgili olmayabilir.
• Hem gerçek gider usulü hem de harcırah uygulaması yapılmış olabilir. (Gelir Vergisi Kanunu Md. 40/4, Harcırah Kanunu 24/2)
• Yurtdışı ve yurtiçi harcırahları yanlış tespit edilmiş olabilir.
• Seyahat ve ikamet harcamalarının gider yazılması için gereken diğer şartlar olmayabilir. (Gelir Vergisi Kanunu Md. 40/4)
iv. Taşıt Giderlerine İlişkin Riskler
• Binek otomobillerinin giderlerinin tamamı gider yazılmış olabilir. (4369 sayılı Kanunla yapılan değişiklikle 01.01.1999 tarihinden itibaren binek otomobillerin giderleri ile amortismanlarının tamamı gider olarak indirilebilecektir.)
• Personelin kendi aracı ile işe gidiş gelişi nedeniyle yapılan ödemeler gider yazılmış olabilir.
b) Finansman Giderlerine İlişkin Riskler
• İşletme ile ilgili olmayan kredilere ilişkin faizler gider yazılmış olabilir.
• Finanssal kiralamaya ilişkin ödenen kira bedellerinin gider yazılmasında hata yapılmış olabilir.
• Stok değerlemesinde lifo yöntemini uygulayan veya yeniden değerleme yapan işletmeler finansman giderlerinin tamamını gider yazmış olabilir.
• Maliyete intikal ettirilmesi gereken finansman giderleri direkt gider yazılmış olabilir.
• Firmalar arası finansman gideri aktarımı yolu ile örtülü kazanç dağıtımı yapılmış olabilir.
• Örtülü sermaye niteliğindeki borçlanmalar için faiz ve benzeri ödemeler yapılmış olabilir.
c) Amortisman Uygulamasında Ortaya Çıkabilecek Riskler
• Amortismana konu aktifin değeri hatalı tespit edilmiş olabilir. (Vergi Usul Kanunu Md. 270).
• Amortisman oranı hatalı uygulanmış olabilir.
• Amortisman uygulanmasında matematiksel hatalar yapılmış olabilir.
• Kıst amortisman uygulamasında hata yapılmış olabilir.
• Gayrimenkulün değerini arttırıcı harcamalar direkt gider yazılmış olabilir.
• Amortisman uygulanmasına başlama tarihinde hata yapılmış olabilir.
• Amortismana tabi tutulması gereken bir harcama gider yazılmış olabilir.
d) Yenileme Fonu Uygulamasında Ortaya Çıkan Riskler
• Yenileme fonu ayrılması için gereken şartlar mevcut olmayabilir. (Vergi Usul Kanunu Md. 328, 329)
• Bilanço esasına göre defter tutulmamış olduğu halde yenileme fonu uygulamasından yararlanılmış olabilir.
• Sabit kıymetin yenilenmesi zaruri olmayabilir veya işletmeyi idare edenlerce karar verilmemiş olabilir.
• Satın alınan kıymet eskisi ile yani yenilenen kıymetle aynı nitelikte olmayabilir.
• Yenileme fonunun kullanılma süresinde hata yapılmış olabilir.
• Yenileme fonu hesabında birden fazla satış karı olabilir. Bu durumda yenileme fonu uygulamasında hatalar yapılabilir.
• Yenileme fonu uygulamasına ilişkin muhasebe kayıtları hatalı yapılmış olabilir.
e) Özel Maliyet Bedeline İlişkin Riskler
• Özel maliyet bedeli olarak dikkate alınması gereken bir harcama direkt gider yazılmış olabilir.
• Özel maliyet bedelinin itfasında hata yapılmış olabilir.
• Kira süresine göre eşit yüzdelerle itfa edilmemiş olabilir.
• Kira süresi belli olmadığı durumlarda 5 yılda itfa edilmemiş olabilir.
• Kira süresinin bir yıl olması halinde muvazaalar olabilir.
• Özel maliyet bedeli kapsamına giren harcamalar, mükerrer ve fazla tutarlarda kayıtlara intikal ettirilmiş olabilir.
f) Alacaklardan Kaynaklanan Riskler
• Alacak senetlerine ilişkin reeskont uygulaması hatalı yapılmış olabilir.
• Şüpheli alacak uygulamasında hata yapılmış olabilir.
• Değersiz alacak uygulamasında hata yapılmış olabilir.
• Vazgeçilen alacak uygulamasında hata yapılmış olabilir.
g) Şüpheli Alacak Uygulamasına İlişkin Ortaya Çıkabilecek Riskler
• Şüpheli alacak olarak değerlendirilen alacaklar, ticari ve zirai kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi ile ilgili olmayabilir.
• Alacağın şüpheli hale gelmesi için aranan şartlar mevcut olmayabilir.
• Alacak teminatlı olabilir.
• Karşılık alacağın şüpheli hale geldiği dönemde ayrılmamış olabilir.
• Alacak mal alımına yönelik avans niteliğinde olabilir.
• Şüpheli alacak Katma Değer Vergisinden kaynaklanan bir alacak olabilir.
• Kamu kuruluşlarından olan alacaklar için karşılık ayrılmış olabilir.
• Şüpheli alacak olarak kaydedilen alacaklar hatır senetlerinden kaynaklanan alacak olabilir.
• Döviz cinsinden olan alacakların şüpheli hale gelmesi özellik arz eder. Bu konuyla ilgili yasal şartlar mevcut olmayabilir. (32 sayılı karara ilişkin 91-32/5 sayılı tebliğin 22. maddesi)
• Şüpheli hale gelen alacak daha sonra tahsil edilmiş olabilir.
h) Reeskont Uygulamasında Ortaya Çıkabilecek Riskler
• Reeskont tutarları iç ıskonto yöntemi yerine dış ıskonto yöntemi kullanılmak suretiyle hesaplanmış olabilir.
• Reeskont oranı hatalı uygulanmış olabilir.
• Senetli alacak ve borç senetlerinin bir kısmı reeskonta tabi tutulmuş bir kısmı tutulmamış olabilir.
• Hatır senetleri için reeskont uygulanmış olabilir.
• Gelir kaydedilmeyen faaliyetlere ilişkin alacak senetleri reeskonta tabi tutulmuş olabilir.
• Reeskonta esas alınan senetlere ilişkin bilgiler hatalı girilmiş olabilir.
• Vadeli çekler için reeskont ayrılmış olabilir.
• Reeskonta tabi tutulan senetler için ayrıca faiz hesaplanmış olabilir.
• Yabancı para üzerinden düzenlenen senetler için reeskont hesaplanmasında hata yapılmış veya yanlış oran uygulanmış olabilir.
ı) Mal ve Hizmet Alışlarıyla İlgili Riskler
• Örtülü kazanç dağıtımına olanak verecek şekilde yüksek bedelli alışlar yapılmış olabilir.
• Sahte veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge kullanılmış olabilir.
• Alışlardan kaynaklanan alış ıskontoları kayıt dışı bırakılmış olabilir.
• Alış faturalarından kaynaklanan muhasebe hataları olabilir:
• Alınan faturalar birden fazla kaydedilmiş olabilir.
• Alınan faturalar yüksek bedelle kayıtlara intikal ettirilmemiş olabilir.
k) Mal ve Hizmet Satışları İle İlgili Riskler
• Faturasız satış yapılmış olabilir.
• Düşük bedelle fatura düzenlenmiş olabilir.
• Yüksek miktarlı ve düşük birim fiyatlı fatura düzenlenmiş olabilir.
• Faturaların asılları ile örnekleri farklı bedeller üzerinden düzenlenmiş olabilir.
• Satış hasılatını gizlemeye yönelik muhasebe hataları yapılmış olabilir.
• Satış ıskontoları vasıtasıyla örtülü kazanç dağıtımı yapılmış olabilir.
• Vadeli satışlardan kaynaklanan vade farklı için fatura düzenlememiş olabilir.
• Kaydi envanter sonuçlarında dengesizlik olabilir.
l) Yatırım İndirimi Uygulamasına İlişkin Ortaya Çıkabilecek Riskler
• Yatırım indirimi uygulamasından yararlanmak için gereken yasal şartlar sağlanmamış olabilir.
• Yatırım indirimine konu aktif değerlerin maliyet bedeli hatalı tespit edilmiş olabilir
• Yatırım İndirimine konu olmayan bir harcama için yatırım indirimi uygulanmış olabilir.
• Yatırım indirimi oranı yanlış uygulanmış olabilir.
• Yatırım indiriminin hesaplanmasında hata yapılmış olabilir.
• Yatırımlara ilişkin olarak alınan sübvansiyonlar bilanço pasifinde biriktirilerek yatırım döneminin sonunda yatırımların maliyetinden toplu olarak düşürülmüş olabilir.
• Yatırım indiriminin başlangıç tarihinde hata yapılmış olabilir.
• Yatırım indirimine konu aktif değerler parça parça satılmış olabilir.
• Yatırım indiriminde endeksleme yönteminde hata yapılmış olabilir.
• Finanssal kiralama yolu ile elde edilen aktifler için yatırım indiriminden yararlanılmış olabilir.
• Zarar mahsubunun ve yatırım indirimi uygulamasının birlikte yapılması halinde hatalar yapılmış olabilir.
• Yatırım indiriminin diğer istisnalar ile birlikte uygulanması esnasında hatalar yapılmış olabilir.
• Finansman Fonu uygulamasında hatalar yapılabilir. 4369 sayılı Kanunla bu uygulamaya son verilmiştir.
• Yatırım indiriminden belli şartlarda yararlanmak için gereken Yeminli Mali Müşavir Tasdik işlemleri yaptırılmamış olabilir.
• Katma değer vergisi ertelemesi uygulamasından yararlanılmış olabilir. Bu durumdan kaynaklanan riskler olabilir.
• Katma Değer Vergisi desteği uygulamasından yararlanılmış olabilir. Bu durumdan kaynaklanan riskler oluşabilir.
m) Örtülü Kazanç Dağıtımı İle İlgili Riskler
• Ortaklara ve diğer ilgili kişilere düşük bedelle veya bedelsiz mal veya hizmet verilmiş olabilir.
• Ortaklardan veya diğer ilgili kişilerden yüksek bedelle mal veya hizmet alınmış olabilir.
• Ortaklardan veya diğer ilgili kişilerden yüksek faiz ve komisyonla ödünç para alınmış olabilir.
• Ortaklara veya diğer ilgili kişilere faizsiz veya düşük faizle borç para verilmiş olabilir.
• Şirket, Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 17’nci maddesinde sayılan kişilerle olan münasebetlerinde emsaline göre yüksek veya düşük bedeller üzerinden kiralama veya kiraya verme muamelelerinde bulunmuş olabilir.
• Yüksek ücretler verilmesi suretiyle örtülü kazanç dağıtılmış olabilir.
• Yıl sonlarında ciro primi, ıskonto ve benzeri adlarla gereksiz ve kasıtlı indirimlerle örtülü kazanç dağıtılmış olabilir.
• Yıl içinde kanunen kabul edilmeyen giderler vasıtasıyla örtülü kazanç dağıtımı yapılmış olabilir.
• Gider aktarımı, komisyon bedeli vb. adlarla örtülü kazanç dağıtımına olanak verilmiş olabilir.
n) Örtülü Sermaye Uygulaması İle İlgili Riskler
• Kurum nezdinde ki borçlanmaların bazıları örtülü sermaye niteliğine sahip olabilir.
• Yabancı para üzerinden yapılan borçlanmalar örtülü sermaye niteliğinde olabilir.
• Kurum tarafından çıkarılan tahviller, kurum ortakları tarafından satın alınmış olabilir.
• Bankalar ve iştirakleri arasındaki borçlanmalar örtülü sermaye niteliğinde olabilir.
• Alım-satım işlemlerinden kaynaklanan borçlanmalar örtülü sermaye niteliğinde olabilir.
Ercan Alptürk

27 Ocak 2016 Çarşamba

TAM TASDİK KAPSAMINDA YAPILAN DENETİM ÇALIŞMALARI VE ÇALIŞMA DOSYASININ OLUŞTURULMASI KONUSUNDA ÖZET BİLGİLENDİRME-YMM Ahmet Kavak



1.Tam tasdik yapılacak kurum hakkında bilgi sahibi olunması : Kurumun kuruluş sözleşmesi, ticaret sicili, sanayi sicili ve varsa kapasite raporu ile vergi dairesi ile hesap numarası, adresi, işyerleri, telefonu, faksı ortakları ve ortalarının adresleri ile kimlik bilgileri ve hisseleri ve iştigal konusu ile rakipleri hakkında bilgi edilinmesi ve bu bilgilerin çalışma dosyasına konulması.

2.Tasdik raporu olup olmadığı : Bir önceki yılda veya yıllarda tam tasdik yaptırılıp yaptırılmadığı yapılmış ise en az bir önceki yıla ilişkin tasdik raporu gözden geçirilmeli ve devreden zarar ve devreden yatırım indirimi olup olmadığı, iadesi gereken kurumlar vergisi bulunup bulunmadığı yanında birinci maddedeki bilgilerin bir kısmının teyit edilmesi sağlanmalıdır.

3.Ticari Defterler: Kurumun bir önceki yıla ilişkin ticari defterlerinin yazdırılıp yazdırılmadığı ve envanter defterinin mevzuata uygun olarak tutulup tutulmadığı, kapanış kayıdının cari dönemde açılış kaydı olarak aktarılıp aktarılmadığı ve reeskont işlemleri ile sigorta şirketlerinde ayrılan sigorta munzam karşılıkları gelir kaydedilerek kapatılmalı ve tasdik dönemine ilişkin defterlerin açılış tasdiklerinin zamanında yaptırılıp yaptırılmadı kontrol edilerek gerekli bilgilerin çalışma dosyasına aktarılması sağlanmalıdır.

4.Kurumlar vergisinden istisna kazançlarını olup olmadığı: İndirimli kurumlar vergisi uygulanması gerek yatırımları da dahil olmak üzere yatırım indirimi ve istisna kazançları olup olmadığının bilinmesi ve geçici vergi dönemlerinde de bu tür istisnaların dikkate alınması ve gerekli dökümanların ve indirimli kurumlar vergisi hesaplamaları çalışma dosyasına konulmalıdır. 

5.Kredi kullanılıp kullanılmadığı: Bankalardan ve ortaklardan kredi kullanılıp kullanılmadı. Faiz hesaplaması vadeleri ve kdv ve kurum stopajı yönünden irdelenmesi yanında örtülü semaye ve örtülü kazanç dağıtımı yönünden detaylı olarak incelenmesi ve gerekli dökümanların çalışma dosyasına konulması gerekir.

6.Kasa işlemleri: Kasa sayımı ile başlayan süreç içinde kasadan ödemelerin yasal sınırlar dahilinde olup olmadığı, kasa mevcudunun makul tutarlarda olup oladığı ve banka kayıtları ile karşılıklı denetimin yapılması ve mutabakat çalışmalarını dönem sonlarında mutlak teyitleşerek, ara zamanlarda banka ekstraları ile yapılmalı ve gerekli dökümanlar çalışma dosyasına konulmalıdır.

7.Ücret ödemeleri: Personele yapılan tüm ödemeler (aynı ve nakdi) önce genelde ve sonrasında seçilen örnekler yardımıyla gelir vergisi ve damga vergisi başta olmak üzere kanuni kesintilerin doğru yapılmış olup olmadı çek edilmeli ve örnek çalışmalar denetim dosyasında saklanmalıdır.  

8.Harcırah ödemeleri: Varsa harcırah ödemeleri mevzuata uygun yapılıp yapılmadı hususu örnekleme çek edilmelidir.

9.Demirbaşlar ve amortismanlar: Cari yılda yapılan alımlarda iktisadi ve teknik bütünlük kriterine göre işlem yapılıp yapılmadığı, demişbaş kayıtlarını belge ve tutar dökümü ve ayrılan amortismanların normal ve hızlandırılmış uygulamasında matematik hesaplamaları doğrulu önemli kalemler örnek seçilerek kontrol edilmeli ve binek otomobillerinde kıst uygulamasında hesaplama tekniği ve kısaca mevzuatımızın gerektirdiği (değer artırıcı giderler, kredi faizleri, kur farkları, ekonomik ömürleri ve amortisman oranları, yenileme fonu ayrımı ve koşulları gibi) biçimlerde işlemlerin yapılıp yapılmadığı gözden geçirilme ve çalışmalar denetim dosyasına konulmalıdır.

10.Kuruluş ve örgütlenme giderleri ile özel maliyetler: Varsa kuruluş ve örgütlenme giderler ile özel maliyet bedellerinin itfasında mevzuata uygun hareket edilip edilmediği denetlenip, dosyalanmalıdır.

11.Emtia hareketleri:  Alışlardan, imalat, satışlar ve stoklara kadar olan evre örnekleme olarak belgelerinden (alış faturası, sevk irsaliyesi, taşıma irsaliyesi,gider pusalası, müstahsil makbuzu, ithalatta  gümrük giriş beyannameleri, satış faturaları, satışa ilişkin sevk irsaliyeleri, ihracatta gümrük çıkış beyannameleri, iptal faturalar gibi) hareketle değer ve miktar denetimleri ve dönem sonu itibariyle stok emtia denetlenmeli ve stoklar fiili ve kaydi olatrak çek edlimeli ve bu çalışmalar dökümante edilerek çalışma  dosyasında saklanmalıdır.

12. Genel giderler: Örnekleme usulüyle belge ve tutar kontrolleri yapılmalı bir önceki yıl giderleri karşılaştırılarak artış veya azalış hakkında bilgi edinilmelidir. Ayrıca seçilecek alış faturalarının doğruluğu konusunda satıcının bağlı olduğu vergi dairesinden; faal mükellef olup olmadığı, hakkında sahte veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge kullanmaktan dolayı rapor yazılıp yazılmadı sorulmalı ve bu bilgiler çalışma dosyasında saklanmalıdır.

13.Kanunen kabul edilmeyen giderler: Ticari kazancın tespitinde gider yazılan ve mevzuatımız açısından gider olarak kabul edilmeyen harcamalar (her türlü para cezaları, tütün ve alkollü içecek reklam giderleri, kazancın %5’ini aşan bağışlar ile sair dernek ve vakıflara yapılan bağışlar, belgesiz harcamalar, özel iletişim vergisi, gelir ve kurumlar vergisi, şans oyunları vergisi ile buna ilişkin kdv, indirim konusu yapılabilen kdv, kanunnen kabul edilmeyen  giderlere ilişkin kdv, mal veya hizmet bedelinden alınmayan ve idarece ikmalen veya resen tarh edilen kdv, özel binek otomobillerin motorlu taşıtlar vergisi, şahsi kusurdan oluşan tazminat ödemeleri, basın veya görsel yayından kaynaklanan tazminat ödemeleri, öz sermaye, örtülü sermaye için ödenen veya tahakkuk ettirilen faiz, kur farkı ve benzeri ödemeler ile örtülü yolla dağıtılan kazançlar, takdir komisyonu kararına bağlanmamış zayi olan veya imha edilen mallar ile bunların iktisabında ödenen ve indirim konusu yapılan kdv, ticaret ve sanayi odalarınca veya meslek kuruluşlarınca belirlenen fire oranları üzerindeki fire tutarları, şüpheli alacaklar dışında gerek tek düzen hesap planına göre ve gerekse diğer düzenlemelere göre ayrılan karşılıklar ile her türlü yedek akçeler  gibi) tasnif edilerek tespit edilmeli, dökümante edilerek dosyalanmalı ve dönem sonunda beyanname üzerinde kurum kazancına eklenilmelidir.

14.Alıcı-Satıcıların mutabakatı: Bir yandan alıcılar diğer yandan satıcılarla dönem sonu mutabakat için gerekli yazışmaların yapılması ve bu dökümanlar çalışma dosyasına konulmalıdır.

15. Karşılık giderleri: Şüpheli alacak karşılıkları ve varsa diğer karşılıkların mevzuatımıza uygun biçimde ayrılıp ayrılmadığı çek edilmelidir.

16. Yurt dışı hizmet alımları ve gayrimaddi hak alım veya kiralamaları: Her birisi tek tek belgesi ile birlikte 1 seri no.lu Transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtım tebliğinin ilgili bölümleri dikkate alınarak denetlenmeli ve sorumlu sıfatıyla kdv ve varsa gelir/kurumlar vergisi tevkifatı sırasında hizmet ve gayrimaddi hakkı aldığımız veya kiraladığımız firmanın mukimi olduğu ülke ile aramızda çifte vergilendirme önleme anlaşması varsa bu anlaşmadaki oranların dikkate alınıp alınmadığı ve her üç ayda bir yenilenmesini istediğimiz mukimlik belgesinin alınıp alımadığı, alınmadıysa alınmasının sağlanması aksi halde uygulanacak tevkifat oranı olarak lokal mevzuatımızda belirtilen oranın uygulanması gerektiği unutulmamalıdır.

17.İmalat işlemleri: Üretim yapan firmalarda üretim, girdi değinliğinde ham madde, işçilik, enerji kullanımı v.s. verilerden hareketle üretim maliyeti ile birim üretim ve ürün stokları ve fire durumları satışlarla birlikte çek edilmelidir. Yapılan çalışmalar dosyalanmalıdır.

18.Değerleme işlemleri: Geçici vergi ve özellikle dönem sonu itibariyle mevcutlar, alacaklar ve borçlar VUK  belirtilen değerleme ölçüleri ile değerlemesinin yapılıp yapılmadı denetlenmeli ve çalışma kağıtları dosyaya konulmalıdır.

19.Geçici Vergi Beyanları: Verilen geçici vergi beyanları ve hesaplanan geçici vergi ve stopaj yolu ile ödenen vergilerin doğrulu çek edilmeli ve özellikle varsa yurt dışı gelirler nedeniyle yurt dışında ödenen vergilerin tevsiki konusunda gerekli belgelerin alınması sağlanmalıdır.

20.Yurt içi gelirlerinden kesilen vergiler: Yurt içinde elde edilen gelirler üzerinden kesilen gelir veya kurumlar vergisinin beyan edilen kazanç üzerinden hesaplanan vergiden mahsup sırasında kesintiyi yapanlardan gerekli yazılar alınmalı ve tasdik raporuna bir fotokopisi eklenmelidir.

21. Aylık beyannameler: Kurum tarafından aylık dönemlerde verilen, katma değer vergisi, özel tüketim vergisi, damga vergisi ile stopaj gelir ve kurumlar vergisi beyannamelerin kanunu süresi içinde verilip verilmediği ile süresinde vergilerin ödenip ödenmediği beyanname bazında kontrol edilmeli ve özellikle devir katma değer vergisi tutarların doğru aktarılmış olup olmadığı çek edilmelidir.

22. Örtülü sermaye ve örtülü kazanç dağıtımı: Kurumlar vergisi beyannamesi ekinde yer alan örtülü sermaye, örtülü kazanç dağıtımı ve kontrol edilen kurum kazancına ilişkin formun kayıtlara uygunlu denetlenmeli ve buna ilişkin varsa tespitler değerlendirilmelidir.

23. Şirket aktifleri: Şirket aktifinde kayıtlı emtia ve diğer stoklar ile alınan ve verilen çeklerin ile menkul kıymetlerin varlığı ve vadeli mevduatın dönem faizinin tahakkuk esasına gelir kaydı kontrol edilmelidir.

24.Kurumlar vergisi beyannamesi: Tasdik dönemine ilişkin beyanname ve eki bilanço ve gelir tablosunun karşılaştırmalı ve dip notlu olarak düzenlendiğinden, kâr dağıtım tablosu ve diğer eklerin kanuni defter kayıtları ile uyumlu olduğunun çek edildikten sonra süre içinde vergi dairesine verilmesi sağlanmalıdır.

25.Tasdik raporu: Yukarıda özet ve özellikli konular hakkında gerekli denetimler yapılması sırasında varsa yapılan eleştirilerin kayden ve beyanı gerekenlerde düzeltme beyannamesi verdirilmek suretiyle gerekli düzeltmeler yapıldığından emin olunduktan sonra tasdik raporu yazılmalı ve bir örneği kurumlar beyannamesinin verildiği ayı takip eden ikinci ayın sonuna kadar vergi dairesi ve bir örneği de mutlaka mükellef kuruma verilmeli ve bir örnek raporda çalışma dosyasına konulmalıdır.

22 Ocak 2016 Cuma

İş Güvenliği


İş Güvenliği’nde Fırsattan Yararlanmak İçin Son Tarih 22 Ocak.



  Bilindiği üzere, işyerlerinin ve çalışanların iş güvenliğini ve sağlığını korumayı hedefleyen 6331 Sayılı İş Sağlığı ve İş Güvenliği Kanunu, 50 ve üzerinde işçi çalıştıran işyerlerine 2013'den itibaren, 50'nin altında işçi çalıştıran ve tehlikeli veya çok tehlikeli sınıfına giren işyerlerine (berber, kuaför, matbaa gibi) ise 2014 yılından itibaren doktor ve hemşire çalıştırma zorunluluğu getirmişti.

Berber, kuaför gibi mesleklere, çok tehlikeli ve tehlikeli sınıfına sokularak doktor ve hemşire çalıştırma zorunluğu getirilmesi ayrı bir tartışma konusudur. Ancak bugün yazımızda yeni çıkan yönetmelikle az tehlikeli sınıfa dahil olan ve 10'dan az personel çalıştıran işletmelere tanınan fırsata değinmek istiyoruz.

10 kişiden az çalışanı olan işletme tanımı esnaf sanatkarlarımızı tanımlamakta ve işyerlerinde işveren veya işveren vekili tarafından yürütülecek İş Sağlığı ve Güvenliği Hizmetlerine İlişkin çıkan yönetmelik de üyelerimize kolaylıklar sağlamaktadır.

TEMMUZ'DA BAŞLIYOR 
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından hazırlanan "İşyerlerinde İşveren veya İşveren Vekili Tarafından Yürütülecek İş Sağlığı ve Güvenliği Hizmetlerine İlişkin Yönetmelik", 29.06.2015 tarihli ve 29401 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.

Yönetmelik, on kişinin altında istihdamı bulunan ve az tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerinde, 01.07.2016 tarihinde başlayacak olan iş güvenliği uzmanı ile işyeri hekiminden hizmet alma yükümlülüğü konusunu içermektedir.

Ayrıca yönetmelik ile bir kısım iş sağlığı ve güvenliği (İSG) hizmetlerinin işveren veya işveren vekili tarafından yürütülebilmesine ilişkin usul ve esaslar düzenlenmektedir.

UZAKTAN EĞİTİM PROGRAMI
 Buna göre 10 kişiden az çalışanı olan ve az tehlikeli sınıfa giren işveren veya işveren vekilleri, Çalışma Bakanlığı'nın uzaktan eğitim yoluyla düzenleyeceği eğitim programına katılarak sertifika alabilecek ve böylece iş güvenliği uzmanı ve sağlık personeli masrafına girmeden, kendi işyerlerindeki iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerini (periyodik ve işe giriş muayeneleri ile tetkikler hariç) yürütebileceklerdir.

Bakanlığın Anadolu Üniversitesi ile işbirliği altında düzenlediği e-sertifika Programı'na kayıt bedeli 250 liradır.

Arzu edenler Türkiye Vakıflar Bankası'nın herhangi bir şubesine sertifika bedelini nakit ödeyebilecekleri gibi, kredi kartı ile de bankaya gitmeye gerek kalmadan internet üzerinden ödeme yapabileceklerdir.

Daha önceden 15 Ocak'ta sona ereceği bildirilen müracaatlar 22 Ocak 2016 tarihine (yarın) kadar uzatılmıştır. Az tehlikeli sınıfta bulunan ve 10 kişiden az çalışanı bulunan üyelerimizin bu imkandan yararlanmaları menfaatleri icabı olacaktır. 

ZEKERİYA MUTLU / YENİASIR